BİZLER TÜRKİYE İÇİN VARIZ

Amacımız Bu ülkenin hepimiz için huzurlu ve yaşanabilir olması için yürütülen çabalara katkı sunmak.

Alevisiyle, Kürdüyle; gelenekselcisi, Atatürkçüsüyle; milliyetçisi, solcusuyla… Hepimiz bu ülkede yaşıyoruz.

Bence, hepimiz daha iyi koşullarda yaşamayı hak ediyoruz.Daha onurlu, daha saygın, daha estetik, daha barışçı koşullarda birlikte yaşamak için bilgilendirme paylaşım yapıyoruz…

Günlük Haber Siyasi-Politik Yorum Platformu


Whatsapp ile paylaş
Başkan Erdoğan sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster
Başkan Erdoğan sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster

9 Temmuz 2018 Pazartesi

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde tarihi gün

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

'Cumhuriyetimizi şahlandırmanın sözünü veriyoruz'
Yeni sistemin ilk Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde konuştu. Erdoğan, "Milletimize 95 yıllık Cumhuriyetimizi yeni bir yönetim anlayışıyla şahlandırmanın sözünü veriyoruz." dedi.

Yeni sistemin ilk Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde konuştu.
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile 150 yıla yaklaşan demokrasi arayışımızın ve 95 yıllık Cumhuriyet tarihimiz boyunca yaşadığımız denemelerin çok ötesinde yeni bir yönetim modeline geçiyoruz." dedi.
Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, görevine başlaması dolayısıyla düzenlenen törendeki konuşmasına, "Bugün çıktığımız kutlu yolculuğu, Türkiye, milletimiz, insanlık için hayırlara vesile eyle Ya Rab." temennisiyle başladı.
Milletin kendilerini hiçbir zaman yalnız bırakmadığını, yolda koymadığını, 24 Haziran'da bir kez daha hizmet etmek üzere kendilerini seçtiğini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
"Bu defa Cumhurbaşkanlığı makamına değişen yönetim sisteminin gereği olarak yürütme organının tüm yetkileriyle geldik, Allah bizi milletimize mahcup etmesin... Sadece bize oy verenlerin değil, 81 milyonun tamamının Cumhurbaşkanı olduğumuzun bilinciyle milletimize layık olmaya çalışacağız... Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi zorlama değil, tarihin bizi yönlendirdiği isabetli bir tercihtir."
Geçmişte yol açtığı siyasi, sosyal, ekonomik kaoslar sebebiyle ülkeye çok büyük bedeller ödeten sistemi artık geride bıraktıklarını ifade eden Erdoğan, "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile 150 yıla yaklaşan demokrasi arayışımızın ve 95 yıllık Cumhuriyet tarihimiz boyunca yaşadığımız denemelerin çok ötesinde yeni bir yönetim modeline geçiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

"Bize düşen, medeniyetimizin ihyası ve inşası"

"Demokrasi tarihimizin tecrübeleri yanında, son 16 yılda ülkemizi 3,5 kat büyütürken karşılaştığımız sıkıntılar bize de bu değişimin kaçınılmaz olduğunu göstermiştir." diyen Erdoğan, şöyle devam etti:
"Türkiye, Osmanlı'dan beri tarihinde ilk defa kritik bir yol ayrımında tercihini darbe veya benzeri zorlamalarla değil, milletimizin özgür iradesiyle gerçekleştirmiştir... Bundan sonra milletin doğrudan yetki verdiği ve dolayısıyla hesap sorma hakkına sahip olduğu Cumhurbaşkanı, çalışmalarını yasama ve yargı organlarıyla uyumlu bir şekilde yürütecektir... Bugün burada, milletimize 95 yıllık Cumhuriyetimizi yeni bir yönetim anlayışıyla şahlandırmanın sözünü veriyoruz... Bundan sonra bize düşen, medeniyetimizin ihyası ve inşası, kaybettiğimiz zamanı geri kazanmak için çalışmaktır ama çok çalışmaktır."

"Sürekli geliştirerek ileriye taşıyacağız"

Erdoğan, bugün "Bismillah" diyerek adım attıkları yeni başlangıcın ilk imtihanının 2023 hedeflerine ulaşmak olacağına işaret ederek, şu ifadeleri kullandı:
"Yeni dönemde Türkiye demokrasiden temel hak ve hürriyetlere, ekonomiden büyük yatırımlara kadar her alanda daha ileri gidecektir... Hiçbir ülkenin ve hiçbir toplumun vasiye, vesayete, mürebbiyeye, kurtarıcıya ihtiyacı olmadığına, insanlığa lazım olan tek şeyin adalet ve iş birliği olduğuna inanıyoruz. Yeni yönetim sistemimizi sürekli geliştirerek ileriye taşıyacağız. Bürokrasi değil hizmet üreten bir devlet yapısını inşa etmiş durumdayız. Türkiye'yi savunma sanayisinden sınır güvenliğine kadar her türlü alanda güçlendireceğiz."
Başkan Erdoğan, cuma günü Hacı Bayram Camisi'nde kılacakları cuma namazını müteakip yeni kabinenin ilk toplantısını gerçekleştireceğini bildirdi.


"Bizim gönül sınırlarımızın hududu yoktur"

Erdoğan, "Bizim gönül sınırlarımızın hududu yoktur. İşte bugün buradaki şu manzara, gönül sınırlarımızın genişliğinin en somut örneğidir." dedi.
"Bugün 'Bismillah' diyerek adımını attığımız yeni başlangıcımızın ilk imtihanı, 2023 hedeflerimize ulaşmak olacaktır." şeklinde konuşan Başkan Erdoğan, "Yeni dönemde Türkiye demokrasiden temel hak ve hürriyetlere, ekonomiden büyük yatırımlara kadar her alanda daha ileri gidecektir." dedi.
Erdoğan, "Hiçbir ülkenin ve hiçbir toplumun vasiye, vesayete, mürebbiyeye, kurtarıcıya ihtiyacı olmadığına, insanlığa lazım olan tek şeyin adalet ve işbirliği olduğuna inanıyoruz." diyerek yeni yönetim sistemini sürekli ileri taşıyacaklarını kaydetti.

"Çok büyük hamleler yapacağız"

Ekonomiye dikkat çeken Başkan Erdoğan, "Makro ekonomik dengelerden yatırımlara kadar her alanda çok büyük hamleler yapacağız." dedi.
Erdoğan, yeni dönemde sosyal devlet niteliğini de çok daha güçlü hale getireceklerini söyledi.

Başkan Erdoğan sözlerini şu şekilde sürdürdü:

"Her türlü hak ve özgürlükten, ülkemizin sahip olduğu tüm zenginliklerden, köken, inanç, meşrep, bölge, şehir farkı olmaksızın, vatandaşlarımızın tamamının yararlanmasını sağlayacağız."
Erdoğan, "Tüm alanlarda, milletimize verdiğimiz sözlere uygun şekilde Türkiye'yi büyütmenin, güçlendirmenin çabasında olacağız." ifadelerini kullandı.

"Tren kazası sebebiyle kutlama bölümlerini iptal ettik"

Başkan Erdoğan, "Elim tren kazası sebebiyle törenimizin halk oyunları, lazer ve ışık gösterileri gibi kutlama bölümlerini iptal ettik." dedi.

Başkan Erdoğan sözlerini şu şekilde devam ettirdi:

"En büyük zenginliğimiz insanımızdır. Çalışkanlığı ve üretkenliğiyle herkesi kendine hayran bırakan insan kaynağımızı eğitimle, teşvikle daha etkin şekilde kullanmak için gereken her adımı atacağız."
Erdoğan, "En önemli önceliklerimizden biri, maziden atiye kuracağımız güçlü köprüyle nereden geldiğini bilen, nerede durduğunun ve nereye gitmek istediğinin şuurunda nesiller yetiştirmek olacaktır." şeklinde konuştu.

18 Ağustos 2018 Cumartesi

Başkan Erdoğan, 1380 Oyla Yeniden AK Parti Genel Başkanı Oldu!

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

Son dakika! AK Parti 6. Olağan Kongresi'nde Başkan Erdoğan, 1380 oyla yeniden Genel Başkan oldu.
AK Parti 6. Olağan Kongresi Ankara'da yapılıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan 1380 oyla altıncı kez genel başkan oldu. Kongrede AK Parti'nin yeni MKYK, disiplin kurulu, etik kurulu belli oldu.



ERDOĞAN, 1380 OYLA YENİDEN GENEL BAŞKAN SEÇİLDİ


Ankara Spor Salonun'da gerçekleştirilen AK Parti 6. Olağan Kongresi sona erdi. Kongrede kayıtlı bin 457 delegeden bin 381 delege oy kullandı, 1 oy geçersiz sayıldı. Buna göre Başkan Erdoğan1380 oyla yeniden AK Parti Genel Başkanı seçildi. Kongrede aday gösterilen yeni MKYK, Disiplin Kurulu, Etik Kurulu üyeleri de belli oldu.

AK PARTİ'DE YENİ YÖNETİM BELLİ OLDU


AK Parti'nin yeni Merkez Karar Yönetim Kurulu, Merkez Disiplin Kurulu, Parti içi Demokrasi Hakem Kurulu ve Siyasi Erdem ve Etik Kurulu belli oldu. AK Parti 6. Olağan Kongresi Ankara'da yapılıyor. Kongre'de AK Parti'nin yeni kurulları da belli oldu. Buna göre, 50 kişilik MKYK listesinde 15 kadın, 29 yeni üye yer aldı.Listedeki 42'si 27'nci dönem milletvekili ve milletvekili olmayan 8 isim yer aldı.
ERDOĞAN 6. KEZ GENEL BAŞKAN SEÇİLDİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçerli oyların tamamını alarak, 1380 oyla yeniden AK Parti Genel Başkanlığına seçildi. Erdoğan kongrede meydan okudu! 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti 6. Olağan Kongresi'nde önemli mesajlar verdi. Partililer salonda yerlerini alırken, 9 partiden temsilciler ile yabancı devlet adamları da kongreye katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçerli oyların tamamını alarak, 1380 oyla yeniden AK Parti Genel Başkanlığına seçildi.

AK Parti 6. Olağan Büyük Kongresi başladı. Kongre dolayısıyla binlerce partili, sabahın erken saatlerinden itibaren Ankara Spor Salonu önünde toplandı. Ak Parti 6'ncı Olağan Büyük Kongresi'nin gerçekleşeceği Ankara Arena Spor Salonu çevresinde polis ekipleri güvenlik önlemi aldı. Spor salonuna çıkan yollar araç trafiğine kapatıldı.Türkiye'nin farklı noktalarından gelen binlerce Ak Partili, güvenlik noktalarından geçerek salona giriş yaptı. Dışarıda kalan binlerce kişi ise kongreyi salon dışında takip etmek için beklemeye başladı.

AK Parti'nin merakla beklenen 6. Olağan Kongresi bugün Ankara'da Başkan Erdoğan'ın da katılımıyla gerçekleştiriliyor. Başkan Erdoğan, kongrede vatandaşlara hitap etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçerli oyların tamamını alarak, 1380 oyla yeniden AK Parti Genel Başkanlığına seçildi.

Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları:
"Milletimize verdiğimiz sözü tutmanın bahtiyarlığıyla karşınızda bulunuyorum. AK Parti teşkilatında görev almış herkese şükranlarımı sunuyorum. Türkiye'de teşkilatın faaliyetlerinde her seviyedeki kadrolarına hanımlara ve gençlere özel önem veren tek parti AK Parti'dir. AK Parti sizlerle bugünlere geldi. Nice 17 yıllara sizlerle ulaştıracağız.
AK Parti kağıt üzerinde 14 Ağustos 2001 tarihinde kurulmuş bir partidir. Kağıt üzerinde 60 kurucu üyeyle kurulmuş bir partidir. AK Parti'nin asıl kurucu milletimizin bizatihi kendisidir. AK Parti'nin en olduğunu anlayabilmek için önce medeniyetimize ve tarihimize vakıf olabilmek gerekir. AK Parti başlangıçtır. AK Parti hicrettir.

BİZİ DOLARLA TEHDİT ETMEYE KALKIYORLAR


Birileri bizi güya ekonomi, yaptırım, kur, döviz, faiz, enflasyonla tehdit ediyor. Onlara diyoruz ki oyununuzu gördük ve meydan okuyoruz. Biliyoruz ki iman varsa, imkan da vardır. Milletimiz bugüne kadar nice ihanetleri, nice tuzakları hep imanıyla boğmuştur. Kısa çöpün uzun çöpten hakkını bir gün mutlaka alacağına inandık, inanmayı sürdüreceğiz. Dünyayı sömürerek kendilerine refah düzeni kuranlara boyun eğmedik, eğmeyeceğiz. Hem cesareti hem aklı olan bu milletin karşısında duracak hiçbir fani güç tanımıyoruz. Hiç kimse bu milletle, bu ülkeyle oynamaya kalkmasın. 'Ya olacağız, ya öleceğiz' diyerek hedeflerimize doğru yürüyen bir milletiz.

ABD'YE GÖNDERME


Hayatlarını ve geleceklerini kurtarmak isteyen masum insanlara çelme takanlardan olmayacağız. Zahirde bize stratejik ortak gibi gözüken ama stratejik hedef haline getirenlere teslim olmayacağız.

"BİZİ PARÇALAYAMAYACAKSINIZ..."


Bir kez daha haykırıyoruz; başaramayacaksınız, milletimizi bölemeyeceksiniz, ezanlarımızı susturamayacaksınız, bayrağımızı indiremeyeceksiniz, devletimizi yıkamayacaksınız, Türkiye'nin yükselişini durduramayacaksınız, hedeflerimize ulaşmamıza engel olamayacaksınız. Çünkü biz Türkiye'yiz, çünkü biz Türk milletiyiz, çünkü biz Müslümanız, çünkü biz insanlığın ortak sesi ve vicdanıyız."

OPERASYONLAR GENİŞLEYECEK


Türkiye'nin sınır güvenliğinin sınır ötesinden başladığı inancıyla yürüttüğümüz operasyonları genişleterek devam ettireceğiz. Suriye ve Irak'tan ülkemize yönelen tehditleri ne pahasına olursa olsun kaynağında kurutmakta kararlıyız.

ERDOĞAN TEKRAR ADAY GÖSTERİLDİ


Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Başkanlığına yeniden aday gösterildi.  Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin 6. Olağan Büyük Kongresinde oyunu kullandı. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, teşekkür konuşmasını yapıp kongrenin yapıldığı spor salonundan ayrıldı.

ERDOĞAN YENİDEN GENELBAŞKAN


Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçerli oyların tamamını alarak, 1380 oyla yeniden AK Parti Genel Başkanlığına seçildi.

7 Eylül 2018 Cuma

Tahran'dan çıkan mesajlar!

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ


Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tahran'daki üçlü zirve öncesi İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile görüştü. Başkan Erdoğan Rusya Devlet Başkanı Putin ile görüştükten sonra üç lider tarihi zirveye geçtiler. Basına açık üçlü görüşmede başkan Erdoğan ateşkes çağrısı yaptı.




Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da katıldığı İran Liderler Konferans Salonu'nda Ruhani'nin ev sahipliğindeki Suriye meselesi için yapılan Türkiye-Rusya-İran Üçlü Zirve sona erdi.

13 maddelik bildirinin yayınlandığı zirvede dikkat çeken detaylar yer aldı. 


PEKİ BUNDAN SONRA NE OLACAK?


Tahran zirvesine Başkan Erdoğan’ın ateşkes çağrısı damga vurdu. Türkiye bir kez daha elini taşın altına koydu ve Suriye’de büyük bir insanlık krizinin önüne geçilmesi için büyük bir adım attı.


İDLİB’TE KORKULAN OLACAK MI?


İdlib’e yönelik büyük bir katliam saldırısı hazırlığı vardı. Tahran zirvesi İdlib krizinin çözümü için yapıldı. Liderlerin açıklamaları ve ortak bildiri gösteriyor ki, İdlib’e yönelik kanlı ve geniş çaplı bir saldırı şu an için rafa kaldırıldı. Zirvede çıkan sonuç en azından İdlib’teki mazlumların bir süreliğine de olsa rahat bir nefes almasını sağlayacaktır.


REJİM YİNE DE İDLİB’E SALDIRIR MI?


Endişe duyulan konu 3 milyon sivilin zarar göreceği büyük bir kıyıma yol açacak şekilde planlanan kanlı operasyondu. Tahran zirvesinden anladığımız kadarıyla böyle bir durum şu an için yaşanmayacak. Ancak rejim güçleri buna karşın yer yer İdlib’e yönelik saldırılarını sürdüreceklerdir.


BAŞKAN ERDOĞAN’IN ATEŞKES ÇAĞRISI


Başkan Erdoğan zirvede çok önemli bir çıkış yaptı, ateşkes çağrısında bulundu. Ateşkes teklifine Rusya, silah bırakma çağrısıyla karşılık verdi. İdlib’te tüm tarafların silah bırakmaları konusunda bir uzlaşı çıktı. Tüm taraflardan kasıt ise muhalifler ve rejim güçleri.


İDLİB’TE PROVOKASYON OLUR MU?


Tahran zirvesini bütün dünya takip etti. Konuşulan her cümle canlı yayınlandı. Bütün dünyaya açık ve şeffaf bir toplantı yapıldı. Buna karşı provokasyon olma ihtimali var. Daha önce 2016 Aralık’ta Halep krizi Türkiye’nin benzer girişimleriyle aşıldığında da bizzat İran kaynaklı provokasyonlar yapılmıştı. 
Bugün provokasyon olma ihtimali yine var, olursa bunu İranlılar da yapabilir, Amerikalılar da. Putin “provokasyon hazırlığı var” diyor, bu doğru olabilir, Rusya bu tür durumlarda çok sert karşılık veriyor ve süreçlerin sarsılması gündeme gelebiliyor. O yüzden herkes provokasyona açık olmalı mümkünse engellemeli yani provokasyonu bahane etmeden temkinli hareket etmeli. 
Neticede söz kounusu olan yer Suriye, ABD dahil bütün güçlerin ajanları sahada ve bunlarla birlikte bir çok terör örgütü var. Yani provokasyon için her türlü alt yapının hazır olduğu bir yerden bahsediyoruz. O nedenle başta Rusya olmak üzere İran da “ne de olsa provokasyon yapılacak” bakışıyla değil “provokasyon olsa da provoke olmama” güdüsüyle hareket etmeli ki süreçler bozulmasın.


TAHRAN ZİRVESİNE GÖRE İDLİB’İN DURUMU NE OLACAK?


İdlib gerginliği azaltma bölgelerinden biriydi. Ve hatta sonuncusuydu. Tahran zirvesinden çıkan sonuca göre İdlib gerginliği azaltma bölgesi statüsünde kalmaya devam edecek. Bu da geniş çaplı operasyonların olmayacağı anlamını taşıyor. Ama tabi burada önemli olan garantörlerin üzerlerine düşeni yapması.


GARANTÖRLER ÜZERLERİNE DÜŞENİ YAPAR MI?


Daha önce Guta ve Hama da gerginliği azaltma bölgelerindendi. Ama Rusya ve İran burada rejim üzerinde baskı yapmadı ve neticede iki yerde de insani kriz ve katliamlar yaşandı. Şimdi son gerginliği azaltma bölgesi olarak karşımıza İdlib çıkıyor. Eğer burada çatışmasızlık uzlaşısı bozulursa, rejim saldırır Rusya ve İran da çeşitli bahanelerle rejimi durdurmayıp, garantörlük sorumluluklarını yerine getirmezlerse Türkiye bundan sonraki süreçte farklı adımlar atabilir. Çünkü Başkan Erdoğan böyle bir olasılık halinde süreci revize edebilecekleri uyarısını yaptı.


TÜRK ASKERİ SÜRİYE’DE KALACAK


Yine Tahran zirvesinden alınan bir diğer mesaja göre Suriye krizi sona erene kadar Türk askeri bölgede kalmaya devam edecek. Başkan Erdoğan bunu vurguladı. Çünkü Suriye Türkiye’nin yangın tamamen sönmeden bırakıp, dönebileceği bir yer değil.


TAHRAN’DA PKK’YA DA MESAJ VERİLDİ


PKK’nın olası İdlib saldırılarında rejimle birlikte hareket edeceği ihtimali var. Türkiye PKK’nın Fırat’ın doğusunda ve genel anlamda Suriye’deki yapılanmasına yönelik duruşunu Tahran’da bir kez daha gösterdi.


ABD’YE “SURİYE’DEN ELİNİ ÇEK” MESAJI


Daha önce Halep krizinin çözümünde olduğu gibi İdlib krizinin çözümü için de ABD masaya davet edilmedi. Üstelik Tahran zirvesinde Suriye krizinin çözümü için Amerika’ya “Suriye’den elini çek” mesajı da açık şekilde iletildi.


12 MADDELİK ORTAK BİLDİRİ


Ortak bildiride Suriyeli sivillerin korunması, mültecilerin evlerine dönüşünün sağlanması, terör örgütleriyle mücadele, İdlib’in gerginliği azaltma bölgesi olarak kalması, Suriye’nin geleceğine Suriyelilerin karar vermesi gibi konular ön plana çıktı. Buradaki en net vurgu, İdlib’te büyük bir saldırının şu an için yapılmayacağı, askeri operasyon yerine siyasi çözümün tercih edilmesi. 

Tabi burası Suriye, bu konuda garantör olan ülkelerin üzerlerine düşeni yapması gerek aksi takdirde provokasyon ya da provokasyon bahaneleriyle siyasi çözüm süreçleri yerini saldırılara bırakabiliyor.

Türkiye-Rusya-İran Üçlü Zirvesi başladı

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ


Erdoğan, Ruhani ve Putin'in "Suriye" meselesini ele alacakları Türkiye-Rusya-İran Üçlü Zirvesi başladı.





Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in "Suriye" meselesini ele alacakları Türkiye-Rusya-İran Üçlü Zirvesi başladı.

  • Erdoğan ile Putin 'Üçlü Zirve' öncesi bir araya geldi
  • Erdoğan ile Ruhani bir araya geldi

Zirveden çıkacak sonuçların tüm dünya tarafından sabırsızlıkla beklendiğini ifade eden Erdoğan, alacakları kararlarla beklentileri boşa çıkarmayacaklarına inandığını söyledi. 

Başkan Erdoğan, "İdlib, sadece Suriye'nin siyasi geleceği için değil milli güvenliğimiz ile bölgenin barış ve istikrarı bakımından da hayati öneme sahiptir." dedi.

'Süreç çok riskli bir yere geldi'

Bugün gerginliği azaltma bölgelerinden geriye sadece İdlib'in kaldığını belirten Erdoğan, "Tabii burada muhalefet, bölgelerin tesisinin ardından yaşanan gelişmeler sebebiyle kendileri bu konuda aldatıldıklarını düşünüyorlar. 

Türkiye olarak şehitler verdiğimiz ve ciddi özveride bulunduğumuz bu sürecin şu an itibarıyla çok riskli bir yere geldiğini görüyoruz." diye konuştu.

İdlib gibi her şeyin iç içe olduğu bir yerde teröristlere karşı etkili mücadeledenin, zaman ve sabır gerektiren farklı yöntemlere ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Astana ruhunun özünde asgari müştereklerde buluşma iradesi göstermemiz vardır. Bu asgari müşterekler ise Suriye'nin siyasi birliğinin sağlanması, toprak bütünlüğünün korunması ve ihtilafa barışçıl bir siyasi çözüm bulunmasıdır."

'İdlib'de makul bir çıkış yolu bulmalıyız' İdlib'in kan gölüne dönmesinini asla istemediklerini, dostlarımızdan da bu çabalara destek olmasını beklediklerini dile getiren Erdoğan, "İdlib'de ortak kaygılarımızı dikkate alan makul bir çıkış yolu bulmalıyız." dedi.

"Bu bölgenin ve ülkemizin sağladığı örtülü güvencenin, kendi halkına yönelik katliamları hala hafızalarımızda olan Esed rejiminin insafına bırakılmasına rıza gösteremeyiz." diyen Erdoğan, Türkiye'nin, özellikle Suriye'nin siyasi, coğrafi ve sosyal bütünlüğü gerçek anlamda sağlanana kadar bölgedeki varlığını korumakta kararlı olduğunu bildirdi.

'PYD/YPG'ye ortak tavır almalıyız' Cumhurbaşkanı Erdoğan, "PYD/YPG dahil Suriye'den kaynaklanan terörün her türlüsüne ve Suriye'nin toprak bütünlüğüne kasteden girişimlere ortak tavır almalıyız." diye konuştu.

Garantörlerin Suriye'de yeni bir şiddet dalgası, insani kriz yaşanmasına izin vermeyeceği mesajının bu zirveden uluslararası kamuoyuna verilmesi gerektiğinin önemine değinen Başkan Erdoğan, şunları söyledi:

"Biz konvansiyonel silahlarla öldürülenlere karşı veya öldürenlere karşı tavır almakta gecikiyoruz ama kimyasal silahlara karşı tavır koyuyoruz. Neticesi ölüm olduktan sonra kullanılan kimyasal olsa ne fark eder, konvansiyonel olsa ne fark eder."

Erdoğan, Zirveden çıkacak sonuçların Suriyeli kardeşlerimiz için hayırlı olmasını, barış ortamının tesisine katkıda bulunmasını temenni etti.

'Amerika'nın bir diğer terör örgütünü güçlendirmesinden rahatsızız' Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEAŞ tehdidi ve tehlikesinin kalmamasına rağmen Amerika'nın bölgede bir diğer terör örgütünü güçlendirmeye devam etmesinden fevkalade rahatsız olduklarını da belirterek, şöyle devam etti:

"Bizler İdlib'e odaklanırken ve dünya gözlerini buraya çevirmişken Fırat'ın doğusunda arzu etmediğimiz gelişmeler yaşanıyor. Birtakım yabancı güçlerin bölgede DEAŞ'la mücadele bahanesiyle attığı adımların artık bambaşka bir istikamete yöneldiği gizlenemez bir gerçektir."

'Bombardıman durdurularak ateşkes sağlanmalı'
Erdoğan, İdlib'deki bombardımanların durdurularak bir ateşkes sağlanmasının büyük önem arz ettiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İdlib'deki bombardımanların durdurularak bir ateşkes sağlanmasının büyük önem arz ettiğini söyledi.

Erdoğan, "Burada bir ateşkes ilanı yapabilirsek zirvenin en önemli adımlarından biri bu olacak ve sivilleri ciddi manada huzurlu kılacak, rahatlatacak." dedi.

Başkan Erdoğan, Anayasa ile ilgili çalışmalar da hız kazandığı takdirde Suriye halkının genel itibarıyla beklentilerine doğru gidildiğini görmüş olacaklarını söyledi.

Putin: Ortak mutubakat siyasi çözüm sürecini ilerletti
Rusya Devlet Başkanı Putin de "Ortak mutabakatlarımızın başarılı şekilde hayat geçirilmesi siyasi çözüm sürecini ilerletebildi." dedi.

Ruhani: Siviller zarar görmemeli

İran Cumhurbaşkanı Ruhani ise "İdlib'te teröristlere karşı mücadele sivillere zarar vermemelidir ve yakıp, yıkıcı olmamalıdır." diye konuştu.

1 Ekim 2018 Pazartesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ekonomik saldırıyı atlatma yolunda ilerliyoruz

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gece yarısı operasyonlarıyla ekonomimizi çökertmeye çalıştılar. Allah'ın izniyle bu saldırıyı da atlatma yolunda ilerliyoruz." dedi.


23 Nisan 1920'den bugüne Meclis çatısı altında görev yapan milletvekillerini saygıyla yad eden Erdoğan, "Meclisimizin ilk başkanı, Kurtuluş Savaşı'mızın başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere TBMM üyelerinden ahirete irtihal edenleri rahmetle anıyorum." diye konuştu.

Bin yıldır bu coğrafyada milletin bekası uğruna gözlerini kırpmadan hayatlarını feda eden şehitlere, gazilerden dar-ı bekaya irtihal edenlere rahmet dileyen Erdoğan, son dönemde terörle mücadelede ve 15 Temmuz'da verilen şehitlerin yakınları ile gazilere selamlarını iletti.

Türkiye sınırları içinde ve dışında "tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet" ülküsü için kahramanca mücadele edenlere şükranlarını sunan Erdoğan, "İki defa gazilik unvanıyla şereflenen yüce Meclisimize ve milletvekillerimize yeni yasama yılında hayırlı ve başarılı çalışmalar temenni ediyorum." ifadesini kullandı.


"Değişimi suhuletle gerçekleştirmeyi başardık"


Türkiye'nin, 16 Nisan'da tarihi bir halk oylaması, 24 Haziran'da da tarihi bir Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimine şahit olduğunu hatırlatan Erdoğan, şöyle konuştu:

"16 Nisan halk oylaması, yönetim sistemimizi değiştirdiğimiz bir büyük reformun, bir büyük devrimin adıdır. Bu çapta bir dönüşümü, pek çok ülke ve halk ancak çok büyük çalkantılar yaşayarak ve çok büyük bedeller ödeyerek tamamlayabilmiştir. 

Biz ise Türkiye olarak, Türk milleti olarak, demokrasinin kuralları içinde bu önemli değişimi suhuletle gerçekleştirmeyi başardık. Siyaset mühendisliği hesaplarının ürünü olarak değil, tamamen tarihimizin kendi tabii akışı içinde, halkımızın talebi ve rızasıyla gelişen bir sürecin aşamalarını hep birlikte yaşadık."

Başkan Erdoğan, Türkiye'de yönetim reformu çabalarının 200 yıla yaklaşan geçmişi olduğunu belirterek, Osmanlı döneminde Tanzimat'tan Islahat'a pek çok deneme yapıldığını anımsattı.

İstiklal Harbi'nin ardından tercihin cumhuriyetten yana yapıldıktan sonra da bu arayışın devam ettiğini aktaran Erdoğan, "Önce tek partili, ardından çok partili rejimleri denedik. Maalesef ne yaparsak yapalım darbelere, vesayetlere, krizlere engel olamadık." dedi.


"Ülkemizi raydan çıkarmak isteyenlere fırsat vermedik"


Bu arayışların son dönemde de sürdüğüne işaret eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Özellikle 2007 yılında yaşanan Cumhurbaşkanlığı seçimi krizi, artık yeni bir reformu, yeni bir değişimi kaçınılmaz hale getirmiştir. Bu krizi aşmak için başlatılan çalışmaların kapısı, yeni bir yönetim sistemine açılmıştır. 

Milletimiz, 2007 yılından beri adım adım ilerleyen bu sürecin her aşamasında sağduyuyla ve ferasetle hareket etmiştir. Bu kritik dönemde ülkemizi raydan çıkarmak, kaosa sürüklemek, içeride ve dışarıda başarısızlığa uğratmak isteyenlere, hamdolsun, fırsat vermedik."

Erdoğan, geçmişten beri sıkça kurulan ve her seferinde Türkiye'nin tökezlemesine sebep olan tuzakların, bu kez işe yaramadığını vurgulayarak, "Milletimizin birlik ve beraberliğine sahip çıkmasıyla devletimizin tüm erklerinin sergilediği dayanışmayla tüm engelleri aşarak bugünlere geldik." değerlendirmesinde bulundu.


"Gücümüzü milletimizden alarak yolumuza devam ettik"


Türkiye'yi köşeye sıkıştırmak için yapılan her hamlenin, ülke olarak yapılan daha büyük atılımlarla karşılık bulduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Her hal ve şart altında çareyi milletimizde, demokrasimizde, milli iradenin üstünlüğünde aradık. 

Ülkemizi vesayet bataklığına itmek istediler, çözümü milletimize gitmekte bulduk. Uluslararası alanda ülkemizi kuşatmaya çalıştılar, gücümüzü milletimizden alarak yolumuza devam ettik." ifadelerini kullandı.

Sokakları karıştırarak halkı birbirine düşürmeye çalışanlara da fitneye fırsat vermediklerinin altını çizen Recep Tayyip Erdoğan, şunları kaydetti:

"Terör örgütlerini kullanarak ülkemize diz çöktürmeye çalıştılar. Buna da eyvallah etmedik. PKK'sından DEAŞ'ına ve FETÖ'süne kadar hepsinin başını ezdik. Darbe yapmaya teşebbüs ettiler. Milletimizle birlikte göğsümüzü namlulara siper edip istiklalimize ve istikbalimize sahip çıktık. 

Sınırlarımız boyunca terör koridoru oluşturmaya kalktılar, ardı ardına yaptığımız harekatlarla bu planı da paramparça ettik. 
Gece yarısı operasyonlarıyla ekonomimizi çökertmeye çalıştılar, Allah'ın izniyle bu saldırıyı da atlatma yolunda ilerliyoruz. Bugüne kadar milletimizle birlikte hareket ettiğimizde üstesinden gelemediğimiz hiçbir sorun olmadı. Bundan sonra da aynı başarılara imza atmayı sürdüreceğiz."


Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi


Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile ilgili olarak Erdoğan, "Elbette her geçiş dönemi gibi, bu süreçte de birtakım sıkıntılar yaşanıyor olabilir. 

Tespit ettiğimiz her sıkıntıya anında müdahale ediyor ve hemen hal yoluna koyuyoruz. Ancak ekonomide, asla hak etmediğimiz ve ülkemizin gerçek durumunu kesinlikle yansıtmayan dalgalanma, bu tür sıkıntıların daha çok göze batmasına yol açıyor." ifadelerini kullandı.

"Hedefimiz Sincar'ı bölücü terör örgütünden tamamen temizlemek" Başkan Erdoğan, "Hedefimiz, çıban başı olarak gördüğümüz Kandil'i, yeni Kandil olma yolunda ilerleyen Sincar'ı bölücü terör örgütünden tamamen temizlemektir." şeklinde konuştu.


ABD ile ilişkiler


ABD ile ilişkilere dair de Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Terör örgütleriyle karanlık ilişkileri sebebiyle yargılanan bir rahibi bahane ederek, ülkemize yaptırımlar uygulamaya kalkan bu çarpık anlayışla diplomasinin ve hukukun sınırları içinde mücadele etmekte kararlıyız." dedi.

"İnşallah, en kısa sürede, aramızdaki meseleleri çözüp, Amerika ile yeniden siyasi ve ekonomik alanlarda stratejik ortaklık ruhuna uygun ilişkiler geliştirmeyi ümit ediyoruz." ifadelerini kullanan 
Erdoğan, şunları kaydetti:
"Amerikan yönetimi aramızdaki siyasi ve hukuki sorunları diyalog yerine tehdit ve şantaj diliyle çözmeye çalışmak suretiyle bu yanlış yola girmiştir. Güya bize bedel ödetmeyi amaçlayan bu yöntem aslında en büyük zararı orta ve uzun vadede Amerika'ya vermektedir."


"Rusya ile işbirliği iklimini daha da güçlendireceğiz"


"Rusya ile aramızı bozmak için de pek çok provokasyon yapıldı." diyen Başkan Erdoğan, "Karşılıklı olarak sağduyuyu ve soğukkanlılığı elden bırakmayarak, bu sıkıntıların üstesinden geldik. İnşallah, önümüzdeki dönemde Rusya ile aramızdaki bu olumlu işbirliği iklimini daha da güçlendireceğiz." şeklinde konuştu.


"Serbest piyasa ekonomisi kurallarından taviz vermeyeceğiz"


Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hiçbir sanayicimizi, hiçbir tüccarımızı, hiçbir çalışanımızı, hiçbir vatandaşımızı vicdan ve ahlak yoksunu tefecilerin, iyi günde ortaya çıkıp kötü günde kaybolan fırsatçıların insafına terk etmeyeceğiz. 

Serbest piyasa ekonomisi kurallarından taviz vermeden, gereken her türlü tedbiri alıp uygulayacağız." ifadelerini kullandı.

26 Ağustos 2020 Çarşamba

Türkiye'nin En büyük kaybı dışa bağımlı Muhalefetin olması

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ


İNSANLIK DERSİ

Ama muhalefetin bu patolojik hali benim için artık bir yazı konusu olamayacak kadar banal ve kötücül. Oturup bunları bir de ben sayıp vaktinizi öldürmeye niyetim yok.
Herkes konuştu, ben sustum.
Aslına bakarsanız söylenecek çok şey de yoktu.
Oturdum ve bu büyük müjdeyi içime çektim.
Yüz yıllık sorunu enerji olan bir ülkenin insanı olarak ülkemde bir anda hatırı sayılır miktarda doğal gaz bulunmasının mutluluğunu yaşadım.
Daha güzel ne olabilirdi? Buna sevinmeyecek aklı başında bir Türk olabilir miydi?
Tabii ki o kadar naif değilim. Muhalefetin bu kadar büyük bir müjdeyi bile hazmedemeyeceğini biliyordum.
Nitekim “doğal gaz bir paket çikolata etmiyor”dan, “doğal gaz halka yaramaz”a kadar yüzlerce karın ağrısı dinledik. Maduro göndermesi yapan ahlaksız profesör elbet bulur müstehakını..
Ama muhalefetin bu patolojik hali benim için artık bir yazı konusu olamayacak kadar banal ve kötücül. Oturup bunları bir de ben sayıp vaktinizi öldürmeye niyetim yok.
İçimden tam “Allah kimseyi milletinin sevinciyle sevinemeyecek kadar fesat etmesin” diyordum ki, hepimizin tercümanı yine Sayın Cumhurbaşkanı oldu.
“Rabbim kimseyi teröriste terörist diyemeyen, darbeye darbe diyemeyen, düşmana düşman diyemeyen, milletinin sevinci ile sevinemeyen, üzüntüsüyle üzülemeyen mankurtlardan eylemesin diliyorum.” dedi.
Ben Sayın Cumhurbaşkanının bu konuşmasının önemli bir kırılma noktası olduğunu düşünüyorum.
Anlayana oldukça radikal ama bir o kadar da insani bir konuşmaydı.
Zaten Sayın Cumhurbaşkanı hiçbir zaman retorik özentisine düşmemiş, politikacı ağzıyla konuşmamıştır. Kendisine sunulan tüm konuşma taslaklarına rağmen eninde sonunda konuşmayı kendi insani diline çevirir.
Bu konuşmada “Bak beyim, sana bir çift sözüm var” diyen Yaşar Usta’nın samimiyeti, insaniyeti vardı ama onun ezikliğinden eser yoktu.
Çünkü Sayın Cumhurbaşkanı hayatının hiçbir döneminde Batı’yı büyük görmedi. Ama aşağılamadı da. Onların “standart” saydıkları tüm reformları gerçekleştirmekte bir an bile tereddüt etmedi. Çünkü Türk insanının da bu standartları hak ettiğini çok iyi biliyordu. Türkiye bu hükümet döneminde AB’ye girmeye geçmişte hiç olmadığı kadar yakınlaştı.
Bakmayın siz yıllardır “muasır medeniyet” diye ağlaşanlara. O seviyeye ulaşmak için en ufak bir şey yapmayıp, darbe üstüne darbe ile ülkeyi demokraside patinaj yaptırdılar.
Bu hükümet döneminde ise AB’nin tüm kurum ve kuruluşlarına üye olduk, bir tek AB hariç…
Sayın Cumhurbaşkanının bu konuşmasından anlıyorum ki; artık bu yolun sonuna geldik. Muasır medeniyet üyesi olmaktan vazgeçtiğimiz için değil, bugüne kadar “muasırın” ne olduğunu belirleyenlerin artık tüm foyaları ortaya çıktığı için. Osmanlı'dan itibaren 200 yıldır içinde yer almaya çalıştığımız “…

Batı’nın bize hiçbir zaman aynı yaklaşmadığını da kabul edelim, hangi adımı atarsak atalım bizi hiçbir zaman kendisi gibi görmedi…”
Bu çok ağır bir laftır ve ciddi bir kırılma noktasıdır. Gerçi Sayın Cumhurbaşkanı buna benzer cümleleri ilk kez kurmuyor ama konuşmanın tamamına bakarsanız bunun artık “sepeti koluna, herkes kendi yoluna” olduğunu sonuna kadar hissedersiniz. “Türkiye’ye karşı sergilediği bu ikiyüzlü tavır AB’nin sonunun da ilanı olmuştur” cümlesinden bizim için AB’nin bittiği dışında başka ne anlam çıkar?
Beni duygusal olarak en çok etkileyen cümlesi Joe Biden’e yönelik “Ya, dostluğumuz var ya! En azından oturup çay içmişliğimiz var ya!” cümlesi oldu. Bu cümleyi hiçbir uluslararası jargonda duyamazsınız, tıpkı “one minute”i duyamayacağınız gibi.
Ha, Biden Türkler için beraber bir çay içmenin anlamı nedir, kahvenin hatırı ne kadardır bilir mi? Bilmez elbette, tercüme edenler de epey bir güçlük çekecektir.
Ama biz biliyoruz.
Ne mi biliyoruz? Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Biden’a insanlık dersi verdi.
Tabi en ağır dersi de muhalefete verdi:
“Hayatlarının hiçbir döneminde umutlarını millete bağlamamış, gözleri hep dışarıya dönük olan bu siyasi anlayış Türkiye’nin en büyük ayıbı ve kaybıdır. (…)  Türkiye için kalplerinde hiçbir hayali, kafalarında projesi olmayanların tek yapabildikleri onun külahını buna bunun külahına ona giydirmek suretiyle illüzyon peşinde koşmaktır. Harbi olun, hasbi olun, mert olun, delikanlı olun, yenileceksiniz, şerefinizle yenilin be!”
Ben muhalefet adına utandım… Şerefin ne anlama geldiğini bilen her insan gibi…
CHP doğalgaz aramasını maliyetli ve gereksiz bulmuştu Karadeniz'den tarihi müjde geldi
Başkan Recep Tayyip Erdoğan Fatih Sondaj Gemisi'nin Karadeniz'de 320 milyar metreküplük doğalgaz rezervi bulduğunu açıkladı. Tarihi müjdenin ardından akıllara CHP'li Ali Mahir Başarır'ın sözleri geldi. CHP'li Başarır, Akdeniz'deki çalışmaları maliyetli göstererek yapılmasını gereksiz bulmuştu.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, "cuma günü sürpriz açıklayacağım" dedikten sonra dünyanın gözleri Türkiye'ye dönmüştü.

CHP DİNLENSEYDİ DOĞALGAZ BULUNAMAYACAKTI

Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde basın karşısına çıkan Başkan Erdoğan, Karadeniz'de çalışan Fatih Sondaj Gemisi'nin doğalgaz bulduğunu açıkladı. Başkan Erdoğan'ın duyurduğu müjdenin ardından akıllara CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır'ın sözleri geldi.
Türkiye'ye damga vuran birçok projeye karşı çıkan CHP, aramalara da karşı çıkmıştı. Akdeniz ve Karadeniz'deki çalışmaların maliyetli olduğun dile getiren CHP'nin sözleri dinlenseydi, Türkiye bugün Karadeniz'de doğalgaz bulamamış olacaktı.

CHP yandaşı Yılmaz Özdil'in tarihi keşif hazımsızlığı! Karadeniz'de bulunan doğalgaza inanmadı
Dünya Türkiye'nin Karadeniz'de keşfettiği doğalgaz rezervini konuşurken CHP yandaşlığı ile bilinen Sözcü gazetesi yazarı Yılmaz Özdil'den skandal bir yorum geldi.
Türkiye, Karadeniz'de 320 milyar metreküplük doğalgaz rezervi keşfetti.
Fatih sondaj gemisinin yaptığı keşif, Türkiye tarihinin en büyük keşfi olarak kayıtlara geçti.
Müjdeli haberi Başkan Recep Tayyip Erdoğan verdi.
Erdoğan'ın bu açıklaması dünya medyasında da geniş yer buldu.
Yaz aylarının ilk günlerinde Bodrum'daki kaçak villasıyla gündeme gelen Yılmaz Özdil de konuya ilişkin açıklamalar yaptı.

"10 SENE DESEYDİ İNANDIRICI OLURDU"
Bir televizyon kanalının konuğu olan Özdil, "Karadeniz'de doğalgaz bulunduğunu 2002'den beri neredeyse açıklamayan enerji bakanı yok. Petrol ve doğalgaz dünya çapında ses getiren ve dünyada teyidi çok kolay bilgiler. 'Doğalgazı buldum' dediğinde iki tane seçenek var ya doğalgazı bulmuş oluyorsun gerçekten, ya da dünyada alay konusu oluyorsun. Dolayısıyla 2023 yılında dedi sayın Cumhurbaşkanımız. 2023 demeseydi, yani 'biz bulduk bunu çıkarması da deniz imkanlarında minimum 10 senedir. Biz bütün imkanlarımızı zorlayacak ve bunu 10 senede çıkaracağız' bile deseydi bana göre daha inandırıcı olurdu." ifadelerini kullanarak skandala imza attı.

CHP'li Selin Sayek Böke'den Türkiye'nin Karadeniz'deki doğalgaz rezervleri ile ilgili şok sözler
CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, Karadeniz'de doğalgaz bulunmasının Türkiye'ye hiç bir faydasının olmayacağını iddia etti.

CHP'li Gökçen: Karadeniz'de bulunan doğalgazı çıkarmadan yüzde 11'ini kaybettik
CHP'li Gökçe Gökçen, AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘doğalgaz bulundu’ açıklamasının ardından doların 7.19 kuruştan 7.39 kuruşa yükseldiğini belirtti, “Gazı daha çıkarmadan yüzde 11’ini kaybettik" dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘gaz bulundu’ açıklamasının ardından doların 7.19 kuruştan 7.39 kuruşa yükseldiğine dikkati çekti. Gökçen, “Gazı daha çıkarmadan yüzde 11’ini kaybettik. Müjdenin açıklandığı günden bugüne kadar 20 kuruş artan dolar, bize kabaca 86 milyar lira kaybettirdi" dedi.
Gökçen, döviz kurunu hızla arttığını ve artan döviz karşısında Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın konuyla ilgili şov yapmak yerine önlem alması gerektiğini belirtti. "Şimdiden çıkaracağımız doğalgazdan kazanacağımız 65 milyar doların yaklaşık 7.1 milyar dolarını kaybettik bile" diyen Gökçen, "Bu gidişle de daha doğalgazı çıkarmadan, doğalgazdan gelecek parayı kaybedeceğiz gibi görünüyor. Sayın Berat Albayrak’ı bu içi boş şovlardan kurtulup bir an önce geleceğimizi erimekten kurtarmaya davet ediyorum” ifadelerini kullandı.

CHP'de Türkiye'nin doğal gaz keşfini görmezden gelme talimatı! AK Parti'den tepki geldi
Başkan Erdoğan, Karadeniz'deki sondajda 320 milyar metreküp doğal gaz rezervinin keşfedildiğini belirterek, "Yani bu ilk kuyuda bulunan rezerv, çok daha zengin bir kaynağın bir parçasıdır. İnşallah devamı da en kısa sürede gelecek." dedi. Türkiye bu açıklama ile sevince boğulurken, CHP sessizliğe büründü. Sessizliğin nedeni daha sonra ortaya çıktı. Partililere konuyla ilgili görüş bildirmeme, açıklama yapmama talimatı gönderildi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da, tarihi keşfi görmezden geldi

Türkiye, tarihinin en büyük doğal gaz rezervini Karadeniz'de keşfetti. Başkan Erdoğan, müjdeyi "Karadeniz'de 320 milyar metreküp doğal gaz keşfettik. Araştırmalar devamının da geleceğini gösteriyor. Bu keşif çok daha zengin enerjinin yalnızca bir parçası..." sözleri ile duyurdu.

Türkiye'ye sevince boğan haber bazı illerde davul zurna ile kutlandı, bazı illerde ise mutluluk gözyaşları karşılandı. CHP'nin milletin değerlerinden ne denli uzak olduğunu bir kez daha gözler önüne serildi.
ÖNCE İTİBARSIZLAŞTIRMAK İSTEDİLER
Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın müjdeyi açıklamasına saatler kala CHP'nin kanalı Tele1'de Gökhan Çapoğlu isimli profesör bilimden ve gerçeklikten uzak ekonomi yorumları ile Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef aldı ve istifası ile doların 5 TL'ye düşeceği gibi küstah sözler kullandı.

Yine CHP'nin diğer kanalı Halk TV'de ise Parti Genel Sekreteri Selin Sayek Böke benzer bir yola başvurdu. Böke, doğal gaz çıkarılmasının Türkiye'ye hiçbir faydası olmayacağını savunarak halkın tepkisini çekti.

MÜJDE SONRASI SESSİZLİK

CHP, milleti sevince boğan, mutluluk gözyaşları döktüren doğal gaz müjdesini sessizlik ile karşıladı. Konuşanlar da itibarsızlaştırma yoluna başvurdu.


9 Temmuz 2018 Pazartesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan TBMM'de yemin etti

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ilk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bugün TBMM Genel Kurul'unda yemin etti ve yeni hükümet sistemi resmen başladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, saat 16.43'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yemin etti.ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi resmen başlamış oldu. Törenin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan misafir devlet, hükümet ve meclis başkanlarına akşam yemeği verecek. Akşam saatlerinde ise Erdoğan kameraların karşısına geçecek ve yeni dönemin ilk kabinesini Türkiye'ye ilan edecek.

ERDOĞAN NOKTAYI KOYDU: BAŞKAN DİYEBİLİRSİNİZ

16:54: Cumhurbaşkanı Erdoğan, yemin töreninin ardından, "Her şey gayet güzel oldu milletin önünde. İnşallah bundan sonraki daha güzel olur. Duygularımı akşam Külliye'deki konuşmamda aktaracağım" dedi. Gazetecilerin "Size nasıl hitap edelim? Cumhurbaşkanı mı? Başkan mı" sorusuna ise "Başkan diyebilirsiniz" diye yanıt verdi.
16:50 Cumhurbaşkanı Erdoğan Anıtkabir ziyaretini gerçekleştirmek üzere TBMM'den ayrıldı.

DAKİKALARCA AYAKTA ALKIŞLANDI

16:47: Cumhurbaşkanı Erdoğan dakikalarca ayakta alkışlandı. Yemin töreninin ardından İstiklal Marşı okundu.
16:42: Cumhurbaşkanı Erdoğan alkışlar eşliğinde Genel Kurul'a giriş yaptı.ve Kürsüde yemin etti. Erdoğan'ın ettiği yemin şöyle: “Cumhurbaşkanı sıfatıyla, Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasaya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılâplarına ve lâik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma, milletin huzur ve refahı, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma, Türkiye Cumhuriyetinin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma Büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine and içerim.”
16:31: Cumhurbaşkanı Erdoğan TBMM'de resmi törenle karşılandı.

ERDOĞAN'A SEVGİ SELİ

16:25 :Yoğun güvenlik önlemleri ile Meclis'e geçen Erdoğan'a güzergahta vatandaşlar büyük sevgi gösterilerinde bulundu. Erdoğan'ın makam aracının üzerine gül dökülmesi de dikkat çekti.
16:21: Cumhurbaşkanı Erdoğan, cumhurbaşkanlığı yemin töreni için Külliye'deki resmi konutundan TBMM'ye hareket etti.
16.20: MHP Lideri Devlet Bahçeli, Genel Kurul salonuna girdi. Bilal Erdoğan, Sümeyye Erdoğan, Esra Albayrak ve Sümeyye Erdoğan’ın eşi Selçuk Bayraktar da salona girdi. Erdoğan’ın çocukları, Şeref Locası’nda Erdoğan’ın Genel Kurul’a geldiği zaman oturduğu bölümden töreni izleyecek. Erdoğan’ın iki torunu da Şeref Locası’nda oturuyor.
15.55 : Genel Kurul’da şu anda yabancı misyon temsilcileri, davetliler ve medya temsilcileri yer alıyor. Milletvekilleri yavaş yavaş salona gelmeye başladı.

HDP'li milletvekilleri İstiklal Marşı okumadı

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yemin etmesinden sonra Genel Kurul salonunda İstiklal Marşı okundu, HDP'liler ağzını bile oynatmadı.

PARLAMENTER SİSTEME VEDA

Erdoğan'ın yeminiyle birlikte, parlamenter sistem sona erdi, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi resmen başladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yemin ettikten sonra Genel Kurul salonunda İstiklal Marşı okundu.

HDP SIRALARI SESSİZ

Meclis'te büyük bir gururla İstiklal Marşı okunurken terör örgütü PKK'nın siyasi kanadı HDP sıraları sessizdi.
CHP'den gelen oylarla Meclis'e giren HDP'li milletvekilleri, İstiklal Marşı'nı okumadı.


Meclis'te CHP sıraları boş kaldı


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Meclis'te yemin etti, CHP ise sıraları boş bıraktı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Meclis'teki yeminiyle birlikte, parlamenter sistem sona erdi, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi resmen başladı.

CHP'LİLER YEMİN TÖRENİNE KATILMADI

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın TBMM Genel Kurulunda yapacağı yemin törenine katılacaklarını, ancak salonda ayağa kalkmayacaklarını açıklamıştı.
Yemin törenine katılmayan CHP'liler, koltukları boş bıraktı.

7 Ekim 2018 Pazar

Erdoğan 'Biz o defteri kapattık' deyip son noktayı koydu!

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ


Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, IMF defterini tekrar açmamak üzere kapatmıştır." dedi



Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Kızılcahamam'da gerçekleştirilen 27. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nın son gününde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kapanış konuşmasında, takdimlerle en verimli şekilde değerlendirilen toplantının sona erdiğini belirterek, iştirakleri için partililere teşekkür etti
Takdimleri, soruları, analizleriyle toplantıya katkı sağlayanları tebrik eden Erdoğan, toplantının icrasında görev alan herkese teşekkür etti.
"Dünyamızın her meselesi unutmayalım ki AK Parti'nin meselesidir" Başkan Erdoğan, "Bu toplantının, yeni yasama yılının başlangıcı olması sebebiyle, parti genel merkezimiz, meclis grubumuz, kabinemiz arasındaki koordinasyon bakımından da önemli olduğunu düşünüyorum. Üstlendiğimiz sorumluluklar itibariyle Türkiye'nin bölgemizin ve dünyamızın her meselesi unutmayalım ki AK Parti'nin meselesidir." değerlendirmesinde bulundu.
81 milyon vatandaşın her birinin eğitiminden sağlığına, güvenliğinden istihdamına, ulaşımına kadar hayatının her alanına ilişkin hizmetleri kendilerine en güzel şekilde sunmakla mükellef olduklarını ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:
"Türkiye'nin siyasi ve ekonomik gücüyle, dünyanın saygın devletleri arasında yer alması, üzerinde bayrağımızın bulunduğu pasaportumuzun onurunun korunması da yine bizim görevimizdir. Bölgemizden başlayarak ümidini bize bağlamış tüm mazlumlara ve mağdurlara sahip çıkmayı, el uzatmayı, imkanlarımız nispetinde onlara destek olmayı da vazifemiz olarak görüyoruz. AK Parti, medeniyetimizin ve tarihimizin kendisine yüklediği işte bu büyük davayı hamdolsun 17 yıldır hep ileriye taşımayı başarmıştır."
"Bu mukaddes yükün hamalı olmaya talip bir partiyiz" Necip Fazıl'ın "Sakarya Türküsü" şiirinin dizelerini okuyan Erdoğan, "Biz ne rütbe ne mal derdine düşmeden işte bu mukaddes yükün hamalı olmaya talip bir partiyiz." diye konuştu.
Toplantının, "Tevazu, samimiyet ve gayretle önce millet önce memleket" sloganına atıfta bulunan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Bizim 17 yıllık yolculuğumuzun özü, özeti işte bu kelimelerdir. Bu yola birlikte çıktığımız arkadaşlarımızdan pek azı dışında neredeyse tamamının bugün burada aramızda olması imtihanı alnımızın akıyla vermekte olduğumuzun işaretidir. Büyük AK Parti ailesinin her bir ferdine davamıza sadakatleri, milletimizin her bir ferdine de vefaları için teşekkür ediyorum."
"Dört IMF anlaşmanın altında CHP Genel Başkanı İnönü'nün imzası var" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz, en kritik dönemlerde düşmanlarımızın safında yer alanlardan, onların bize yönelmiş siyasi ve ekonomik silahlarına adeta cephane taşıyanlardan muzdaribiz." ifadelerini kullandı.
"Bizi üzüntüye gark eden zihniyetin en büyük temsilcisi anamuhalefet partisi CHP'dir." diyen Başkan Erdoğan, "(CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu) Korkaksın, ürkeksin, ne millisin ne yerlisin." şeklinde konuştu.
Erdoğan, "İlk IMF anlaşmasının altında Gürsel'in, onu takip eden dört anlaşmanın altında da CHP Genel Başkanı İnönü'nün imzası vardır Bay Kemal." ifadelerini kullanarak, şöyle konuştu:
"Anamuhalefet partisi her zamanki gibi safını ülkesinin ve milletinin değil, karşı tarafın yanında belirleyerek, hezeyanlarla ortalığı karıştırmaya çalışıyor. Bunun adı muhalefet değildir, bunun adı fırsatçılık bile değildir. Milletin geleceğine umutla bakmaya ihtiyaç duyduğu dönemde bühtanlarla, umut cellatlığı yapmanın adı olsa olsa alçaklıktır."
"Son yıllarda siyasi, ekonomik ve sosyal pek çok sınamayla karşılaştık" Erdoğan, insanlar gibi ülkelerin de partilerin de sürekli sınamalara maruz kaldığını belirterek, Türkiye ve ülkenin yönetiminden sorumlu AK Parti olarak son yıllarda siyasi, ekonomik ve sosyal pek çok sınamayla karşılaştıklarını söyledi.
Erdoğan, "Gün oldu vesayetin kıskacında bizi boğmaya çalıştılar, gün oldu sokaklarımızı karıştırmak istediler, gün oldu terör örgütlerini üzerimize saldırdılar, gün oldu FETÖ ihanet çetesini kullanarak topyekun ülkemizi işgal etmeye kalktılar. Gün oldu sınırlarımız ötesinden üzerimize ateş yağdırdılar, gün oldu ülkemizi uluslararası alanda tecrit etmeye kalktılar. Hamdolsun, milletimizle beraber ülkedeki milli ve yerli duruş sahibi kesimlerle birlikte bu tuzakların, bu senaryoların, bu oyunların hepsine de boşa çıkardık. Tüm bu süreçte ne karşımızdakilerin cesametleri, ne üzerimize salınan piyonların alçaklıkları üzmüştür. Bizi en çok üzen, bu ülkede siyasi alternatif konumunda bulunması gereken bir partinin her defasında Türkiye'nin ve Türk milletinin düşmanlarıyla aynı safta yer almış olmasıdır." ifadesini kullandı.
Bir noktanın yanlış anlaşılmaması gerektiğini aktaran Erdoğan, "Bizim sorunumuz asla siyasi muhalefet değil, muhalefetin muhasebe ve murakabe yönüyle demokrasinin vazgeçilmez unsuru olduğunu biliyoruz." diye konuştu.
Erdoğan, herhangi bir konudaki eksiklerinin, varsa yanlışlarının da ifade edilmesinin sıkıntı olmadığını belirterek, şöyle devam etti:
"Biz, en kritik dönemlerde düşmanlarımızın safında yer alanlardan, onların bize yönelmiş siyasi ve ekonomik silahlarına adeta cephane taşıyanlardan muzdaribiz. Bölücü terör örgütünün güdümündeki HDP'yi, bu ilişkisini kesemediği sürece meşru siyasetin bir aktörü olarak görmemiz zaten mümkün değildir. Maalesef, bizi üzüntüye gark eden zihniyetin en büyük temsilcisi anamuhalefet partisi CHP'dir.
Gezi olaylarında vandallarla mücadele ediyoruz, CHP'yi onların yanında buluyoruz. Ülkemizi FETÖ'cülerin tuzaklarından kurtarmak için can pahasına bir mücadeleye girişiyoruz, CHP'yi onların saflarında görüyoruz. Biz, gece Atatürk Havalimanı'na iniyoruz, meğerse bizden yaklaşık 2-2,5 saat önce Bay Kemal oraya geliyor ve oradan tanklar öncülüğünde bindiriliyor bir otomobile, Bakırköy Belediye Başkanı'nın evine gidiyor ve oradan devlete, ülkemize yapılan darbeyi kahvesini yudumlayarak izliyor. Ondan sonda utanmadan sıkılmadan, 'Benim bu işlerle alakam yok' diyor."
"Korkaksın, ürkeksin ne millisin ne yerlisin" Hepsinin kayıtlarda olduğuna işaret eden Erdoğan, "Sen böyle bir adamsın, korkaksın, ürkeksin ne millisin ne yerlisin." değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölücü terör örgütünün çukur eylemlerine karşı destansı bir mücadele yürütüldüğünü vurgulayarak, "CHP'yi yine karşı cephede buluyoruz. Sınır ötesinde pusuya yatarak, ülkemizin huzuruna ve güvenliğine tehdit oluşturan terör örgütlerinin üzerine yürüyoruz, CHP'yi yine karşı safta görüyoruz. Uluslararası alanda ülkemizin şerefinin, haysiyetinin, itibarının müdafaası için var gücümüzle çalışıyoruz, CHP'yi yine yeminli düşmanlarımızın diliyle bize saldırırken suç üstü yakalıyoruz." diye konuştu.
Yaşanılan son hadiselerde yine benzer bir durumla karşı karşıya kalındığına değinen Erdoğan, "Ama artık milletim yutmuyor, şehitlerimizin aileleri artık yutmuyor ve 'Hangi yüzle sen buraya geldin?' demeye başladılar." dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin ekonomik bağımsızlığına yönelik bir saldırıya karşı kamu ve özel sektörle tarihi bir mücadele verdiğini bildirdi.
Anamuhalefet partisinin ne yaptığını soran Erdoğan, "Anamuhalefet partisi her zamanki gibi safını ülkesinin ve milletinin değil, karşı tarafın yanında belirleyerek, hezeyanlarla ortalığı karıştırmaya çalışıyor. Bunun adı muhalefet değildir, bunun adı fırsatçılık bile değildir. Milletin geleceğine umutla bakmaya ihtiyaç duyduğu dönemde bühtanlarla, umut cellatlığı yapmanın adı olsa olsa alçaklıktır." ifadesini kullandı.
"IMF borcunu sıfırlayıp, yarım asrı aşkın bir defteri de kapadık" Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisine AK Parti hükümetlerinin en çok gurur duyduğu icraatları sorulsa, en başta Türkiye'nin IMF boyunduruğundan kurtarılması olacağını, bunu hep söylediğini söylemeye devam edeceğini vurguladı.

Erdoğan, şu görüşlere yer verdi:


"Biz görevi unutmayın 23,5 milyar dolar IMF'ye borçla devraldık. 2013'te ne yaptık, tamamen sıfırladık. Bunu yapan Bay Kemal biz değil miyiz? IMF boyunduruğundan bu ülkeyi kurtaran biz değil miyiz? Peki bu IMF meselesi niye bu kadar önemli? IMF'nin misyonu, ödemeler bilançosu bozulmuş olan ülkelere kredi vermek ve onları sadece mali değil aynı zamanda siyasi yapılarını da dönüştürmektir. Bu misyonu gereği IMF, kurumlara veya özel firmalara değil sadece devletlere borç verir. Davos'ta o zamanki (IMF) Başkanı Strauss-Kahn ile görüşme yapıyoruz. O zamanın Maliye Bakanı ve Başbakan Yardımcım da yanımda. Kendisine dedim ki 'Eğer siz siyaseten bizi yönetmek istiyorsanız, Türkiye'nin Başbakanı benim. Bu yönetimi size vermem. Verdiğiniz parayı, borcu bizden almak istiyorsanız, biz de bu taksitleri tıkır tıkır ödüyor muyuz, ödüyoruz. Bitti, bizim sizinle ilişkimiz bu, daha ileri bir ilişki olamaz. Bundan sonra da sizden borç istemiyoruz, biz o defteri kapattık, 2013'te sıfırladık, IMF ile işimiz bitti.
Bırakın onu, ondan sonra onlar bizden borç istediler, 5 milyar dolar borç istediler. Hatta, ben o zamanki arkadaşlara 'verelim' dedim. Baktılar ki çılgın Türkler yine azıttı, vazgeçtiler. Türkiye, 1960 darbesinin ardından IMF'nin pençesine düşmüş ve AK Parti'ye kadar da kurtulamamıştır. İlk IMF anlaşmasının altında darbe yönetiminin başı Cemal Gürsel'in, onu takip eden 4 anlaşmanın altında da devrin CHP Genel Başkanı İnönü'nün imzası vardır Bay Kemal, bunu da öğren."
IMF ile yapılan 19 anlaşmadan Türkiye'nin ne kazandığının bilinmediğine dikkati çeken Erdoğan, ama çok ciddi siyasi bedel ödendiğinin bir gerçek olduğunu belirtti.
Erdoğan, iktidara geldiklerinde 23,5 milyar dolar tutarındaki IMF borcunu kucaklarında bulduklarını anımsatarak, usanmadan bunu ödediklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:


"Nihayet 2013 Mayıs'ında IMF borcunu sıfırlayıp, yarım asrı aşkın bir defteri de kapadık. Zaten ne olduysa ondan sonra oldu, çılgına döndüler. Gezi Olayları ile başlayan ve hala devam eden bu dönemde yaşadıklarımızı IMF boyunduruğundan kurtulmamızdan bağımsız kabul etmiyorum."
"Yıl sonuna kadar 5 milyar lira faiz dışı fazla vermeyi hedefliyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin güçlü mali disipliniyle ve ortaya koyduğu ayakları yere basan ekonomi politikalarıyla borç yönetimini kolayca gerçekleştirme kapasitesine sahip olduğuna dikkati çekerek ekonomiyle ilgili şu detayları paylaştı:
"Son dönemde gerçekleşen küresel spekülatif saldırılara ve algı operasyonlarına rağmen temmuz ayında yüzde 123 olan borcu çevirme oranımız, eylül ayı itibarıyla yüzde 109'a gerilemiştir. Ayrıca yıl sonuna kadar 5 milyar lira faiz dışı fazla vermeyi hedefliyoruz. Böyle bir tabloda Türkiye'nin ne kredi açısından ne de teknik destek açısından IMF ile yolunun kesişmesi söz konusu olmaz. Bir kez daha ilan ediyorum, Türkiye IMF defterini tekrar açmamak üzere kapatmıştır. Bu açık gerçeklere rağmen, IMF konusunun gündeme getirilmesinin gerisindeki hesapları gayet iyi biliyoruz. Ama tekrar ediyorum, başaramayacaklar. Ülkemizin başına IMF musibetini saran CHP'nin geçmişi daha vahim siyasi ve ekonomik sabıkalarla doludur. Hani meşhur Marshall Yardımı meselesi var. Bu yardımın öncülerinden bir tanesi de İnönü'dür."

"Bunların geçmişi hep böyle. Dün neydi ki bugün ne olacak?"

İsmet İnönü'nün elinde ABD bayrağıyla bir fotoğrafını gösteren Erdoğan, şunları söyledi:


"İşte görüyorsunuz, elindeki bayrak dikkat edin Türk bayrağı değil. Elindeki bayrak Amerika. Bu da İnönü. Bunların geçmişi hep böyle. Dün neydi ki bugün ne olacak? Yaptıkları iş bu. Bunu elinde niye taşıyor? Bu bir teşekkürname, bunun için taşıyor. Şu anda güneyimizde Amerika'nın kokartlı komandoları kimlerle yan yana? Teröristlerle. Kim o teröristler? PYD, YPG, PKK. Onlarla kol kola, el ele, omuz omuza. Peki bunlar kiminle kol kola? Bunlarda yine CHP'yle HDP'yle kol kola. Bunlara karşı şu anda mücadeleyi veren kim, benim Mehmet'im. Mehmetçik'imizi bu noktada istismar edenler kim? Yine CHP, yine HDP. 8 şehidimizin olduğunda bunun sorumlusu kimler, PKK değil mi? Peki onun perde arkasında kimler, işte bu HDP değil mi, CHP değil mi? Bunların en ufak bir rahatsızlığını duyduk mu, duyuyor muyuz? Yok. Sadece dostlar alışverişte görsün kabilinden gelirler bir cenaze merasiminde görünürler veya eve bir ziyaret yaparlar, bununla da 'Bu işi paketledik, hallettik' derler."

"Önce siz kendi geçmişinizdeki lekeleri temizleyin"


İsmet İnönü'nün ülkenin başında olduğu dönemde Amerikan yardımları bahane edilerek tüm stratejik savunma sanayi projelerinin iptal edildiğini, araştırma geliştirme ve üretim faaliyetleri durdurulduğunu, fabrikaların kapısına kilit vurulduğunu ifade eden Erdoğan, 1940'lı yıllara ait bazı gazete kupürlerini gösterdi.

Bir gazetenin "Uçak yapımına ABD yardımı sonrasında son verildi" kupürünü gösteren Erdoğan, şunları kaydetti:

"Ne dediler, 'Siz niye yapıyorsunuz biz size veririz. Sizin yapmanıza gerek yok' dediler. Sivas'tan çıkan yürüyüş işte böyle durduruldu. Ve bütün o adımlar, gerek Hürkuş olsun gerek diğerleri olsun hepsi böyle durduruldu. Eğer o gün bunlar yapılmış olsaydı, bugün biz çok ama çok farklı yerdeydik. İşte bu utanç verici mirasın sahibi CHP, bugün çıkmış bizi IMF ile şununla bununla suçluyor. Önce siz kendi geçmişinizdeki lekeleri temizleyin. Bir parti düşünün, Amerikan yardımını sevinç naralarıyla karşıladığı dönemin ardından geçen 70 yılı aşkın süreye rağmen, hala aynı zihniyette ısrar ediyor. Dünya değişmiş, Türkiye değişmiş, siyasi ve ekonomik mantık değişmiş ama CHP hiç değişmemiş. Bunun adı istikrar değil, ilkelliktir."

"Cezaevlerini boşaltmak için af çıkarılmaz"


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, son günlerde bir takım tartışmalara, bir takım tekliflere şahit olduklarına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Af meselesinden, çocuk istismarına geniş bir yelpazeye yayılan bu tartışma konularında AK Parti olarak bizim öncelikli ölçümüz maşeri vicdandır. Şu veya bu kesimin, şu veya bu şahsın çıkarına, faydasına ama milletimizin ortak hissiyatına aykırı hiçbir iş, bizim için makbul değildir. Geçmişte çok aflar çıkarıldı. 'Bu affı çıkarır da bundan ne kadar siyasi rant elde ederiz...' Arkadaşlar, biz böyle düşünemeyiz. Geçmişte bunları gördük. Rahşan affında gördük, ondan önceki aflarda gördük, hepsinde gördük. Biz aynı şekilde adım atamayız. Ölçü belli, bu ölçüye göre biz talimatımızı başta Adalet Bakanımız olmak üzere kendilerine verdik, çalışmalarınızı yapın, yapılabilecek ki o da onu af olarak değerlendirmeyi kendimiz için zül addederiz, yapılabilecek bir şey varsa bunu en geniş anlamda siz de çalışmalarınızı yapın ve o çalışmalardan sonra bu konuda ne gibi bir adım atarız, buna bakalım.

Efendim 'cezeaevleri dolmuş...' Cezaevlerini boşaltmak için af çıkarılmaz. O zaman adama sorarlar, 'bu cezaevlerini niye yaptınız?' Veya 'niye var.' Bunun bir caydırıcılığı var da onun için bunlar yapılıyor. Onun için bu konudaki çalışmamızı sağlam zemine oturtmak suretiyle adaleti tesis hukukla olur, anlık ayak üstü düzenlemelerle değil. Adaletin tesisi farklıdır, o hukuktur, yasal düzenleme de değildir. Hukuk, hakların sahibine iadesidir. Biz bunu korumaya mecburuz."
Erdoğan, geçmişten beri böyle davranmamış olmaları halinde siyasi, ekonomik ve sosyal alanda ülkeye bugünkü itibarını kazandıran duruşları da gösteremeyeceklerini ifade etti.
Bu tavrı sadece ülkedeki kimi odaklarla değil, aynı zamanda dünyanın siyasi, ekonomik ve askeri olarak en güçlü ülkeleriyle karşı karşıya gelme pahasına hayata geçirdiklerinin altını çizen Erdoğan, Filistin'de, Bosna'da, Kıbrıs'ta, Irak'ta, Suriye'de, Libya'da, Körfez'de ve daha nice meselede tercihlerini hep erdemden, ahlaktan, vicdandan ve hukuktan yana bunun için kullandıklarına işaret etti.
Bugün de yarın da aynı şekilde yola devam etmek zorunda olduklarını vurgulayan Erdoğan, "Gündemimize gelen meseleler konusunda, önce vicdan terazimizde tartmadan alelacele kararlar vermeyeceğiz. Geçmişte yapılan ve milletimizin vicdanını yaralayan yanlışlara biz düşmeyeceğiz. Tüm arkadaşlarımız bu konuda müsterih olsun." dedi.

Suudi gazeteci Kaşıkçı'nın kaybolması


Erdoğan, AK Parti 27. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nın kapanış konuşmasının ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın kaybolmasıyla ilgili soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'da savcılığın bu işin takibinde olduğunu, takibin çok yönlü yürütüldüğünü belirtti.

İşin polisiye ve istihbarat takibinin de bulunduğunu ifade eden Erdoğan, özellikle İstanbul'da havalimanlarından giriş çıkışların hepsinin incelendiğini bildirdi. Erdoğan, bu takiplerin sonucunda savcılığın ne gibi bir karar vereceğini, ne gibi bir açıklama yapacağını beklediklerini söyledi.
Erdoğan, gazeteci Cemal Kaşıkçı'yı çok eski tanıdığını, bu olayın Türkiye'de olmasının üzücü olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:

"Beklentim hala iyi niyetli, inşallah arzu etmediğimiz bir durumla karşı karşıya kalmayız. Nişanlısının bu süreç içerisindeki beklentisi o da ayrı bir konu. Ama ben inanıyorum ki bu dünyada, özellikle bizim ülkemizi kastediyorum, bu tür bir şeyin olması hususunda özgürlüklerin takipçisi olanlar, düşünce hürriyetinden yana olanlar bu işin peşini bırakmayacaklardır. Bunun peşini bırakmamak suretiyle de bunun takipçisi olacaklardır. Ben de Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı olarak bu işin takibindeyim, kovalıyorum. Buradan çıkacak sonuç neyse onu da dünyaya da bizler bildireceğiz."

Kaşıkçı'nın Büyükelçilikten çıkış görüntüsünün olup olmadığına ilişkin bir soruya Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Büyükelçiliğe giriş çıkışlar vesaire bütün bunların hepsi şu anda inceleniyor, takip ediliyor. Havalimanından çıkışlar, gelişler... Bütün bunların hepsi takipte. Bunların kontrolünü emniyetimiz olsun, aynı zamanda polis teşkilatımızın çeşitli birimleri kovalıyor. Göreceğiz, süratle de buradan bir netice alalım istiyoruz." yanıtını verdi.

MHP'nin af teklifi


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Af konusunda Adalet Bakanlığı bir çalışma yapacak mı?" sorusu üzerine şu değerlendirmede bulundu:
"Adalet Bakanlığı bir çalışmayı kendisi yapıyor. MHP'nin teklifi onların kendisine aittir. Dolayısıyla o teklif, gerek partimizde gerekse Adalet Bakanlığımızda değerlendirmeye tabi, bizim için masaya yatırılması gereken bir özelliği vardır. Ondan da hareketle buradan ne kadar istifade ederiz, ne kadarı bize göre uygundur, değildir, bunların hepsi bu değerlendirmeler içerisinde ele alınacaktır. Ne kadarına katılırız, ne kadarına katılmayız. Şüphesiz ki MHP'nin teklifi kendisine aittir. Biz ise AK Parti olarak nasıl bir teklifle bunun karşısına çıkarız veya buna ne kadarıyla, nereye kadar yaklaşırız... Bunların hepsi arkadaşlarımızın çalışmasından sonra ortaya çıkacaktır."

"Bahçeli ile görüşme Macaristan dönüşü olabilir"


Af konusundaki çalışmaların takvimiyle ilgili bir soru üzerine Başkan Erdoğan, yarın iki günlük Macaristan seyahatinin başlayacağını hatırlatarak, "Macaristan'dan döndükten sonra, arkadaşlarımız zaten şu anda çalışıyorlar. Bu çalışmalar konusunda bizim hukukçu arkadaşlarımızın yaptığı çalışmalar da var, bu çalışmaların hepsini bütünleştireceğiz, kendilerinden brifing alacağım. Bu brifingler neticesinde nasıl bir yaklaşım ortaya koyacağız, bunu açıklayacağız." ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir başka soruya karşılık, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile görüşmesinin Macaristan dönüşü olabileceğini bildirdi.
"MHP'nin af teklifi dışında, AK Parti başka bir teklif mi hazırlayacak? Açıklamanızdan bunu mu anlamalıyız?" sorusuna Erdoğan, "Hayır, yani o affı nereye kadar paylaşırız, nereye kadar paylaşmayız, bu konuda şüphesiz ki bir duruşumuz, görüşümüz olacaktır." cevabını verdi.

google-site-verification: google2afd6f3c8ec4d6d7.html