BİZLER TÜRKİYE İÇİN VARIZ

Amacımız Bu ülkenin hepimiz için huzurlu ve yaşanabilir olması için yürütülen çabalara katkı sunmak.

Alevisiyle, Kürdüyle; gelenekselcisi, Atatürkçüsüyle; milliyetçisi, solcusuyla… Hepimiz bu ülkede yaşıyoruz.

Bence, hepimiz daha iyi koşullarda yaşamayı hak ediyoruz.Daha onurlu, daha saygın, daha estetik, daha barışçı koşullarda birlikte yaşamak için bilgilendirme paylaşım yapıyoruz…

Günlük Haber Siyasi-Politik Yorum Platformu


Whatsapp ile paylaş
Hazine ve Maliye Bakanı sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster
Hazine ve Maliye Bakanı sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster

11 Ağustos 2018 Cumartesi

Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak yeni ekonomi yaklaşımını açıkladı

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, yeni ekonomi yaklaşımını açıkladı.


Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından, istişare toplantıları çerçevesinde kurgulanan yeni ekonomi yaklaşımına ilişkin çerçeve kamuoyuyla paylaşıldı.
Albayrak, yeni sistem ile bakan sayısının azaltıldığını anımsatarak, daha hızlı, dinamik, aktif bir sisteme kavuşulmasıyla birlikte yeni bir düzeye çıkılacağını ifade ettiğini hatırlattı.

Bugünün kendisi için çok heyecan verici olduğunu aktaran Albayrak, şunları anlattı:

“Bugün bu yeni sistemin genel çerçevesini çizeceğimiz bir toplantı yapıyoruz. Tabii ki detayları eylüldeki OVP özelinde atacağımız adımlar noktasında, bugüne kadar yaptığımız istişare toplantılarının benzerlerinde sık bir şekilde ortaya koyarak ifade edeceğiz. İş insanlarımız, ekonomistlerimiz, akademisyenlerimizle teorik olarak yaptığımız bu toplantılara devam edeceğiz. Esas konu bugün bu çerçevede baktığımızda Türkiye’nin orta gelir grubundan üst gelir grubuna çıkması için gerekli noktalarda nasıl bir yol haritası çizmesi noktasında birçok toplantılar yaptık.”
Albayrak, “Türkiye’nin tüm kurumlarıyla, tüm stratejileriyle daha hızlı ve güçlü politikalarıyla hedeflerine ilerlediği bir süreci yaşayacağız.” diyerek, “(Hazine ve Maliye Bakanlığı) Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en etkin uyum ve koordinasyonun yaşandığı bir döneme şahit olacağımız bir bakanlık. Para ve maliye politikalarının tek bir şapkada birleşmesiyle ve bu birleşmeye dayalı yapacağımız ahlaklı ve liyakatli şemsiyesini bir adım öne taşıyan yönetim kademesiyle çok daha etkin ve güçlü bakanlık olacak. Her alanda hem içeriden hem de dışarıdan danışmanlarla, bakan yardımcılarıyla, genel müdürlerle çok daha etkin bir bakanlık olacak.” değerlendirmesinde bulundu. “Her adımı ince ince döşeyerek aksiyon alacağız” Bakan Albayrak, ilk günden beri attıkları adımlarla ve bu çerçevede ortaya koyacakları ekonomik vizyonlarla birlikte izleyecekleri politikaları ekonominin tüm paylaşlarıyla birlikte istişare ederek yaptıklarını belirterek, “Ulusal ve uluslararası, tüm paydaşların içinde olduğu geniş bir yelpazede her adımı ince ince döşeyerek aksiyon alacağız.” dedi.
Yaptıkları görüşmeler ve istişarelerin Türkiye’nin bu yolculuğunda önemli ışık tutacağını ifade eden Albayrak, “Eylül ayında açıklayacağımız OVP ile, bu arada birçoğunuzla paylaşmadık ismine de yeni isim arıyoruz, güzel isim önerileri de geldi ama inşallah yeni isim belirleyeceğiz. OVP’nin yeni ismiyle birlikte detayları hızlı şekilde ortaya çıkacak.” diye konuştu.
Albayrak, Yeni Ekonomi Yaklaşımı’nın en önemli adımlarından birisinin kararlı bir bir yaklaşım olduğunu anlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Burada ne demek istiyorum? Bugüne kadar kararsız mıydı? Hayır. İşte yeni model olarak ortaya çıkacak olan, bu bakanlığın koordinasyonunda çok daha kararlı ve güçlü şekilde emin adımların atıldığı önemli ve yeni bir dönem başlayacak. Bu yaklaşımın diğer pozisyonu değişimi hedefleyecek. Türkiye bir üst lige çıkmak zorundaysa eğer bazı şeyleri değiştirmesi lazım. Bu değişimi ortaya koyacak hakikaten somut, zemini güçlü şekilde ortaya koyması lazım. Bunun yanında güçlü bir reflekse ve stratejik alt yapıya sahip olması lazım.
Küresel anlamda rekabetçi bir dönemdeyiz. Bir tarafta ABD, bir tarafta Çin, sabahtan öğlene bir açıklama ticaret savaşları, bariyerlerin kaldırılması, yeni vergi politikaları… Bir diğer adım güçlü temelleri olacak. Çünkü kısa, orta ve uzun vadede siz yol haritasını ne kadar sağlam kurarsanız temelleriniz o kadar güçlüdür. Bir diğer yaklaşım sürdürülebilir olacak. Berat Albayrak olsa da olmasa da dizayn ettiğiniz bu sistemin sürdürülebilir olması gerekiyor. Son günlerde yaşadığımız bütün bu sebepler açısından bakıldığında küresel ekosisteme baktığınızda birçok ülkenin yaşadığı sistemsel sorunlar başında sürdürülebilirlik sorunu var.”
Diğer bir yaklaşımın katılımcı olunması olduğuna işaret eden Albayrak, “81 milyonluk Türkiye büyük bir hedefe kitlenmiş şekilde ilerleyecek. 81 milyonun katılımcı olduğu, gelir düzeyi, sektörel düzeyi ne olursa olsun, mesele tüm bu çerçeve günlük bir taktiksel mantıkla değil, stratejik bir akılla yaklaşmak olacak. Öyle net prensipler belirlemelisiniz ki bu sürecin Bu prensiplerle yola çıkılırsa bu sürece ulaşırsınız denilsin. Seven sevmeyen, oy veren vermeyen. Öyle olması lazım.” dedi.
“Bugün ortaya çıkan küresel ve bölgesel tabloların tamamı ve ekonomideki mevcut tablo Türkiye’nin makro göstergeleri dikkate alındığında hakikaten, makul, mantıkla açıklanacak bir süreç değil. O günlerden geçiyoruz.” diyen Albayrak, şunları anlattı:
“Birçok açıdan bakıldığında göstergeler noktasında farklı etkilere sebebiyet verecek neticeler ortaya çıkabilir. O zaman biz ne yapacağız? Belirlediğimiz yol haritasını güçlü prensipler üzerine inşa ettik. Bunu kişilere değil, oturtulmuş sistem üzerine yürüdüğünü ortaya koyduğumuz zaman ama bugün, ama yarın, ama bunun ötesindeki yol güzergahında hiçbir şekilde savrulmadan yoluna devam edecektir. Küresel gelişmeler ne olursa olsun ekonominizi tüm sınamalardan etkilenmeden çıkacak güçlü temeller üzerine inşa edecek bir yapı olması lazım.”
Albayrak, bu anlamda bakıldığında prensiplerin belirlendiğine işaret ederek, “Yeni ekonomi yaklaşımında, tüm piyasa paydaşlarımızla daha etkin iletişim ve güvenin sağlanması prensibimiz olacak. Kalıcı ve güçlü yapı ortaya koyma noktasında bunlar olmazsa olmaz prensiplerden biridir.” dedi.

"Merkez Bankası özelinde çok hassasız"

Albayrak, yeni yaklaşımı çok etkin bir şekilde uygulamaya geçireceklerini ifade ederek, Türkiye'nin bugün küresel anlamda çok önemli bir rol model olmaya ihtiyacı bulunduğunu, geçen 15 yılda Türkiye'nin gelişmekte olan piyasalar üzerinde önemli bir süreci ortaya koyduğunu kaydetti.
Para politikalarının tam bağımsızlığının sağlanmasının diğer bir prensipleri olduğunu vurgulayan Albayrak, "Farkındaysanız ilk geldiğimiz günden beri para politikasının bağımsızlığı konusunda Merkez Bankası özelinde çok hassasız. Mümkün olduğunca konuşmamaya gayret ettik. Hatta hiç konuşmadık. Özellikle para politikalarının tam bağımsızlığı konusu prensip olarak bundan sonra da devam edecek." şeklinde konuştu.
Albayrak, bu prensip özelinde yola devam etmeleri gerektiğini belirterek, TCMB'nin bağımsızlığının Türkiye ve ekonomi açısından çok kritik olduğunu vurguladı.
Fiyat istikrarının kalıcı bir şekilde, bütün bu hedeflere ulaşabilmesi noktasında tüm adımların TCMB tarafından etkin bir şekilde koordine edilmesi gerektiğini dile getiren Albayrak, bununla ilgili yasal düzenlemelerin gelecek süreçte daha etkin bir şekilde ortaya konacağını söyledi.

"Sermaye piyasalarını geliştirmeyi hedefliyoruz"

Berat Albayrak, şunları kaydetti:
"Özellikle bankacılık kesimi başta olmak üzere finans sektörünün güçlü yapısının korunması lazım. Bankalarımız ve diğer finansal kuruluşların güçlü mali bünyeleri ile faaliyetlerine etkin bir şekilde devam etmesi noktasında finansal istikrarın daha da güçlendirilmesi önceliklerimiz arasındadır ve amaçlarımızdan bir tanesidir. Sermaye piyasaları içerisindeki payını veya finansal sektör içerisindeki payını azaltacağız, sermaye piyasasının pasta içerisindeki payını büyüteceğiz. Yani finansal sektörün yüzde 90'ından fazlası bankacılık sektörü olmayacak, olmamalı. Sağlıklı finansal sistemden bahsediyorsak... Özellikle sermaye piyasalarını geliştirmeyi hedefliyoruz."
Etkin, şeffaf, verimli bir şekilde faaliyetlerine devam etmeleri için tüm kurumlara her türlü desteği vereceklerini dile getiren Albayrak, "Bütçe dengesinin ciddi bir disiplinle, kaliteli bir dönüşüm ortaya koyması... Burası çok önemli. 15 yılda ciddi bir bütçe performansı, mali bir performans ortaya koyan, 16 yıllık iktidar döneminde... Bu süreç yeni dönemde daha somut bir mali plan, yazılı bir mali plan dairesinde, çok daha güçlü bir disipline kavuşacak. Sadece özelleştirmeyle, tek seferlik gelirlerle, şunlarla, bunlarla değil... Özellikle ekonominin tüm paydaşlarıyla, büyüyen ekonominin üreten bir formata dönmesi ile bu süreci ortaya koyacağız. Bütçe disiplini de bu dönemde en temel dinamiklerden bir tanesi olacak. Bütçeniz ne kadar disiplinli olursa bankaların kapısına o kadar az gidersiniz." ifadelerini kullandı.
"Yeni yaklaşımın 3+1 sacayağı var" Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak, yeni dönemde çok daha sıkı para politikası ve mali politika ortaya koyacaklarını belirterek, "Para ve maliye politikası açısından çok daha sıkı ve koordineli bir süreç olacak." dedi.
Yapısal reformlar konusunda yoğun bir çalışma yürüttüklerini dile getiren Albayrak, mevzuatla ilgili sürecin yeni yasama döneminde hızlı bir şekilde hayata geçirileceğini, ortaya koyacakları bu yapısal reformla daha güçlü adımlar atacaklarını söyledi.
Yeni yaklaşımın 3+1 sacayağı olduğunu bildiren Albayrak, 2018-2019'un ekonomik dengeleme dönemi olacağını kaydetti. Albayrak, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"2018 ve 2019'da ekonomide dengeleme dediğimiz birinci fazı ortaya koyacağız. Bu alandaki adımların atılmasıyla 2018-2019'da Türkiye birinci fazı bitirip sürdürülebilir, istikrarlı ve sağlıklı büyüme dediğimiz ikinci faza geçecek. Bu süreci 2020 ve 2021 yıllarında ortaya koyulan bu dönüşümlerle birlikte üçüncü faz dediğimiz daha adaletli paylaşım fazına geçeceğiz. Tüm bu süreçlerin gerçek manası ile başarıya ulaşması, sağlam, kalıcı ve sürdürülebilir bir ekonomi yaklaşımı olarak kurgulamak istediğimiz +1 dediğimiz nitelikli insan gücü ve güçlü topluma dönüşüm politikalarımızla taçlandıracağız. Birinci adım, ikinci, adım, üçüncü adım ve sonunda nitelikli insan gücü ve güçlü toplum fazına ulaşacağız."
"İlk fazda cari açık düşürülecek, tasarruf artırılacak" Berat Albayrak, 2018-2019'u kapsayan "ekonomik dengeleme" başlıklı birinci fazda, enflasyonla ile güçlü mücadele edeceklerini vurguladı.
Albayrak, şöyle devam etti:
"İkincisi, özellikle mali disiplin üzerinde çok daha sıkı bir Hazine ve Maliye Bakanlığı göreceğiz. Üçüncüsü ise cari açığın düşürülmesi. Cari açığın düşürülmesiyle ilgili stratejik temellerin atıldığı çok önemli bir dönem olacak. Sonra güven ortamının iyileştirilmesi için gerekli tüm adımların atılacağı, iş ve yatırım ortamının cazibesinin artırılacağı, bunlarla birlikte sermaye piyasalarının derinleştirileceği çok önemli 1,5 yıl olacak."
Albayrak, birinci fazda, kamu borçlarında kaynak çeşitliliğinin sağlanacağını, kamu kaynaklarının verimli kullanılmasını sağlayacaklarını, tasarruf ve verimliliği artıracaklarını bildirdi.
Bakanlıklarda tasarruf tedbirleri aldıklarının vurgulayan Albayrak, "Başladık. Bugüne kadar olmadığı kadar daha etkin bir süreç... Yıl sonu rakamlarında göreceksiniz." dedi.
"Enflasyon düşürülecek, sağlıklı büyüme sağlanacak"
Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak, 2020-2021 yıllarında uygulanacak "istikrarlı büyüme" başlıklı ikinci fazın, "ekonomik dengeleme" sonrası başlayacağını belirterek, sürdürülebilir ve sağlıklı büyümenin önemine işaret etti.
Hem enflasyonun düşürüleceğini hem de sağlıklı büyümenin sağlanacağını kaydeden Albayrak, Türkiye'nin, "üretimin büyümeyi destekleyecek" temelli olmasının önemine değindi.
Albayrak, 2019 sonrası uygulamaya koyacakları ikinci fazı, stratejik büyüme alanları tespit ederek hayata geçireceklerini ifade ederek, "Ne demek? Stratejik... Hem katma değer yüksek sektörler hem de katma değerli stratejik ürünlerin yanında teknolojik ürün üretimi ortaya konulacak." dedi.
İhracatı artıracak ve cari açığı azaltacak politikaların ağırlıkta olacağını vurgulayan Albayrak, "Sadeleştireceğimiz, bunun özelinde, burası çok önemli, vergi sistemi ile ilgili maliyede çok güçlü bir dönüşüm süreci başlayacak." ifadesini kullandı.
Albayrak, yeni yaklaşımla el birliği içinde tüm Türkiye'yi, daha da büyük ve güçlü bir şekilde üreten bir Türkiye'ye dönüştüreceklerini söyledi.
"Dolaylı vergiler azaltılacak" Berat Albayrak, 2022-2023 yıllarını kapsayacak "daha adaletli paylaşım" başlıklı üçüncü fazda, toplumun tabanına, 81 milyona daha adaletli bir paylaşım ortaya konulacağını kaydetti. Daha adil bir vergi sisteminin olacağını belirten Albayrak, dolaylı vergilerin azaltılacağını bildirdi.
Albayrak, kayıt dışı ile çok daha etkin mücadele edileceğini, işsizliğin azaltılacağını, gelir dağılımının iyileştirileceğini ifade etti.
Albayrak, 3+1 diye nitelendirdiği "nitelikli insan gücü ve güçlü toplum" başlıklı fazda gelişmiş ülke kriterinin yakalanacağını belirterek, bu fazda nitelikli nüfusun iş gücüne katılımı, insan gelişmişlik düzeyinin artırılması, üreten sivil toplum, kaynak verimliliği kültürü ve girişimci dostu piyasa gibi kriterleri ortaya koyacaklarını söyledi.
"Tüm paydaşlarla ortak hareket edeceğiz" Bütün bakanlıkların kamu kurumlarının uyum içerisinde, bu hedeflerle hareket ederek yollarına devam edeceğini aktaran Albayrak, "Bunun için tüm paydaşlarla ortak hareket edeceğiz. Bu süreç her şeyden önce 81 milyonun desteğiyle yürüyecek bir süreç. İş dünyamızın, sanayicimizin, akademisyenlerin, tüm bu paydaşların da katkısıyla etkin hale geleceğiz." diye konuştu.
Albayrak, şunları kaydetti:
"Hangi kamu harcaması olursa olsun yatırımı bu modelin öngördüğü kriterlere göre belirleyeceğiz. Özellikle yapılacak yatırım ya da harcamanın teknolojik ürün üretiminin önceliği olmalı. Ona bakacağız. Katma değer açısından... Burası çok önemli. İhracatı artırıyor mu? Buna bakacağız. Yeni dönemin anahtar cümlelerinden bir tanesi, yatırım ve harcamaları belirlenen kriterler açısından çok daha etkin bir şekilde yöneteceğiz. Bunun dışındaki alanlarda buraya kadarki tüketim, yatırım ve harcama kültürünü daha tasarruf mekanizmasını etkin kılacağımız bir sürece girecektir."
Albayrak, bu modelden herkesin Türkiye için kurduğu hayallerden ve ideallerden bir şeyler bulacağına işaret ederek, "Geldiğimiz günden beri bir dizi adım attık. Bu adımların ne kadar kararlı bir şekilde sürdürüleceğini göstermek açısından. Nitekim bütün bunların çoğu ortak bir aklın ürünü olarak bir aklın ürünü olarak... Önceliğimiz enflasyonla mücadele, bütçe disiplini, geldiğimiz 6 aylık bütçe rakamları noktasında bakanlığımızın birçoğuyla oturduk yüzde 30 tasarruf sürecini başlattık." şeklinde konuştuk.
Kaynak kullanımıyla ilgili çok etkin bir adım attıkları bilgisini veren Albayrak, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Sadece bu iki etkin adım sayesinde hazinemizin iki aylık borç çevirme oranını yüzde 125'lerden yüzde 110'a çektik. Özellikle sürdürülebilir ve sağlıklı büyüme noktasında bunlar elzem. 100 günlük eylem planında atacağımız adımların tamamı, ilan edilen projelerin tamamı 2018 bütçesi içerisinde çözülecek. Özellikle önemli projeler açısından yap-işlet-devret noktasında çok daha etkin ve farklı bir modeli uygulayacağız.
Bütçe disiplinini yakalama noktasında sadece son 1 ayda çektiğimiz fotoğrafın genel çerçevesinin bir toplantısı. Bu 30 günde, 6 aylık rakamlar noktasında ortaya koyduğumuz mali disiplin sadece bunun en basit örneği. 35 milyar TL'yi yıl sonuna kadar tasarruf ve gelir artışıyla bütçe disiplininde altın vuruş yaptık. Bu yıl minimum 5 milyar TL faiz dışı fazlayla yıl sonunu tamamlayacağız. Hazine borçlanmasını yılın kalan aylarında da bu oranı yüzde 100'e çekeceğiz."
"Türkiye'de her ürünün yerlisi var"
Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak, bütçe dışı harcamalarının da azaltılması gerektiğini vurgulayarak, "Bu konuda da çok güçlü bir irade ortaya koyuyoruz. Yeni dönemde basiretli borçlanmayı teşvik eden adımlarla birlikte özellikle kredi kartı, bireysel harcamalarla ilgili çalışmaları başlattık. Maaşımız 2 bin lira, 5 bin liralık Iphone'u taksitle alıyoruz. O zaman tüketim noktasındaki dengelenecek bir ithalat merkezindeki harcama kültürünü oluşturmak için benzeri adım atmalıyız. Kamuda maliyet dönüşümü açısından önemli bir süreci başlatıyoruz." ifadelerini kullandı.
Kamuda maliyet dönüşümü açısından önemli bir süreci başlattıklarını dile getiren Albayrak, "Özellikle kaynak açısından bakıldığında... Cari açık üzerindeki baskıyı azaltmak için... Türkiye'de her ürünün yerlisi var. Olmayan bir şey yok. Otomotivin, telefonun, halının, mobilyanın, her şeyin var." yorumunu yaptı.
Albayrak, özellikle kritik adımlardan bir tanesi olan yeni bir üst finansal regülasyon otoritesinin kurulmasını yeni yasama döneminde Meclis'e getirecekleri bilgisini vererek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Daha modern, daha hızlı karar vermeye yönelik yapıya geçildiğini, daha etkin ve liyakatli kadrolarla çok daha etkin rol oynayacaklarını ekimde bu yeni yapıyla kavuşacaklar. En kısa zamanda finansal kuruluşlarımız, sigortacılık sektörü, yeni bir milli reasürans yapısını oluşturacak. Sigortacılık çok önemli bir sektör. Finansal sektör içerisindeki payı layık olduğu yerde değil. Bireysel emelilik sistemiyle ilgili çok önemli adımlar atacağız.
Sistemi yeniden yapılandırarak tasarruf ve sermaye birikimiyle ilgili çok güçlü adımlar atacağız. Emlak Bankası'nı uzmanlık alanı olan sektörde daha da büyüteceğimiz bir yapı. Kalkınma Bankası'nın yapısal dönüşümünü sağlayacak yasal altyapıyı getirdik, ekimde o da mecliste. Çalışma arkadaşlarımızı da kabaca belirledik. Kalkınma Bankası'nı güçlü bilançoya hızlı bir şekilde kavuşturup hemen yola koyulacağız."
"Devlet olarak bu bankacılık sektörünün arkasındayız" Bakan Albayrak, OVP üzerindeki makro hedeflerin şekillenmeye başladığını belirterek, “Dengelenmenin sonucu olarak yüzde 3-4 aralığında önümüzdeki dönemde büyüme… Cari açık mali disiplin açısından yüzde 4’ler civarında dengelenecek bir süreci ona göre kurguluyoruz. Bütçe disiplinini daha sıkı bir şekilde ortaya koyacak, yüzde 1,5 seviyelerinde sınırlandıracağız.” dedi.
Türkiye’nin çok önemli ve güçlü bir ülke olduğunu ifade eden Albayrak, Türkiye’nin son 15 yıldaki yolculuğunda değişim, dönüşüm ve güçlü vizyonuna yakışır adımlar attığını kaydetti.
Albayrak, bugün yeni bir dönemin başlangıcında olunduğunu aktararak, şunları anlattı:
“Tüm paydaşlarımız ve milletimiz başta şunu bilmek durumundadır ki Türkiye tüm bu süreçlerde, bu yol haritasıyla kendine özgü güçlü temelleriyle 2023’e kadar çok daha güçlü bir ülke olacak. Bir tarafta manipülasyon, algı, bir tarafta reel politika çerçevesi… Her ikisine karşı da Türkiye hazır bir strateji ile yoluna devam edecektir. Bu noktada Türkiye dostlarıyla daha ileriye gidecektir. Tükiye hakikaten bu 3 unsuru en güçlü kılan noktalardan birisidir.
Türkiye, mali disiplin, bütçe disiplini, kamu bilançosu açısından çok güçlü bir ülke. Bunu daha da güçlü bir şeklide sergileyecektir. Bugün buradan birinci ağızdan çok net ifade ediyorum. Türkiye’nin çok güçlü bir bankacılık sektörü var. Sermaye yapısıyla bütün senaryolara hazırlıklı, sağlıklı bir bilanço yapısı var, bunu görmemiz lazım. Devlet olarak bu bankacılık sektörünün arkasındayız. Bu süreçler, günlük, anlık, Türkiye’yi ulaşmak istediği hedeflerden alıkoymak noktasında hiçbir şekilde başarılı olamayacak.”
Türkiye’nin hakikaten temelleri sağlam yerel altyapıya sahip olduğunu belirten Albayrak, tüm yerel ve yabancı paydaşların Türkiye’nin söylediğini, planladığını, hedeflediğini ortaya koyan bir ülke olduğunu göreceğini ve bundan sonra da devam edeceğini vurguladı.

20 Eylül 2018 Perşembe

Bakan Albayrak Yeni Ekonomi Programı'nı açıkladı

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde Yeni Ekonomi Programı açıkladı.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, tüm küresel ve bölgesel ekonomik zorluklara karşın Türkiye'nin tüm hedeflerine güçlü bir şekilde yürümesini sağlayacak bir ekonomik program hazırladıklarını belirterek, "Bu amaçla programın adını Yeni Ekonomi Programı olarak belirledik." dedi.

YENİ EKONOMİ PROGRAMI'NI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

Albayrak, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde düzenlediği basın toplantısında, "Dengelenme, Değişim ve Disiplin" sloganıyla hazırlanan Yeni Ekonomi Programı'nı (2019-2021) açıkladı.
Tüm küresel ve bölgesel ekonomik zorluklara karşın Türkiye'nin tüm hedeflerine güçlü bir şekilde yürümesini sağlayacak bir ekonomik program hazırladıklarını vurgulayan Albayrak, "Bu amaçla programın adını Yeni Ekonomi Programı olarak belirledik." dedi.
Albayrak, Yeni Ekonomi Programı'nı açıklarken, iş dünyasından sermaye piyasalarına, reel sektörden akademik camiaya kadar birçok paydaşın bir araya geldiğini, ilk defa bu kapsamda bir program açıklandığını söyledi.
Türkiye ekonomisinin 2002'den 2013'e kadar birçok alanda önemli atılımlar gerçekleştirdiğine işaret eden Albayrak, "2002'de 3 bin 600 dolar olan kişi başı gelir, 2013'te 3 kat artarak 12 bin 500 dolar oldu. Yaklaşık 7 milyon yeni istihdam oluşturduk. İhracatımız 4 kat arttı, kamu maliyesi merkezi yönetim bütçe açığı 2002'de yüzde 11,4 iken, yüzde 1'lere geriledi. AK Parti hükümetlerinin bu başarısı, hem halkımız hem de uluslararası camia tarafından takdir edildi." ifadelerini kullandı.
Albayrak, söz konusu büyümenin aynı zamanda özel sektör kanalıyla yakalandığını, kamu mali disiplininin sürekli hale geldiğini ve kamu finansmanının artık sorun olmaktan çıktığını kaydetti.
Bu süreç sonrasında Türkiye'nin, çok büyük iç ve dış sınamalara maruz kaldığına dikkati çeken Albayrak, şunları ifade etti:
"2013 yılı mayıs ayı sonunda Gezi Olayları ile başlayan süreç, 17-25 Aralık darbe girişimi, ülkemize karşı artan terör saldırıları, bölgemizde yaşanan bizi doğrudan etkileyen savaşlar ve jeopolitik gelişmelerle birlikte 15 Temmuz darbe girişimi yaşandı. Tüm bu süreçler, ülkemizde siyasi istikrarı ve demokrasinin yanında ekonomimizi de hedef aldı. Tüm süreçlerde, siyasi istikrar ve demokrasiyi korumak için her zaman millete gittik ve art arda birçok seçimle karşı karşıya kaldık. Başkanlık ve 24 Haziran seçimleri ile bu ekonomik değişiklikler için halkımızdan çok güçlü bir destek aldık. Bu dönem, dünyanın belli bir ekonomik ve siyasi kırılmalardan geçtiği bir dönem... Ekonomik yaptırımların adeta bir silah gibi kullanıldığı bir dönemden geçiyoruz. 10 Ağustos'ta doğrudan ekonomi ve para birimimizin hedef alınmasıyla Türkiye olarak biz de bu sürecin çok net bir parçası olduk."
"Kademeli bir GSYH artışını çok net bir şekilde göreceğiz" Berat Albayrak, şimdi tüm bu zorluklardan Türkiye'yi güçlenerek çıkarmak için milletten de aldıkları 5 yıllık yetkiyi çok iyi değerlendirerek bu güçlü programı hayata geçireceklerini söyledi.
Ekonominin bu zorlukları sağ salim aşmasını sağlamak üzere gerekli politika ve tedbirleri hayata geçireceklerini vurgulayan Albayrak, "Ekonomimizin güçlü yanlarını da zayıf yanlarını da gayet iyi biliyoruz. Sadece kendi yaptığımızla değil, toplumun tüm kesimlerinin katkısıyla hep birlikte oluşturduk. Biz kendi ekonomimizi güçlü kıldığımız, tedbirleri aldığımız sürece küresel ve siyasi gelişmelere karşı direncimiz de en üst düzeyde olacaktır. Yeni ekonomi programının bu tedbirleri de kapsayan bir program olmasını sağladık." diye konuştu.
Albayrak, yeni ekonomi programını 3 ana temel üzerine oturttuklarını aktararak, şöyle devam etti:
"Bunlardan birincisi dengelenme, sonra disiplin ve nihayetinde değişim olarak uyguladığımız bu süreç, tüm bu çerçeve, ekonomimizin bazı temel alanlarında daha sürdürülebilir bir modele geçmeden önce, bu yıldan başlayarak, 2019-2021 döneminde ekonomik bir dengelenme yaşayacağımız yol haritasını ortaya koyduk. Bu nedenle 2019 gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) büyümesi beklenti noktasında yüzde 2,3 düzeyinde gerçekleşecek.
Disiplinden temel kastımız, dengelenme sürecinin kamu maliyesindeki disiplinle desteklenmesidir. Son prensibimiz ise değişim... Değişimde temel hedefimiz ise bundan sonra yapacağımız her politika değişikliğinde ülkemizin uzun vadeli üretim kapasitesinin ve ihracatının da artmasını sağlayacak katma değerli alanlara yoğunlaşmaktır. Bunun en son örneğini bundan sonra destekleyeceğimiz yatırım projelerinde çok net göreceğiz. Bütün bunların sonucunda kademeli bir GSYH artışını çok net bir şekilde göreceğiz."
Program ile büyümeyi sürdürülebilir ve sağlıklı bir çizgiye oturtacaklarını belirten Albayrak, "2021'den itibaren yüzde 5 büyümeyi sağlayarak, büyümeyi bu şekilde sürdürülebilir kılmak ve sağlam temeller üzerine inşa etmek temel amacımız olacak." dedi.
"Enflasyonla topyekün mücadele programını hayata geçireceğiz" Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak, Yeni Ekonomi Programı'nı enflasyon, kamu maliyesi, istihdam, cari açık ile bankacılık ve reel sektör alanlarındaki tedbirler üzerine kurguladıklarını bildirdi.
Enflasyon noktasında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB), fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki tüm araçları, kararlı ve bağımsız bir şekilde kullanmaya devam edeceğini vurgulayan Albayrak, "Ancak hepinizin malumu ki enflasyonla mücadelede başarılı olmak için bu yeterli değil." dedi.
Albayrak, finansal güvenlik ve istikrarın sürdürülebilmesi için yeniden yapılandırılmış Finansal İstikrar ve Kalkınma Komitesi'nin hayata geçirileceğini belirterek, "Çok yakında da kamu ile paylaşacağımız ve bu süreci destekleyecek enflasyonla topyekün mücadele programını hayata geçireceğiz." dedi.
Program hedefleri
Bu arada, Bakan Albayrak'ın açıkladığı Yeni Ekonomi Programı'nda büyüme hedefleri; 2018 yılı için yüzde 3,8, 2019 yılı için yüzde 2,3, 2020 yılı için yüzde 3,5 ve 2021 yılı için yüzde 5 olarak belirlendi.
Yeni Ekonomi Programı'nda enflasyon hedefleri ise 2018 yılı için yüzde 20,8, 2019 yılı için yüzde 15,9, 2020 yılı için yüzde 9,8, 2021 yılı için yüzde 6,0 olarak yer aldı.
Bütçe açığının GSYH'ye oranı hedeflerinin 2018 yılı için yüzde 1,9, 2019 yılı için yüzde 1,8, 2020 yılı için yüzde 1,9, 2021 yılı için yüzde 1,7 olduğu Yeni Ekonomi Programı'nda, işsizlik oranı hedefleri de 2018 yılı için yüzde 11,3, 2019 yılı için yüzde 12,1, 2020 yılı için yüzde 11,9 ve 2021 yılı için yüzde 10,8 şeklinde sıralandı.
"Cari açıkta bu yıldan itibaren önemli bir düşüş görmeye başladık ve bu devam edecek" Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, "Cari açıkta bu yıldan itibaren artan turizm gelirleri ve ihracatı önceliklendiren yeni uygulamalarımızın devreye alınması ile birlikte önemli bir düşüş görmeye başladık ve bu devam edecek." dedi.
Albayrak, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde düzenlediği basın toplantısında, "Dengelenme, Değişim ve Disiplin" sloganıyla hazırlanan Yeni Ekonomi Programı'nı (YEP) açıkladı.
Albayrak, "Ürün Gözetim Mekanizması" ve “Tarımda Milli Birlik Projesi” ile gıda fiyatlarındaki dalgalanmaların yakından izlenerek gıda enflasyonu ile etkin mücadele edileceğini belirterek, “Kira artışına yönelik TÜFE bazlı düzenleme, tarımda tedarik zincirinin iyileştirilmesi, bu kapsamda Ürün İzleme Mekanizması gibi birçok aksiyonla enflasyonla mücadele edecek ve 2020 yılı sonunda tek haneye inen enflasyonu 2021’de yıllık bazda yüzde 6’ya indireceğiz.” dedi.
Enflasyonla mücadelenin yanı sıra Türkiye’nin ekonomi alanında 2002’den bu yana gösterdiği başarıdaki en önemli alanlardan birinin kamu maliyesinde sağlanan sıkı disiplin olduğunu vurgulayan Albayrak, şunları kaydetti:
"Kamu maliyesindeki güçlü durumumuzu sürdürmek için bugünden başlayarak kamuda kaynakların doğru ve verimli kullanılmasını sağlayacak bazı tedbirler almaya başladık. Bunlar sayesinde sadece 2019 yılında 76 milyar lira kamu kaynağı oluşturulmuştur. Bu alanda alacağımız tedbirlere örnek olarak, ihalesi yapılmamış ve ihalesi yapılmış ancak henüz başlamamış projeler askıya alınacaktır. Mega projeler doğrudan yabancı yatırım yoluyla uluslararası finansman ile hayata geçirilecek. Kamu özel iş birliği uygulamalarının daha etkin ve finansal açıdan verimli olmasına yönelik düzenleme yapılacaktır."
Albayrak, kamu maliyesinde disiplini sağlamak üzere kamu gelirlerinin artırılmasına yönelik tedbirler de aldıklarını aktararak, vergide etkin tahsilat ve kayıt dışılığı azaltmak için vergi süreçlerinde önemli iyileştirmeler yapacaklarını, etkinliği kalmamış olan istisna, muafiyet ve indirimleri kademeli olarak kaldıracaklarını bildirdi.

14 Ağustos 2018 Salı

Bakan Albayrak'tan önemli Türk Lirası açıklaması

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak dolar kurundaki hareketlilik ve ABD ile yaşanan sürece ilişkin açıklamalar yaptı. Konuşmasında doların artık güvenirliğini yitirdiğini vurgulayan Albayrak, "Ticaret ve alışverişlerde kendi paramızı kullanmayı sağlayacağız" dedi. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak dolar kurundaki hareketlilik ve ABD ile yaşanan sürece ilişkin açıklamalar yaptı. Konuşmasında doların artık güvenirliğini yitirdiğini vurgulayan Albayrak, "Ticaret ve alışverişlerde kendi paramızı kullanmayı sağlayacağız" dedi.



Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak SETA'nın düzenlediği, 'AK Parti'nin kuruluş yıl dönümü' sempozyumunda konuştu. Albayrak döviz kurundaki hareketliliğe ilişkin, "Serbest piyasa kurallarında kalarak gereken tüm araçları devreye sokarak adım atmaya devam edeceğiz. Firmaları daha da rahatlatacak adımlar atılacak. Bu süreç bize eksik kaldığımız yönleri gösterdi" dedi. Türk Lirası'nı korumaya yönelik adımları atmaya devam edeceklerini dile getiren Albayrak, "Aksiyon planımız çerçevesinde önümüzdeki günlerde firmaların döviz riskini azaltmaya yönelik gerekli düzenlemeye adım adım hayata geçireceğiz. Ve aynı zaman ticaret ve alışverişlerde kendi paramızı kullanmayı sağlayacağız. Önümüzdeki dönemde göreceksiniz Türk Lirası'nı daha güçlü göreceğiz" ifadelerini kullandı.
Berat Albayrak'ın açıklamalarından satırbaşları:


FİRMALARIMIZI DAHA DA RAHATLATACAĞIZ


16 yıldır Cumhurbaşkanlığı liderliğinde ekonomide büyük bir başarı hikayesi yazmış AK Parti kadrolarının son 5 yıldır doğrudan terör örgütleriyle çok farklı siyasi ve uluslararası sınamalara maruz kalan ülkemiz ilk defa küresel ve finansal sitemin en büyük oyuncusu tarafından hedef alındı.10 Ağustos'ta TL'ye saldırı en üst düzeyden ilan edildi. Kurumlarımız çok sağlam kararlı bir duruş ortaya koydular. İlk günden itibaren paydaşlarla çok yakın bir çalışma ve aksiyon planı oluşturdu. Merkez Bankamız ve BDDK piyasalardaki baskıyı azaltmak için gerekli tüm tedbirleri aldı.Gereken tüm piyasa araçlarını kullanarak adımlarımızı atacağız. Reel sektöre ve bankalara yönelik bir dizi tedbir uygulamaya devam edeceğiz. Yapılandırmaları daha net bir çerçeveye oturmuş olacağız. Bankalarla kredilerin yeniden yapılandırılmasına yönelik çerçeve düzenlemesinde bir noktaya geldik. Kur artışından etkilenen firmaları tespit ederek, firmalarımızı daha da rahatlatmaya devam edeceğiz.


ARTIK DOLAR GÜVENİRLİĞİNİ YİTİRMİŞTİR


Avrupa'dan yükselen tepkileri önemsiyoruz. Vatandaşlarımız algı operasyonlarını püskürttü. Artı dolar güvenilirliğini yitirmiştir. Tüm ülkeler kendini bu güvensizlikten kurtarmak için milli parayla ticareti önemsemeye başlamıştır. Aksi takdirde bir kelebek etkisi ile küresel ticareti sarsacaktır. Biz de Türk parasını daha korumaya yönelik adımları atmaya devam edeceğiz.


KENDİ PARAMIZI KULLANMAYI SAĞLAYACAĞIZ


Banka mevduatlarından önemli çıkış olmaması vatandaşların algı operasyonlarını nasıl püskürttüğünü net şekilde ortaya koyuyor. Bankacılık sektörümüz yoluna çok daha güçlü bir şekilde devam etmektedir. Tüm paydaşlarla gerekli adımları atarak. Bankacılık sektörümüzü çok daha güçlü bir yapıya kavuşturmak için emin adımlarla ilerliyoruz. Milletimiz dimdik ayakta durmaktadır. Bu aziz milletin bir ferdi olmaktan ne kadar gurur duysak azdır. Özellikle dövizle borçlanan firmaların riskleri azaltmak için gerekli adımları atmıştık. Aksiyon planımız çerçevesinde önümüzdeki günlerde firmaların döviz riskini azaltmaya yönelik gerekli düzenlemeye adım adım hayata geçireceğiz. Ve aynı zaman ticaret ve alışverişlerde kendi paramızı kullanmayı sağlayacağız. Önümüzdeki dönemde göreceksiniz Türk Lirası'nı daha güçlü göreceğiz. Piyasalarda ne panik ne de endişe havası oluşturabildiler.


YUMRUĞUNU SIKANA YANAĞIMIZI DÖNMEYECEĞİZ


2008 finansal krizinden bugüne kadar sadece 7 milyondan fazla istihdam üretmiş Türkiye'den bahsediyoruz. Enflasyon ve cari açığa karşı her türlü politikayı oluşturmak bakanlığımızın görevidir. Maliye politikasının çıpa olma özelliği daha da güçlenerek devam edecek. Önümüzdeki dönemde sonuç odaklı etkili reformlar politika çerçevemizin en önemli parçası olacaktır. İlk günden beri doğrudan 81 milyon vatandaşımızı ve cebini hedef alan bu saldırı için kazanacağız diyorum. Biz bu millete inanıyoruz. Özel sektörümüze, gençlerimize inanıyoruz. Elini uzatana elimizi uzatıp sıkacağız. Yumruğunu sıkana da yanağımızı dönmeyeceğiz. Yeter ki millet olarak birlik ve beraberliğimizi kaybetmeyelim. Bunu yaptığımız sürece girdikleri her girişim sakalımızı kesmek için uzattıkları kollarını kaybetmekten başka hiçbir şeyle neticelenmeyecek.

"Yalnız kalmaya mahkum olacak" 

Başta Avrupa olmak üzere birçok ülkeden, Türkiye'ye karşı gerçekleştirilen saldırıya net tepkiler geldiğine işaret eden Albayrak, Almanya ve İtalya'dan gelen açıklamaların yaşanılan sürecin ne kadar haksız ve art niyetli olduğunu, diplomasinin hiçbir yönüyle bağdaşmadığını çok açık ve net şekilde gösterdiğini belirtti.
Albayrak, bu süreçte sağduyulu açıklamaların Türk milletinin Avrupa'ya olan güvenini de güçlendireceğini belirterek, şunları söyledi:
"Bugün bu ülke, yarın başkası bu işi bir ekonomik ilişkiden siyasi platformda bir yere çekiyorsa emin olun bugün bunun etkisinden daha fazlası yarın gelebilir. Bölgesinde yaşananlara rağmen yatırımcılar için güvenli liman olan Türkiye'nin Avrupa ile ilişkilerini pozitif gündem ve bunun da ötesinde daha da ileriye yönelik bir iş birliği içinde güçlendirmesi, dünyayı tehdit eden bu tip gerilimlere, bozulmaya çalışılan ticaret iş birliklerine ve küresel finans sistemini tehdit edenlere en güzel cevap. Sadece kendi siyasi hedef ve çıkarları için istediğine yaptırım uygulamaya çalışan anlayış eninde sonunda yalnız kalmaya mahkum olacaktır."

3 Ekim 2018 Çarşamba

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'tan flaş McKinsey açıklaması

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ


Özel bir televizyon kanalında canlı yayın programında konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, McKinsey ile danışmanlık anlaşması hakkında açıklamalarda bulundu. Bakan Albayrak, "Görüş alacağız ama yerli ve milli duruşla yöneteceğiz" dedi ve ekledi: "Yapılan yorumlar cehaletten değilse ihanettir!"



Özel bir televizyon kanalında canlı yayın programında konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, McKinsey ile danışmanlık anlaşması hakkında açıklamalarda bulundu.


KAMUDA TASARRUF SÜRECİ


Türkiye'de sistem değişimi yaşadık. Türkiye rekabetçi bir pozisyona doğru ilerliyor. 

Yabancı firmalarla çalışılıyor deniyor. Devlet bu firmalarla dün çalıştı bugün de çalışıyor, ileride de çalışacak. Türkiye'den de danışman hocalardan katkı aldık. 

Biz yeni dönemde bir dönüşüm ofisi kurduk, görevine başladı. Bu yerli-milli ekip oluşturduk. Biz birçok firmadan dünyadaki örneklerle ilgili analiz ve raporlar aldık. 

Toplam üretilen elektrikte yerli payını artıracağız. Son rakam bu yıl geçen yıla göre yüzde 4'e yakın artış var. Yüzde 47'ler yüzde 51'lere çıkmış. Herkesin aklını alıp biz yöneteceğiz. 

Dedikoduyla vatandaşımız zihnini teslim etmesin. Bu ülkeyi en ufak bir sekteye uğratmadan güçlü Türkiye yolculuğunda ilerliyoruz " dedi.


BAKAN ALBAYRAK'TAN MCKINSEY İLE DANIŞMANLIK ANLAŞMASI HAKKINDA FLAŞ AÇIKLAMA


Danışmanlık firması McKinsey'le ilgili tartışmalara değinen Bakan Berat Albayrak, "Birçok firmadan Dönüşüm Ofisi ile ilgili biz raporlama aldık. 

Sadece bu firmadan değil. Türkiye'ye özgün kendi modelimizi uygulama noktasında kendi milli aklımızı ortaya koyarak ofisi kurduk. Ofisin başında biz varız. Yarın öbür gün başka akıllara da soracağız. Yaplan yorumlar cehaletten değilse ihanettir!" dedi.


Bakan Albayrak: Enflasyon ekimden sonra düzelecek


Yurt dışında birçok firmadan raporlama aldıklarını belirten Bakan Albayrak, "Milli aklımızı ortaya koyarak kurduğumuz ofisin başında biz varız" dedi.
Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, NTV canlı yayınında Ankara İstihbarat Şefi Ahmet Ergen'in sorularını yanıtlıyor.


Enflasyon rakamlarını değerlendiren Albayrak şunları söyledi:

"Bu oran piyasa beklentileri ve Merkez Bankası çalışmaları açısından bakıldığında beklentilerin üzerinde. 

Piyasadaki fiyatlama ölçüsünde fırsatçılık, stokçuluk, spekülatif fiyatlama davranışının algı değil gerçek olduğunu ortaya koydu. Demek ki, biz bu anlamdaki fiyatlamalarla daha yoğun bir şekilde mücadele edeceğiz.

"EN KÖTÜ AYI GERİDE BIRAKTIK"


En kötüyü geride bıraktık. Eylül ayı en kötünün olduğu bir aydı. Spekülatif süreç yaşadık, bunu püskürttük. Eylülde attığımız adımlarla birlikte birkaç aylık sürecin etkilerinin kalıcı değil, daha somut gerçekçi adımlarla yürüyeceğimiz sürecin sinyallerini almaya başladık.

"DENGELENME SÜRECİNİ GÖRMEYE BAŞLADIK"


Ekim ayında atılacak adımlarla bu süreç çok pozitif güçlü adımlarla seyredecek. Dengelenme sürecini görmeye başladık. Ticaret erbabı ve bunun takibi çok önemli. 

Vatandaşlar sahada, kamu görevlileri sahada. Son iki ayda 22 binden fazla şikayet geldi, biz etkin şekilde sahada mücadele ettik. Bu işin ciddiyeti açısından vatandaş merkezli çok yakın bir süreci ortaya koymamız lazım. Ekim itibariyle çok daha somut neticelerin çıkacağı bir sürece işaret ediyor.

"ENFLASYONLA TOPYEKÜN MÜCADELE SÜRECİ HAFTAYA AÇIKLANACAK"


Enflasyonla mücadele kapsamında paydaşların tamamıyla önden görüşme yapacağız. Haftaya fiyatlama, indirim, sorumluluk alma anlamında taşın altına eline koyma noktasında süreç başlatacağız.

Tüm bu davranışlar tüm kesimleri etkiliyor. Hep birlikte mücadele elzem. Fiyatlamayı etkileyen sektörler başta olmak üzere görüşmeleri yapıp haftaya bununla ilgili genel kamuoyu açıklamasıyla bunun topyekün mücadele gerektirdiğini seslendireceğiz."

"YERLİ-MİLLİ EKİP OLUŞTURDUK"


Kamuda tasarruf süreciyle ilgili konuşan Albayrak,  "Türkiye'de sistem değişimi yaşadık. Türkiye rekabetçi bir pozisyona doğru ilerliyor. Yabancı firmalarla çalışılıyor deniyor. 

Devlet bu firmalarla dün çalıştı bugün de çalışıyor, ileride de çalışacak. Türkiye'den de danışman hocalardan katkı aldık. Biz yeni dönemde bir dönüşüm ofisi kurduk, görevine başladı. Bu yerli-milli ekip oluşturduk. Biz birçok firmadan dünyadaki örneklerle ilgili analiz ve raporlar aldık.

"HERKESİN AKLINI ALIP BİZ YÖNETECEĞİZ"


Toplam üretilen elektrikte yerli payını artıracağız. Son rakam bu yıl geçen yıla göre yüzde 4'e yakın artış var. Yüzde 47'ler yüzde 51'lere çıkmış. Herkesin aklını alıp biz yöneteceğiz. Dedikoduyla vatandaşımız zihmini teslim etmesin. Bu ülkeyi en ufak bir sekteye uğratmadan güçlü Türkiye yolculuğunda ilerliyoruz " dedi.

"YALNIZCA RAPORLAMA ALDIK, OFİSİN BAŞINDA BİZ VARIZ"


Danışmanlık firması McKinsey'le ilgili tartışmalara değinen Albayrak şunları kaydetti: "Birçok firmadan Dönüşüm Ofisi ile ilgili biz raporlama aldık. Sadece bu firmadan değil. Türkiye'ye özgün kendi modelimizi uygulama noktasında kendi milli aklımızı ortaya koyarak ofisi kurduk. Ofisin başında biz varız. Yarın öbür gün başka akıllara da soracağız."

ABD TEMASLARI


Bakan Albayrak, ABD'deki temasları hakkında da bilgi verdi. Albayrak şöyle konuştu: "Son bir ayda yoğun yurtdışı seyahati yaptık. 

Biz Türkiye olarak ağustos ve eylülde güçlü reflekslerle güçlü bir duruş sergiledik. Bu duruştan taviz vermeyeceğiz. Türkiye'nin dostluğu da düşmanlığı da kıymetli. Türkiye dostluğu samimi şekilde ifade edenlerle yan yana sürdürmeye devam edecek. Türkiye vtanadaşı olduğunu ifade etmek yurtdışında çok büyük bir itibar meselesi.

Türkiye'nin ekonomik durumu bütün temel göstergeleri çok güçlü. Kamu borçluluğunda en düşük ülkelerden biri, hanehalkında dünya ortalamasının hayli hayli altında. Geçen hafta Almanya'daydık. Türkiye'nin genç nüfusu var. 

Türkiye'nin geleceğine umutlu ve sağlam adımlarla yürüyeceğinden en ufak bir şüphemiz yok. Bunu muhataplarla yapılan toplantıda çok net görüyoruz. Birilerinin yalanlarını algı üzerinden gerçekleştirmesine izin vermemeliyiz."

15 Temmuz 2018 Pazar

7 yeni Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yayımlandı Çok Önemli Değişiklikler var

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

7 yeni Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yayımlandı. YAŞ'ın yapısı yeniden şekillendirildi. Devlet denetleme kurulu, MGK Genel Sekreterliği, Adli Tıp ile ilgili önemli değişiklikler yapıldı. Kararnameyle, Hazine ve Maliye Bakanı ile Milli Eğitim Bakanı YAŞ üyesi oldu.

KARARNAMENİN TÜM METNİNE ULAŞMAK İÇİN TIKLAYINIZ 
Resmi Gazete'de 7 Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yayımlandı. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'yle Yüksek Askeri Şura'nın (YAŞ) yapısı yeniden düzenlendi.

Resmi Gazete'de yayımlanan kararnameye göre, YAŞ üyeleri Cumhurbaşkanı yardımcıları, Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Hazine ve Maliye Bakanı, Milli Eğitim Bakanı, Milli Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı ile Kuvvet Komutanlarından oluştu.
Cumhurbaşkanı gerekli gördüğü hallerde Yüksek Askeri Şura toplantılarına katılıp başkanlık edecek. Cumhurbaşkanının katılmadığında durumlarda toplantıya görevlendireceği yardımcısı başkanlık yapacak.
YAŞ'ın görevleri, "Genelkurmay Başkanlığınca hazırlanan askeri stratejik ana fikrin (konseptin) tespiti ve gerektiğinde yeniden gözden geçirilmesi hususları ve Silahlı Kuvvetlerin ana program ve hedefleri ile ilgili konularda görüş bildirmek, Silahlı Kuvvetlerle ilgili olup önemli görülen mevzuat taslaklarını inceleyip görüş bildirmek, Cumhurbaşkanının lüzum gördüğü hallerde Silahlı Kuvvetlerle ilgili diğer konular hakkında görüş bildirmek ve mevzuatla verilen görevleri yapmak" olarak belirlendi.
YAŞ, Cumhurbaşkanının başkan olarak belirleyeceği Cumhurbaşkanı Yardımcısının çağrısı ile yılda en az bir kez toplanacak. Cumhurbaşkanı gerektiğinde Şura'yı toplayabilecek.

KARARLAR, SALT ÇOĞUNLUKLA ALINACAK

Şura, bütün üyelerin katılması ile toplanacak. Ancak özürü olanlar "toplantıya katılamayacaklarını" toplantı gününden önce Şura sekreteryasına bildirecek.
Kararlar, toplantıya katılan üyelerin salt çoğunluğu ile alınacak. Oylarda eşitlik olması halinde Başkanın katıldığı tarafın oyları geçerli sayılacak. Oylama işlemi aksine bir karar alınmadıkça açık olarak yapılacak.
Toplantıya katılamayan üyeler, gündemdeki konular hakkında görüşlerini yazılı olarak bildirebilecek. YAŞ kararları, Cumhurbaşkanının onayı ile tekemmül edecek.

TOPLANTILAR GİZLİ YAPILACAK

Şura'nın sekretarya hizmetlerini, Cumhurbaşkanınca belirlenecek merci yürütecek.
YAŞ üyeleri, kendileri, kendilerinden kıdemli veya eşiti olan general ve amirallerin yükselme veya emeklilikleri ile ilgili konularda toplantılara katılamayacak.
Gizli olarak yapılacak YAŞ toplantılarında görüşmelerin ve alınan kararların açıklanması veya yayımlanması yasak olacak. Açıklanmasına Şura'nın kararıyla müsaade edilen konular, Milli Savunma Bakanlığı tarafından yayımlanacak.

GİZLİLİĞİN KALDIRILMASI YÖNETMELİKTE GÖSTERİLECEK

Şura'da görüşülen mevzuat taslakları ile alınan kararların gizliliğinin ne şekilde ve ne zaman kaldırılacağı yönetmelikte gösterilecek.
Yüksek Askeri Şura'nın yönetimi ve çalışma usulleri ile sekretarya hizmetlerine ilişkin iş ve işlemler, Cumhurbaşkanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikte belirlenecek.
Yayımı itibarıyla yürürlüğe giren kararnamenin hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütecek.

YÖK ÜYELİĞİNE VE ALTI ÜNİVERSİTEYE ATAMA

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) üyeliğine ve altı üniversiteye atamalar yapılmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararları, Resmi Gazete'de yer aldı.
Buna göre, YÖK üyeliğine ASELSAN Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Çelik getirildi.
Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü'ne Prof. Dr. Fatma Seniha Nükhet Hotar, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörlüğü'ne Prof. Dr. Akın Levent, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Rektörlüğü'ne Prof. Dr. Nuri Aydın, Marmara Üniversitesi Rektörlüğü'ne Prof. Dr. Erol Özvar, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörlüğü'ne Prof. Dr. Hüseyin Çiçek, Sakarya Üniversitesi Rektörlüğü'ne Prof. Dr. Fatih Savaşan atandı.

İÇİŞLERİ BAKANLIĞI'NA BAĞLI AFAD KURULDU



Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'yle İçişleri Bakanlığı'na bağlı Afet ve Acil Durum (AFAD) Yönetimi Başkanlığı kuruldu.
"Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında 4 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi" Resmi Gazete'de yayımlandı.
Buna göre, İçişleri Bakanlığı'na bağlı AFAD Yönetimi Başkanlığı kuruldu.
Kararnamede, merkez ve taşra teşkilatlarından oluşan Başkanlık hizmet birimlerine yer verildi.
Başkanlık, afet ve acil durumlarla sivil savunmaya ilişkin hizmetlerin ülke düzeyinde etkin bir şekilde gerçekleştirilmesi için gerekli önlemlerin alınması ve olayların meydana gelmesinden önce hazırlık ve risk azaltma, olay sırasında yapılacak müdahale ve olay sonrasında gerçekleştirilecek iyileştirme çalışmalarını yürüten kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonun sağlanması, yurt içinde ve yurt dışında insani yardım operasyonlarının yapılması ve koordine edilmesi ile bu konularda politika önerilerinin geliştirilmesi ve uygulanması hususlarını yürütecek.
Başkanlık bünyesindeki Afet ve Acil Durum Danışma Kurulu, başkan veya başkan yardımcısı başkanlığında, Dışişleri ve İçişleri Bakanlıkları ile Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, Türkiye Kızılay Derneğinden daire başkanı düzeyinde birer temsilci ve alanla ilgili çalışmaları bulunan ve Yükseköğretim Kurulu tarafından bildirilecek en az on üniversite öğretim üyesi arasından Başkanın belirleyeceği üç üyeden oluşacak.
Kurul, yılda en az iki kez toplanacak. Ayrıca başkanın çağrısı üzerine olağanüstü de toplanabilecek. Kurulun görevleri arasında afet ve acil durumlardan korunmak, afet ve acil durum risklerini azaltmak, afet ve acil durum sonrası yapılacak faaliyetler hakkında öneriler sunmak, politikaları ve öncelikleri belirlemek bulunuyor.
İllerde de valilere bağlı il afet ve acil durum müdürlükleri kuruldu.

GENELKURMAY MİLLİ SAVUNMA BAKANI'NA BAĞLANDI

Genelkurmay Başkanlığı, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle Milli Savunma Bakanına bağlandı.
"Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi", Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Kararnameyle 10 Temmuz'da yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Kuvvet komutanlıklarının bağlılığı" başlıklı 338'inci maddesi, "Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıkları" başlığıyla yeniden düzenlendi.
Buna göre, Genelkurmay Başkanlığı ve kuvvet komutanlıklarının görev ve sorumluluklarında birtakım düzenlemeler yapıldı.
Kuvvet komutanlıklarının Milli Savunma Bakanına bağlılığını düzenleyen maddede değişikliğe gidilerek maddeye Genelkurmay Başkanlığı da eklendi.
Buna göre, Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanına bağlandı. Söz konusu düzenleme sonrası ilgili madde, "Genelkurmay Başkanlığı ile Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıkları Milli Savunma Bakanına bağlıdır. Cumhurbaşkanı gerekli gördüğünde genelkurmay başkanı ile kuvvet komutanları ve bağlılarından doğrudan bilgi alabilir, bunlara doğrudan emir verebilir. Verilen emir herhangi bir makamdan onay alınmaksızın derhal yerine getirilir" olarak düzenlendi.
Bu kapsamda, Genelkurmay Başkanı ile kuvvet komutanları Milli Savunma Bakanına ayrı ayrı bağlı ve sorumlu olacak. Genelkurmay Başkanlığı ile kuvvet komutanlıklarının teşkilatı Milli Savunma Bakanlığı kadro ve kuruluşunda gösterilecek.

GENELKURMAY BAŞKANININ GÖREVLERİ

Cumhurbaşkanı namına silahlı kuvvetlerin komutanı olan genelkurmay başkanı savaşta başkomutanlık görevlerini cumhurbaşkanı namına yerine getirecek. Genelkurmay başkanı, silahlı kuvvetlerin savaşa hazırlanmasında personel, istihbarat, harekat, teşkilat ve eğitim hizmetlerine ait ilke ve öncelikler ile ana programları hazırlayarak Milli Savunma Bakanının onayına sunacak; bunlardan istihbarat, harekat, teşkilat ve eğitim hizmetlerinin Kara, Deniz, Hava Kuvvetleri Komutanlıkları ile Genelkurmay Başkanlığına bağlı kuruluşlar vasıtasıyla uygulanmasını sağlayacak. Personel hizmetleri ise özel kanunlarına ve Cumhurbaşkanlığı kararnamesine göre yürütülecek.
Genelkurmay başkanı, lojistik ve tedarik hizmetleri için tespit etmiş olduğu ilke, öncelik ve ana programlar ile askeri okullardaki eğitim ve öğretim hizmetlerine ilişkin önerilerini, bu hizmetleri yürütecek olan Milli Savunma Bakanlığına bildirecek. Uluslararası yapılacak anlaşma ve antlaşmaların askeri yönlerinin tayininde ve uygulama esaslarının tespitinde Genelkurmay başkanının mütalaası alınacak. Genelkurmay başkanı gerektiğinde bu toplantılara katılabilecek veya temsilci gönderebilecek.
Genelkurmay başkanı şahsen veya yetkili kılacağı kişi ve kuruluşlarla, görev ve yetkilerine ait konularda ilgili bakanlıklar, daireler ve kurumlarla doğrudan yazışma yapabilecek, temaslarda bulunabilecek.
Milli Savunma Bakanlığının görevlerini yürütmesine ilişkin maddede yapılan değişiklikle de kuvvet komutanlıklarının yanına Genelkurmay Başkanlığı ifadesi eklendi. Madde, "Milli Savunma Bakanı görevlerini, Genelkurmay Başkanlığı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıkları ile Bakanlık merkez ve taşra teşkilatı ile bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşları vasıtasıyla yerine getirir" olarak düzenlendi.
Kararnameyle, Milli Savunma Bakanlığı bünyesindeki Harita Genel Müdürlüğünün kuruluş, teşkilat, görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin usul ve esaslara ilişkin de düzenleme yapıldı. Savunma, güvenlik, istihbarat ve kalkınma maksatlı çalışan kurum ve kuruluşların temel coğrafi veri ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla Harita Genel Müdürlüğüne bağlı olarak Coğrafi Veri Merkezi kuruldu.

TİKA VE YTB, KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI'NA BAĞLANDI



TİKA ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlandı.

MGK'NIN YAPISI YENİDEN DÜZENLENDİ

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'yle, Cumhurbaşkanına bağlı Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Genel Sekreterliği'nin yapısı yeniden düzenlendi.
Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinin Teşkilat ve Görevleri Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Buna göre, Cumhurbaşkanına bağlı Genel Sekreterliğin teşkilat, görev, yetki, çalışma usul ve esasları yeniden düzenlendi.
İki ayda bir toplanacak MGK'nın üyeleri, gerektiğinde doğrudan Cumhurbaşkanının çağrısıyla da bir araya gelebilecek.
Kurul toplantıları Cumhurbaşkanı başkanlığında yapılırken, Kurula Cumhurbaşkanının katılmadığı zamanlarda Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlık edecek.
Kurul toplantılarına üyeler dışında, gündemin özelliğine göre ilgili bakan ve kişiler de çağrılarak bilgi ve görüş alınabilecek.
MGK kararları çoğunlukla alınacak, eşitlik halinde Kurul Başkanının bulunduğu taraf çoğunluğu sağlamış sayılacak. Kurul kararları, Genel Sekreterlik tarafından Cumhurbaşkanlığına gönderilecek.
Kurulun gündemi Cumhurbaşkanı tarafından düzenlenecek. Cumhurbaşkanı yardımcıları, kurul üyesi bakanlar ile diğer bakanlar ve Genelkurmay Başkanının gündeme girmesini istedikleri konular, Genel Sekreter vasıtasıyla Cumhurbaşkanına iletilecek.

MGK GENEL SEKRETERLİĞİ'NİN GÖREVLERİ

MGK Genel Sekreterliği görevleri kapsamında, Cumhurbaşkanı Yardımcıları, kurul üyesi bakanlar ile diğer bakanlar ve Genelkurmay Başkanının, gündeme girmesini istedikleri konular Cumhurbaşkanına sunulacak. MGK Genel Sekreterliği'nin görevleri şöyle belirlendi:
"Cumhurbaşkanınca düzenlenen gündemi Kurul üyelerine dağıtmak. Kurul toplantıları için toplantı yerinin hazırlanmasını sağlamak, toplantı tutanaklarını Cumhurbaşkanının belirleyeceği usule göre tutmak. Toplantı sonucunda alınacak karar ve basın bildirisi taslağını hazırlayarak Kurula sunmak ve Kurul tarafından onaylanmasının ardından Kurul kararlarını imzalatarak bir nüshasını Cumhurbaşkanına sunmak. Kurul kararlarının bir nüshası ile görüşme tutanaklarını Genel Sekreterlik arşivinde muhafaza etmek, basın bildirisini basın ve yayın kuruluşlarına dağıtmak.
Kurulun her türlü yazı işlerini yürütmek. Kurul tarafından verilen görevleri yerine getirmek, bu çerçevede söz konusu görevlere ilişkin araştırma ve değerlendirme yapmak ve yaptırmak. Bu araştırma ve değerlendirme sonuçlarını Kurul üyelerine ulaştırmak ve bu konuları kapsayan bir dokümantasyon merkezi oluşturmak. Milli güvenliğin sağlanması ve milli hedeflere ulaşılması amacıyla Kurulun belirlediği görüşler dahilinde iç, dış ve savunma hareket tarzlarına ait esasları kapsayan Milli Güvenlik Siyaseti Belgesi'nin hazırlanmasına ilişkin çalışmaları yürütmek. Diğer mevzuatla Genel Sekreterliğe verilen görevleri yerine getirmek. Cumhurbaşkanı tarafından verilen diğer görevleri yapmak."

AVRUPA BİRLİĞİ (AB) BAŞKANLIĞI, DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI'NIN BAĞLI KURULUŞU OLDU

Resmi Gazete'de yayımlanan "Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi"ne göre AB Başkanlığı'nın görevi, "5 Mayıs 1969 tarihli 1173 sayılı Milletlerarası Münasebetlerin Yürütülmesi ve Koordinasyonu Hakkında Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla Türkiye'nin AB üyeliğine hazırlanmasına yönelik yapılacak çalışmaların yönlendirilmesi, izlenmesi ve koordinasyonu ile üyelik sonrası çalışmaların koordinasyonunu yürütmek" olarak tanımlandı.
Kararnamede, merkez ve yurt dışı teşkilattan oluşan AB Başkanlığının, Dışişleri Bakanlığı'nın bağlı kuruluşu olduğu belirtildi.
Buna göre, başkanlığın üst amiri AB Başkanı olacak. "AB Başkanlık görevi" de bakan tarafından görevlendirilen bakan yardımcısınca yürütülecek ve başkan, AB'den sağlanan katılım öncesi mali yardımlara ilişkin "Ulusal Yardım Koordinatörü" de olacak.
Kararnamede, AB Başkanlığı'nın hizmet birimleri ise şöyle sıralandı:
"AB ile İlişkiler Genel Müdürlüğü, Mali İşbirliği ve Proje Uygulama Genel Müdürlüğü, Yönetim Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı, Hukuk Müşavirliği, Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği."

AB EĞİTİM VE GENÇLİK PROGRAMLARI MERKEZİ BAŞKANLIĞI

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'yle ayrıca, AB Başkanlığı ile ilgili AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı da kuruldu.
Kararnamede, söz konusu başkanlığın görev ve yetkileri, AB'nin eğitim ve gençlik programlarını Türkiye'de duyurmak, bu programlara katılım çalışmalarını yürütmek, koordine etmek, izlemek ve Avrupa Komisyonu'na rapor halinde sunmak, bu programlar hakkında Avrupa Komisyonu ile gerekli görüşmeleri yapmak ve uygulama sözleşmelerini imzalamak olarak yer aldı.
Başkanlığın, başkan, genel koordinatörler, program koordinatörleri, destek hizmetleri koordinatörleri ile yeterli sayıda uzman, uzman yardımcısı, mütercim, rehber, denetçi, danışman ve destek hizmetleri personelinden oluştuğu belirtildi.

TAEK'İN GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUKLARI BELİRLENDİ



Türkiye Atom Enerjisi Kurumu'nun (TAEK) görev, yetki ve sorumlulukları belirlendi.
Konuya ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı.
Buna göre, nükleer enerji, iyonlaştırıcı radyasyon ve hızlandırıcı teknolojilerinin barışçıl amaçlarla ülke yararına kullanılması için teknik çalışmaları yapmak, yaptırmak ve koordine etmek üzere çalışan TAEK, bu kapsamda izlenecek ulusal politika ve strateji önerilerini hazırlayarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanına sunacak.
TAEK, kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler ile özel sektörün nükleer enerji, radyasyon ve hızlandırıcı teknolojileriyle ilgili bakanlığın uygun gördüğü öncelikli alanlarda; ekipman, malzeme ve yazılım dahil olmak üzere araştırma, geliştirme, teknoloji edinme, yenilik, tasarım, üretim, test ve yerlileştirme faaliyetlerine katılım sağlayacak teşvik ve destek sistemleri oluşturacak.
Ayrıca, görev alanıyla ilgili insan kaynağı oluşturmak amacıyla burs vermekle yükümlü olan TAEK'in yürütme kurulu Cumhurbaşkanınca atanacak başkan ve dört üyeden oluşacak.
Kurum başkanına çalışmalarında yardımcı olmak üzere üç başkan yardımcısı atanacak ve başkan yokluğunda başkan yardımcılarından birini yerine vekil olarak bırakacak.
TAEK, Teknoloji Geliştirme Dairesi Başkanlığı, Radyoaktif Atık Yönetimi Dairesi Başkanlığı, Radyasyon ve Hızlandırıcı Teknolojileri Dairesi Başkanlığı, Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı, Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığı, Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı, Personel ve Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, Denetim Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, Hukuk Müşavirliği olmak üzere dokuz hizmet biriminden oluşacak.
TAEK tarafından her yıl sonunda çalışma raporu hazırlanarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanına sunulacak.

SAVUNMA SANAYİİ BAŞKANLIĞI'NIN GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUKLARI BELİRLENDİ

Kararname ile Savunma Sanayii Başkanlığı'nın kuruluş, görev, yetki ve sorumlulukları belirlendi. Kararnameyle Cumhurbaşkanına bağlı ve tüzel kişiliği haiz kurulan Savunma Sanayii Başkanlığı, başkan, başkan yardımcıları ve hizmet birimlerinden oluşacak. Yurt dışı ve taşra teşkilatı kurmaya yetkili olacak. Başkanlığın en üst amiri olan başkan, kararnamede belirtilen hizmetlerin yürütülmesinden Cumhurbaşkanına karşı sorumlu olacak.
Savunma Sanayii İcra Komitesi cumhurbaşkanının başkanlığında, Cumhurbaşkanının görevlendireceği Cumhurbaşkanı Yardımcısı, İçişleri ve Milli Savunma bakanları, Genelkurmay Başkanı ve Savunma Sanayii Başkanından oluşacak. Cumhurbaşbanının katılmadığı toplantılarda, Cumhurbaşkanı Yardımcısı vekaleten Komiteye başkanlık edecek.
Komite Cumhurbaşkanının daveti üzerine toplanacak. Komitenin sekreterya hizmetlerini Başkanlık yürütecek. Komite toplantılarının gündemi Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek.

KARARNAMENİN TÜM METNİNE ULAŞMAK İÇİN TIKLAYINIZ


30 Temmuz 2019 Salı

Türkiye ekonomisi bu yıl pozitif büyüyecek

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak: Türkiye ekonomisi bu yıl pozitif büyüyecek

Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak, "Türkiye ekonomisi bu yıl pozitif büyüyecek. Yıl sonu hedefine yakınsayacak bir büyüme bekliyorum." dedi.


Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, haber ajansları, gazete ve televizyonların ekonomi haber müdürleriyle bir araya geldiği toplantıda ekonomide son bir yıldaki gelişmeleri değerlendirdi, gelecek döneme ilişkin beklentileri aktardı, soruları yanıtladı.

Albayrak, Türkiye'nin son bir yılda çok güçlü bir politika başarısı ortaya koyduğunu, reform niteliğinde bir yılı geride bıraktığını söyledi.
Bağışıklık sistemini, altyapısını çok daha güçlü inşa etmiş bir Türkiye olduğunu aktaran Albayrak, spekülatif adım atanların 100 kere düşünmesi gereken bir sürece girildiğini bildirdi.

"Faizlerde düşüş olacak"

Türkiye'de önümüzdeki dönemde faizlerde düşüş trendi olacağını belirten Albayrak, "Kamu bankalarında bunu daha kısa sürede izleyeceğiz." diye konuştu.
"Enflasyonu yıl sonunda Yeni Ekonomi Programı'ndaki (YEP) hedefin altında kapatacağımızı ifade edebilirim." diyen Albayrak, özetle şu mesajları verdi:
"Mayıstan bu yana 10 milyar dolardan fazla yabancı yatırımcı girişi var. Türkiye'ye güvenen yatırımcı kazandı. Türkiye ekonomisi bu yıl pozitif büyüyecek. Yıl sonu hedefine yakınsayacak bir büyüme bekliyorum. Konut sektörünü yakından takip ediyoruz. Bugün itibarıyla sıkıntı oluşturan bir resim olduğunu düşünmüyorum. (Petrol ve gaz aramaları) Türkiye, Doğu Akdeniz'de çok önemli adımlar atıyor. İnşallah olumlu haberleri de yakında duyarız. İşsizlikle ilgili en kötüyü yüzde 14,7 ile geride bıraktık. Yaz aylarıyla birlikte yüzde 11-12'lere geldik."

"Faizlerdeki her türlü iyileşme ve gevşemeye olumlu bakacağım"

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) faiz konusundaki adımları benzer örneklere, iktisadi faaliyete, enflasyondaki iyileşmelere dayalı değerlendirmelerine göre attığını anlatan Albayrak, kendisinin de reel sektörün maliyetlerinin düşmesi açısından faizlerdeki her türlü iyileşme ve gevşemeye olumlu bakacağını söyledi.
Albayrak, faizlerde aşağı yönlü sürecin daha net şekilde devam edeceğini gördüklerini belirterek, şu ifadeleri kullandı: 
"Bizler de politika yapıcılar ve işin teknik ayağı olarak uyum noktasında, gerek bütçe ve vergi politikalarıyla eş güdümü yürütüyoruz. 2019 için ortaya koyduğumuz Yeni Ekonomi Programı'ndaki yüzde 15,9 enflasyon hedefini göz önünde bulundurarak, bu hedefin altında enflasyonla bu yılı kapatacağımızı çok net ifade edebilirim. Temmuz ayında baz etkisine dayalı hafif yükselme görsek de tahmin ediyorum, ağustos, eylül ve ekimdeki baz etkisinin güçlü cereyan edeceğinden kaynaklı, önümüzdeki süreç bu trendin daha da aşağı olduğunu gösteriyor. Burada kendisini rahat hissettiği marj nedir? Reel faiz noktasındaki benzer örneklere dayalı Merkez Bankası nasıl bir para politikası uygular? Bunu süreç içinde göreceğiz." 

"Önümüzdeki süreç ekonominin genelinde çok daha pozitif cereyan edecek"

Türkiye'nin 1 yıllık dengelenme sürecinde artık enflasyon ve faizlerde aşağı yönlü trendin içine girdiğini vurgulayan Albayrak, "Özellikle büyüme, iktisadi faaliyet, her türlü politik belirsizliğin geride kalmasından da kaynaklı, bundan sonra artık talepten, iç tüketim dinamiklerinden başlayarak, yılın ikinci yarısında bunların da etkisiyle, ekonomideki dengelenmenin de başlamasıyla önümüzdeki yılın ikinci yarısının daha pozitif bir döneme gireceğini ifade edebiliriz. Önümüzdeki süreç beklenti ve gelecek açısından, istikrarlı sürecin sadece kur ve faizler üzerinde değil ekonominin genelinde çok daha pozitif cereyan edeceğinin delili." diye konuştu. 
Albayrak, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasında tutulan yedek akçenin Hazineye aktarılmasına yönelik soruya, "Biraz bu konudan anlayan herkes, sadece Merkez Bankası bilançosuna bakıp, bilançodaki bir kalemin yer değiştirmesinde kaynaklı bu sürecin para basmayla yakından uzaktan alakası olmadığını, bunun tamamen normal iktisadi faaliyet içindeki bir adım olduğunu çok net görür. Bu işlem tamamen normal ekosistem içindeki işlem. Para basmayla yakından uzaktan alakası yok." yanıtını verdi. 

"Vergi reformuyla ilgili çalışmalar çok yoğun şekilde devam ediyor"

Albayrak, Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda, ilgili paydaşlarla iletişim halinde "Hal Yasası" konusunda çalışmaların sürdüğünü anımsatarak, "Takip ediyoruz, yetişirse bu yıl, olmazsa önümüzdeki yıl bununla ilgili önemli adımlar atacağız." dedi. 
Vergi hususuna yönelik sürecin de devam ettiğine işaret eden Albayrak, "Yapılandırma başka, af başka bir şey. Af dönemini artık geride bıraktık. Farklı dönemlerde farklı ihtiyaçlara dayalı adımlar atılabilir. Talepler geliyor değerlendiriyoruz. Burada olumsuz bir süreç yok. Vergi reformuyla ilgili çalışmalar çok yoğun şekilde devam ediyor. Sonbahara bununla ilgili bir paketi hazırlamaya çalışıyoruz. Türkiye'deki vergi sisteminin küresel örneklere, gelişmekte olan ülkelere göre daha rekabetçi bir mimariye kavuşması için çok detaylı ve titiz bir çalışma yürütüyoruz. Koordineli toplantılarla güncelleyerek süreci yürütüyoruz ve ciddi mesafe kat ettik." diye konuştu.
Albayrak, otomotiv sektörüne yönelik yapılan ÖTV indirimlerine değinerek, "Büyüme noktasında olumsuz etkilendiğimiz bu dönemde ekonomide attığımız adımların faydasını gördük. Yılın ikinci yarısının çok daha olumlu olmasını bekliyoruz. Sektör ve temsilcileriyle iletişimimiz devam ediyor. Süreci yakından takip ediyoruz, bu noktada atılması gereken bir adım olursa atarız." değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye'nin son bir yılda çok güçlü bir politika başarısı ortaya koyduğunu vurgulayan Albayrak, yatırım ortamının iyileşmesiyle ilgili belirsizliklerin ortadan kaldırıldığını, ekonomik istikrarın ortaya çıktığını, faizlerde ve enflasyonda dengelenmeye dayalı iktisadi faaliyetlerin ciddi şekilde iyileştiğini aktardı.

"10 milyar dolardan fazla yabancı yatırımcı girişi oldu"

Albayrak, mayıs ayından bu yana Türkiye'ye 10 milyar dolardan fazla yabancı yatırımcı girişi olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
"Özellikle mevcut potansiyeli açısından baktığımızda rekabetçi sektörler başta olmak üzere Türkiye'nin yeni bir büyüme modeline geçeceğinden bahsetmiştik. İhracat ve üretim odaklı bir süreçten bahsediyoruz. Türkiye'nin yurt dışındaki cari açık kaynaklı oluşacak finansman ihtiyacını minimize edecek stratejik bir dönüşümden bahsetmiştik. Bir yıl önce bu kadar hızlı bir iyileşmeyi ben bile beklemiyordum. Beklediğimizden iyi gerçekleşti. Bu dengelenme süreci 2009, 2001 gibi süreçlere benzemiyor. Özellikle üretim ve ihracat açısından pozitif yöndeki seyrin güçlenerek devam ettiği, özellikle 'köpük ithalatın' ciddi anlamda düşmeye başladığı, ihracatın ithalatı karşılama oranının cari dengeye pozitif katkı açısından başka bir dönem."
Albayrak, son bir yılın hem Türkiye hem de kendisi açısından tarihi bir yıl olduğunu söyledi.

Berat Albayrak, "Bir önceki bakanlık dönemimde, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı görevine başladığım gün, resmi anonsun yapılmasından 30 dakika önce başlayan Rusya jet krizi ile 'hoş geldin kriz' algısıyla hakikaten çok değişik bir tecrübe olmuştu." diye konuştu.

Ekonomi tarafında daha farklı bir tecrübe olduğunu aktaran Albayrak, küresel süreçteki gelişmeler ve Türkiye ekonomisine yönelik saldırı veya spekülatif ataklarla son bir yıllık sürecin "tarihi bir yıl" olduğunu belirtti.

Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak, "İlginç bir yıl geçirdik ama geriye dönüp baktığımızda tüm bu yaşananlar üzerinde Türkiye açısından, Türkiye'nin ekosistemi açısından, Türkiye'yi çok güçlü bir noktaya taşıyan engin tecrübeleri edindiğimiz bir yıl oldu. Tüm paydaşlar ile çok kıymetli başarılara imza attığımız bir süreç oldu." şeklinde konuştu.

Türkiye ekonomisinin yapısal anlamda reform niteliğinde bir yılı geride bıraktığını anlatan Albayrak, "Bölgesel olsun, kendi ekonomisine has olsun, küresel anlamda olsun, oluşabilecek mevcut ve potansiyel ataklara karşın çok güçlü bir direnç altyapısı geliştirdiği bir yıl oldu. Geçmiş bir yılın muhasebesini bir cümle ile özetleyip, gelecek bir yıl nasıl gerçekleşecek diye baktığımızda, Türkiye açısından önümüzdeki bir yıl, yaşananların meyvelerini topladığımız, sürecin çok daha iyi ve başarılı bir yıl beklendiğini ortaya koyuyor." ifadesini kullandı.

Yeni Ekonomi Programı'nın (YEP) ilk fazı ekonomide dengelenme sürecinin çok güçlü bir şekilde, beklentilerinin, hedeflerinin de ötesinde neticelendiğini aktaran Berat Albayrak, "Burada dengelenmeden kastettiğimiz nedir? Dönem dönem farklı yorumlarla karşı karşıya kalıyoruz ama bunun da altını açmak lazım. Sadece cari dengelenme değil, bugün itibarıyla Türkiye'nin karşı karşıya olduğu bütün bu risklerin bertaraf edilerek dengelenmeyi vurguluyoruz. Bu sadece cari anlamda değil, aynı zamanda enflasyon, faizler, büyüme anlamında dengelenmenin de altını çizdiğimiz bir süreç." değerlendirmesinde bulundu.

"Hiçbir 'en kötü senaryo' gerçekleşmedi"

Albayrak, 2019 hedefleri açısından bakıldığında, temmuz ayı itibarıyla birçoğunun çok daha ötesinde bir netice ile yılı kapatacaklarını ifade ederek, şunları kaydetti:

"İnşallah beklentinin de ötesinde başarılı bir yıl olarak ortaya koyacağız ve 2020 ve 2021 özelinde 3 yıllık güncellenmiş Yeni Ekonomi Programı'nı da eylülde inşallah açıklayacağız. Özellikle değişim sürecinin önümüzdeki yılın dengelenmesinin daha güçlü oturması ile birlikte 2020 ve 2021'de hem enflasyon, hem faizler, hem büyümede çok daha güçlü bir şekilde hayata geçeceğini göreceğiz. Dolayısıyla çok şeyler yaşandı, çok engin tecrübeler edindik, çok zor bir yıl oldu, kolay bir yıl olmadı. Ama tüm bu resme geriye dönüp baktığımda, çok hayatiyet addedeceğimiz birçok gelişme ışığında Türkiye açısından başarılı bir yıl olduğunu ifade edebiliriz tüm yaşananlara rağmen. Gerçekten tüm yaşananlara kıyasla çok daha etkin bir şekilde bu süreci başarılı bir şekilde yönettiğini, çok daha hızlı bir şekilde bu süreci bertaraf ettiğini görebiliriz. Gerek büyümede, gerek istihdamda, gerek ekonomik iktisadi faaliyette birçok negatif tahminleri bir kenara olacak şekilde, beklenen hiçbir 'en kötü senaryo'nun gerçekleşmediğini de şükürler olsun çok daha iyi bir neticeyle bu bir yılı kapatacağımızı ifade edebilirim."

Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak, değerlendirmesinin ardından soruları da yanıtladı.

"Merkez Bankasının faiz indirimi kararı sonrası bankalardan faiz indirme konusunda bir beklentiniz var mıdır?" şeklinde soru üzerine Albayrak, referans olacak datalara bakıldığında faiz indiriminin olduğu gün öncesinde bile bir faiz indirimi sürecinin, enflasyona dayalı reel faizlerin aşırı yüksek olmasından kaynaklı bir trende girdiğini gözlemlediklerini söyledi.

Albayrak, "En yakın dönemde zannediyorum bu hafta bu çerçevede kamu bankaları başta olmak üzere bu indirimleri çok net göreceğiz. Tabii ki özel bankalar özellikle son bir kaç gündür kredi kullandırım miktarlarına ve cinslerine baktığımızda onlarda da ciddi bir hareketlenme başladığını görüyoruz. Sanki bu hafta değil, önümüzdeki haftada faizlerdeki düşüş trendinin daha da iyileşme yönünde olacağını çok daha somut göreceğiz. Kamu bankalarından zannediyorum ağustos ayı itibarıyla çok daha somut, net adımları daha kısa sürede göreceğimizi ifade etmek istiyorum." şeklinde konuştu.

"Merkez Bankasının 425 baz puanlık indirimini nasıl değerlendiriyorsunuz, totalde ne kadarlık daha bir indirim beklentisi içerisindesiniz?" şeklindeki soru üzerine Berat Albayrak, Merkez Bankasının bu çerçevede ciddi anlamda data setine dayanarak faiz kararını verdiğini söyledi.

"Türkiye'de özellikle son dönemde faizlerin ciddi anlamda gevşemesiyle önümüzdeki süreçte faiz trendinin daha da net ve sert bir şekilde aşağıya geleceği gerçeğinden hareketle bir faiz indirimi sürecine girdik." diyen Albayrak, şöyle devam etti:

"Ama zaten bu süreçte de resme baktığımızda, uluslararası birçok çalışmaya baktığımızda, gelişmekte olan ülkelerin reel faiz marjına baktığımızda, Türkiye açık ara çok büyük bir reel faiz marjıyla önde görünüyor. Dolayısıyla Türkiye'nin bu süreçte özellikle ciddi bir faiz indirimine gideceğini de enflasyonda yaşanacak iyileşmelere dayalı bu çerçevede bir trende girdiğini çok net görüyoruz. Bunun makası, marjı nedir, ne değildir bunları bizim belirlememiz, bilmemiz, karar vermemiz mümkün değil. Merkez Bankası bu çerçevede gerek benzer örneklere bakarak, gerek Türkiye'deki iktisadi faaliyet, enflasyondaki kalıcı iyileşme, enflasyondan çıkış süreci ile ilgili değerlendirmelerine dayalı olarak bu adımları atıyor. Ben işin icra tarafında, siyaset tarafında olan biri olarak reel sektörün bu resme baktığında maliyetlerinin düşmesi açısından ortaya çıkacak olan her türlü iyileşme, gevşemeye olumlu bakarım. Buna Türkiye'de zannetmiyorum ki bir kişi olumsuz baksın. Ama bunun doğru bir dengelenme içerisinde cereyan etmesi önemli."

Albayrak, farklı medya, sosyal medya mecraları üzerinden, "Dolar 10 lira olacak, 20 lira olacak" diyenler, negatif algı yaratmaya çalışanlar bulunduğunu belirterek, bunları yakından takip ettiklerini söyledi. Albayrak, farklı ülkelerin istihbarat altyapısına hizmet eden kişilerce de bu sürecin yürütüldüğünü aktardı.

Kurda olduğu gibi büyüme konusunda da negatif algı yürütmeye çalışanların bulunduğunu anlatan Albayrak, "Türkiye bu yıl pozitif büyüyecek. Büyüme 2019 yılı hedefine yakınsayacak çerçevede olacak." diye konuştu. Albayrak, yılın 3 ve 4. çeyreğinde çok daha olumlu döneme girilmesini beklediklerini dile getirdi. 

"ÖTV artışı gündemde değil"

ÖTV artışıyla ilgili şu anda spesifik bir artışın gündemlerinde olmadığını ifade eden Albayrak, bütçe ile büyüme dengelerinin hassas bir şekilde yürütülmesinin zorunluğuna dikkati çekti.

Albayrak, istihdam ve üretimin bir tarafta, Türkiye'nin uyguladığı bütçe disiplini politikalarının diğer tarafta olduğunu ama bunlardan birini tercih etme lükslerinin bulunmadığını kaydetti.

İkinci yarıyıldaki iyileşmeyle bütçe performansındaki beklentinin, çok daha dengeli cereyan edeceğini belirten Albayrak, bu konuda bir endişe taşımadığının altını çizdi.

Albayrak, 2019'un, bütçedeki faiz rakamının altında bir faiz ödemesiyle kapatılacağını ifade ederek, bu konuda borçlanma stratejisinin katkısının görüldüğünü dile getirdi.

"Türkiye çok iyi bir şekilde süreci püskürttü"

Albayrak, algı ve iletişim açısından negatif hava yaratılmaya çalışılmasına rağmen Türkiye'nin çok iyi bir şekilde süreci püskürttüğünü söyledi.

Bütçe performansı açısından bakıldığında, dengelenme sürecinin neticelerinin çok daha somut bir şekilde görülmeye başladığını anlatan Albayrak, söz konusu sürecin 2020'de çok daha güçlü bir şekilde görüleceğini bildirdi.

Bu yılın yüzde 3'ün altında bir büyüme rakamıyla bitirileceğini dile getiren Albayrak, büyüme, istihdam ve üretim dengesini eş güdümle yürütecek hassas terazide 2019'u nihayete erdirmeye çalışacaklarını söyledi.

"Yapılandırma bankacılık sektörüne ciddi bir alan açtı"

Albayrak, yapılandırmayla ilgili çıkan yasal düzenlemenin, bankacılık sektörüne ciddi bir alan açtığına işaret ederek, sektörün düzenlemeyi çok olumlu karşıladığını söyledi.

Albayrak, her sektörün talebine, reel gerçeklik içinde, dengeli şekilde destek vereceklerini dile getirerek, "Kimse bu noktada kolaycılığa kaçmasın. Bankacılık sektörü de kolaycılığa kaçmasın. Bankacılık sektörü de yeni dönemde zaten bu manada hakiki bankacılık yapma noktasında çok daha meydan okuyucu, çok daha rekabetçi döneme girecek." değerlendirmesinde bulundu.

Albayrak, bankacılık sektörünün hem küresel hem de iç piyasadaki rekabet açısından çok daha etkin olacağını, bankacılık sektörünü daha ileriye taşıyacak yeni bir döneme girileceğini bildirdi. 

Olası yaptırım kararı

Rusya'dan S400 hava savunma sistemi almıyla ilgili ABD'den gelecek olası yaptırımların ekonomiye etkisinin sorulması üzerine Albayrak, "Yapılan açıklamalarda, görüşmelerde artık sürecin daha pozitif cereyan ettiğini, olası etkilerin artık minimize olduğunu ve bu etkilerin ekonomimize de çok daha düşük düzeyde olacağı yönünde genel oluşmuş bir beklenti var. Sayın Trump ile Cumhurbaşkanımızın ilişkileri açısından daha pozitif bir sürece girdiğimizi söyleyebiliriz." değerlendirmesinde bulundu.

Albayrak, işçi ve memur sendikalarıyla yürütülen toplu iş sözleşmesiyle ilgil soruyu yanıtlarken de süreci Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının yürüttüğünü söyledi.

Tüm toplu sözleşmelerde adaletli bir süreç yürüttüklerini vurgulayan Albayrak, şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye enflasyon noktasında bakıldığında bugüne kadar ne işçisini ne memurunu hiç ezdirmedi. Bu görüşmelerde mümkün olduğunca nasıl iyileştirme yapılabilir noktasında görüşmeler devam ediyor, edecek. Adaletli bir şekilde yani Türkiye'nin içinden geçtiği durumu da göz önünde bulundurarak, Türkiye çok hassas bir dönemden geçiyor, mümkün olduğu kadar, elimizden geldiği kadar yapabileceğimiz kadar, Bakanımız zaten bu görüşmeleri yürütüyor. Enflasyondaki iyileşmenin de göz önünde bulundurulduğu çerçevede orta yolda buluşulacağını temenni ediyorum." 

Albayrak, ekonomik verilerdeki iyileşmeye dikkati çekerek, "Bugünkü datalarla Türkiye'ye yatırım yapan bir yıl sonra yine kazanacak. Faiz trendinin daha da aşağı indiği böyle bir ortamda Türkiye bu anlamda çok büyük bir potansiyel ortaya koyuyor." değerlendirmesinde bulundu.

AB tarafından Türkiye'ye verilmesi beklenen finansal yardımlara ilişkin bir soru üzerine Albayrak, "Suriyelilerle ilgili verilen sözler, ekonomik sözler, rakamlar maalesef ortada. Gönül istiyor ki daha samimi siyaset güdülsün ve Türkiye'ye verilen vaatler yerine getirilsin, finansal yardımlar yapılsın. Bu süreci yakından takip ediyoruz." ifadesini kullandı.

Albayrak, Merkez Bankasının rezerv artış politikasına kendilerinin de olumlu bakacağına işaret ederek, "Keşke çok eski dönemlerde Merkez Bankalarımız, başkanlarımız daha fazla rezerv biriktirselermiş." diye konuştu.

Kur politikalarına yönelik soru üzerine Albayrak, "Ne yüksek ne düşük, şahsi kanaatim rekabetçi kur politikası olmalı." dedi.

Albayrak, Kurban Bayramı tatilinin uzatılıp uzatılmayacağına ilişkin ise "Açıkçası şahsi kanaatim sorulursa, ben bayram tatilinin uzatılmasına çok olumlu bakmıyorum. Benim tasarrufum değil, hükümetin genel tasarrufu olur. Zaten tatil döneminden geçiyoruz. Tam tersine üretim odaklı süreç oluşturursak şahsi kanaatim daha uygun olur." ifadesini kullandı.

Eski Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla'ya bir görev verilip verilmeyeceği konusunda ise Albayrak, Atilla'nın şu anda dinlendiğini ve dönüşünün ardından bu konunun oturulup konuşulabileceğini söyledi. Albayrak, "Bugüne kadar kamuda çok farklı pozisyonlarda çalıştı, performansı malum. Bununla ilgili en güzel şekilde değerlendirilir." dedi.

Türkiye'ye güvenip gelen yatırımcıların son bir yıl içinde gerek Türk lirası gerek döviz bazında yüzde 20 ila yüzde 60 arasında kazandıklarını anlatan Albayrak, "Ama birileri de Türkiye'nin çok daha kötü gideceği yönünde bir senaryo çizerek farklı yatırım tavsiyelerinde bulundu, Türkiye’ye güvenmeme yönünde bir oyun oynadı. Peki bunlar ne kaybetti? Yüzde 10 ila 15 arasında." ifadesini kullandı.

Albayrak, yeni dönemde özellikle küresel süreçte yaşananları da dikkate alarak çok daha farklı etkin dengelenme sürecine girileceğini dile getirdi.

Faizlerin yüzde 20-25 civarında olduğu bir ortamda yatırım ve tüketim yapılamayacağını vurgulayan Albayrak, faiz trendinin yönü aşağı kırılarak yatırım ortamıyla küresel, politik ve bölgesel belirsizlik sürecinin geride bırakılacağını kaydetti.

Albayrak, Türkiye'de dövize ve piyasalara yönelik farklı manipülasyonlar yapılamayacağının altını çizerek, "Amacımız, istikametimiz ve niyetimiz istikrarlı bir Türkiye ekonomisinin oluşmasıyla birlikte makro, mikro politikalarla ekonomide dengeli bir sürecin yaşanması." diye konuştu.

Kurumların finansman ve borçluluk düzeyi itibarıyla Türkiye’nin birçok rakibine göre daha iyi durumda olduğunu söyleyen Albayrak, iç ve dış piyasada borçccedil;lanma konusunda bir sorun yaşanmadığını ifade etti.

Albayrak, cari açık konusunda da haziran ayında Türkiye’nin yıllık bazda cari fazla vereceğini belirterek, şunları kaydetti:

"Türkiye cari dengeden kaynaklı finansman ihtiyacını da minimize edecek bir dengelenme süreci yaşıyor. Türkiye, dengelenme sürecinin finansman ihtiyacı, likidite ihtiyacı, iç piyasadaki üretim destekleri, teşvik politikası, üretim dönüşümüne dayalı uygulanan vergi, gümrük, hukuk süreçleri tüm bunların hepsinde bütünleşik bir yaklaşımla bu sürecin dönüşümünü çok daha güçlü yürüteceği bir sürece giriyor. En kötüsü geride kaldı."

"Bütçe performansı yüzde 3'ün altında gerçekleşecek"

Yılın ilk yarısında bütçe gerçekleşmelerine bakıldığında, 2019 bütçesinde planlanan şekilde ilerlediklerini kaydeden Albayrak, "İlk 6 ayda bütçede planlanana göre giderlerde yüzde 50, gelirlerde yaklaşık yüzde 46 gerçekleşme var. Dengelenme sürecinin üzerine koyacağımız 3 ve 4. çeyrekteki iyileşmeyi somut bir şekilde görmeye başladığımızda gelir artışlarına dayalı olarak bütçe performansının her koşulda yüzde 3'ün altında gerçekleşeceğini söyleyebilirim." dedi.
Albayrak, ilk 6 ayda Türkiye'de iki seçim yapıldığına ve uluslararası gündemde kötü kriz senaryoların dillendirildiği bir sürecin yaşandığına dikkati çekerek, esas iyileşmenin yılın ikinci yarısında görüleceğini vurguladı.

Bütçede ortaya koyulan tablonun, kamunun ve reel sektörün yeni yatırımları fonlanması açısından, bankacılık ve finans sektöründe atılan adımların neticesi olduğuna işaret eden Albayrak, şöyle devam etti:

"Son bir yılda birçok yapısal dönüşümü ortaya koyduk. Türkiye bu yüzden bugün oluşan türbülanslara karşı çok daha farklı ve güçlü refleks veriyor. Birileri bundan rahatsız olabilir, yapacak bir şey yok. Türkiye Cumhuriyeti Devleti 3. dünya ülkesi değil. Dünyada örnek aldığı ve benzerlik gösterdiği birçok ülkeye ve pazara göre en doğru metotları gözlemleyip ülkemizin menfaati için en iyisini bulmak durumunda olan bir ülke. Burada her geçen gün daha net karar alıp somut ve cesur bir şekilde adım atıyoruz, atmaya da devam edeceğiz."

Türkiye ekonomisinin gelecek yıllarda daha da güçleneceğinin altını çizen Albayrak, toplumun bu güçlenmeyi gördüğünü söyledi.

Albayrak, küresel süreçte ekonomilerin zor bir döneme girdiğini belirterek, "Bu süreçte, Türkiye gibi hızlı hareket edebilen güçlü ve rekabetçi bir reel sektör üretim portföyüne sahip ve benzeri gelişmekte olan ülkeler açısından tehdit olduğu kadar fırsat olan resmi de daha iyi okuyoruz." dedi.

Doğu Akdeniz'de yaşanan sürecin önemine değinen Albayrak, "3 sene önce bu sürecin ilk temellerinin atılmasıyla birlikte atılan adımların ne kadar önemli olduğunu bugün ortaya çıkan resimde görmüş oluyoruz." diye konuştu.

Albayrak, Türkiye'nin bölgesinde en fazla enerji tüketen ülke olduğuna dikkati çekerek, ülkenin kendi kara suları başta olmak üzere enerji alanında etkin bir süreç yürüttüğünü anlattı.

Türkiye'nin gelecek dönemde gerek deniz gerek kara aramacılığı ve sondaj konusunda 2020'li yıllarda olumlu haberlere gebe bir sürece ilerlediğini altını çizen Albayrak, "Türkiye'nin son 10 yıllarda farklı anlamda oyun değiştirici bir konuma gelmesine de katkı sağlayacak bir süreci yürütüyoruz. Toplumumuz, paydaşlarımız ve ticaret ilişkisinde olduğumuz bütün kesim bunun farkında. Cesur ve uluslararası hukuk içinde hareket edeceksek, bu adımı atmalı. Doğu Akdeniz hususunda Türkiye çok önemli adımlar atıyor ve hakkını sonuna kadar kullanıyor ve kullanmak zorunda." değerlendirmesinde bulundu.

Albayrak, Türkiye'de üretilen elektriğin yerlilik oranının yüzde 40'lardan yüzde 65'lerin üzerine çıktığına işaret ederek, "Bu müthiş bir rakam. Ne kadar yerli payı artarsa ithal payı düşer. Yerliliğe pozitif katkı yapar. Türkiye enerjide önemli gelişmeleri beraberinde yaşıyor. Bunun için Doğu Akdeniz konusu çok önemli." şeklinde konuştu.

"Türkiye'nin belki 100 yılını etkileyecek bir konu"

Kıdem tazminatına yönelik bir soruyu da yanıtlayan Albayrak, şöyle konuştu:

"Türkiye'deki emeklilik sistemi reformu uzun yıllardır süre gelen bir konu. Türkiye'nin belki 100 yılını etkileyecek bir konu. Bunu öyle bir sonuçla sona erdirmemiz lazım ki bütün paydaşların mutlu olacağı ve kazanacağı bir adım atılması gerekiyor. Yeni dönemde bununla ilgili somut adımlar atacağımız bir süreç var. Bu adımı attığımızda tüm paydaşların samimi olarak kazanacağı süreç olmalı."

Albayrak, konut sektörünün faizlerin düşmesiyle normalleşmesi sürecine gireceğini belirterek, "Yakından takip ediyoruz. Bu alanda bugün itibarıyla çok sıkıntı olan bir resim olduğunu düşünmüyorum." ifadelerini kullandı.

"İstanbul finans piyasalarının merkezi"

Albayrak, İFM ile ilgili süreci özellikle Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ve sektör paydaşlarının yürüttüğünü ifade ederek, "Hedefimiz 2021'de projeyi bitirmek, bu süreci fiziki olarak tamamlamak. Hem fiziki hem de yasal düzenlemeler anlamında İstanbul Finans Merkezinin daha kapsayıcı olması için çalışıyoruz." diye konuştu.
Hazine ve Maliye Bakanlığının bazı birimlerinin bölgesel ve küresel ihtiyaçlar kapsamında İstanbul'a taşınmasına olumlu baktıklarını dile getiren Albayrak, Bakanlığın İstanbul'a taşınması gibi bir durumun söz konusu olmadığını kaydetti. Albayrak, "Ankara'da olması gereken birimler var, İstanbul'da olması gereken birimler var. İstanbul finans piyasalarının merkezi. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde de taşınmalar olabilir." dedi.
İşsizlikle ilgili en kötü dönemin geride bırakıldığını vurgulayan Albayrak, "İşsizlikle ilgili en kötüyü yüzde 14,7 ile geride bıraktık. Yaz aylarıyla birlikte yüzde 11-12'lere geldiğimiz gözüküyor." değerlendirmesinde bulundu. Albayrak, yılın ikinci yarısındaki pozitif gelişmelerin istihdama yansıyacağını tahmin ettiklerini belirtti.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile üstün performans

"Türkiye, son bir yılda yaşadığı olayları parlamenter sistemin olduğu dönemde yaşasaydı, bu kadar güçlü bir yönetim ortaya koyamazdı." diyen Albayrak, özellikle hızlı karar alma konusunda Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde daha iyi refleks gösterildiğini vurguladı. Albayrak, yeni sistemin etkisiyle ekonomide tüm paydaşların üstün performans sergilediğinin altını çizerek, son 1 yılda reform niteliğinde çok büyük adımlar atıldığını kaydetti.
Geçen yıl açıklanan Yeni Ekonomi Programı'nda (YEP) dengelenme sürecinin 2020'ye kadar süreceğini belirttiklerini anımsatan Albayrak, "2020 enflasyonun daha stabilize olduğu bir yıl olacak. Büyüme ve enflasyon tarafında dengelenmenin oturacağı bir dönem olacak. 2020 dengelenmenin daha güçlü oturacağını tecrübe edeceğimiz bir dönem olacak." diye konuştu.
Kabine değişikliğiyle ilgili soruyu da Albayrak, "Kabinenin üyelerinden biriyim. Dolayısıyla bu soruyu bana değil kabineyi kuran iradeye, yani Cumhurbaşkanı'na sormak lazım." diye yanıtladı.
Bankacılık sektöründe güçlü adımlar attığının altını çizen Albayrak, gelinen noktada, bugüne kadar yapılan sermaye enjeksiyonlarının ötesinde son dönemdeki adımlarla birlikte bankaların sermayelerini daha da güçlendirdiğini söyledi. Albayrak, bankacılık sektörünün son bir yıllık süreci, geçmiş dönemlerin hiçbirine benzemeyecek şekilde çok başarı şekilde geçirdiğini anlatarak, sektörün artık yeni ekonomik dönüşüme çok daha etkin katkıda bulunması gereken bir sürece girildiğini kaydetti.

google-site-verification: google2afd6f3c8ec4d6d7.html