BİZLER TÜRKİYE İÇİN VARIZ

Amacımız Bu ülkenin hepimiz için huzurlu ve yaşanabilir olması için yürütülen çabalara katkı sunmak.

Alevisiyle, Kürdüyle; gelenekselcisi, Atatürkçüsüyle; milliyetçisi, solcusuyla… Hepimiz bu ülkede yaşıyoruz.

Bence, hepimiz daha iyi koşullarda yaşamayı hak ediyoruz.Daha onurlu, daha saygın, daha estetik, daha barışçı koşullarda birlikte yaşamak için bilgilendirme paylaşım yapıyoruz…

Günlük Haber Siyasi-Politik Yorum Platformu


Whatsapp ile paylaş
TL sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster
TL sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster

25 Aralık 2017 Pazartesi

Aylık Ortalama İşgücü Maliyeti 3 Bin 991 TL Oldu

İşgücü Maliyeti Araştırması sonuçlarına göre, 2016 yılında aylık ortalama işgücü maliyeti 3 bin 991 TL oldu.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2016 yılı işgücü maliyeti istatistiklerini açıkladı. Buna göre, Türkiye'de istihdam edilenlerin işverene toplam maliyetini ve bu maliyet unsurlarının toplam içindeki dağılımını ortaya koymak amacıyla dört yılda bir uygulanan İşgücü Maliyeti Araştırması sonuçlarına göre 2016 yılında aylık ortalama işgücü maliyeti 3 bin 991 TL olarak gerçekleşti. Bu değer 2012 yılında 2 bin 680 TL idi.
MALİYETİN EN YÜKSEK OLDUĞU SEKTÖR FİNANS VE SİGORTA
Finans ve sigorta faaliyetleri sektörü, 8 bin 5 TL ile aylık ortalama işgücü maliyetinin en yüksek olduğu sektör oldu. Bu sektörü, 7 bin 538 TL ile bilgi ve iletişim ve 6 bin 87 TL ile elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörleri izledi.
Konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetleri sektörü ise 2 bin 963 TL ile aylık ortalama işgücü maliyetinin en düşük olduğu sektör oldu. Bu sektörü 2 bin 992 TL ile inşaat ve 3 bin 283 TL ile idari ve destek hizmet faaliyetleri sektörleri takip etti.
Brüt kazancın işgücü maliyeti içindeki payı yüzde 82,9 oldu. Brüt kazancı yüzde 16,7 ile sosyal güvenlik ödemeleri takip ederken diğer işgücü maliyetlerinin payı yüzde 0,4 olarak gerçekleşti.
ÇALIŞILMAYAN SÜRELER İÇİN YAPILAN ÖDEME PAYI YÜZDE 10,2
Çalışılan süreler için yapılan ödemeler yüzde 83,7'lik oranla kazanç bileşenleri içinde en büyük paya sahip oldu. Çalışılmayan süreler için yapılan ödemelerin payı yüzde 10,2 olarak gerçekleşirken düzensiz ödemeler kazançtan yüzde 3,9 oranında pay aldı. Ayni ödemelerin kazanç içindeki payı yüzde 2,2 iken tasarruf sandıklarına yapılan ödemelerin payı yüzde 0,05 oldu.
Sosyal güvenlik ödemeleri içinde en büyük payı yüzde 84,1 oranıyla zorunlu sosyal güvenlik ödemeleri alırken gönüllü sosyal güvenlik ödemelerinin oranı yüzde 1 oldu. Kıdem ve ihbar tazminatı ödemelerinin oranı yüzde 14, diğer sosyal güvenlik ödemelerinin oranı ise yüzde 0,9 olarak gerçekleşti.
Bakan Sarıeroğlu: Asgari Ücrette Herkesin Beklentisini Karşılayacağız
Çalışma Bakanı Sarıeroğlu, asgari ücretle ilgili, "Herkesin beklentisini karşılayacak iyi bir ücret belirlemek istiyoruz" dedi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu, 2018 asgari ücretiyle ilgili olarak bir açıklama yaptı. TRT'de katıldığı canlı yayında açıklamalar yapan Bakan Sarıeroğlu, "Asgari ücret tespit komisyonu üçlü yapıda olan bir mekanizma. Asgari ücret de sosyal bir ücret ve bunun anlamını da, beklentiyi de biliyoruz. Bu süreç işçi ve işveren tarafının olduğu bir süreç. TÜRK-İŞ bin 893 lira gibi bir rakam teklif etti. Kamuoyunda farklı rakamlar açıklanıyor. Üçüncü toplantımızı da TİSK ile yaptık. Onlar da rekabet gücüyle ilgili sıkıntı yaşamayacakları bir rakam istiyorlar" dedi.
"ARZUMUZ ASGARİ ÜCRETTE HERKESİN BEKLENTİSİNİ KARŞILAMAK"
Asgari ücretin belirlenmesinde sosyal diyalog ve istişarenin önemli olduğunun altını çizen Bakan Sarıeroğlu, "Bizim amacımız uzlaşı oluşturmak. Herkesin beklentisini karşılayacak iyi bir ücret belirlemek istiyoruz. Asgari ücret, taban ücrettir, arzu ettiğimiz bunun üzerindeki rakamlarda çalışmaların olması. Sayın Cumhurbaşkanımızın da vurguları ciddi bu konuda. İstihdam paketinde bile teşviklerimizi prime esas kazancın tavanı üzerinden bir anlayışa geçtik. İstişare ile güzel bir rakam açıklayacağız" şeklinde konuştu.

2 Ocak 2018 Salı

Türkiye'de Bir Titanik-Franchise Sahtekarlığı daha

Çiftlik Bank paralarını Kıbrıs’a kaçırmışlar!

Çiftlik Bank’ın sahibi Mehmet Aydın’ın yüksek getiri vaadiyle topladığı paraların büyük kısmını KKTC’deki şahsi hesabına aktardığı belirlendi. Aydın’ın reel yatırımlar dediği üç şirketin de zararda olduğu ortaya çıktı

Sabah gazetesi yazalarından DİLEK GÜNGÖR, bugün son zamanların en çok konuşulanları arasında gösterilen Çiftlik Bank hakkında bir yazıyı yazdı.
İşte Dilek Güngör'ün o yazısı:
Çiftlik Bank isimli oyunla internet üzerinden yüksek getiri vaat ederek halktan para toplayan , Sermaye Piyasası Kurulu'na () yakalandı. Çiftlik Bank platformunda vaat edilen yüksek oranlı getirinin kaynağı olarak hayvancılık sektöründe yapılan reel yatırımları gösteren Mehmet Aydın'ın şirketlerinin zararda olduğu ortaya çıktı. SPK, şirketin sahibi Mehmet Aydın'ın Çiftlik Bank oyununda toplanan paranın büyük bölümünü Kuzey Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) kurulan Fame Game şirketine oradan da kendisinin ve karısının şahsi hesaplarına aktardığını tespit etti.

511 MİLYON TOPLADILAR
SPK, sanal oyun olan Çiftlik Bank'ın www.ciftlikbank.com ve www.ciftlikbank.web.tr adresli internet siteleri ve Çiftlik Bilgi İşlem Bilişim Tarım Hayvancılık, Fame Game Hayvancılık Sanayi, Çanakkale Dora Gıda ve Fame Game Software şirketinin faaliyetlerini inceleyerek rapor hazırladı. SABAH'ın ulaştığı rapor, Bilim Sanayi ve Teknoloji ile Gümrük ve Ticaret Bakanlıkları'nın inceleme başlattığı Çiftlik Bank'la ilgili çarpıcı bilgiler içeriyor. SPK raporuna göre, Çiftlik Bank ödeme sistemi Papara kanalıyla 2016-2017 arasında 77 bin 843 kişiden toplam 511.7 milyon TL topladı. 62 bin 877 kişiye 398.3 milyon TL ödeme yaptı. Kalan 113.4 milyon TL Kuzey Kıbrıs'a aktarıldı. Papara dışında G-pay ve Epin gibi ödeme sistemlerinden de Kıbrıs'a yaklaşık 120 milyon TL gönderildiği tespit edildi.



KARISININ HESABINA AKTARDI
Papara hesaplarını inceleyen SPK, piyasadan toplanan paranın 86.6 milyon TL'sinin Famegame'in KKTC'deki hesabına aktarıldığını daha sonra bu paranın 42.3 milyon TL'sinin Çiftlik Bank'ın sahibi Mehmet Aydın'ın şahsi hesaplarına transfer edildiğini saptadı. Şahsi hesap hareketlerini de inceleyen SPK, paranın 1.7 milyon lirasının Mehmet Aydın'ın eşi Sıla Aydın'ın hesabına aktarıldığını, 6 milyon TL'nin de şirketle ilişkisi tespit edilemeyen bir şahsa verildiğini tespit etti. SPK'nın raporunda, "Mehmet Aydın'ın kişisel hesaplarında 22.6 milyon TL var. Toplanan tutarların tamamı ticari faaliyetlere aktarılmadı. Bir kısmı kişisel amaçlar için kullanılmış" denildi.

% 307 KAZANÇ SÜRDÜRÜLEMEZ
SPK raporunda Ponzi sistemiyle toplanan paralarla oyuna üye olanlara yüzde 160 ila 307 oranları arasında kazanç vaat edildiği belirtildi. Raporda, Çiftlik Bank'ın "reel üretim yapacağım" diyerek halktan topladığı paralarla kurduğunu iddia ettiği şirketlerin zararda olduğu bu nedenle de sistemin önümüzdeki süreçte tıkanabileceğine vurgu yapıldı.

SPK: SİSTEM BİR NOKTADA TIKANIR
Raporda, Çiftlik Bank'taki getirilerin kaynağı olarak gösterilen Fame Game, Çiftlik Bilgi İşlem ve Dora Gıda adlı üç şirketin de 2017'de toplam 9.1 milyon TL zarar ettiği vurgulandı. SPK, "Mevcut üyelere oyun içinde yüksek oranda yapılan kâr payı ödemelerinin sistem içinde yer alan şirketlerin kârları kullanılarak yapılması mümkün değil. Mevcut durumda para girişleri para çıkışlarından fazla. Üyeler yatırdıkları paraları yalnızca uzun vadede (1 yıl içinde) oyunda kazandıkları sanal altın ve gümüşleri paraya çevirerek çekebildiklerinden şimdiye kadar sistemde herhangi bir geri ödeme sıkıntısı yaşanmadı. Ancak oyun platformuna ait hayvancılıkla uğraşan şirketlerin zarar ettikleri dikkate alındığında, yeni para girişleri azaldığında sistem bir noktada tıkanacak. Yüksek getiri beklentisiyle sisteme para yatıranlar tasarruflarını kaybedecek" denildi.

NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK
SPK, Çiftlik Bank'ın yüksek getiri vaadiyle para toplamasının Tüketici Kanunu'nca yasaklanan piramit satış sisteminin özelliklerini bünyesinde barındırdığını, sisteme para aktaranların ileride mağdur olabileceğini dikkate alarak Türk Ceza Kanunu'nun nitelikli dolandırıcılık maddesi kapsamında Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç ihbarında bulunulmasına karar vermişti.

12 Ocak 2018 Cuma

Hangi parti hazineden ne kadar yardım alacak

2018 yılı bütçesinde yapılan planlama kapsamında; 4 siyasi partiye toplam 273.8 milyon TL yardım yapıldı.

TBMM Genel Kurulu'ndan geçtikten sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından da onaylanan 2018 yılı bütçesine göre; Meclis'te bulunan 4 siyasi parti hazineden 273.8 milyon TL alacaktı.
2017 yılında 234.7 milyon TL olarak yapılan hazine yardımı, bu yıl 39 milyon TL daha fazla yapılmış oldu.

HANGİ PARTİ NE KADAR ALACAK

AK Parti: 139.1 milyon TL
CHP: 71.2 milyon TL
MHP: 33.3 milyon TL
HDP: 30.1 milyon TL

PARALAR HESABA GEÇTİ

Bütçe planlamasında yer alan hazine yardımları, her yıl ocak ayının ilk haftasında banka hesaplarına yatırılıyor.

MHP NEDEN HDP'DEN FAZLA ALIYOR

Siyasi partilere yapılan bu yardımlarda, yapılan son seçimlerdeki oy oranları dikkate alınıyor.
Buna kapsamda, HDP, MHP'den daha fazla milletvekili olmasına rağmen daha az yardım alıyor. Bunun sebebi, MHP yüzde 12.03 oy oranına sahip olurken HDP yüzde 10.56 oy oranında kalmıştı.

15 Ağustos 2018 Çarşamba

İş dünyası dolar kurunu sabitledi

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

Kur saldırılarına karşı iş dünyası da karşı atağa geçti. Turizm, fuarcılık ve AVM sektörü kuru sabitledi. Tekstilciler dolar bozduracak. Mobilyacı ve otomotivciler TL’ye döndü. İnşaatçılar da ABD menşeli ürün kullanmayacağını açıkladı
Döviz kurları ile Türkiye'ye diz çöktürme operasyonuna karşı tüm Türkiye birlik oldu. Vatandaşlar döviz bozdurmaya koşarken, tekstil, turizm, perakende, otomotiv, inşaat, mobilya ve fuarcılık sektöründe birçok firma dolara karşı kuru sabitledi.

TEKSTİLDE ORTAK HAREKET

İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği öncülüğünde 5 hazır giyim ihracatçı birliği ile 11 derneğin başkanı bugün bir araya gelerek ortak deklarasyon yayımlayacak. Başkan Mustafa Gültepe, "Döviz borcu olanlar dışında sektörün tüm oyuncularına dolar bozdurmaları yönünde çağrıda bulunacağız" dedi. Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği Başkanı Hadi Karasu da, iç piyasada reel kur değeri neyse fiyatları ona sabitleyeceklerini belirterek, şöyle konuştu: "Ülkemize döviz girdisi sağlamak için bugüne kadar gidilmeyen, ucuz fiyat verdiği için rafa kaldırılan her türlü siparişi alacağız. İhracatı en yüksek seviyeye çıkarmamız gerekiyor. Bu bir vatani görevdir." Merter Sanayici İşadamları Derneği de dolar kurunu 4 liraya sabitledi. Yerli sermayeliler başta olmak üzere Türkiye'deki AVM'lerin üçte ikisi kirada ya kur sabitlemesine ya da TL'ye geçti. Bazı AVM'ler ortak giderlerde de indirime gitti.

TURİZMDE KUR ARTMIYOR

Kur saldırısına karşı bir adım da turizmcilerden geldi. Prontotour Yönetim Kurulu Başkanı Ali Onaran, "Yurtdışı turlarda doları 5.99'a, euroyu 6.99'a sabitledik. Yurtdışı ekstra turlarda yüzde 50 indirim yapıyoruz" dedi. Etstur Yurtdışı Turlar Müdürü İbrahim Cenk Okumuş da, yüksek bütçeli yurtdışı turlarının sayısı ve kontenjanlarını azalttıklarını belirterek, "Yunanistan'a ya da Bulgaristan'a giden çok ucuz fiyatlı turlarımız var. Bu dönemde otobüslü turlarımıza talebin artacağını düşünüyoruz" diye konuştu.

OTOMOTİV VE MOBİLYA TL'YE DÖNDÜ

Motorlu Araç Satıcıları Federasyonu Başkanı Aydın Erkoç, Türkiye'de 44 ilde faaliyet gösteren federasyona bağlı tüm oto galericiler sitelerinde bundan böyle alışverişlerin TL ile yapılacağını söyledi. Mobilya Sanayii İşadamları Derneği Başkanı Nuri Gürcan da, sektörde ödemelerin tamamen nakde döndüğünü bildirdi.

İNŞAATLARDA ABD ÜRÜNÜNE YER YOK

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, bakanlık olarak inşa edilecek yapılarda ABD menşeli inşaat malzemelerinin kullanılmayacağını açıkladı. Anadolu Yakası İnşaat Mühendisleri Derneği Yönetim Kurulu, yerli ürüne geçme kararı aldıklarını belirterek, tüm üyelerin satış ve kira anlaşmasını TL cinsinden yapacağını kaydetti.

FUARCILIKTA DA KUR ARTMAYACAK

İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekip Avdagiç, fuar iştirakçilerine destek olmak için doları 4 liraya sabitlediklerini ifade etti. Discovery Event Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Ete ise İslam İşbirliği Teşkilatı Ticareti Artırma Kurumu ile yaptıkları işbirliği neticesinde Türkiye'de yaptıkları Dünya Helal Fuarı'nın yurtiçi satışlarında euroyu 5 TL'ye sabitlediklerini söyledi. Ete, "5 TL üzerinden aldıklarımızın da aradaki farkın ödemesini sağlıyoruz" dedi.
KAYNAK:SABAH

24 Mayıs 2020 Pazar

“Ne işin var senin bu topraklarda?”

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ


Tamer Ashraf

Soruyorlar… 
Bizi kastederek kendilerine soruyorlar. “Sen kendini ne zannediyorsun da aslında olman gereken yerde, mesela Orta Asya’da değil de buralarda, Hıristiyan Batı’nın egemen olması gereken topraklardasın?”


“Nasıl bir aymazlık içindesin ki Türk ve Müslüman kimliğine bakmadan, bizimle bizim oyunumuzu oynamaya çalışıyorsun?!

 “Ekonomini ve siyasî yönetimi bize bağladığın sürece bir sıkıntı yok da, bir de kalkmış ‘millî bağımsızlık’ şiarıyla dökülüyorsun ortalığa! Haddini bildirmek lazım senin!”

Köpekleri sevmesek, doğaya saygımız olmasa “Hoşt!” demek işten bile değil!


Hâlâ bilmeyenlerimiz, anlamayanlarımız kaldıysa tam zamanıdır… Batı’nın bize bakışı budur… 

Kendinden olmayanlara, siyahlara, Müslümanlara, Orta Doğululara, Afrikalılara, Asyalılara karşı tavrı hep buydu… 

Bazen Haçlı Seferleri’nde olduğu gibi yedi düvel bir araya gelerek bizzat… 

Bazen “Bizim çocuklar başardı” diyerek, 12 Eylül 1980 askeri darbesinde olduğu gibi aracılar vasıtasıyla… 

Bazen de son bir yıldır olduğu gibi finansal enstrümanları devreye sokarak daha sofistike yollarla…

Bunlar Batı’nın oyun kurucu, hükmedici ya da kısaca ‘sömürgeci’ pozisyonunu sağlam tutmak için dönemin koşullarına göre dönüştürerek uyguladığı yollardır… 

Kendi itibarlarına da çok düşkün oldukları için kullandıkları terminoloji kadar taktik ve stratejileri de özenle seçerler…

İnsanları yüzyıllarca köleleştirir… 

Gider ülkesine çöreklenir… Zanaatına kadar her şeyinin üstüne konar… 

Hindistan’ı işgal eder… 

Sonra da Hint kumaşlarının kendi ürünlerine rakip olmaması için el tezgâhlarında kumaş dokuyan Hintli ustaların ellerini keser…

Afyon kullanmıyor diye Çin’e savaş açar…

1600’lü yıllardaki vahşetini bugün tekrarlayabilmesi mümkün müdür? 
Hayır… 

Artık daha sofistike araçlara ihtiyaç duymaktadır Batı… 

Yoksa MS 500 ile 1500 yılları arasında karanlık çağında hayvandan beter bir yaşam ve vahşet sürse de bugün evrensel ‘insan haklarının mucidi ve yılmaz uygulayıcısı’ kimliğine halel gelir…

Peki ne yapar? Yeni yöntemler dener…

Böyle bir tabloda ekonomiden savunmaya pek çok alanda bağımsızlığını korumak için bütün tedbirleri alan, ihracatı, yerli üretimi destekleyen politikalar güden ülkemiz, elbette ki bu ‘vahşilerin’ ve onların ülkemiz içindeki iz düşümlerinin canını sıkacaktır… O zaman da finansal savaş baltalarını devreye alarak yolumuza taş koymak isterler…

13 Ağustos 2018’den beri yaşanan çeşitli finansal saldırıları hatırlayalım… Yeni taktikleri budur işte…

Hepsi dirayet ve disiplinle finansal savunma enstrümanlarını devreye sokan hükümetimiz tarafından defedilmişti. 

Son saldırı da geçen hafta, ‘13 Ağustos finansal darbe girişimi’nde olduğu gibi yine Londra kaynaklı yaşandı…

2019, tabir yerindeyse ‘yalanın bininin bir para’ olduğu bir yıldı… “Dolar 10 TL olacak, faizler artacak” diye yırtınanlara cevap, etkin ekonomi yönetimi tarafından verildi… 

Hem kur hem enflasyon hem de faizler düştü. Faizler 10 puandan fazla düştü ama kur yukarı yönelmedi… 

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın Yeni Ekonomi Programı’nın (YEP) meyveleri toplandı…

Bu arada Koronavirüs salgını ise aniden tüm dünyayı etkisi altına aldı. Ticareti yavaşlattı… 

Gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışları yaşanmaya başladı... Türkiye ekonomisine saldırmak için fırsat kollayan Londra da bunu kullandı tabii… 

Hızla düşen faizin, yakalanan özgüvenin ve değişen küresel ticaret dengesinin en büyük potansiyel oluşturduğu Türkiye’yi sıkıştırıp iktidarı devirmek, yerine kendi adamlarını getirmek için hamlesini yaptı.
Piyasaları ve vatandaşı tedirgin etmek için “Rezervler eridi” spekülasyonu ortaya atıldı. 

Bakan Albayrak tarafından rezervlerle ilgili bir sıkıntı olmadığı dile getirilse de tezvirata ara vermediler.

SWAP kanalları kapanan Londra, olası döviz ihtiyacını fırsata çevirmek ve ülkemizde yeniden yüksek faiz ile enflasyona neden olmak için TL cephanesine ihtiyaç duyuyordu. Bunun için yüksek faizle Türkiye’de mevduatlarda duran ya da kredi kanallarında bekleyen TL’yi Londra’ya taşımaya çalıştı.

Vatandaş gelirini korusun, sanayici, esnaf, çalışan işini kaybetmesin diye en düşük maliyetlerle verilen destekleri baltalamak için piyasalara sunulan 200 milyar TL’yi Londra’ya çekmek amacıyla Türk Lirası’na Londra’da yüzde 25’lerde faiz verdiler. 

Yabancı firmalara kredi çektirerek Londra’da hesap açtırıp, içerdeki işbirlikçileri ile TL mevduatları Londra’ya taşımak için türlü kurnazlığı yaptılar.

Bu hikâye durup durup yeniden yazılmaya, tezgâhlar sürekli yeniden kurulmaya çalışılıyor… 

Ancak tüm melanet girişimleri gelip bir yere çarpıyor… 

Çarptığı yer, işte millet iradesi ve onu temsil edenlerin vazgeçmedikleri mücadele gücü, hani şairin “Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var” dediği kırmızı çizgileri, kesin sınırlarıdır…

YORUMLAR


  • Ferhat Gündoğdu 1 hafta önce Şikayet Et
    Benim beynimi yakan hep şudur, içerideki iş birlikçi lerin ifşa olmaması. Yüreğinize sağlık.

  • MİSAFİR 1 hafta önce Şikayet Et
    BC Partners, Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri'nde satın alma ve satın alma finansmanı konusunda uzmanlaşmış bir özel sermaye şirketidir. Firma tüm sektörlere yatırım yapmaktadır. BC Partners 1986 yılında kuruldu ve New York, Paris, Milano ve Hamburg'da ek ofisleri bulunan Londra'da bulunuyor.

  • MİSAFİR 1 hafta önce Şikayet Et
    Bu işe karışan dünyanın en büyük bankaları açıklandı ama o büyük gıda şirketi hala açıklanmadı.

  • Altar 1 hafta önce Şikayet Et
    Batı’nın bakışı budur… Kendinden olmayanlara, siyahlara, Müslümanlara, Orta Doğululara, Afrikalılara, Asyalılara karşı tavrı hep buydu.İnsanları yüzyıllarca köleleştirir. 

  • Gider ülkesine çöreklenir. Zanaatına kadar her şeyinin üstüne konar. Hindistan’ı işgal eder… Sonra da Hint kumaşlarının kendi ürünlerine rakip olmaması için el tezgâhlarında kumaş dokuyan Hintli ustaların ellerini keser. Kısa ve öz ...Kalemine kuvvet aklına fikrine ve bedenine sağlık Ali Saydam hocam. Afyon kullanmıyor diye Çin’e savaş açar
  • yedük 1 hafta önce Şikayet Et
    ama biz hala kuyruk sevdasından vaz geçmedük demekki ecdat doğri demüş it dögüldügi yeri sever








26 Eylül 2018 Çarşamba

Devletten gençlere 75 TL cep harçlığı

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ


Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, gençleri çalışma hayatına kazandırmak için hem gençlere hem de işverenlere teşviklerle desteklemeye devam ediyor. İŞKUR, belirlediği mesleklerde uygulanacak işbaşı eğitim programlarına katılan 18-29 yaş aralığındaki gençlere günlük 75 TL cep harçlığı veriyor.




Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, İŞKUR'un belirlediği mesleklerde uygulanacak işbaşı eğitim programlarına katılan 18-29 yaş arası kişilere günlük 75 lira cep harçlığı verileceğini açıkladı. 

Açıklamaya göre, işbaşı eğitim programı sonrasında istihdamları devam eden gençler için işverenlere 6 aya kadar, net asgari ücretin yüzde 50’si tutarında destek sağlanacak.

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçukkonuya ilişkin açıklamasında "Siber güvenlik, kodlama, bulut teknolojisi gibi mesleklerde düzenlenecek işbaşı eğitim programlarına katılan gençlere cep harçlığı veriyoruz" diyerek şunları kaydetti:

"Dijital dönüşüme yönelik nitelikli işgücünün yetiştirilmesi maksadıyla Bulut Bilişim Uzmanı, Endüstriyel Robot Programcısı, Endüstriyel Tasarım Mühendisi, Mikroişlem Tasarımcısı, Veri Tabanı Analisti, Mobil Yazılım Geliştirme Uzmanı gibi mesleklerde işbaşı eğitim programları düzenliyoruz"

Bakan Selçuk açıklamasının devamında programın ayrıntılarına ilişkin ise şunları kaydetti:

İŞKUR, belirlediği mesleklerde uygulanacak işbaşı eğitim programlarına katılan;

18-29 yaş aralığındaki gençlere günlük 75 TL cep harçlığı veriyor. 9 aya kadar sürecek programlara katılacak gençler için bu rakam aylık 1.950 TL’ye ulaşabilecek.

Ayrıca program süresince katılımcılar adına iş kazası ve meslek hastalığı ile genel sağlık sigortası primleriİŞKUR tarafından karşılanarak katılımcıların sağlık hizmetlerinden faydalanmaları sağlanacak.

Projeden yararlanmak isteyen gençler Çalışma ve İş Kurumu il müdürlüklerine veya Hizmet Merkezlerine başvurabilecek.


İŞE İLK ADIM PROJESİ


Genç işsizliği ile mücadele kapsamında hayata geçirdiğimiz “İşe İlk Adım Projesi” ile de üniversite mezunlarına önce mesleki deneyim kazandırıyor ve istihdam edilmelerini sağlıyoruz.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kamuoyuna açıklanan “100 Günlük Eylem Planı” kapsamında hayata geçirilen “İşe İlk Adım Projesi” kapsamında üniversite mezunu 18-29 yaş aralığındaki gençlerin 6 aya kadar olan işbaşı eğitim programına alınarak mesleki deneyim kazanmaları sağlanıyor.


İŞVERENLERE ÜCRET DESTEĞİ SAĞLANACAK


İşbaşı eğitim programı sonrasında istihdamları devam eden gençler için işverenlere 6 aya kadar, net asgari ücretin yüzde 50’si tutarında destek sağlayacağız. 

Bu süreden sonra işveren tarafından kişinin 12 ay daha istihdam edileceğine dair taahhüt verilmesi halinde net asgari ücretin yüzde 25’i tutarında ücret desteği bir yıl boyunca karşılanmaya devam edecek. 

Böylece, üniversite mezunu gençlerin 6 aya kadar sürecek işbaşı eğitim programından sonra en az bir buçuk yıl daha istihdamda kalmalarını sağlamış olacağız.

SGK'dan binlerce vatandaşa müjde


Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), prim borcunu yapılandırmak için yasal süresinde başvurduğu halde ödeme planı tebliğ edilmediğinden borcunu ödeyemeyen mükelleflere kolaylık sağladı. 

Kurum, başvuru için tanınan 27 Ağustos tarihi ile ilk taksit ve peşin ödeme için tanınan 31 Ağustos tarihleri arasında kısa süre bulunması nedeniyle, ödeme yapamayanların mağduriyetini giderdi.

SGK'dan il müdürlüklerine ve sosyal güvenlik merkezlerine konuyla ilgili yazı gönderildi. 

Yazıda, yapılandırma başvurusunun 27 Ağustos'ta, ilk taksit ve peşin ödeme süresinin de 31 Ağustos'ta sona erdiği hatırlatıldı.

İki tarih arasında 30 Ağustos Zafer Bayramı sebebiyle resmi tatil günü bulunması ve ayrıca vatandaş yasal süresi içinde başvurusunu yapmasına rağmen kurumca ödeme planlarının zamanında tebliğ edilemediği kaydedildi.

Yazıda, "Yasal süresi içinde başvuruda bulunan ancak ihmal veya kusurları bulunmamasına rağmen yapılandırma hükümlerinden yararlanamayan" 4/a kapsamında işçi çalıştıran işverenler ile 4/b kapsamındaki BAĞ-KUR sigortalılarına ödeme kolaylığı sağlanacağı kaydedildi.

Buna göre, söz konusu vatandaşlara ödeme planının tebliğ edildiği tarihi takip eden ayın sonuna kadar ödeme imkanı verilecek.

 Yapılandırılan ödeme tutarlarına, aylık yüzde 2 oranında gecikme zammı ilave edilecek.

Vatandaşların, ödeme planının tebliğ tarihini izleyen ayın sonuna kadar ödeme yapmaları halinde, yapılandırmaları bozulmayacak.

13 Ağustos 2018 Pazartesi

Amerika'ya Karşı Türkiye'nin Yanında Yer Alan 7 Ülkeden Destek Mesajı

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ











ABD'nin haksız dayatmaları karşısında sağlam bir duruş göstermeye çalışan Türkiye'ye İran, İtalya, Almanya, Pakistan, Rusya, Katar ve Lübnan'dan destek geldi.

Türkiye döviz üzerinden ekonomik saldırılarla karşı karşıya. Türkiye özellikle ABD'nin haksız dayatmaları karşısında sağlam bir duruş göstermeye çalışırken, dünya ülkelerinden de Türkiye'ye büyük destek geldi.

7 ÜLKE TÜRKİYE'NİN YANINDA


Rusya, İtalya, Almanya, İran, Pakistan, Lübnan ve Katar gibi ülkeler yaptıkları açıklamalarla ABD'ye karşı Türkiye'ye destek verdi. Birçok Arap ülkesinde ise dolar bozdurup TL alma kampanyaları başlatıldı.

İRAN: BU YÖNTEM SONUCA VARMAYACAK


İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi, ABD'nin Türkiye'ye karşı izlediği politikayı eleştirerek, Türkiye için her türlü desteğe hazır olduklarını söyledi. İran devlet televizyonuna konuşan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi, "Başkaları milletlerin iradesini tehdit ederek zorla değiştiremezler. Öncelikle bir ülke başkanının başka bir ülkeye ekonomik baskı uygulamaktan zevk almasından teessüf ederiz. Bu yöntem bir sonuca varmayacak. Akıl, mantık ve hoşgörünün dünya ülkeleri arasındaki ilişkilerde esas alınmasını umut ederiz" ifadelerini kullandı.

İTALYA DAYANIŞMA MESAJI GÖNDERDİ


İtalya Dışişleri Bakanı Enzo Moavero Milanesi hafta sonu bir gazeteye verdiği mülakatta Türkiye'ye dayanışma mesajı gönderdi. "Türk lirasının çöküşünün kısa vadedeki muhtemel sonuçları için dikkatlice gözetim ve denetim yapmamız gerekir" diyen Milanesi, "İlk düşüncem, Akdeniz'in ticari ve mali dengesi açısından çok mühim bir oyuncu olan önemli bir ülkeyle dayanışma göstermek gerektiğidir. Kriz durumu hepimiz için kötü haberdir" ifadesini kullandı.

ALMANYA: TÜRKİYE'YE YAPILANLAR HUKUKSUZ


Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Peter Altmaier, ABD'nin Türkiye ve Çin'e karşı aldığı ek gümrük vergi uygulamasına tepki gösterdi. Trump yönetimini eleştiren Altmaier, uygulamaların hukuksuz olduğunu savundu. Çıkartılan ekonomik savaşın Avrupa'da iş imkanlarını ve büyümeyi baltaladığını ifade etti.
Alman Hükümet Sözcüsü de "Türk ekonomisinin istikrarlı olması bizim de çıkarımıza, gelişmeleri izliyoruz. TL'nin değer kaybını yakından izliyoruz, şu anda kaygı veren bir durum yok" şeklinde konuştu.

PAKİSTAN: TÜRKİYE'NİN YANINDAYIZ


Pakistan Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin Türkiye'ye karşı aldığı yaptırım kararını eleştirerek "Pakistan, Türkiye'nin bölgesel ve uluslararası barış ve istikrara yönelik çok değerli rolünü takdir etmektedir. Aynı zamanda Türkiye, küresel ekonominin motoru ve önemli bir üyesidir. Pakistan halkı ve hükümeti, Türkiye'nin barış ve refah arayışına güçlü desteğini bir kez daha yineler ve bu ortak hedeflere ulaşma yolunda her zamanki gibi yanında olacaktır" açıklamasında bulundu.

RUSYA'DAN ERDOĞAN'IN ÇAĞRISINA DESTEK GELDİ


Erdoğan, Türkiye'ye yönelik dolar operasyonunun ardından diğer ülkelere milli paralarla ticaret yapma çağrısında bulunmuştu. Rusya bu çağrıya destek verirken, bunu bütün ülkelerle gerçekleştirmek için çabaladıkları açıklandı.Öte yandan Peskov'a bugünkü basın toplantısında Türkiye'deki ekonomik durumla bağlantılı olarak Ankara'dan mali yardım talebi gelip gelmediği soruldu.
Peskov, "Hayır, herhangi bir talep gelmedi. Her zaman gündemde önemli yer tutan somut büyük projeler istişare ediliyor. Türk Akımı doğalgaz boru hattı ve Akkuyu NGS gibi enerji projeleri konuşuluyor. Bunun yanında, faaliyetleri daha somut hale getirilmesi gereken ortak yatırım fonu mevcut ve şirketlerimiz işbirliği yapıyor. Genel olarak, bu konular ele alınıyor" yanıtını verdi.

KATARLI YAZAR: BÜYÜK ALÇAKLIKTIR


Katarlı yazar ve medya yöneticisi Jaber El-Harmi, ABD'nin Türkiye'ye açtığı ekonomik savaşa ilişkin açıklamalarda bulundu. Türkçe tweet atarak Türkiye'ye destek olan Harmi, şu ifadeleri kullandı: "Amerika'nın Türkiye'ye karşı birlik olup savaş açmasi beklenen bir şey. Türkiye'nin 'Müslüman bir ülkenin' ekonomik ve siyasi açıdan bağımsız olmasını kabullenemiyorlar.Ama bazı Arapların, Türkiye'ye açılan savaşa sevinmeleri ve destek vermeleri büyük Alçaklıktır."
Öte yandan Katar'da birçok vatandaş, ellerindeki dolarları TL'ye çevirerek Türkiye ve Türk halkına destek verdi.

LÜBNAN'DA KAMPANYA BAŞLATILDI


Sayda'da şehrinde, Türkiye'nin ekonomisiyle dayanışma kampanyası başlatıldı. TİKA 2018 Tecrübe Paylaşım Programı kapsamında gönüllülerimizin misafir kaldığı merkezin Lübnanlı üyesi Süha Maruf "Dolarlarınızı TL'ye çevirin; Türk Tahvili satın alın kampanyası" başlattı.

9 Ekim 2018 Salı

Enflasyonun belini kıracak 7 madde

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ



Türkiye’de tüketici enflasyonu yüzde 25’e dayanmasına rağmen; market, çarşı ve pazarda birçok temel ihtiyaç maddeleri yıl başından bu yana yüzde 50’yi aşan oranlarda zamlandı. 

Hükümet teşvik, ürün kaybının önlenmesi, aracı kârlarının düşürülmesi, fırsatçıların tespiti gibi birçok alanda düğmeye basıyor.




Hükûmet, döviz kuru ve enflasyon artışının olumsuz etkilerinin giderilmesi amacıyla bir dizi yeni tedbiri uygulamaya hazırlanıyor. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti’nin Kızılcahamam’daki kampında, ekonomideki dalgalanmanın olumsuz yansımalarının ortadan kaldırılması ve tüm tedbirlerin alınması için ilgili bakanlara talimat verdi. 

Erdoğan’ın, özellikle enflasyonu artıran gıda fiyatları konusunda sadece Ticaret Bakanlığının değil, İçişleri Bakanlığının da devreye girmesini istediği belirtildi. 

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak da, Kızılcahamam’da yaptığı sunumda cari açığın azaldığını, ihracatın ithalatı karşılama oranının arttığını, ekonomide yeniden dengelenme sürecinin başladığını vurgulayarak, yeni enflasyon paketi açıklanacağını duyurmuştu. 

Bakan Albayrak, dün yaptığı açıklamada da “İçinden geçtiğimiz sürecin zorluklarına rağmen, tüm paydaşlarımızla sağladığımız güçlü koordinasyon ve iş birliğiyle zor süreçlerin üstesinden geldik. Bugün açıklayacağımız Enflasyonla Topyekun Mücadele Programı ile, bu dayanışmayı çok daha ileri taşıyacağız” dedi. 

Piyasaları rahatlatmak için alınacak tedbirler ise 7 başlıkta toplandı.


1- KREDİLERE 6 AY ÖTELEME, 24 AY VADE



Türkiye Bankalar Birliği (TBB) tavsiye niteliğinde bir karar alarak “borçları vadelendirme” kararı aldı. 

Bankalar ve diğer finansal kuruluşlara yapılan çağrıda, “Nakit akış dengesi geçici olarak bozulduğu için borçlarını ödemekte zorlanan, ancak kredilerinin yeniden vadelendirilmesi hâlinde geri ödeme kabiliyeti kazanacağı kanaati oluşan işletmelere; vadesi gelen taksitleri için, 6 aya kadar anapara ödemesiz olmak üzere, toplam 24 aya kadar vadelendirme yapılabilir” denildi. 

Toplam nakit kredi borcu 15 milyon TL’nin altında olan ve daha önce yapılandırma imkânından yararlanmamış işletmelere bu imkân sağlanacak. 

Böylece ödemelerde rahatlayacak işletmeler, ürettiği ürün ve hizmetlere fahiş zam yapmayarak, enflasyonu da körüklemeyecek. Uygulama için işletmeler bankalara münferiden başvuracak. 

Talepler, her bir banka tarafından kendi risk yönetimi ve kredi politikaları çerçevesinde değerlendirilecek. 

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak “Türkiye Bankalar Birliğinin, reel sektörün kredi borç ödemelerinin yapılandırılmasına ilişkin tavsiye kararını çok önemli görüyorum” dedi.


2- ÇARŞI-PAZARA SIKI DENETİM



En çok şikâyet etiket fiyatlarından gelince, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da talimatıyla market, çarşı, pazar ve hallerde zabıtalar aracılığı ile yoğun bir denetim seferberliği başlatılacak. 

Fırsatçılık veya stokçuluk yapanlar tespit edilecek. Bu firmalara veya şahıslara belediyeler ceza kesecek. Etiketler, sıkı denetimle dizginlenecek.


3- YÜKSEK ARACI KÂRINA SINIR



Enflasyonla mücadele kapsamında yaş meyve-sebzedeki aracıların komisyon oranlarının da düşürülmesi sağlanacak. 

Bu konu, yıllardır tarla ile market arasındaki fiyat farkının da ana sebepleri arasında gösteriliyor. Bugün hâlâ birçok ürünün üretici ve perakende fiyatları arasındaki fark, 4 kat ve üzeri seviyelerde seyrediyor.


4- SOĞUK ZİNCİRE YENİ TEŞVİK



Ürünlerin tarladan şehirlere taşınması sırasında yaşanan en büyük problemlerden biri de, bir kısmının zayi olması... Bu konuda soğuk zincir taşımacılığı devrede. 

Hükûmet, bunu yaygınlaştırmak için yeni teşvikleri gündeme alacak. Amaç, gıda ürünlerinin hasat sonrasında hemen soğuk zincire dahil olarak firenin önlenmesi...


5- HAL YASASI ÇIKARILACAK



Gıdada düşüş için uzun süredir üzerinde çalışılan Hal Kanunu revize edilecek. 

Buralarda sadece sebze ve meyve satılmayacak; et, tavuk ve balık ürünleri de bulunacak. Paketleme, hallerde yapılacak. Toplu satışlarla birlikte maliyetler gerileyecek. 

Yüzde 25’e varan firenin azalması sağlanacak, bunlar da fiyatı düşürecek.


6- KDV İADELERİ VERİLECEK



Ekonominin canlanması ve piyasaya nakit girişinin sağlanması için, sanayici, esnaf ve tüccarın devletten alacağı KDV iadelerinin ödenmesi sağlanacak. 

Şu anda reel sektörün devletten yaklaşık 40 milyar TL KDV alacağı bulunuyor. Bunun verilmesi hâlinde kasalar rahatlayacak, ürün ve hizmetlerde maliyet azalacak.


7- MÜTEAHHİDE EK ÖDEME



İnşaat sektörüne, yaşadığı sıkıntıdan çıkması için ‘tasfiye hakkı’ getirilecek. Artan maliyetler konusunda “fiyat farkı ödenmesi” gibi tedbirler gündeme gelecek. 

Kamu ile çalışan müteahhitlere “iş bitirme süresinin uzatılması” gibi kolaylıklar getirilecek. 

Tasfiye hâlinde ihale açılacak ve mevcut işlerin bitirilmesi sağlanacak.

Enflasyonla topyekün mücadele dönemi


Bakan Berat Albayrak'ın enflasyonla mücadele için şirketlere yüzde 10 indirim çağrısı yapması bekleniyor.

GERİ SAYIM


Bugün saat 13.00'da İstanbul Kongre Merkezi'nde, Bakan Albayrak tarafından enflasyonla mücadele programı açıklanacak.


FİYATLAR AŞAĞI ÇEKİLSİN


Piyasaların merakla beklediği program öncesinde Bakan Berat Albayrak'ın iş dünyasına fiyatların en az yüzde 10 aşağı çekilmesi yönünde çağrı yapacağı öğrenildi.

EN ÖNEMLİ MADDE


Bu çağrının karşılık bulması halinde enflasyonda ciddi bir gevşeme olabileceği kaydedilirken, bu konunun programın en önemli maddelerinden biri olacağı ifade ediliyor.

28 Aralık 2017 Perşembe

Piyangoyu Kazandılar ama Hayatları Mahvoldu

​Milli Piyango çekilişlerinde günler öncesinden biletini alıp da heyecanla çekiliş anını bekleyen onlarca insan büyük ikramiyenin sahibi olunca, belki de kendini dünyanın en şanslı insanı hissediyor. Ekran başında büyük ikramiyenin sahibini izleyenler ise kendi biletlerine çıkmayan milyonlar için hayıflanıyor.
İşte önceki yıllarda yaşanan olaylardan bazıları:
PİYANGOYU KAZANDI, EŞİNİ BOŞADI
9 çocuk babası ve işsiz olan Ahmet Bayram'a, Milli Piyango'nun 2005 yılındaki çekilişinde, çeyrek biletine büyük ikramiye isabet etmişti. 1 milyon 250 bin TL kazanarak bir anda zengin olan Bayram, ilk iş olarak eşini boşadı.
İNTİHAR ETTİ
Sonrasında gece kulüplerine gitmeye başlayan Ahmet Bayram, tüm parasını kumarda yedikten sonra evinin banyosunda hayatına son vermiş olarak bulundu.
'UĞURSUZLUK GETİRDİ'
Ordu'da 2003 yılında Sayısal Loto'dan tek başına 844 milyar lira kazanan çaycı Hayri Kaya, kazandığı parayı tüketince yeniden çaycılık yapmaya başladı. Kaya, sürekli şans oyunları oynadığını, 2003 yılında şanslı 6 numarayı bilerek büyük ikramiyeyi kazandığını belirterek, kazandığı paranın kendisine şans değil adeta uğursuzluk getirdiğini söyledi.
OĞLU TARAFINDAN BOĞAZINDAN BIÇAKLA KESİLDİ
10 trilyon TL'nin dörtte birini kazanan Yıldırım, ikramiye yüzünden kavga çıkaran oğlu tarafından boğazından bıçakla kesilerek yaralandı.
PİYANGO İKİ KEZ VURDU ANCAK AYAKKABI BOYACILIĞI YAPIYOR
Milli Piyango'dan 1982 ve 1984 yıllarında 2 kere büyük ikramiye kazanan 'piyango tiryakisi' Mustafa Savgan da, paranın mutluluk getirmediği 'talihli'lerden.Piyangodan kazandığı paranın çoğunu, 'belki daha çok kazanırım' diye yine biletlere yatıran Savgan, şuanda iki büyük ikramiye kazanmış bir ayakkabı boyacısı olarak hayatını sürdürüyor. Savgan, 'Ayakkabı boyacılığına başladım. Gene bilet alıyordum tabi. Cahildik biraz da. Çok bilet almaya başladım. Sonra paraları bitirdik. Hiç yatırım yapmadım. Cahillik vardı. Bilemedik ne iş yapacağımızı. İnsan bilemediği bir işe nasıl girişecek ki?' diye konuştu.
KOCASINI BOŞADI
Genelde büyük ikramiyeyi kazanan erkekler, ilk iş olarak karılarını boşar. Peki ya o kadar para bir kadına çıkarsa ne olur? Bir şey değişmiyor, sonuç yine aynı. 2003'te Yeşim Akyol'a o zamanın parasıyla 2 trilyon lira çıktı. Akyol, kavga etmeye başladığı 8 yıllık eşinden boşandı. Kocası, 'Para çıkınca çok değişti' dedi.
KISA SÜREDE 5 KURUŞSUZ KALDI
Samsun'da 17 yıl önce Milli Piyango'dan büyük ikramiye kazanan Süleyman Orhan'ın hayatı hiç de beklemediği şekilde değişti. Parayı aldıktan sonra talihsizlik peşini bırakmadı. Ticarete atıldı ancak yaptığı her işten zarar etti. Aklı başına geldiğinde artık çok geçti. Orhan, o zor günleri şöyle anlattı: 'Helal olmadığını biliyordum. İkramiyeden geriye kısa sürede 5 kuruş kalmadı. Hiçbir hayrını görmedim. Üstelik daha önce alın terimle kazandığım birikimim de gitti. Tavsiyem, kimse umutlarını piyango biletine bağlamasın.'
CENAZESİNİ BİLE KALDIRAN OLMADI
Mehmet Sarıoğlu'nun 1975 yılında aldığı Milli Piyango biletine ikramiye çıktı. Hiç evlenmeyen ve amelelik yaparak geçimi sağlayan Sarıoğlu'nun çeyrek biletine ikramiye çıkmasıyla birden hayatı değişti. O yıllardaki para ile 25 bin lira kazanan Sarıoğlu, bir anda zengin oldu. Çalıştığı işyerinden ayrılarak kayıplara karışan Sarıoğlu, İzmir ve İstanbul gibi büyük şehirlerde parayı bitirdi. 83 yaşında vefat ettiğinde elinde avucunda hiçbir şey kalmamıştı. Cenaze giderleri yaşlılık maaşından temin edildi.
'NEREDEN ALDIM O BİLETİ'
Milli Piyango'nun 1990 yılbaşı çekilişinde 1 milyar 250 milyon lira kazanan Adanalı Cem Postacı, 6 yıl sonra oğlunu trafik kazasında kaybetti. 'Talih kuşu bize huzur değil, felaket getirdi' diyen Postacı, 'Kazandığım ikramiyeyle emlak işine girdim. Ardından iflas ettim. İşlerim bir dönem çok iyi gitti ancak hiç tanımadığım kişiler, akrabam olarak karşıma çıktı. Her şeyimi kaybettikten sonra şimdi yüzüme bakan yok. Yuvam dağıldı. Geriye emekli maaşım kaldı. Keşke o bileti almasaydım da o para çıkmasaydı' ifadelerini kullandı.
Kaynak: Milliyet

11 Ağustos 2018 Cumartesi

Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak yeni ekonomi yaklaşımını açıkladı

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, yeni ekonomi yaklaşımını açıkladı.


Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından, istişare toplantıları çerçevesinde kurgulanan yeni ekonomi yaklaşımına ilişkin çerçeve kamuoyuyla paylaşıldı.
Albayrak, yeni sistem ile bakan sayısının azaltıldığını anımsatarak, daha hızlı, dinamik, aktif bir sisteme kavuşulmasıyla birlikte yeni bir düzeye çıkılacağını ifade ettiğini hatırlattı.

Bugünün kendisi için çok heyecan verici olduğunu aktaran Albayrak, şunları anlattı:

“Bugün bu yeni sistemin genel çerçevesini çizeceğimiz bir toplantı yapıyoruz. Tabii ki detayları eylüldeki OVP özelinde atacağımız adımlar noktasında, bugüne kadar yaptığımız istişare toplantılarının benzerlerinde sık bir şekilde ortaya koyarak ifade edeceğiz. İş insanlarımız, ekonomistlerimiz, akademisyenlerimizle teorik olarak yaptığımız bu toplantılara devam edeceğiz. Esas konu bugün bu çerçevede baktığımızda Türkiye’nin orta gelir grubundan üst gelir grubuna çıkması için gerekli noktalarda nasıl bir yol haritası çizmesi noktasında birçok toplantılar yaptık.”
Albayrak, “Türkiye’nin tüm kurumlarıyla, tüm stratejileriyle daha hızlı ve güçlü politikalarıyla hedeflerine ilerlediği bir süreci yaşayacağız.” diyerek, “(Hazine ve Maliye Bakanlığı) Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en etkin uyum ve koordinasyonun yaşandığı bir döneme şahit olacağımız bir bakanlık. Para ve maliye politikalarının tek bir şapkada birleşmesiyle ve bu birleşmeye dayalı yapacağımız ahlaklı ve liyakatli şemsiyesini bir adım öne taşıyan yönetim kademesiyle çok daha etkin ve güçlü bakanlık olacak. Her alanda hem içeriden hem de dışarıdan danışmanlarla, bakan yardımcılarıyla, genel müdürlerle çok daha etkin bir bakanlık olacak.” değerlendirmesinde bulundu. “Her adımı ince ince döşeyerek aksiyon alacağız” Bakan Albayrak, ilk günden beri attıkları adımlarla ve bu çerçevede ortaya koyacakları ekonomik vizyonlarla birlikte izleyecekleri politikaları ekonominin tüm paylaşlarıyla birlikte istişare ederek yaptıklarını belirterek, “Ulusal ve uluslararası, tüm paydaşların içinde olduğu geniş bir yelpazede her adımı ince ince döşeyerek aksiyon alacağız.” dedi.
Yaptıkları görüşmeler ve istişarelerin Türkiye’nin bu yolculuğunda önemli ışık tutacağını ifade eden Albayrak, “Eylül ayında açıklayacağımız OVP ile, bu arada birçoğunuzla paylaşmadık ismine de yeni isim arıyoruz, güzel isim önerileri de geldi ama inşallah yeni isim belirleyeceğiz. OVP’nin yeni ismiyle birlikte detayları hızlı şekilde ortaya çıkacak.” diye konuştu.
Albayrak, Yeni Ekonomi Yaklaşımı’nın en önemli adımlarından birisinin kararlı bir bir yaklaşım olduğunu anlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Burada ne demek istiyorum? Bugüne kadar kararsız mıydı? Hayır. İşte yeni model olarak ortaya çıkacak olan, bu bakanlığın koordinasyonunda çok daha kararlı ve güçlü şekilde emin adımların atıldığı önemli ve yeni bir dönem başlayacak. Bu yaklaşımın diğer pozisyonu değişimi hedefleyecek. Türkiye bir üst lige çıkmak zorundaysa eğer bazı şeyleri değiştirmesi lazım. Bu değişimi ortaya koyacak hakikaten somut, zemini güçlü şekilde ortaya koyması lazım. Bunun yanında güçlü bir reflekse ve stratejik alt yapıya sahip olması lazım.
Küresel anlamda rekabetçi bir dönemdeyiz. Bir tarafta ABD, bir tarafta Çin, sabahtan öğlene bir açıklama ticaret savaşları, bariyerlerin kaldırılması, yeni vergi politikaları… Bir diğer adım güçlü temelleri olacak. Çünkü kısa, orta ve uzun vadede siz yol haritasını ne kadar sağlam kurarsanız temelleriniz o kadar güçlüdür. Bir diğer yaklaşım sürdürülebilir olacak. Berat Albayrak olsa da olmasa da dizayn ettiğiniz bu sistemin sürdürülebilir olması gerekiyor. Son günlerde yaşadığımız bütün bu sebepler açısından bakıldığında küresel ekosisteme baktığınızda birçok ülkenin yaşadığı sistemsel sorunlar başında sürdürülebilirlik sorunu var.”
Diğer bir yaklaşımın katılımcı olunması olduğuna işaret eden Albayrak, “81 milyonluk Türkiye büyük bir hedefe kitlenmiş şekilde ilerleyecek. 81 milyonun katılımcı olduğu, gelir düzeyi, sektörel düzeyi ne olursa olsun, mesele tüm bu çerçeve günlük bir taktiksel mantıkla değil, stratejik bir akılla yaklaşmak olacak. Öyle net prensipler belirlemelisiniz ki bu sürecin Bu prensiplerle yola çıkılırsa bu sürece ulaşırsınız denilsin. Seven sevmeyen, oy veren vermeyen. Öyle olması lazım.” dedi.
“Bugün ortaya çıkan küresel ve bölgesel tabloların tamamı ve ekonomideki mevcut tablo Türkiye’nin makro göstergeleri dikkate alındığında hakikaten, makul, mantıkla açıklanacak bir süreç değil. O günlerden geçiyoruz.” diyen Albayrak, şunları anlattı:
“Birçok açıdan bakıldığında göstergeler noktasında farklı etkilere sebebiyet verecek neticeler ortaya çıkabilir. O zaman biz ne yapacağız? Belirlediğimiz yol haritasını güçlü prensipler üzerine inşa ettik. Bunu kişilere değil, oturtulmuş sistem üzerine yürüdüğünü ortaya koyduğumuz zaman ama bugün, ama yarın, ama bunun ötesindeki yol güzergahında hiçbir şekilde savrulmadan yoluna devam edecektir. Küresel gelişmeler ne olursa olsun ekonominizi tüm sınamalardan etkilenmeden çıkacak güçlü temeller üzerine inşa edecek bir yapı olması lazım.”
Albayrak, bu anlamda bakıldığında prensiplerin belirlendiğine işaret ederek, “Yeni ekonomi yaklaşımında, tüm piyasa paydaşlarımızla daha etkin iletişim ve güvenin sağlanması prensibimiz olacak. Kalıcı ve güçlü yapı ortaya koyma noktasında bunlar olmazsa olmaz prensiplerden biridir.” dedi.

"Merkez Bankası özelinde çok hassasız"

Albayrak, yeni yaklaşımı çok etkin bir şekilde uygulamaya geçireceklerini ifade ederek, Türkiye'nin bugün küresel anlamda çok önemli bir rol model olmaya ihtiyacı bulunduğunu, geçen 15 yılda Türkiye'nin gelişmekte olan piyasalar üzerinde önemli bir süreci ortaya koyduğunu kaydetti.
Para politikalarının tam bağımsızlığının sağlanmasının diğer bir prensipleri olduğunu vurgulayan Albayrak, "Farkındaysanız ilk geldiğimiz günden beri para politikasının bağımsızlığı konusunda Merkez Bankası özelinde çok hassasız. Mümkün olduğunca konuşmamaya gayret ettik. Hatta hiç konuşmadık. Özellikle para politikalarının tam bağımsızlığı konusu prensip olarak bundan sonra da devam edecek." şeklinde konuştu.
Albayrak, bu prensip özelinde yola devam etmeleri gerektiğini belirterek, TCMB'nin bağımsızlığının Türkiye ve ekonomi açısından çok kritik olduğunu vurguladı.
Fiyat istikrarının kalıcı bir şekilde, bütün bu hedeflere ulaşabilmesi noktasında tüm adımların TCMB tarafından etkin bir şekilde koordine edilmesi gerektiğini dile getiren Albayrak, bununla ilgili yasal düzenlemelerin gelecek süreçte daha etkin bir şekilde ortaya konacağını söyledi.

"Sermaye piyasalarını geliştirmeyi hedefliyoruz"

Berat Albayrak, şunları kaydetti:
"Özellikle bankacılık kesimi başta olmak üzere finans sektörünün güçlü yapısının korunması lazım. Bankalarımız ve diğer finansal kuruluşların güçlü mali bünyeleri ile faaliyetlerine etkin bir şekilde devam etmesi noktasında finansal istikrarın daha da güçlendirilmesi önceliklerimiz arasındadır ve amaçlarımızdan bir tanesidir. Sermaye piyasaları içerisindeki payını veya finansal sektör içerisindeki payını azaltacağız, sermaye piyasasının pasta içerisindeki payını büyüteceğiz. Yani finansal sektörün yüzde 90'ından fazlası bankacılık sektörü olmayacak, olmamalı. Sağlıklı finansal sistemden bahsediyorsak... Özellikle sermaye piyasalarını geliştirmeyi hedefliyoruz."
Etkin, şeffaf, verimli bir şekilde faaliyetlerine devam etmeleri için tüm kurumlara her türlü desteği vereceklerini dile getiren Albayrak, "Bütçe dengesinin ciddi bir disiplinle, kaliteli bir dönüşüm ortaya koyması... Burası çok önemli. 15 yılda ciddi bir bütçe performansı, mali bir performans ortaya koyan, 16 yıllık iktidar döneminde... Bu süreç yeni dönemde daha somut bir mali plan, yazılı bir mali plan dairesinde, çok daha güçlü bir disipline kavuşacak. Sadece özelleştirmeyle, tek seferlik gelirlerle, şunlarla, bunlarla değil... Özellikle ekonominin tüm paydaşlarıyla, büyüyen ekonominin üreten bir formata dönmesi ile bu süreci ortaya koyacağız. Bütçe disiplini de bu dönemde en temel dinamiklerden bir tanesi olacak. Bütçeniz ne kadar disiplinli olursa bankaların kapısına o kadar az gidersiniz." ifadelerini kullandı.
"Yeni yaklaşımın 3+1 sacayağı var" Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak, yeni dönemde çok daha sıkı para politikası ve mali politika ortaya koyacaklarını belirterek, "Para ve maliye politikası açısından çok daha sıkı ve koordineli bir süreç olacak." dedi.
Yapısal reformlar konusunda yoğun bir çalışma yürüttüklerini dile getiren Albayrak, mevzuatla ilgili sürecin yeni yasama döneminde hızlı bir şekilde hayata geçirileceğini, ortaya koyacakları bu yapısal reformla daha güçlü adımlar atacaklarını söyledi.
Yeni yaklaşımın 3+1 sacayağı olduğunu bildiren Albayrak, 2018-2019'un ekonomik dengeleme dönemi olacağını kaydetti. Albayrak, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"2018 ve 2019'da ekonomide dengeleme dediğimiz birinci fazı ortaya koyacağız. Bu alandaki adımların atılmasıyla 2018-2019'da Türkiye birinci fazı bitirip sürdürülebilir, istikrarlı ve sağlıklı büyüme dediğimiz ikinci faza geçecek. Bu süreci 2020 ve 2021 yıllarında ortaya koyulan bu dönüşümlerle birlikte üçüncü faz dediğimiz daha adaletli paylaşım fazına geçeceğiz. Tüm bu süreçlerin gerçek manası ile başarıya ulaşması, sağlam, kalıcı ve sürdürülebilir bir ekonomi yaklaşımı olarak kurgulamak istediğimiz +1 dediğimiz nitelikli insan gücü ve güçlü topluma dönüşüm politikalarımızla taçlandıracağız. Birinci adım, ikinci, adım, üçüncü adım ve sonunda nitelikli insan gücü ve güçlü toplum fazına ulaşacağız."
"İlk fazda cari açık düşürülecek, tasarruf artırılacak" Berat Albayrak, 2018-2019'u kapsayan "ekonomik dengeleme" başlıklı birinci fazda, enflasyonla ile güçlü mücadele edeceklerini vurguladı.
Albayrak, şöyle devam etti:
"İkincisi, özellikle mali disiplin üzerinde çok daha sıkı bir Hazine ve Maliye Bakanlığı göreceğiz. Üçüncüsü ise cari açığın düşürülmesi. Cari açığın düşürülmesiyle ilgili stratejik temellerin atıldığı çok önemli bir dönem olacak. Sonra güven ortamının iyileştirilmesi için gerekli tüm adımların atılacağı, iş ve yatırım ortamının cazibesinin artırılacağı, bunlarla birlikte sermaye piyasalarının derinleştirileceği çok önemli 1,5 yıl olacak."
Albayrak, birinci fazda, kamu borçlarında kaynak çeşitliliğinin sağlanacağını, kamu kaynaklarının verimli kullanılmasını sağlayacaklarını, tasarruf ve verimliliği artıracaklarını bildirdi.
Bakanlıklarda tasarruf tedbirleri aldıklarının vurgulayan Albayrak, "Başladık. Bugüne kadar olmadığı kadar daha etkin bir süreç... Yıl sonu rakamlarında göreceksiniz." dedi.
"Enflasyon düşürülecek, sağlıklı büyüme sağlanacak"
Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak, 2020-2021 yıllarında uygulanacak "istikrarlı büyüme" başlıklı ikinci fazın, "ekonomik dengeleme" sonrası başlayacağını belirterek, sürdürülebilir ve sağlıklı büyümenin önemine işaret etti.
Hem enflasyonun düşürüleceğini hem de sağlıklı büyümenin sağlanacağını kaydeden Albayrak, Türkiye'nin, "üretimin büyümeyi destekleyecek" temelli olmasının önemine değindi.
Albayrak, 2019 sonrası uygulamaya koyacakları ikinci fazı, stratejik büyüme alanları tespit ederek hayata geçireceklerini ifade ederek, "Ne demek? Stratejik... Hem katma değer yüksek sektörler hem de katma değerli stratejik ürünlerin yanında teknolojik ürün üretimi ortaya konulacak." dedi.
İhracatı artıracak ve cari açığı azaltacak politikaların ağırlıkta olacağını vurgulayan Albayrak, "Sadeleştireceğimiz, bunun özelinde, burası çok önemli, vergi sistemi ile ilgili maliyede çok güçlü bir dönüşüm süreci başlayacak." ifadesini kullandı.
Albayrak, yeni yaklaşımla el birliği içinde tüm Türkiye'yi, daha da büyük ve güçlü bir şekilde üreten bir Türkiye'ye dönüştüreceklerini söyledi.
"Dolaylı vergiler azaltılacak" Berat Albayrak, 2022-2023 yıllarını kapsayacak "daha adaletli paylaşım" başlıklı üçüncü fazda, toplumun tabanına, 81 milyona daha adaletli bir paylaşım ortaya konulacağını kaydetti. Daha adil bir vergi sisteminin olacağını belirten Albayrak, dolaylı vergilerin azaltılacağını bildirdi.
Albayrak, kayıt dışı ile çok daha etkin mücadele edileceğini, işsizliğin azaltılacağını, gelir dağılımının iyileştirileceğini ifade etti.
Albayrak, 3+1 diye nitelendirdiği "nitelikli insan gücü ve güçlü toplum" başlıklı fazda gelişmiş ülke kriterinin yakalanacağını belirterek, bu fazda nitelikli nüfusun iş gücüne katılımı, insan gelişmişlik düzeyinin artırılması, üreten sivil toplum, kaynak verimliliği kültürü ve girişimci dostu piyasa gibi kriterleri ortaya koyacaklarını söyledi.
"Tüm paydaşlarla ortak hareket edeceğiz" Bütün bakanlıkların kamu kurumlarının uyum içerisinde, bu hedeflerle hareket ederek yollarına devam edeceğini aktaran Albayrak, "Bunun için tüm paydaşlarla ortak hareket edeceğiz. Bu süreç her şeyden önce 81 milyonun desteğiyle yürüyecek bir süreç. İş dünyamızın, sanayicimizin, akademisyenlerin, tüm bu paydaşların da katkısıyla etkin hale geleceğiz." diye konuştu.
Albayrak, şunları kaydetti:
"Hangi kamu harcaması olursa olsun yatırımı bu modelin öngördüğü kriterlere göre belirleyeceğiz. Özellikle yapılacak yatırım ya da harcamanın teknolojik ürün üretiminin önceliği olmalı. Ona bakacağız. Katma değer açısından... Burası çok önemli. İhracatı artırıyor mu? Buna bakacağız. Yeni dönemin anahtar cümlelerinden bir tanesi, yatırım ve harcamaları belirlenen kriterler açısından çok daha etkin bir şekilde yöneteceğiz. Bunun dışındaki alanlarda buraya kadarki tüketim, yatırım ve harcama kültürünü daha tasarruf mekanizmasını etkin kılacağımız bir sürece girecektir."
Albayrak, bu modelden herkesin Türkiye için kurduğu hayallerden ve ideallerden bir şeyler bulacağına işaret ederek, "Geldiğimiz günden beri bir dizi adım attık. Bu adımların ne kadar kararlı bir şekilde sürdürüleceğini göstermek açısından. Nitekim bütün bunların çoğu ortak bir aklın ürünü olarak bir aklın ürünü olarak... Önceliğimiz enflasyonla mücadele, bütçe disiplini, geldiğimiz 6 aylık bütçe rakamları noktasında bakanlığımızın birçoğuyla oturduk yüzde 30 tasarruf sürecini başlattık." şeklinde konuştuk.
Kaynak kullanımıyla ilgili çok etkin bir adım attıkları bilgisini veren Albayrak, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Sadece bu iki etkin adım sayesinde hazinemizin iki aylık borç çevirme oranını yüzde 125'lerden yüzde 110'a çektik. Özellikle sürdürülebilir ve sağlıklı büyüme noktasında bunlar elzem. 100 günlük eylem planında atacağımız adımların tamamı, ilan edilen projelerin tamamı 2018 bütçesi içerisinde çözülecek. Özellikle önemli projeler açısından yap-işlet-devret noktasında çok daha etkin ve farklı bir modeli uygulayacağız.
Bütçe disiplinini yakalama noktasında sadece son 1 ayda çektiğimiz fotoğrafın genel çerçevesinin bir toplantısı. Bu 30 günde, 6 aylık rakamlar noktasında ortaya koyduğumuz mali disiplin sadece bunun en basit örneği. 35 milyar TL'yi yıl sonuna kadar tasarruf ve gelir artışıyla bütçe disiplininde altın vuruş yaptık. Bu yıl minimum 5 milyar TL faiz dışı fazlayla yıl sonunu tamamlayacağız. Hazine borçlanmasını yılın kalan aylarında da bu oranı yüzde 100'e çekeceğiz."
"Türkiye'de her ürünün yerlisi var"
Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak, bütçe dışı harcamalarının da azaltılması gerektiğini vurgulayarak, "Bu konuda da çok güçlü bir irade ortaya koyuyoruz. Yeni dönemde basiretli borçlanmayı teşvik eden adımlarla birlikte özellikle kredi kartı, bireysel harcamalarla ilgili çalışmaları başlattık. Maaşımız 2 bin lira, 5 bin liralık Iphone'u taksitle alıyoruz. O zaman tüketim noktasındaki dengelenecek bir ithalat merkezindeki harcama kültürünü oluşturmak için benzeri adım atmalıyız. Kamuda maliyet dönüşümü açısından önemli bir süreci başlatıyoruz." ifadelerini kullandı.
Kamuda maliyet dönüşümü açısından önemli bir süreci başlattıklarını dile getiren Albayrak, "Özellikle kaynak açısından bakıldığında... Cari açık üzerindeki baskıyı azaltmak için... Türkiye'de her ürünün yerlisi var. Olmayan bir şey yok. Otomotivin, telefonun, halının, mobilyanın, her şeyin var." yorumunu yaptı.
Albayrak, özellikle kritik adımlardan bir tanesi olan yeni bir üst finansal regülasyon otoritesinin kurulmasını yeni yasama döneminde Meclis'e getirecekleri bilgisini vererek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Daha modern, daha hızlı karar vermeye yönelik yapıya geçildiğini, daha etkin ve liyakatli kadrolarla çok daha etkin rol oynayacaklarını ekimde bu yeni yapıyla kavuşacaklar. En kısa zamanda finansal kuruluşlarımız, sigortacılık sektörü, yeni bir milli reasürans yapısını oluşturacak. Sigortacılık çok önemli bir sektör. Finansal sektör içerisindeki payı layık olduğu yerde değil. Bireysel emelilik sistemiyle ilgili çok önemli adımlar atacağız.
Sistemi yeniden yapılandırarak tasarruf ve sermaye birikimiyle ilgili çok güçlü adımlar atacağız. Emlak Bankası'nı uzmanlık alanı olan sektörde daha da büyüteceğimiz bir yapı. Kalkınma Bankası'nın yapısal dönüşümünü sağlayacak yasal altyapıyı getirdik, ekimde o da mecliste. Çalışma arkadaşlarımızı da kabaca belirledik. Kalkınma Bankası'nı güçlü bilançoya hızlı bir şekilde kavuşturup hemen yola koyulacağız."
"Devlet olarak bu bankacılık sektörünün arkasındayız" Bakan Albayrak, OVP üzerindeki makro hedeflerin şekillenmeye başladığını belirterek, “Dengelenmenin sonucu olarak yüzde 3-4 aralığında önümüzdeki dönemde büyüme… Cari açık mali disiplin açısından yüzde 4’ler civarında dengelenecek bir süreci ona göre kurguluyoruz. Bütçe disiplinini daha sıkı bir şekilde ortaya koyacak, yüzde 1,5 seviyelerinde sınırlandıracağız.” dedi.
Türkiye’nin çok önemli ve güçlü bir ülke olduğunu ifade eden Albayrak, Türkiye’nin son 15 yıldaki yolculuğunda değişim, dönüşüm ve güçlü vizyonuna yakışır adımlar attığını kaydetti.
Albayrak, bugün yeni bir dönemin başlangıcında olunduğunu aktararak, şunları anlattı:
“Tüm paydaşlarımız ve milletimiz başta şunu bilmek durumundadır ki Türkiye tüm bu süreçlerde, bu yol haritasıyla kendine özgü güçlü temelleriyle 2023’e kadar çok daha güçlü bir ülke olacak. Bir tarafta manipülasyon, algı, bir tarafta reel politika çerçevesi… Her ikisine karşı da Türkiye hazır bir strateji ile yoluna devam edecektir. Bu noktada Türkiye dostlarıyla daha ileriye gidecektir. Tükiye hakikaten bu 3 unsuru en güçlü kılan noktalardan birisidir.
Türkiye, mali disiplin, bütçe disiplini, kamu bilançosu açısından çok güçlü bir ülke. Bunu daha da güçlü bir şeklide sergileyecektir. Bugün buradan birinci ağızdan çok net ifade ediyorum. Türkiye’nin çok güçlü bir bankacılık sektörü var. Sermaye yapısıyla bütün senaryolara hazırlıklı, sağlıklı bir bilanço yapısı var, bunu görmemiz lazım. Devlet olarak bu bankacılık sektörünün arkasındayız. Bu süreçler, günlük, anlık, Türkiye’yi ulaşmak istediği hedeflerden alıkoymak noktasında hiçbir şekilde başarılı olamayacak.”
Türkiye’nin hakikaten temelleri sağlam yerel altyapıya sahip olduğunu belirten Albayrak, tüm yerel ve yabancı paydaşların Türkiye’nin söylediğini, planladığını, hedeflediğini ortaya koyan bir ülke olduğunu göreceğini ve bundan sonra da devam edeceğini vurguladı.

3 Ağustos 2018 Cuma

Cumhurbaşkanı Erdoğan '100 Günlük Eylem Planı'nı açıklıyor

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi'nde, "Cumhurbaşkanlığı 100 Günlük İcraat Programı" tanıtım toplantısında kabinesinin eylem planını açıkladı.
Canlı izlemek için tıklayın >

'OVP Ağustos sonuna kadar ilan edilecek'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Orta Vadeli Programı Ağustos ayı sonuna kadar kamuoyuna ilan etmeyi planlıyoruz. 2019-2023 dönemine ilişkin stratejik plan çalışmalarımıza başladık. Kasım ayı sonuna kadar bunu da tamamlamayı hedefliyoruz." dedi.

'400 proje yeni dönemin ateşleyici gücü olacak'

"İlk 100 günde tamamlanacak proje sayısı binin üzerindedir. Biz bunlardan daha önemli ve öncelikli gördüğümüz 400'üne programda yer verdik." diyen Erdoğan, "Yaklaşık 46 milyar liralık bütçeyle hayata geçirilecek 400 proje, adeta yeni dönemin ateşleyici gücü olacaktır." ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Savunma sanayi projelerine ayrı bir önem veriyorum. Programımızda yer alan 400 projenin 48'i savunma sanayimize aittir." diye konuştu.
"Her ne olursa olsun, savunma sanayi projelerinden taviz vermeyeceğiz." ifadesini kullanan Erdoğan, "Türkiye’nin her alanda tehdide, baskıya maruz kaldığı bir dönemde, göbeğimizi kendimizin kesmesine katkı sağlayacak her çalışma kıymetlidir." dedi.


'Yeni adli yılla birlikte yargıda hedef süre uygulamasına geçiyoruz'

Başkan Erdoğan, "100 Günlük İcraat Programımız çerçevesinde, yeni adli yılla birlikte yargıda hedef süre uygulamasına geçiyoruz." şeklinde konuştu.
Erdoğan, FETÖ'nün yargı sisteminde yol açtığı tahribatı süratle giderme noktasında önemli mesafe katedildiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yargı birimlerince yapılan 40 milyon tebligattan 28 milyonunun elektronik ortamda gerçekleştirilebilmesini mümkün kılacak bir altyapı oluşturuyoruz. " dedi.
Erdoğan, "Çocuklara karşı işlenen cinsel istismar suçları konusunda, toplumun beklentilerine cevap verecek cezai düzenlemelerin yapılmasını sağlıyoruz ve sağlayacağız. Asla bundan taviz yok." ifadesini kullandı.

'Kendi kendimize yeterli bir savunma sanayi kurmaya çalışıyoruz'

"Bir yandan ordumuzun kritik birimlerinde uzmanlığa dayalı bir personel yapısına geçerken, diğer yandan da her alanda kendi kendimize yeterli bir savunma sanayi kurmaya çalışıyoruz." diyen Erdoğan, 
"Göreve geldiğimizde yüzde 25 gibi bir güce sahipken, şimdi bu yüzde 65'e ulaşmıştır. Bunu artık daha da artırmak durumundayız." şeklinde konuştu.

'Emeklilerimize ikinci ikramiyelerini takdim ediyoruz'

Erdoğan, "100 Günlük İcraat Programımız çerçevesinde, emeklilerimize ikinci ikramiyelerini inşallah Kurban Bayramı öncesi takdim ediyoruz." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Milletimize verdiğimiz 1000 liranın altında emekli maaşı bırakmama sözümüzü yerine getiriyoruz." ifadesin kullandı.

'Kanal İstanbul Projesi'nin taşınmaz devirleri tamamlanacak'

Erdoğan, "100 Günlük İcraat Programı çerçevesinde, Kanal İstanbul Projesi'nin taşınmaz devirlerini tamamlayacak, çevre düzeni planları ve imar planlarını onaya sunacağız." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Konut, arsa ve gayrimenkul ağırlıklı çalışacak şekilde Emlak Bankasını tekrar faaliyete geçirmeye yönelik başvuruları gerçekleştiriyoruz." şeklinde konuştu.

'Musul ve Basra başkonsolosluklarımız yeniden faaliyete geçiriyoruz' "Münbiç konusunda Amerika ile yürüttüğümüz ortak çalışmaların, aramızdaki diğer sorunlardan etkilenmeden sürmesini bekliyoruz" ifadesini kullanan Erdoğan, "Musul ve Basra başkonsolosluklarımızı, 100 günlük dönem içinde yeniden faaliyete geçiyoruz." dedi.

'İkinci bir deniz sondaj gemisi alıyoruz'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Denizlerdeki hidrokarbon arama faaliyetleri için ikinci bir deniz sondaj gemisi alıyoruz." 

'Yükseköğrenim yurtlarımızın yatak kapasitesine 75 bin ilave yapıyoruz'

Yükseköğrenim yurtlarının yatak kapasitesine 75 bin ilave yapılacağını belirten Erdoğan, "Kamu yararına çalışan dernek ve vakıfların yurtlarındaki 50 bin öğrenciye verdiğimiz beslenme yardımına barınma yardımını da ekliyoruz." diye konuştu.

'3 ile 4 milyar lira arasında ilave gelir elde etmeyi planlıyoruz'


"Kamu idarelerinin harcamalarında tasarrufu azami düzeye çıkartacak tedbirleri alıyoruz." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:
"Yaklaşık 40 milyar liralık kamu kaynağını tek hesapta yöneterek yılda 3 ile 4 milyar lira arasında ilave gelir elde etmeyi planlıyoruz."

'Biz bu ekonomik savaştan galip çıkacağız'

"Bir ekonomik savaşla karşı karşıyayız. Hiç endişe etmeyin, biz bu savaştan da galip çıkacağız." ifadesini kullanan Erdoğan, "Yastık altından dövizlerinizi, altınlarınızı çıkartın, TL'ye dönüştürün. Yerli, milli direnişinizi tüm dünyaya karşı ortaya koyun." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:
"Kredi derecelendirme kuruluşlarının tamamen taraflı raporları sebebiyle karşılaştığımız zorlukları aşmak için dış borçlanmada Çin piyasasına yöneliyoruz. Bu doğrultuda ilk defa Çin Yuanı cinsinden tahvil ihracı yapıyoruz."

'Güvenlik birimlerimizi güçlendiriyoruz'

Güvenlik birimlerinin güçlendirileceğini belirten Erdoğan, şunları söyledi:
"Emniyete 3 bin polis amiri, 22 bin 500 polis memuru, 7 bin bekçi; jandarmaya 500 subay, 4 bin 156 astsubay, 10 bin 175 uzman erbaş; Sahil Güvenlik Komutanlığına 44 subay, 98 astsubay, 300 uzman erbaş alarak güvenlik birimlerimizi güçlendiriyoruz."

20 bin sözleşmeli öğretmen daha atanacak

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülke genelinde 20 bin sözleşmeli öğretmen daha atanacağını söyledi.
google-site-verification: google2afd6f3c8ec4d6d7.html