BİZLER TÜRKİYE İÇİN VARIZ

Amacımız Bu ülkenin hepimiz için huzurlu ve yaşanabilir olması için yürütülen çabalara katkı sunmak.

Alevisiyle, Kürdüyle; gelenekselcisi, Atatürkçüsüyle; milliyetçisi, solcusuyla… Hepimiz bu ülkede yaşıyoruz.

Bence, hepimiz daha iyi koşullarda yaşamayı hak ediyoruz.Daha onurlu, daha saygın, daha estetik, daha barışçı koşullarda birlikte yaşamak için bilgilendirme paylaşım yapıyoruz…

Günlük Haber Siyasi-Politik Yorum Platformu


Whatsapp ile paylaş
KDV sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster
KDV sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster

31 Ekim 2018 Çarşamba

Cummhurbaşkanı Erdoğan Açıkladı: Uzun Menzilli Hava Savunma Sistemi Üretimine Başlıyoruz

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

TÜRKGÜN  HABER PORTALI




Son Dakika! Erdoğan Açıkladı: Uzun Menzilli Hava Savunma Sistemi Üretimine Başlıyoruz ve İsmi Siper Olacak 

Son dakika! Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milli Teknoloji Geliştirme Töreni'nde müjdeyi verdi. 

Buna göre Türkiye, uzun menzilli hava savunma sistemi üretimi yapacak ve projenin adı 'Siper' olacak.




Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milli Teknoloji Geliştirme Töreni'nde müjdeyi verdi. 

Erdoğan, "Milli uzun menzilli bölgesel hava savunma sisteminin oluşturulması Savunma Sanayi Başkanlığımız öncülüğünde başlatıldı. 
İlk teslimat 2021 yılında. Projenin ismi Siper olacak." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:


"HEDEFLERDEN BİRİ, UYDU AYNALARININ ÜLKEMİZDE ÜRETİLMESİYDİ"


Bugün burada birbirinden önemli milli teknoloji geliştirme teknolojileri altyapı çalışmaları için bir araya geldik. 

TSK'ya teslim edilen yeni nesil silahların ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Ortaya koyduğumuz hedeflerden biri de uydu aynalarının ülkemizde üretilmesiydi.


"TÜRKİYE, SAVUNMA TEKNOLOJİLERİNİN HER ALANINDA HIZLA İLERLİYOR"


Kritik teknoloji olarak kabul edilen maliyeti yüksek parçaların maliyeti yüksekti. 

Bu proje sayesinden milli kabiliyet sayesinde geliştirme imkanı bulduk. Ödenen yüksek tutarların yurt içinde kalmasını sağlıyoruz. 
Türkiye; savunma, havacılık ve uzayteknolojilerinin her alanında söz sahibi olma yolunda hızla ilerliyor. 
Tesiste uydu kameralarının yanında yurt dışı tedarikinde sorun yaşanan hassas optik ve teleskop aynalarının üretimi gerçekleştirilecektir.


"İŞ DÖNÜP DOLAŞIP SAVUNMA SANAYİMİZE GELİYOR"


Dünyada sayılı laboratuarlardan biri oldu. 
Ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Türkiye'ye yapılan saldırılardan biri de uyguladığımız bağımsız politikalara tepki olduğunu biliyorum. İş dönüp dolaşıp savunma sanayimize geliyor. Savunma sanayinde yüzde 65 olan yerlilik millilik oranını daha da yukarı taşıyacağız.


"ELEKTROMANYETİK FIRLATMA SİSTEMİNİ ÜLKEMİZDE ÜRETTİK"


Savunma sanayi sektörümüz bugün binden fazla şirket yanında kobilerin araştırma kuruluşlarının yanında milli bir yapıya ulaşmıştır. 

Elektromanyetik fırlatma sistemini ülkemizde üretmeyi başardık. Işın projesi kapsamında yerli imkanlarla üretilen lazer sistemlerimiz yüksek isabet oranına sahip.


"PROJENİN İSMİ 'SİPER' OLACAK"



Lazer silahlarımız kendi mühendislerimiz tarafından üretildi. Proje kapsamında millileştirildi. Günümüzde güvenlik kavramının anlamı değişti. 

Fiziki güvenlik siber güvenlikle tahkim edilmesi gerekiyor. Sınırlarımız içinde ve dışında operasyonlarda yerli savunma sanayi araçlarını aktif olarak kullanıyoruz. 
Uzun menzilli bölgesel hava füze savunma sistemi ihtiyacımız gündeme geliyor. 
Bu sistemin önemi ortada. Milli uzun menzilli bölgesel hava savunma sisteminin oluşturulması Savunma Sanayi Başkanlığımız öncülüğünde başlatıldı.
İlk teslimat 2021 yılında. Projenin ismi Siper olacak. 

Bakan Albayrak: 6 Başlık Altında KDV ve ÖTV İndirimlerini Devreye Sokuyoruz


Son dakika! Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak, yeni vergi indirimlerini açıkladı. Otomotiv, beyaz eşya, mobilya ve konutta KDV ve ÖTV indirimleri yapılacak. İndirimler yarından itibaren geçerli olacak.


Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, vergi denetim kurulu toplantısı sonrası yeni vergi indirim paketini açıkladı. Bakan Albayrak, "6 başlık altında KDV ve ÖTV indirimlerini devreye alıyoruz" dedi. Buna göre;
  • Beyaz eşyada ÖTV sıfırlanacak
  • Motor hacmi 1600 cc altındaki araçlarda ÖTV 15 puan düşecek
  • Ticari araçlarda KDV yüzde 18'den 1'e düşecek
  • Mobilyada KDV yüzde 18'den 8'e inecek
  • Tapu harçlarının yüzde 4'den 3'e indirilmesi yıl sonuna kadar devam edecek.
  • Konut satışında KDV oranlarında yüzde 18'den 8'e indirim uygulamasını devam ettiriyoruz.

"ENFLASYONLA MÜCADELEYE DESTEK VEREN FİRMA SAYISI 2 BİN 500'Ü AŞTI"


"Yeni dönemde maliye alanında özellikle ortaya koyduğumuz hedeflere ulaşmak, reformları hayata geçirmek için Vergi Denetim Kurulunu yeniden kurgulayacağız.
Ekonomide tüm göstergelerde oldukça pozitif gelişmeler sağladık. Kurdaki köpük denilen seviyenin de Ekim ayı enflasyonu ile kırılmaya başladığını görüyoruz.
Fiyatlamalardaki negatif dalgalanmayı kırmak için enflasyonla mücadele programı başlatmıştık. Destek veren STK ve kurum sayısı 2 bin 500'ü aştı. Kurda ve faizdeki trend aşağı yönlü oldukça buradaki indirim oranlarının yüzde 10'un üzernie çıkmaya başladığını görmekten memnuniyet duyuyorum.
Kredi faizlerinde son bir ayda çok ciddi pozitif gelişmeler yakalandı. Yüzde 40-50'ler konuşulurken bugün itibariyle geldiği nokta ortalama yüzde 30'ların altına inmeye başladı. Mevduat faizleri yüzde 20'nin altına inmeye başladı. Bu trendin aşağı inmeye başladığını gösteren gelişmelerden biri."

9 Ekim 2018 Salı

Enflasyonun belini kıracak 7 madde

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ



Türkiye’de tüketici enflasyonu yüzde 25’e dayanmasına rağmen; market, çarşı ve pazarda birçok temel ihtiyaç maddeleri yıl başından bu yana yüzde 50’yi aşan oranlarda zamlandı. 

Hükümet teşvik, ürün kaybının önlenmesi, aracı kârlarının düşürülmesi, fırsatçıların tespiti gibi birçok alanda düğmeye basıyor.




Hükûmet, döviz kuru ve enflasyon artışının olumsuz etkilerinin giderilmesi amacıyla bir dizi yeni tedbiri uygulamaya hazırlanıyor. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti’nin Kızılcahamam’daki kampında, ekonomideki dalgalanmanın olumsuz yansımalarının ortadan kaldırılması ve tüm tedbirlerin alınması için ilgili bakanlara talimat verdi. 

Erdoğan’ın, özellikle enflasyonu artıran gıda fiyatları konusunda sadece Ticaret Bakanlığının değil, İçişleri Bakanlığının da devreye girmesini istediği belirtildi. 

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak da, Kızılcahamam’da yaptığı sunumda cari açığın azaldığını, ihracatın ithalatı karşılama oranının arttığını, ekonomide yeniden dengelenme sürecinin başladığını vurgulayarak, yeni enflasyon paketi açıklanacağını duyurmuştu. 

Bakan Albayrak, dün yaptığı açıklamada da “İçinden geçtiğimiz sürecin zorluklarına rağmen, tüm paydaşlarımızla sağladığımız güçlü koordinasyon ve iş birliğiyle zor süreçlerin üstesinden geldik. Bugün açıklayacağımız Enflasyonla Topyekun Mücadele Programı ile, bu dayanışmayı çok daha ileri taşıyacağız” dedi. 

Piyasaları rahatlatmak için alınacak tedbirler ise 7 başlıkta toplandı.


1- KREDİLERE 6 AY ÖTELEME, 24 AY VADE



Türkiye Bankalar Birliği (TBB) tavsiye niteliğinde bir karar alarak “borçları vadelendirme” kararı aldı. 

Bankalar ve diğer finansal kuruluşlara yapılan çağrıda, “Nakit akış dengesi geçici olarak bozulduğu için borçlarını ödemekte zorlanan, ancak kredilerinin yeniden vadelendirilmesi hâlinde geri ödeme kabiliyeti kazanacağı kanaati oluşan işletmelere; vadesi gelen taksitleri için, 6 aya kadar anapara ödemesiz olmak üzere, toplam 24 aya kadar vadelendirme yapılabilir” denildi. 

Toplam nakit kredi borcu 15 milyon TL’nin altında olan ve daha önce yapılandırma imkânından yararlanmamış işletmelere bu imkân sağlanacak. 

Böylece ödemelerde rahatlayacak işletmeler, ürettiği ürün ve hizmetlere fahiş zam yapmayarak, enflasyonu da körüklemeyecek. Uygulama için işletmeler bankalara münferiden başvuracak. 

Talepler, her bir banka tarafından kendi risk yönetimi ve kredi politikaları çerçevesinde değerlendirilecek. 

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak “Türkiye Bankalar Birliğinin, reel sektörün kredi borç ödemelerinin yapılandırılmasına ilişkin tavsiye kararını çok önemli görüyorum” dedi.


2- ÇARŞI-PAZARA SIKI DENETİM



En çok şikâyet etiket fiyatlarından gelince, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da talimatıyla market, çarşı, pazar ve hallerde zabıtalar aracılığı ile yoğun bir denetim seferberliği başlatılacak. 

Fırsatçılık veya stokçuluk yapanlar tespit edilecek. Bu firmalara veya şahıslara belediyeler ceza kesecek. Etiketler, sıkı denetimle dizginlenecek.


3- YÜKSEK ARACI KÂRINA SINIR



Enflasyonla mücadele kapsamında yaş meyve-sebzedeki aracıların komisyon oranlarının da düşürülmesi sağlanacak. 

Bu konu, yıllardır tarla ile market arasındaki fiyat farkının da ana sebepleri arasında gösteriliyor. Bugün hâlâ birçok ürünün üretici ve perakende fiyatları arasındaki fark, 4 kat ve üzeri seviyelerde seyrediyor.


4- SOĞUK ZİNCİRE YENİ TEŞVİK



Ürünlerin tarladan şehirlere taşınması sırasında yaşanan en büyük problemlerden biri de, bir kısmının zayi olması... Bu konuda soğuk zincir taşımacılığı devrede. 

Hükûmet, bunu yaygınlaştırmak için yeni teşvikleri gündeme alacak. Amaç, gıda ürünlerinin hasat sonrasında hemen soğuk zincire dahil olarak firenin önlenmesi...


5- HAL YASASI ÇIKARILACAK



Gıdada düşüş için uzun süredir üzerinde çalışılan Hal Kanunu revize edilecek. 

Buralarda sadece sebze ve meyve satılmayacak; et, tavuk ve balık ürünleri de bulunacak. Paketleme, hallerde yapılacak. Toplu satışlarla birlikte maliyetler gerileyecek. 

Yüzde 25’e varan firenin azalması sağlanacak, bunlar da fiyatı düşürecek.


6- KDV İADELERİ VERİLECEK



Ekonominin canlanması ve piyasaya nakit girişinin sağlanması için, sanayici, esnaf ve tüccarın devletten alacağı KDV iadelerinin ödenmesi sağlanacak. 

Şu anda reel sektörün devletten yaklaşık 40 milyar TL KDV alacağı bulunuyor. Bunun verilmesi hâlinde kasalar rahatlayacak, ürün ve hizmetlerde maliyet azalacak.


7- MÜTEAHHİDE EK ÖDEME



İnşaat sektörüne, yaşadığı sıkıntıdan çıkması için ‘tasfiye hakkı’ getirilecek. Artan maliyetler konusunda “fiyat farkı ödenmesi” gibi tedbirler gündeme gelecek. 

Kamu ile çalışan müteahhitlere “iş bitirme süresinin uzatılması” gibi kolaylıklar getirilecek. 

Tasfiye hâlinde ihale açılacak ve mevcut işlerin bitirilmesi sağlanacak.

Enflasyonla topyekün mücadele dönemi


Bakan Berat Albayrak'ın enflasyonla mücadele için şirketlere yüzde 10 indirim çağrısı yapması bekleniyor.

GERİ SAYIM


Bugün saat 13.00'da İstanbul Kongre Merkezi'nde, Bakan Albayrak tarafından enflasyonla mücadele programı açıklanacak.


FİYATLAR AŞAĞI ÇEKİLSİN


Piyasaların merakla beklediği program öncesinde Bakan Berat Albayrak'ın iş dünyasına fiyatların en az yüzde 10 aşağı çekilmesi yönünde çağrı yapacağı öğrenildi.

EN ÖNEMLİ MADDE


Bu çağrının karşılık bulması halinde enflasyonda ciddi bir gevşeme olabileceği kaydedilirken, bu konunun programın en önemli maddelerinden biri olacağı ifade ediliyor.

29 Ekim 2018 Pazartesi

İstanbul Yeni Havalimanı açılıyor

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ



İstanbul Yeni Havalimanı'nın ilk etabı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve çok sayıda devlet başkanının katılımıyla saat 16.30'da hizmete açılıyor.


CANLI YAYIN


İstanbul Yeni Havalimanı açılıyor




İstanbul Yeni Havalimanı'nın ilk fazı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılacağı programla bugün saat 16.30'da uçuşa açılıyor.


Tamamlandığında dünyanın en büyük havalimanı olacak İstanbul Yeni Havalimanı'nın ilk etabının açılışına geri sayım başlarken, açılış törenine saatler kaldı. 

Cumhuriyetin kuruluş yıl dönümünde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleşecek açılış törenine, dünyanın dört bir yanından gelecek 50'nin üzerinde üst düzey konuk şahitlik edecek.


Açılışa katılmak isteyen vatandaşlar havalimanına gelmeye başlarken, açılışın yapılacağı alanda son hazırlıklar devam ediyor.

 Havalimanı güzergahındaki yolların çevresinde ve terminal içinde Türk bayrakları, Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın fotoğraflarının bulunduğu afişlerin yer aldığı görüldü.


Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Bu sadece bir havalimanı değil, bir zafer anıtıdır" sözünün yer aldığı panolar da havalimanının çeşitli noktalarına yerleştirildi.


"İstanbul'un yeni, dünyanın en büyük havalimanı hizmetinizde" ve "Yeni Havalimanı'mız vatana, millete hayırlı olsun" yazılı afişler de havalimanı içi ve çevresine asıldı.


Platform önüne katılımcı ülke bayrakları da konuldu.


Havalimanı girişinde oluşturulan özel alanda, açılışta görevli ve daha önce akredite olan personel, basın mensubu ve diğer ilgililere yaka kartları dağıtıldı. 

Basın mensupları, yaka kartlarını almalarının ardından servislerle terminal içindeki basın bölümüne taşındı. 

Otopark alanında açılışta görevli personelleri taşıyan İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ait "HAVAİST" servis otobüsleri de yer aldı.

Terminal içi ve dışında geniş güvenlik önlemleri alınırken, havalimanı girişinde Türkçe ve İngilizce "İstanbul Havalimanı" ile birçok dilde "Evinize Hoş Geldiniz" yazıları dikkati çekti.

Terminal içindeki ekranlarda İstanbul Yeni Havalimanı'nın yapım sürecini gösteren videolar gösteriliyor. 

Açılış töreni terminal binası içinde kurulan platformda gerçekleştirilecek.

Tören, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nın konseriyle başlayacak ve canlı yayınlarla dünyanın dört bir yanından takip edilebilecek.

"İlk faz 42 ayda tamamlandı"
KDV dahil 26 milyar 140 milyon avroluk yapım, işletme ve devir bedeliyle ihalesini kazanan Limak/Kolin/Cengiz/Mapa/Kalyon Ortak Girişim Grubu'nca inşa edilen, yıllık 90 milyon yolcu kapasiteli havalimanının ilk fazda, 1.4 milyon metrekarelik ana terminal binası, 2 pist, Hava Trafik Kontrol Kulesi ve destek binaları bulunuyor. 42 ayda tamamlanan ilk fazda yaklaşık 200 bin işçinin çalıştığı bildirildi.


Toplamda 76,5 milyon metrekarelik alan üzerine kurulan havalimanının ilk fazının açılması için 6 milyar avroluk yatırım yapıldığı belirtilirken, havalimanının diğer etaplarının da yolcu artışlarına bağlı olarak 2023'e kadar tamamlanacağı bildirildi.


Özel sektör kaynaklarıyla yap-işlet-devret (YİD) modeliyle inşa edilen havalimanı, tamamlandığında 6 bağımsız pisti, 500 uçak kapasitesi, 70 bin araçlık açık ve kapalı otoparkı ve yıllık 200 milyon yolcu kapasitesiyle dünyanın en büyük havalimanı olacak.


Bu arada, Ortak Girişim Grubu, 25 yılda, yıllık KDV dahil 1,1 milyar avro olmak üzere 26 milyar avro kira ödeyecek.

Açılış törenine çok sayıda devlet başkanı katılacak


Açılışa, Arnavutluk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ilir Meta, Katar Devleti Emiri Şeyh Tamim Bin Hamad Al-Thani, Kırgız Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sooronbay Jeenbekov, Kosova Cumhurbaşkanı Hashim Thaçi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Makedonya Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Gjorge Ivanov, Moldova Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Igor Dodon, Pakistan İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Arif Alvi, Sırbistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, Sudan Cumhurbaşkanı Feldmareşal Omar Hassan Ahmad Al Bashir, Bosna Hersek Bakanlar Kurulu Başkanı (Başbakan) Denis Zvizdic, Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov, Slovenya Başbakan Yardımcısı ve Altyapı Bakanı Alenka Bratusek, Gürcistan Dışişleri Bakanı David Zalkaliani, İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, Moldova Cumhuriyeti Gagauz Özerk Yeri Başkanı Irina Vlah katılacak.

İngiltere Dışişleri Bakanlığının Avrupa ve ABD'den Sorumlu Devlet Bakanı Alan Duncan'ın da açılışa katılacağı aktarıldı.

 Ayrıca, birçok ülkenin ulaştırma bakanları ile konuk devlet ve hükümet başkanlarına eşlik edecek dışişleri bakanları da açılışta yer alacak.

Havalimanı 250 havayolu şirketine hizmet verecek
İlk etapta günlük 5 kalkış ve 5 inişin olacağı havalimanında, THY iç hatlarda 31 Ekim'de Ankara, 1 Kasım'da Antalya, 2 Kasım'da İzmir'e ilk uçuşu gerçekleştirecek. İlk yurt dışı uçuş ise 1 Kasım'da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ve 8 Kasım'da Azerbaycan'a yapılacak.

Yıl sonuna kadar taşınmanın tamamlanmasının ardından piste günde 2 bin uçak iniş-kalkış yapabilecek, 350'den fazla noktaya uçuş gerçekleştirilecek. Havalimanı, 250 havayolu şirketine hizmet verecek.

Temeli atıldığı günden bu yana birçok alanda ödül alan havalimanı, veri merkezindeki elektrik sistemleri 2N ve soğutma sistemleri N+1 yedekli yapıyla dizayn edilirken, Uptime Institute tarafından "Design (Tasarım)" belgesiyle sertifikalandırıldı. 

Uluslararası alanda rüşdünü ispat eden, adını sivil havacılık tarihine altın harflerle yazdıracak ve pek çok özelliğiyle ilklere imza atan İstanbul Yeni Havalimanı, Airbus A380 ve Boeing 747-8 gibi süper jumbo uçaklarının rahatlıkla yanaşabileceği ve yolcu deneyimi konusunda dünyada çığır açacak bir terminale sahip. 

Robotlar, yapay zeka, yüz tanıma ya da diğer kişisel bilgilerle işlem yapabilmeye olanak sağlayan havalimanı, yolcuların rahatı ve konforu için akıllı sistem, kablosuz internet, telsiz ve yeni nesil GSM altyapısı ile LTE, sensör ve konuşan 'nesneler' gibi son teknolojilerle donatıldı.

Havalimanının güvenliği 3 bin 500 güvenlik görevlisi ve son teknoloji 9 bin kamera ile sağlanacak. Güvenlik aynı zamanda terminal içinde bulunan sanal kuleden idare edilecek.

Dünyanın en iyi bagaj sistemine sahip

İstanbul Yeni Havalimanı'nda bagaj bekleme süresi de azalacak. Saatte 10 bin 800 bagaj işletme kabiliyeti olan 42 kilometre uzunluğundaki bagaj sistemiyle 13 check-in adasından toplanacak bagajlar uçaklara ve yolculara vakit kaybettirmeden ulaşacak. Erken gelen bagajların depolanması için EBS (Erken Bavul Sistemi) devrede olacak.

9 Ekim 2018 Salı

Hazine Bakanı Berat Albayrak, Enflasyonla Topyekün Mücadele Programı'nı Açıkladı

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

Enflasyonla Topyekun Mücadele Programı açıklandı Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak, Enflasyonla Topyekun Mücadele Programı'nı açıkladı.


Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen toplantıda Enflasyonla Topyekun Mücadele Programı'nı açıkladı.

"Spekülatif ataklar püskürtüldü"

Albayrak, açıklayacakları programla yatırımcı güvenini çok daha ileriye taşıyacaklarını belirterek, "Girdi maliyetlerini düşürecek, fiyatlarda oluşan hareketliliğin firmalarımızı zarara sokmayacak ve işsizliği artırmayacak bir program üzerinde çalıştık." dedi.

Ekonomideki gelişmelere ilişkin değerlendiren Albayrak, "Spekülatif ataklar ağustos ve eylül ayı ile birlikte püskürtülmüştür." diye konuştu.

Albayrak, "Bugün kar artırma amacıyla yapılacak her girişim, yakın gelecekte daha büyük zararlara neden olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

"Asgari yüzde 10 indirim uygulanacak"

Enflasyon mücadelesini firmaların da destekleyeceğine işaret eden Albayrak, şöyle devam etti:

"Bu mücadeleye katılacak tüm firmalarımız, belirlenen logo ile birlikte asgari yüzde 10 indirim uygulayacaklarını beyan etti.


VATANDAŞIMIZ İNDİRİM LOGOLU ÜRÜNLER TERCİH ETMELİ


Vatandaşlarımız indirim logosu taşıyan ürünler tercih etmeli. Bir yandan Türkiye'nin en güçlü yaygın ürünleri, bir yandan bankalarımız, sadece birkaç günlük görüşme ile binlerce firmamız kuruluşumuz bu topyekün mücadeleye bende varım dedi. 

81 milyon Türkiye olarak bu suni süreci de geride bırakacağız. Türkiye 'Büyük Güçlü Türkiye' yolculuğunda oku yaydan çıkmıştır. Tüm firma, marka, kamu kurum, şirketlerimizi ve bakanlarımızı hepinizi tebrik ederim.




Elektrik ve doğal gaza zam yok

Mücadeleye ilişkin detayları paylaşan Albayrak, "Yıl sonuna kadar elektrik ve doğal gaza zam yapılmayacak." dedi.

İşletmelere destek

Çalışmalar kapsamında işletmelerin de destekleneceğini bildiren Albayrak, "İşçi çıkarmalarının önüne geçilmesi aşamasında işletmelerimize destek vereceğiz" ifadesini kullandı.

Banka kredi faizlerinde indirim

Kredilerini de değerlendiren Albayrak, şöyle konuştu:

"1 Ağustostan itibaren geçerli olmak üzere bankalarımız yüksek faizle kullandırdığı kredilerde yüzde 10 indirim yapacağını söyledi."

"Fırsatçılıkla etkin mücadele sürecek" Albayrak, "Fırsatçılık ve stokçulukla etkin mücadeleye devam edeceğiz." diye konuştu.

Albayrak'ın konuşmalarından satır başları:


KURDAKİ HAREKETLİLİK GERİDE BIRAKILDI


Türkiye ağustos ayıyla birlikte spekülatif ataklarla karşı karşıya kaldı. Dengelenme süreci başlamıştır. Son dönemde kurdaki hareketlilik geride bırakıldı. Şimdiki amacımız kur dalgalanmalarının olumsuz etki yarattığı fiyatlanmalarda dengelenmeyi sağlamaktır. Bizim anlayışımızın temelinde insan var. Bizim ekonomi anlayışımızda topyekün kazanmak var. İlk günden beri Enflasyonla Topyekün Mücadele adını koymamızın sebebi bu. Sonunda Türkiye kazanacak.


TÜM FİRMALAR EN AZ YÜZDE 10 İNDİRİM UYGULAYACAK


Tüm firmalarımızdan asgari en az yüzde 10 indirim yapmalarını istedik. 

Topyekün mücadeleye katılanlar belirlenen logo ile asgari yüzde 10 indirim uygulayacaklarını açıkladılar. 

Vatandaşlarımızın yerli üretim logolarının bulunduğu mağazaları tercih etmelerini istiyoruz.


KULLANILAN KREDİLERİN FAİZLERİNDE BANKALAR YÜZDE 10 İNDİRİM YAPACAK


Bankacılık sektörüde enflasyonla mücadeleye destek vereceklerini açıkladı. Bankalar, 1 Ağustos'tan itibaren kullanılan kredilerde geçerli olmak üzere faizlerde yüzde 10 indirim yapacak.


ELEKTRİK VE DOĞALGAZA YIL SONUNA KADAR ZAM YOK


Elektrik ve doğalgaza yıl sonuna kadar zam yapmayacağız. Bekleyen KDV iadelerini hızlandıracağız, yıl sonuna kadar başvurular sonuçlanacak. Ekonomik olarak sıkıntı yaşayacak işletmelerimiz altyapısı ile düzenlemeyi anlayıp işverenimize destek vereceğiz. KDV iadesi başvurusunda ilk 10 günde yüzde 50 iade yapacağız.


KOMİSYONCULUK KALDIRILACAK


Komisyonculuk kaldırılacak. Yeni haller kurularak, satıcı ve alıcı korunacak. Fırsatçılık ve spotculukla doğrudan mücadele edilecek. Hal yasası da ekim ayı itibariyle Meclis'e gelecek. Vatandaşlarımızın bu konu hakkındaki şikayetleri daha yakından takip edilecek.

"TÜM FİRMALARIMIZ YÜZDE 10 İNDİRİM YAPACAK"


Tüm firmalarımızdan asgari yüzde 10 indirim yapmaları konusunda karara vardık. 

Katılanlara teşekkürler ancak katılmayanlara da bir şey diyemem. 

Gerek TOBB, gerek TÜSİAD tüm kurumlarımız olsun, firmalarla birlikte bu sürecin iletişimi içindeyiz. 

Topyekün mücadeleye katılanlar belirlenen logo ile asgari yüzde 10 indirim uygulayacaklarını açıkladılar.


"VATANDAŞLAR MÜCADELEYE DESTEK VEREN FİRMALARI TAKİP EDECEK"


Sene sonu yapılan indirimlere ek olarak yapılacak bir indirim olacak. Bu mücadeleye omuz verin, sahip çıkın. Bu logo ile dükkanlarımızı, AVM'lerimizi süsleyeceğiz.

Enflasyonlamucadele.org.tr internet sitesini kurduk. 

Bu süreçte BDDK, Merkez Bankası, Bankalar Birliği ile güçlü bir koordinasyon kurduk. 

Vatandaşlar sitemizden mücadeleye destek veren firmaları takip edecek.

17 Mart 2018 Cumartesi

Ekonomik veriler Türkiye'nin büyüme beklentilerini yükseltiyor

2018'in ilk çeyreğinde açıklanan makroekonomik veriler büyümenin 2017'ye göre yavaşlasa da dünya geneline göre oldukça iyi bir performans göstereceği beklentilerini artırıyor.
Türkiye'nin, 2017 yılındaki büyüme ivmesini 2018 yılında da devam ettirdiğine ilişkin ipuçları, uluslararası kuruluşların Türkiye'nin büyüme beklentilerini yılın ilk çeyreği bitmeden yukarı yönlü revize etmelerini sağlıyor.
Türkiye'nin, 2017 yılında yüzde 7 seviyelerinde bir büyümeyi yakalamış olabileceğine kesin gözle bakılırken, 2018'in ilk çeyreğinde açıklanan makroekonomik veriler büyümenin 2017'ye göre yavaşlasa da dünya geneline göre oldukça iyi bir performans göstereceği beklentilerini artırıyor.
Son dönemde Türkiye'de açıklanan veriler arasında sanayi üretimi, reel kesim güven endeksi ve ihracat verileri, ekonomistlerin yılın ilk çeyreğine ilişkin büyüme beklentilerini pozitif yönde destekledi.
Takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi ocak ayında önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 12 artarken, şubat ayına ilişkin imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi 55 seviyesinin üzerindeki seyrini korudu. Reel Kesim Güven Endeksi şubatta 2,5 puan artarak 110,8'e çıkarken, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, şubatta ihracat, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 14,8 artarak 12 milyar 889 milyon dolar oldu.
Suriye'de gerçekleştirilen Zeytin Dalı harekâtı'nın sorunsuz bir şekilde devam etmesi ve başarıyla sonuçlanmasının çok yakın olduğu açıklamaları da ekonomik aktiviteye ilişkin bir risk unsurunun ekonomistlerin modellerinden çıkarılmasını sağladı.
Türkiye, 2017 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 11,1 büyürken, bu ayın 29'unda açıklanması beklenen 2017 yılına ilişkin büyüme beklentileri de yüzde 6 ila yüzde 7 arasına yerleşti.

Uluslararası kuruluşlar büyüme tahminlerini yukarı revize ediyor

Açıklanan öncü göstergelerin ardından Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Türkiye'nin büyüme tahminini 2017 için yüzde 6,9'a, bu yıl için yüzde 5,3'e, 2019 için de yüzde 5,1'e çıkarttı.
Uluslararası Para Fonu (IMF) da Türkiye’ye yönelik 2018 ve 2019 büyüme tahminlerini yüzde 4,3’e yükselttiğini açıkladı. Ayrıca, raporda, Türkiye’ye yönelik 2017 büyüme tahmini de yüzde 5,1’den yüzde 6,3’e yükseltildi. IMF tarafından yayımlanan raporda, küresel büyümenin geçen yılın ikinci yarısından itibaren ciddi derecede artan yatırımlar ve ticaretle birlikte ivme kazandığına işaret edilirken, birçok ülkenin beklenenden iyi performans göstermesinin 2018 ve 2019 yıllarına yönelik küresel büyüme beklentilerinin yukarı çekilmesine neden olduğu hatırlatıldı.
Ekim 2017’de IMF tarafından yayınlanan bir önceki raporda Türkiye'nin 2018 ve 2019'da yüzde 3,5 büyüyeceği tahmin edilmişti.

Analistler, ekonomi yönetiminin, bu yıl da devam eden Kredi Garanti Fonu (KGF), KDV iadesine yönelik düzenlemeyle dikkati çeken KDV Kanun Tasarısı ve bu ay sonu açıklanması beklenen teşvik programları ile reel sektörü güçlü bir şekilde desteklediğini belirterek, Avrupa ekonomisindeki toparlanmanın etkisiyle ihracat ve rekor seviyelere çıkması beklenen turizm gelirleri ile büyüme ivmesinin 2018 yılı geneline yayılabileceğini söyledi. 

Enflasyon ve cari açık risk unsurları

Türkiye'nin büyümesinin 2018'de Orta Vadeli Program hedefi olan yüzde 5,5 seviyesini yakalayabileceğini kaydeden analistler, yükseliş eğilimini sürdüren cari işlemler açığı ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın deyimiyle enflasyonun ana eğilimindeki katılığın, ekonomik büyümenin sürdürülebilirliğine ilişkin risk unsurları olduğunu dile getirdi.
Analistler, TCMB'nin sıkı para politikasını devam ettirerek enflasyonun yükseliş eğilimini durdurmayı başardığını, ancak tekrar düşüş trendine girmesi için yapısal reformların hayata geçirilmesi gerektiğini kaydederek, cari işlemler açığının azaltılması için de katma değerli üretime ve ihracata desteklerin artarak devam etmesi gerektiğini ifade etti. 

30 Mayıs 2019 Perşembe

Cumhurbaşkanı Erdoğan Yargı Reformu Stratejisi Belgesini açıkladı

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde Yargı Reformu Stratejisi Programı'nda konuştu.


Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde Yargı Reformu Stratejisi Programı'nda konuştu.
Erdoğan, konuşmasına, toplantının ülkeye, millete, adalet teşkilatına ve yargının tüm taraflarına hayırlı olması temennisiyle başladı. 
Uzun ve emek isteyen bir hazırlık döneminin ardından strateji belgesini kamuoyunun huzuruna getiren Adalet Bakanı Abdulhamit Gül ve ekibi ile hazırlık sürecinde strateji belgesine katkı sağlayan herkese teşekkürlerini ileten Erdoğan, "Adalet mülkün temelidir' diyerek, devleti adalet üzerinde inşa eden ve yaşatan bir medeniyetin temsilcileri olarak, bu mesele bizim önceliklerimiz arasında hep ilk sıralarda yer almıştır. Milletimiz 2002 yılında ülkeyi yönetme sorumluluğunu bize tevdi ettiğinde Türkiye'yi eğitim, sağlık, adalet, emniyet üzerinde yükselteceğimizin sözünü vermiştik." diye konuştu. 
Geçen 17 yılda en büyük yatırımları ve en büyük reformları yine bu alanlarda yaptıklarını vurgulayan Erdoğan, "Hayatın bizatihi kendisinin kesintisiz bir değişim süreci olduğu gerçeği bize bu alanlardaki reformları da sürekli devam ettirmemiz gerektiğine işaret ediyor. Bu sebeple şimdi milletimizle paylaşacağımız Yargı Reformu Strateji Belgesi'ni aynı zamanda sonraki reform hazırlıklarının da başlangıcı olarak görebiliriz. " ifadesini kullandı.
Adalet Bakanı Gül'ün reform belgesinin hazırlık sürecine ilişkin bilgi verdiğini aktaran Erdoğan, "Reform belgesinde yer alan kimi uygulamaları, açıklamayı beklemeden hayata geçirmeye başladık. Türkiye Adalet Akademisi'nin kuruluşu, nöbetçi noterlik uygulaması, hakim ve savcıların uyacakları etik kuralların belirlemesi gibi hususlar bunlardan bir kısmıdır. Reform belgesinde yer alan diğer başlıkların uygulamaya geçebilmesi sürecini de bizzat yakından takip edeceğiz." diye konuştu. 

"Güçlülerin de adaletli olduğu toplumlar hızla büyür, kalkınır, zenginleşir"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) üyeliği sürecindeki en büyük kazanımlarından birinin reform çalışmalarını özellikle sistematik bir şekilde hazırlama, tartışma ve hayata geçirme kabiliyetini geliştirmiş olmasına işaret ederek, şöyle devam etti: 
"Bunun için birliğe tam üyeliğimiz haksız bir şekilde engellendiğinde reformlar konusundaki kararlılığımızı 'Kopenhag kriterlerinin adını Ankara kriterleri yapar yolumuza devam ederiz' diye ifade etmiştik. Çünkü biz bu reformlara Avrupa Birliği istediği, dayattığı, takip ettiği için değil, milletimizin ihtiyacı olduğu için sahip çıkıyor ve hayata geçiriyoruz. Yargı Reformu Strateji Belgesi'nin hazırlığında da Avrupa Birliği kriterlerinin elbette gözetilmiş olmakla beraber asıl milletimizin demokrasi, insan hakları ve adalet talepleri göz önüne alınmıştır. Tarih bize gösteriyor ki adaletin güçlü, güçlülerin de adaletli olduğu toplumlar hızla büyür, kalkınır, zenginleşir. Buna karşı adalet temeli çürük olan hiçbir toplumun ve devletin uzun süre ayakta kalma şansı yoktur. Ecdadımız yüreğinin ve bileğinin gücüyle ele geçirdiği coğrafyaları adaleti sayesinde asırlar boyunca yönetmeyi başarabilmiştir."

"Adaletin küçüldüğü yerde zulüm büyüyor demektir"

Kanuni Sultan Süleyman'ın, "Kılıcın yapamadığını adalet yapar" sözünü hatırlatan Erdoğan, "Adaletin küçüldüğü yerde zulüm büyüyor demektir. Bunun için adaleti, insan haklarını, özgürlükleri geliştirmek için atılan her adım bizim için değerlidir, kıymetlidir, önemlidir. Yeni nesillere bırakacağımız en büyük miras da işte bu anlayış olacaktır." dedi.
Erdoğan, Aliya İzzetbegoviç'in "Biz savaşı öldüğümüzde değil, düşmanlarımıza benzediğimizde kaybederiz." sözünü asla unutmayacaklarını belirterek, "İster ekonomik zenginlik ister askeri güç ister toplumsal düzen olsun her alanda kendi medeniyetimizin kodlarına, özellikle adalet anlayışına göre hareket etmeyi bıraktığımız gün, kaybettiğimiz gün olacaktır. Bugün Türkiye, maruz kaldığı onca saldırıya, önüne konulan onca tuzağa rağmen dimdik ayakta ise bunu değerlerine, özellikle de ekonomik ve sosyal adaleti sağlama konusundaki hassasiyetine borçludur. Elbette eksikliklerimiz var, elbette bozulmalar yaşadığımız alanlar var, elbette sıkıntıya düştüğümüz konular var ama her şeye rağmen kendi medeniyetimize, kültürümüze, tarihimize olan bağlarımızı muhafaza ediyoruz." diye konuştu. 
"Yitik kaybedildiği yerde aranır." sözünü anımsatan Erdoğan, "Biz de kaybettiğimiz değerlerimizi yine kendi coğrafyamızda, kendi içimizde bulacağız." değerlendirmesini yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün tanıtım toplantısını yaptıkları reformların bu arayışta kendilerine ışık tutacağını ve yol göstereceğini ifade etti. 
Yargı Reformu Stratejisi Belgesi'nin eskiden beri devam eden reformların güncellenmesiyle ortaya çıktığını vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi:
"Bu belge güven veren ve erişilebilir bir adalet vizyonuyla hazırlanmıştır. Amacımız tüm kurumlarımızın mülkiyet hakkına, salahiyet hürriyetine, hukuki güvenliğe, ifade özgürlüğüne ve özgürlükleri kısıtlayan diğer tüm uygulamalara karşı duyarlı olmalarını sağlamaktır. Özellikle mevzuattan kaynaklanan sıkıntıları ve uygulamadaki aksaklıkları süratle çözmekte kararlıyız. Bunun için her alanda ayrı ayrı çalışmalar yürütüyoruz. Yargı reformu belgesi, içerdiği birçok amaç ve hedefle hem vatandaşlarımızın sisteme duydukları güveni artıracak hem de daha öngörülebilir bir yatırım ortamının oluşmasına yardımcı olacaktır.
Bu reform belgesiyle, her ne kadar bize verilen sözler tutulmuyorsa da Avrupa Birliği tam üyelik sürecine bağlılığımızı da ifade etmiş oluyoruz. Her şeye rağmen 2005 yılından bu yana süren müzakere sürecinin bir an önce tamamlanmasının en az bizim kadar Avrupa içinde önem taşıdığına inanıyoruz. Bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz reformlar ve uyum çalışmaları daha özgürlükçü ve katılımcı demokrasiye ulaşma konusundaki irademizin eseridir. Yargı Reformu Strateji Belgesi'ni de insan odaklı hizmet, hak ve özgürlüklerin daha etkin korunması, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının geliştirilmesi, hukuki güvenliğin güçlendirilmesi, adalete erişimin kolaylaştırılması, makul sürede yargılanma hakkının gözetilmesi ve yargıya güvenin artırılması ilkeleri çerçevesinde hazırladık. Yargı reformu stratejisinde 2 temel perspektif, 9 amaç, 63 hedef ve 256 faaliyet bulunuyor. Her bir başlık uzun çalışmaların, emeklerin ve hazırlıkların ürünüdür." 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, belgenin tam metninin hem kitap olarak hem de internet mecrasında ilgilenenlerin erişimine açıldığını bildirdi.

"Belge iki temel anlayış, iki temel perspektif üzerine oturuyor"

Belgedeki perspektif, amaç, hedef ve faaliyetleri ana hatlarıyla aktarmak istediğini belirten Erdoğan, belgenin iki temel anlayış, iki temel perspektif üzerine oturduğunu söyledi.
Bunlardan birincisinin hak ve özgürlükler olduğunu ifade eden Erdoğan, bu perspektifin özünde demokrasinin güçlendirilmesi, hak ve özgürlüklerin daha da geliştirilmesi hedefi bulunduğunu dile getirdi.
Hükümete geldikleri 2002'den itibaren Türkiye'nin önceliklerini bu başlıklar etrafında şekillendirmeye gayret ettiklerini anlatan Erdoğan, her alanda özgürlüklerin genişletilmesi için yaptıkları mevzuat değişiklikleri ve yapısal reformların burada tek tek sayılamayacak kadar çok olduğunu vurguladı.
İfade özgürlüğünü demokrasinin en önemli şartı olarak gördüklerinin altını çizen Erdoğan, bilhassa son 6 yıllık süreçte ifade ve medya özgürlüğünün geliştirilmesine yönelik önemli adımlar atıklarını kaydetti. 
Erdoğan, Anayasa başta olmak üzere mevzuatta köklü değişiklikler yaptıklarını, bu belgeyle ifade özgürlüğünün güçlendirilmesi ve daha ileriye taşınması konsunda yeni yaklaşımlar ortaya koyduklarını ifade etti.
Türkiye'nin, işkence ve kötü muameleye sıfır tolerans anlayışını belirlemiş bir ülke olduğunu vurgulayan Erdoğan, geçmişte hep tartışılan sistematik işkence ya da kötü muamele iddialarının artık geride kaldığını, bu alandaki kazanımları korumakta kararlı olduklarını anlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca, "Tutuklama tedbirinin ölçülü kullanılmasına yönelik yeni adımlar atıyoruz." ifadesini kullandı.
İnternet üzerinden ifade özgürlüğü konusunun günün önemli tartışma alanlarından biri haline geldiğine işaret eden Erdoğan, bu konuda da yeni yaklaşımlar geliştirdiklerine değindi.
Erdoğan, toplantı ve gösteri yürüyüşleri hakkının güvence altına alınması, adil yargılanma hakkının temini gibi bir çok konuda önemli yenilikler getirdiklerini dile getirdi.

"Daha etkin şekilde korunmasını hedefliyoruz"

Belgede ikinci temel perspektifin adalet sisteminin işleyişi olduğunu aktaran Erdoğan, "Önümüzdeki dönemde adil yargılanma hakkının daha etkin şekilde korunmasını hedefliyoruz." diye konuştu.
Aynı şekilde vatandaşların adalet hizmetlerine erişiminin kolaylaştırılmasının öncelikler arasında olacağına dikkati çeken Erdoğan, bu kapsamda adliyelerde vatandaşların işlerinin kolaylaştırılmasına yönelik birtakım hedefler ve faaliyetler belirlediklerine değindi.
Ayrıca mevzuatın sadeleştirilmesi, adli yardım sistemi ve savunma hakkının güçlendirilmesi hususlarında da atacakları adımlar bulunduğunu bildiren Erdoğan, "Yargıda sadeleştirilmiş süreçlerin oluşturulması, uyuşmazlıkların mümkün olduğunca ve öncelikle alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleriyle çözülmesi önleyici ve koruyucu hukuk uygulamalarının sisteme kazandırılması da önceliklerimiz arasındadır." şeklinde konuştu.
Strateji belgesinde bulunan 9 amaçtan ilkinin "hak ve özgürlüklerin korunması ve geliştirilmesi" başlığını taşıdığına vurgu yapan Erdoğan, hak ve özgürlüklere ilişkin standartları yükseltmek üzere mevzuatı gözden geçirmeye devam ettiklerini aktardı.
Avrupa Birliği (AB), Avrupa Konseyi, Venedik Komisyonu ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) bu konuda çeşitli değerlendirmeleri bulunduğunu aktaran Erdoğan, bunları da gözetmek suretiyle hak ve özgürlüklere ilişkin standartların yükseltilmesine yönelik mevzuat paketleri hazırladıklarını kaydetti.
Erdoğan, "İfade özgürlüğüne ilişkin mevzuatta yapılacak düzenlemelerle bu konudaki davalarda kanun yolu güvencesinin artırılmasını sağlayacağız. Daha önce ifade özgürlüğünün en önemli kriterlerinden biri olan 'eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz' düzenlemesini zaten mevzuatımıza dercetmiştik. Şimdi de ifade özgürlüğüne ilişkin kararların istinaf aşamasından sonra bir de Yargıtay tarafından incelenmesini sağlayacağız." değerlendirmesinde bulundu.

"Tutuksuz yargılamayı asıl yöntem olarak görüyoruz"

Tutuklamayı istisnai tedbir, tutuksuz yargılamayı asıl yöntem olarak gördüklerini belirten Erdoğan, ancak zorunlu hallerde başvurulmasını sağlayacak değişiklikler yapacaklarını anlattı.
Mevzuatta tutukluluğun azami süresi belirlenmiş olmakla birlikte bu sürenin tüm safahatı kapsadığının altını çizen Erdoğan, "Bu kapsamda tutukluluk sürelerinin soruşturma ve kovuşturma aşamaları için ayrı ayrı düzenlenmesini planlıyoruz." şeklinde konuştu.
İnternet erişim engelleme usüllerini gözden geçirdiklerine işaret eden Erdoğan, "Bu çerçevede bir internet sitesinin tamamına değil sadece engellenmesine karar verilen kısmına erişimin sınırlanmasına imkan verecek bir düzenleme yapılacaktır. Böylece uluslararası standartlara uygun bir mevzuat altyapısına da kavuşmuş olacağız." dedi.
İnsan hakları eylem planının ilkinin 2014'te hazırlandığını anımsatan Erdoğan, içerisinde ayrıntılı düzenlemelerin yer alacağı yeni insan hakları eylem planı hazırlıklarının kısa süre içinde tamamlanacağını bildirdi.
Yargı Reformu Strateji Belgesi'nin ikinci amaç başlığının "Yargı bağımsızlığı, tarafsızlığı ve şeffaflığının geliştirilmesi" olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Hakim ve savcılar için coğrafi teminat getiriyoruz. Mevcut tayin sistemi mesleki verimliliği olumsuz etkiliyor. Coğrafi teminat hakim ve savcıların isteği olmaksızın çalıştığı yerden başka bir yere tayin edilememesi anlamına geliyor. Bu düzenlemeyle hakim ve savcıların mesleki teminatlarının daha da güçlendirilmesini hedefliyoruz. Hakim ve savcılığa girişteki mülakat heyetini genişletiyoruz. Halihazırda mülakat kurulu Adalet Bakanının görevlendireceği bakan yardımcısı başkanlığında, teftiş kurulu başkanı, ceza işleri, hukuk işleri ve personel genel müdürlerinden oluşuyordu. Mülakat kurulunda Hakimler ve Savcılar Kurulu ile yüksek mahkemelerden de temsilciler bulundurulmasını planlıyoruz.
Belirli görevler için mesleki liyakati ve tecrübeyi artırmak gayesiyle mesleki kıdem şartlarını yeniden belirliyoruz. Özellikle Yargıtay ve Danıştay üyelikleri, İstinaf Mahkemesi Başkanlığı ve üyelikleri, Cumhuriyet Başsavcılığı, Adalet Komisyonu Başkanlığı, Mahkeme Başkanlığı atamalarında bu çok çok önemlidir. Aynı şekilde Adalet Bakanlığı Hakimler ve Savcılar Kurulu tetkik hakimliğiyle müfettişlikleri, yüksek mahkemelerin savcılık ve tetkik hakimliklerine atanma kriterlerini de yeniden belirliyoruz. Hakimler ve savcılar hakkındaki disiplin prosedürlerini yeniden yapılandırıyor kurulun disiplin kararlarına karşı yargı yolunu genişletiyoruz. Böylece Hakimler ve Savcılar Kanununun uyarma, aylıktan kesme, kınama ve kademe ilerlemesini durdurma, derece yükselmesini durdurma, yer değiştirme, meslekten çıkarma cezalarıyla ilgili tartışmaları ortadan kaldırıyoruz. Ayrıca disiplin işlemlerinin etkinliğinin artırılması için disiplin cezalarını da yeniden belirliyor, disiplin prosedüründeki güvenceleri artırıyoruz. 2010'da gerçekleştirilen anayasa değişikliğiyle meslekten ihraç kararlarına karşı yargı yolu zaten açılmıştı. Bu düzenlemeyle diğer disiplin kararlarına karşı da itiraz ve yeniden değerlendirme yollarına başvurmak mümkün hale gelecektir."
Yargı Reformu Strateji Belgesi'nde üçüncü amaç başlığının "İnsan kaynaklarının nitelik ve niceliğinin artırılması" olduğunu açıklayan Erdoğan, hukuk fakültelerinin eğitim süresi ve kontenjanlarıyla fakülteye girişte aranan başarı sıralaması ölçütünü yeniden belirlediklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

"Eğitim süresinin 5 yıla çıkartılması, kontenjanların azaltılması, başarı sıralamasının 190 binden 100 bine yükseltilmesi gibi düzenlemeler planlıyoruz. Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı önümüzdeki dönemin en önemli yeniliklerinden biri olacaktır. ÖSYM tarafından yapılacak bu sınavda belli puan alanlar avukatlık stajına başlayabilecek. Hakim, savcı ve noter olabilmek için ise bunun yanında ayrıca özel meslek sınavlarına girilmesi gerekecek. Bu sınavla devlet ve vakıf üniversitelerini kalite ekseninde bir rekabete ve oto kontrole sevke etmeyi hedefliyoruz."

Erdoğan, bu yöntemin yargıdaki hizmetlerin nitelikli verilmesine ve mesleki yetkinliklerini artırılmasına katkı sağlayacağına inandıklarını ifade etti.

Hakim ve savcılar, eğitimin ardından doğrudan kürsüye çıkmayacak

Hakim ve savcı yardımcılığı müessesinin getirildiğini bildiren Erdoğan, hakim ve savcıların eğitimin ardından doğrudan kürsüye çıkmayacağını söyledi.

Erdoğan, hakim ve savcıların önce yardımcı olarak görev başlayacaklarını, bu sürenin sonunda ikinci bir sınavla hakimlik ve savcılık mesleğine geçeceklerini dile getirdi.

Mesleğe kabullerin sadece yardımcı kadrolar arasından yapılacağını açıklayan Erdoğan, "Bu uygulamanın gayesi bir yandan mesleğe hazırlık döneminin daha etkin geçirilmesini temin etmek diğer yandan da hakim ve savcılara çalışmalarında daha fazla destek sağlayabilmektir." ifadesini kullandı.

Erdoğan, Türkiye Adalet Akademisini, reform belgesiyle ilgili hazırlık süreçlerinin tamamlanmasını beklemeden bu ayın başı itibariyle yeniden kurduklarını hatırlattı.

Yargıda Performans Ölçüm ve Takip Merkezi kurulacak

Dördüncü amaç başlığının "performans ve verimliliğin artırılması" olduğunu bildiren Erdoğan, bunun için Hakimler ve Savcılar Kurulu bünyesinde Yargıda Performans Ölçüm ve Takip Merkezi kuracaklarını söyledi.

Uzun süren soruşturma ve davaların bu merkezde oluşturulacak bir sistem vasıtasıyla takip edileceğini belirten Erdoğan, gerekiyorsa yargı bağımsızlığı ilkesine halel getirilmeden davaların uzamasına sebebiyet veren sorunların çözümünün sağlanacağını vurguladı.

Yargıda hedef süre uygulamasını daha da geliştireceklerini ifade eden Erdoğan, "Uzun süren soruşturma ve davaları takip etmek için 2019 yılı başı itibarıyla zaten başlamıştık. Bunun dışında makul sürede yargılanma hakkının sağlanması gayesiyle mahkemeler ve savcılıklar için farklı performans kriterleri oluşturmayı planlıyoruz." değerlendirmesinde bulundu. 

"Çevre, imar ve enerji gibi alanlarda özel mahkemeler kuruyoruz"

"Hakimleri, ceza ve hukuk hakimi olarak ihtisaslaştırıyoruz." diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Halihazırda 6 bin 52 faal mahkemenin 3 bin 67'si hukuk, 2 bin 985'i ise ceza mahkemeleridir. Reform düzenlemesiyle birlikte mesleğin başında hakimleri ceza ve hukuk hakimleri olarak ayıracak ve alanlarında uzmanlaşmalarını sağlayacağız. Çevre, imar ve enerji gibi alanlarda davaların daha hızlı ve etkin yürütülmesini sağlamak için özel mahkemeler kuruyoruz. Bu tür davaların uzaması hem vatandaşlarımızın hem de devletin çok büyük zararlara uğramasına yol açıyor.

İstinaf mahkemelerini güçlendiriyoruz. Halen ülkemizde Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Erzurum, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Samsun, Sakarya ve Konya illerimizde olmak üzere, 11 istinaf mahkemesi bulunuyor. Önümüzdeki dönemde Diyarbakır, Kayseri, Trabzon ve Van illerinde dört bölge adliye mahkemesi daha faaliyete geçirilecektir. Adalet teşkilatımızın bilişim sisteminin yurt dışı temsilciliklerimizle entegrasyonunu sağlıyoruz. Böylece yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın hukuk davalarında bilişim sistemi üzerinden beyanlarının alınabilmesini ve dilekçe sunabilmelerini temin edeceğiz. Adliye bulunmayan ilçelerde ve büyük havalimanlarında uzaktan görüntülü olarak ifade alınabilmesine imkan sağlayan SEGBİS kuruyoruz. Mahkeme nöbet sistemini geliştirerek, ceza mahkemelerinin 24 saat esasıyla hizmet vermesini planlıyoruz."

"Sınavla girebilecekleri bir kariyer mesleği haline dönüştürüyoruz"

Mahkeme yazı işleri müdürlüklerini güçlendirerek, yazı işleri müdürlüğünü kariyer meslek olarak yeniden yapılandıracaklarını bildiren Erdoğan, "Yazı işleri müdürlüğünü görevde yükselme usulüyle gelinen değil, hukuk eğitimi almış olanların en başta sınavla girebilecekleri bir kariyer mesleği haline dönüştürüyoruz. Bu uygulama, yargılamaların daha etkili ve eksiksiz yürütülmesine katkıda bulunacaktır." dedi.

Vasilik kararları başta olmak üzere yabancı mahkemelerce verilen kararların karar ve tenfizinin basitleştirilmesini sağlayacaklarının altını çizen Erdoğan, "Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız, özellikle yabancı ülke makamları tarafından verilen vasilik kararlarının tanınmasıyla ilgili önemli sorunlar yaşayabiliyor. Bu reform belgesiyle yurt dışındaki vatandaşlarımızın bu sıkıntılarını da çözüyoruz." diye konuştu.

"Vekalet ücretinin KDV oranını indirmeyi planlıyoruz"

Yargı Reformu Strateji Belgesi'nin beşinci amaç başlığının "savunma hakkının etkin kullanımının sağlanması" olduğunu bildiren Erdoğan şunları kaydetti:

"Bu strateji belgesiyle savunma hakkı ilk defa ayrı bir amaç başlığı altında düzenlenmiş bulunmaktadır. Ülkemizde, 2002 yılı itibarıyla 46 bin 552 olan avukat sayısı bugün itibarıyla 135 bine yaklaşmıştır. Bunun için avukatlık stajına başlamak için hukuk mesleklerine giriş sınavında başarılı olma şartı getireceğimizi daha önce ifade etmiştik. Ayrıca savunmanın yargılamalara etkin katılımını sağlayacak düzenlemeler yapıyoruz. Bu çerçevede avukatların bilgi ve belge temin etmelerine ilişkin yasal yetkilerini de genişletiyoruz. Koruyucu hukuk anlayışı kapsamında vatandaşlarımızın mağduriyetlerini önlemek için bazı iş ve işlemlerin avukat aracılığıyla yapılmasını sağlıyoruz. Kira ve eser başta olmak üzere belirli değerin üzerindeki bazı sözleşmelerin bağış ve ölüme bağlı işlem gibi tek taraflı tasarrufların avukat yardımıyla hazırlanması zorunlu olacaktır. Avukatlık hizmetlerinin vergilenmesi konusunda da iyileştirici düzenlemeler yapıyoruz. Çocuk mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda olduğu gibi aile hukuku ve tüketici uyuşmazlıklarında da vekalet ücretinin KDV oranını indirmeyi planlıyoruz."

"Avukatlara da yeşil pasaport hakkı"

Kamuda görev yapan avukatların farklı statülerde çalışmaları, denetimleri, mali ve özlük hakları ile ilgili konuların yeniden düzenlenmesi gerektiğini dile getiren Erdoğan, maaş ve özlük haklarının yetersiz olması nedeniyle kamuda nitelikli avukat çalıştırabilmenin güç olduğunu söyledi.

Statülerini ve özlük haklarını yeniden düzenleyerek, kamuda görev yapan avukatlarla ilgili sorunları çözeceklerini açıklayan Erdoğan, "Türk avukatlık camiası, uluslararası alanda da mesleki faaliyet gösterecek şekilde hızlı bir gelişim içindedir. Avukatlarımızın uluslararası davalarla ilgili mesleki kapasiteleri hızla gelişiyor. Bunun bir gereği olarak, avukatlara da belli kriterler dahilinde, bunu Barolar Birliği Başkanımızla da arkadaşlarımız görüştüler, görüşüyorlar. Biz de kabinede bunları görüştük. Avukatlara da yeşil pasaport hakkı vererek, uluslararası faaliyetlerini kolaylaştırmayı planlıyoruz." diye konuştu.

Recep Tayyip Erdoğan'ın "Tüm avukatlara değil di mi?" diye sorması, salonda gülüşmelere neden oldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargı reformu strateji belgesinin altıncı amaç başlığının "adalete erişimin kolaylaştırılması ve adalet hizmetlerinden memnuniyetin artırılması" olduğunu söyledi.
Usül kanunlarında dava açma ve kanun yoluna başvuruda bir hafta, iki hafta bazen 7, 10, 15, 30 ve 60 gün gibi farklı sürelerin bulunduğuna dikkati çeken Erdoğan, sürelerin farklı olmasının sadece karışıklara neden olmakla kalmadığını, mağduriyetlere de yol açtığını vurguladı.

Bu sorunu sürelerin yeknesak hale getirilmesi suretiyle çözeceklerini bildiren Erdoğan, 2018 yılı istatistiki verilerine göre Cumhuriyet savcılıklarında yüzde 13,5, ceza mahkemelerinde yüzde 7 ve hukuk mahkemelerinde ise yüzde 4,2 oranında görevsizlik ve yetkisizlik kararı verildiği bilgisini paylaşarak, ayrıca görevsizlik ve yetkisizlik sebebiyle bozma kararı verilme oranının da oldukça yüksek olduğuna işaret etti.

Bu durumun yargılama sürecini uzattığının altını çizen Erdoğan, yeni bir sistem kurarak bu tür olumsuzların önüne geçmeyi planladıklarına değindi.

Tanıklık uygulamasının, maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına ve adaletin tecellisine doğrudan etki eden bir yöntem olduğunu vurgulayan Erdoğan, yargı süreçlerinde tanığa özgü uygulamaların geliştirilmesine ihtiyaç bulunduğunu ifade etti.

Erdoğan, bunun için tanıklığı zorlaştıran uygulama ve yaklaşımların ortadan kaldırılmasına yönelik çalışmalar yapılacağına dikkati çekerek şöyle devam etti:

"Mesela bazı ülkelerde tanıklar için özel bekleme odaları oluşturularak davaların taraflarıyla yüz yüze gelmeleri ve psikolojik olarak yıpranmaları engelleniyor. Benzer uygulamaların yapılmasına olanak sağlayacak önemli değişiklikler bizde de yapılacaktır. Ayrıca mevzuatta yer alan tanıklık ücretinin yeniden belirlenmesi gerekiyor. Reform çalışmaları kapsamında tanıklara yaklaşımla ilgili standartların yükseltilmesi için gereken adımlar atılacaktır."

"Cumhuriyet savcılarının takdir yetkileri genişletilecek"

Recep Tayyip Erdoğan, strateji belgesinin yedinci amaç başlığının "ceza adaleti sisteminin etkinliğinin artırılması" olduğuna değinerek, bu kapsamda Cumhuriyet savcılarının takdir yetkisinin genişletileceğini kaydetti.

Mevzuata göre, yeterli şüphenin varlığı halinde kamu davası açılmasının zorunlu olduğuna işaret eden Erdoğan şöyle devam etti:

"Buradaki 'yeterli şüphe' kavramı, uygulamada basit şüphe olarak tatbik edilmektedir. Bu durum da açılan dava sayısını ne yazık ki artırmaktadır. Şüpheli hakkında mahkumiyet kararı verilmesi ihtimali çok düşük olan soruşturmalarda dahi Cumhuriyet savcılarınca dava açılmaktadır.

Neticeye baktığımızda 2018 yılında şüphelilerin yüzde 52,6'sı hakkında 'kovuşturmaya yer olmadığına' dair karar verilmiştir. Açılan davalardaki mahkumiyet oranı ise yüzde 48,1'dir. Sistemi mahkumiyet ihtimali az olan davaların açılmaması yönünde geliştirmemiz gerekiyor. Bunun yolu da Cumhuriyet savcılarına takdir hakkını genişletmekten geçiyor."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünya genelinde adalet sistemlerinin, uyuşmazlıkların öncelikle soruşturma aşamasında çözülmesi ve önemli konularda dava açılması yönünde reformlara yöneldiğini bildirdi.

Ülkede de ön ödeme ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi uygulamalarının genişletilmesine ihtiyaç bulunduğuna işaret eden Erdoğan, "Savcılık aşamasında ne kadar çok sorun çözebilirsek mahkemelerdeki yargılamaları o derece sağlıklı hale getiririz." diye konuştu.

"Mağdurun rızası ve mahkemenin onayı mutlaka aranacak"

Erdoğan, halen ön ödeme müessesesinin sadece adli para cezasını gerektiren veya üst sınırı 6 ayı aşmayan suçlar için uygulandığını belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Kamu davasının açılmasının ertelenmesi ancak şikayete bağlı ve üst sınırı bir yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda devreye giriyor. Uzlaşma ise şikayete bağlı suçlar ve kanunda öngörülen diğer bazı suçlar için düzenlenmiştir. Her 3 konuda da bu sınırlı uygulamayı genişletmeyi hedefliyoruz.

Bazı fiillere yönelik soruşturmaların fail ile savcı arasında anlaşmayla sonlandırılabileceğini özellikle sağlayacağımıza inanıyorum. Bu hususun uygulama örnekleri yurt dışında zaten var. Önceden belirlenecek belli suçlarda, suçunu ikrar eden şüphelinin hemen mahkemeye sevk edilmesi ve kanunda yer alan indirimden faydalanarak cezalandırılması sistemi rahatlatacaktır. Bu uygulama cezada pazarlık yönteminin aslında bir modelidir. Türkiye'de bu yöntemi kanunda yüksek ceza öngörülmeyen suçlar için getirmeyi planlıyoruz. Ayrıca bu süreçte mağdurun rızası ve mahkemenin onayı da mutlaka aranacaktır."

"İade edilen iddianamelerin oranı yüzde 2,6"

Nitelikli yargılamanın ancak yeterli bir soruşturmayla mümkün olacağına dikkati çeken Erdoğan, bunun sağlanması için mevzuatta iddianamenin iadesi usulünün düzenlendiğini aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Soruşturması eksik yürütülmüş bir iddianameyse savcılığa iade ediliyor. Aksi takdirde mahkemelerin soruşturma sırasında tamamlanması gereken işlemleri yapması ya da yapılmış işlemleri tekrar etmesi gerekiyor. Sonuçta ortaya hem önemli bir verimlilik sorunu çıkıyor hem de taraflar örseleniyor. Cumhuriyet savcılıklarının ve adli kolluğun güçlendirilmesine, aynı zamanda iddianamenin iadesi müessesesine de işlerlik kazandırılmasına ihtiyaç vardır. Halihazırda iade edilen iddianamelerin oranı yüzde 2,6'dır. Bunun için iade kapsamı yeniden belirlenecektir. Soruşturmaların kalitesinin artırılması için hukuk fakültesi mezunlarının adli kollukta istihdam edilmesi sağlanacaktır."

Emniyet hizmetleri sınıfında görev yapacak hukukçuların çoğalmasının ceza mevzuatı ile kolluk kuvvetlerine verilen görev ve yetkilere katkı sağlayacağını vurgulayan Erdoğan, birçok ülkede de bu doğrultuda uygulamalar olduğunu söyledi.

Erdoğan, Kabahatler Kanunu'nda yer alması ve "kabahat" olarak tanımlanması gereken bazı fiillerin halen suç olarak ceza mevzuatında yer aldığına işaret ederek, "Mevzuatın bu açıdan taranarak bazı fiillerin idari yaptırıma dönüştürülmesi mahkemelerin iş yükünü de azaltacaktır. Şahsa karşı işlenen özellikle basit yaralama ve tehdit gibi suçların nitelikli hallerinin şikayete bağlı hale getirilmesi planlanıyor." diye konuştu.

Konusu suç teşkil eden bazı basit fiillere ilişkin süreçlerin kısaltılması için yeni usuller getireceklerini anlatan Erdoğan, "Basitleştirilmiş ve hızlı bir yargılama usulünün birçok ülkede farklı uygulamaları bulunmaktadır. Suç teşkil eden bazı fiillerde daha hızlı ve basit bir usulle sanıkların doğrudan mahkeme önüne getirilmesi bir an önce yargılamaların başlamasını sağlayacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, Türkiye'de 12-15 yaşındaki çocuklar hakkında geçen sene itibarıyla yaklaşık 40 bin dava açıldığını hatırlatarak, şunları kaydetti:

"Bazı ağır suçlar hariç olmak üzere 15 yaşından küçük çocukların ilk defa işledikleri fiiller soruşturmaya ve kovuşturmaya konu edilmeden çocuklara özgü koruma mekanizmaları içerisinde değerlendirilecektir. Bu tür çocukların durumlarının sosyal tedbirlerle takip edilmesi kendilerine daha iyi bir gelecek kurma şanslarını da güçlendirecektir. Mevcut uygulamada kamu davasının açılmasının ertelenmesi, yetişkinler ve çocukları için aynı hükümlere tabiidir. Bu uygulamanın çocuklara yönelik kısmı genişletilecektir. Ayrıca çocuklar hakkındaki davaların ilk derece yargılamalarıyla istinaf ve temyiz incelemeleri öncelikli olarak yapılacaktır. Şiddet içermeyen bazı suçlardan hükümlü olan yaşlı, hamile ve çocukların cezalarının elektronik izleme merkezi aracılığıyla evde infazına imkan tanınacaktır. Bu durum bir yandan sosyal fayda sağlarken diğer yandan ceza infaz kurumlarının maliyetlerinde tasarruf yapılmasını temin edecektir."

"Hukuk yargılaması ile idari yargılamanın sadeleştirilmesi"

Yargı Reformu Stratejisi Belgesi'nde sekizinci amaç başlığının "Hukuk yargılaması ile idari yargılamanın sadeleştirilmesi ve etkinliğinin artırılması" olduğuna değinen Erdoğan, özellikle küçük miktarlı talep ve davalarda basitleştirilmiş ve hızlı bir yargılama usülü ile çözüm yoluna gidileceğini anlattı.

Erdoğan, bu konuyla ilgili AB Konseyi'nin de tavsiye kararının bulunduğunu hatırlatarak, "Diğer ülkelerdeki uygulamalarda incelenerek yeni bir usul ihdas edilecektir. Mal varlığı haklarına ilişkin küçük miktarlı talep ve davalarda yazılı ya da sözlü yargılama usullerine benzer yöntemler kullanılacaktır. Bunun için uyuşmazlığın basitleştirilmiş ve hızlı bir yargılama usulü içerisinde çözümlenebilmesine yönelik bir yargılama usulü ihdas edilecektir." diye konuştu.

Yargı harçlarının hesaplanmasında karışıklıklar olduğunu ve mahkemelerin iş yükününün ciddi bir şekilde arttığını vurgulayan Erdoğan, verimliliğin artırılması ve yargılamaların hızlandırılması için yargı harçlarında da basit ve sadelik sağlayacak düzenlemeler yapılacağını aktardı.

Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Çocukla kişisel ilişki kurulması yönündeki mahkeme kararlarının icra müdürlükleri vasıtasıyla infaz edilmesi ciddi sorunlara yol açıyor. Bu yöntem çocuğun sosyal ve psikolojik yapısını bozmanın yanında mahşeri vicdanı sızlatan görüntülere de sebebiyet verebiliyor. Çocukla şahsi münasebet kurulmasına yönelik kararların infazında daha insani ve çocuğa uygun yöntemler geliştirilecektir. Bu kapsamda Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı ortak bir birim kuracaktır. Bu birim vasıtasıyla çocukla ilgili kararların icra edilmesi hem masrafları azaltacak hem de çocuğun menfaatlerini gözetecek bir yöntem olacaktır."

Noterliğin bir kariyer mesleği haline dönüşeceğini, sayılarının artacağının bilgisini veren Erdoğan, şunları kaydetti:

"Ülkemizde 1931 noterlik bulunmaktadır. Geçtiğimiz 17 yılda noterliklerin sayısı yüzde 56 oranında artmıştır. Sayının artması vatandaşların işlerini kolaylaştırmıştır. Yeni noterlikler Türkiye Noterler Birliği'nin görüşü alınarak Adalet Bakanlığı tarafından açılıyor. Her asliye hukuk mahkemesinin yargı çevresinde bir noterlik kurulması zorunlu hale geliyor. Bazı çekişmesiz yargı işlerinin noterlikler tarafından da yapılabilmesine imkan sağlanarak bu kurumun daha işlevsel hale gelmesi temin edilecektir. Yargının iş yükünü azaltacak şekilde tevdi mahalli tayini, iddet müddetinin kaldırılması, vasiyetnamenin açılması, mirasçı atama belgesinin verilmesi, mirasın reddi beyanının tespit edilmesi ve delil tespiti talepleri gibi işlerin noterlikler tarafından yürütülmesini hedefliyoruz."

"Uyuşmazlıkların derinleşmeden çözülmesine imkan sağlayacak"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yargı Reformu Stratejisi'nin 9'uncu ve son amaç başlığının "Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yöntemlerinin Yaygınlaştırılması" olduğu ve bunun için cezada uzlaştırmanın kapsamının genişletileceğini aktardı.

Uzlaşmanın, şikayete bağlı suçların ve kanunda öngörülen diğer bazı suçlar için düzenlediğini bildiren Erdoğan, geçen yıl uzlaşma bürolarına gönderilen dosya sayısının 380 bin, uzlaşmayla sonuçlanan dosya sayısının ise 150 bin olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Mahkeme temelli aile arabuluculuğu uygulaması getirilecek. Şiddet içermeyen uyuşmazlıklarda aile arabuluculuğu getirilmesi, uyuşmazlıkların derinleşmeden çözülmesine imkan sağlayacaktır. Uygulama, mahkeme temelli olarak yapılandırılacaktır. Yani açılan dava hakim tarafından arabuluculara havale edilecektir. Halihazırda zorunlu arabuluculuk iş uyuşmazlıklarında ve ticari uyuşmazlıklarda uygulanıyor. Tüketici uyuşmazlıkları gibi alanlarda da arabuluculuğa başvuran dava şartı haline getirilmesi planlanıyor. Kamunun taraf olduğu davalarda ihtiyari sulh yönteminin kapsamı genişletilecektir."

Dokuz amaç başlığı altında 63 hedef ve 256 faaliyeti kapsayan Yargı Reformu Strateji Belgesi'ni özetlediklerini vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bu belge, Bakanlığımızın barolardan hukuk fakültelerine, akademisyenlerden medya mensuplarına kadar geniş bir yelpazede gerçekleştirdiği istişareler sonucunda ortaya çıkmıştır. Bu çalışmanın yasal düzenleme gerektiren konularının muhatabı Türkiye Büyük Millet Meclisi'dir. İdari tasarruf gerektiren konularının muhatabı da Cumhurbaşkanlığı, Adalet Bakanlığı ve diğer ilgili kurumlardır. Amacımız milletimizin adalet duygusunu güçlendirecek, beklentilerine cevap verecek, vicdanları mutmain ve hukuka güveni tahkim edecek bir yargı uygulamasını hayata geçirmektir. Bunu da hem kendi medeniyetimize olan bağlılığımızı koruyacak hem de günümüz dünyasının uygulamalarıyla uyumlu olacak bir yaklaşımla gerçekleştirmemiz gerekiyor. Sizlerle paylaştığımız Yargı Reformu Strateji Belgesi'nin bu doğrultuda atılmış önemli bir adım olduğuna inanıyorum. Bu belgede yer alan hususların kanun veya diğer düzenlemeler vasıtasıyla hayata geçirilmesi aşamalarında da sizlerin özellikle katkılarını almayı sürdüreceğiz."


27 Mayıs 2018 Pazar

MHP'nin seçim beyannamesinde 'Güçlü Türkiye' vurgusu

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

MHP'nin seçim beyannamesinde "Yeni dönemde güçlü MHP, güçlü Türkiye" vurgusu yapılırken ekonomi ve çalışma hayatı, şehit ve gazi yakınlarıyla kadınlara yönelik taahhütler dikkati çekiyor. MHP'nin "Milli Diriliş, Kutlu Yükseliş" başlıklı seçim beyannamesinde "Yeni dönemde güçlü MHP, güçlü Türkiye" vurgusu yapılırken ekonomi ve çalışma hayatı, şehit ve gazi yakınlarıyla kadınlara yönelik taahhütler dikkati çekiyor. 

MHP SEÇİM BEYANNAMESİNİ OKUMAK İÇİN TIKLAYIN 
MHP'nin seçim beyannamesi açıklandı  


MHP'nin 24 Haziran'daki Cumhurbaşkanı ve 27. Dönem Milletvekili Seçimi için hazırlanan seçim beyannamesi açıklandı.
"Milli Diriliş, Kutlu Yükseliş" başlıklı beyanname, Genel Başkan Devlet Bahçeli'nin sunuş konuşmasıyla başlıyor.
"Yeni dönemde güçlü MHP, güçlü Türkiye" vurgusunun yapıldığı beyannamede, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve Cumhur İttifakı'nın gerekçe ve hedefleri ile MHP'nin taahhütleri yer alıyor.
Öte yandan, toplumsal dayanışma ve uzlaşma ile temel ilke ve görüşlerin de bulunduğu beyannamede MHP'nin politikaları aktarılıyor.
MHP'nin politikaları "akıllı devlet ve kamu yönetimi", "adalet", "yolsuzluklarla mücadele", "çok yönlü ve çok boyutlu dış politika", "sanayileşme ve KOBİ" gibi başlıklar altında sunuluyor.

Taahhütler



Beyannamede, 26. yasama döneminde gerçekleşen taahhütler ile 27. yasama döneminde hedeflenen taahhütlere yer veriliyor.
Bu çerçevede beyannamede ekonomi ve çalışma hayatı, şehit ve gazi yakınlarıyla kadınlara yönelik taahhütler dikkati çekiyor.

Beyannamede yer alan bazı vaatler şöyle:

"Ekonominin ihtiyacı olan alanlarda yapısal reformlar hızla gerçekleştirilecek.
- Vatandaşlar, tüketici kredisi ve kredi kartlarından kaynaklı borç ve yüksek faiz sarmalının neden olduğu yoksulluk tuzağından kurtarılacak.
- Esnaf ve çiftçinin vergi ve prim yükü hafifletilecek. Esnaf ve sanatkarların geçmiş hizmetlerine borçlanma hakkı verilecek.
- AVM yasası, esnafı koruyacak şekilde yeniden düzenlenecek. Esnafı yok eden AVM ve zincir marketlere yönelik tedbirler alınacak, ayrıca esnafın rekabet gücünü olumsuz etkileyen belediye işletmeciliği yeniden düzenlenecek.
- Staj ve çıraklık süreleri emeklilik hizmetine sayılacak.
- Yük ve yolcu taşımacılığı yapan esnafa vergisiz akaryakıt verilecek.
- Şoför esnafına yıpranma payı hakkı verilecek.
- Çiftçinin kullandığı mazot üzerindeki vergiler kaldırılacak. Sulamada ve tarım işletmelerinde kullanılan elektrikten KDV alınmayacak, tohum, fide ve ilaç gibi girdilerin vergi yükü düşürülecek."
"Asgari ücretten vergi alınmayacak"
Asgari ücretten vergi alınmayacağı vurgulanan beyannamede, ücretlilerin asgari ücreti kadar gelirinin vergi dışı bırakılacağına işaret edildi.
Beyannamede, emniyet çalışanlarının özlük haklarının ve çalışma şartlarının iyileştirileceği, üniversite mezunu polislerin ek göstergesinin 3600'e yükseltileceği ve haftada 40 saat üzerindeki çalışmaları için fazla mesai ödeneceği belirtildi.
Uzman erbaşların tümünün kadroya alınacağı, mali ve sosyal haklarının iyileştirileceği vaadinde bulunulan beyannamede, kamuda kadro alamayan taşeron işçilerin, 4/B'li, vekil, sözleşmeli, fahri ve geçici statüde çalışanların kadroya geçirileceği ifade edildi.
Kamu çalışanlarının tüm ek ödemelerinin emekli aylığına yansıtılacağı belirtilen beyannameye göre, mühendislerin özlük hakları iyileştirilecek.
Beyannamede, sağlık çalışanlarına yıpranma payı hakkı verileceği, yardımcı hizmetler sınıfında çalışanların genel idare hizmetleri sınıfına geçirileceği kaydedildi.
Ön lisans mezunlarına lisans tamamlama imkanı sağlanacağı ifade edilen beyannamede, üniversite giriş sınavının kaldırılacağı, mübaşir, zabıt katibi ve diğer adalet çalışanlarının özlük haklarının iyileştirileceği vaadinde bulunuldu.
Engelli, şehit ve gazi yakınlarına yönelik vaatler
Beyannamede, engelli, şehit ve gazi yakınlarına yönelik vaatler arasında şunlar bulunuyor:
"- Engelli ve engelli yakını aylığı yükseltilecek ve engelli aylığı ödenmesinde aile geliri yerine kendi gelirleri esas alınacak.
- Doğuştan ya da işe girmeden önce engelli olanlar, malul şartlarından yararlandırılacak.
- Gazilere 3600 günde emekli olabilme hakkı verilecek.
- Ordu ve polis vazife malullerinin özlük hakları iyileştirilecek.
- Malul sayılmayan gazilerin mağduriyetlerini giderecek düzenleme yapılacak.
- Muharip gazilere ödenen şeref aylığı, geliri olsun olmasın tüm muharip gazilere aynı tutarda ödenecek.
- Şehit yetimlerinin tamamına iş hakkı verilecek. Şehit anne ve babalarının aldıkları maaş artırılacak.
- Gazilere ikinci istihdam imkanı sağlanacak ve ÖTV'siz araç imkanı verilecek.
- Öğretmenlerin ek göstergesi 3600'e çıkarılacak, çalışma şartları iyileştirilecek.
- Atanamayan öğretmenlerin tamamının kademeli olarak atanmasını sağlayacak şekilde kadro ihdası yapılacak."
Beyannamede, işsiz her aileden bir kişiye asgari ücretin yarısı kadar aile desteği yardımı verileceği, işsiz gençlerin ailelerinin sağlık sigortasından yararlandırılacağı bildirildi.
Askerlik süresinin prim ödemeksizin emeklilik hizmetine sayılacağı, emekli aylıklarındaki eşitsizliklerin giderileceği, refah payının yükseltileceği kaydedilen beyannamede, emeklilikte yaşa takılanların mağduriyetinin giderileceği, kadınlara sigortalılık öncesi doğumları için doğum borçlanma hakkı verileceği, sağlık hizmetlerinde kalitenin artırılması amacıyla yardımcı sağlık personelinin kamu ve özel sektörde istihdamının yaygınlaştırılacağı ifade edildi.
Kadına şiddet ve çocuk istismarının önlenmesi çerçevesinde kadına ve çocuğa karşı suçlarda cezaların ağırlaştırılması, adli yardım desteğinin sağlanması ve dava açmada zaman aşımının kaldırılması için gerekli yasaların çıkarılması konusunda çalışmaların yürütüleceği bildirildi.
Beyannamede PKK’lılar, FETÖ’cüler ve diğer teröristlerle çocuk istismarcıları, tecavüzcüler ve kadın katilleri hariç olmak üzere demir parmaklıkların gerisinde özgürlük düşü kuran, zindanda gün sayan, dama düşüp sevdiklerinin ve sevenlerinin hasretini çeken kader kurbanlarına af çıkarılması için girişimlerin sürdürüleceği belirtildi.

Kudretli Türkiye'nin inşası



Beyannamede, Türkiye'nin karşı karşıya bulunduğu sorunları aşmasının ve küresel meydan okumalara karşı durabilmesinin, milli birlik ruhunun güçlenmesi ve milletin kök değerlerine yönelmesiyle mümkün olabileceği değerlendirmesinde bulunuldu.
MHP'nin uzun vadeli stratejik hedefinin, Türkiye'nin 2053'te "Küresel Güç ve Lider Ülke" konumuna ulaşması olduğu vurgulanan beyannamede, bu hedefin gerçekleştirilebilmesi için Türkiye'nin doğal ve beşeri kaynakları ile ekonomik, sosyal ve teknolojik imkan ve fırsatlarının harekete geçirilmesi ve kararlılığın en güçlü şekilde ortaya konulması gerektiği kaydedildi.

google-site-verification: google2afd6f3c8ec4d6d7.html