BİZLER TÜRKİYE İÇİN VARIZ

Amacımız Bu ülkenin hepimiz için huzurlu ve yaşanabilir olması için yürütülen çabalara katkı sunmak.

Alevisiyle, Kürdüyle; gelenekselcisi, Atatürkçüsüyle; milliyetçisi, solcusuyla… Hepimiz bu ülkede yaşıyoruz.

Bence, hepimiz daha iyi koşullarda yaşamayı hak ediyoruz.Daha onurlu, daha saygın, daha estetik, daha barışçı koşullarda birlikte yaşamak için bilgilendirme paylaşım yapıyoruz…

Günlük Haber Siyasi-Politik Yorum Platformu


Whatsapp ile paylaş
İyi Parti sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster
İyi Parti sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster

6 Kasım 2017 Pazartesi

İyi Yalanlar, İyi Tiyatro!


Geçtiğimiz hafta İYİ Partinin çok güzel bir tiyatrosuna şahit olduk. Aslında bu tiyatro oynanırken düşen maskeleri de bir kez daha görme ve gösterme fırsatı yaşadık. Köşeye sıkışmış adamların çaresizliklerini, zavallılıklarını ve yalana nasıl sarılabildiklerini izledik.
Adına "İyi" dedikleri parti, Türk siyasetine dâhil olduğu günden itibaren kurucuları, programı, hedefi, ilişkileri gündemde tartışılır haldedir. Bu tartışmaları "Reklamın iyisi, kötüsü olmaz" sözüyle değerlendiren de var, "İyi" adı altında kötülüklerin nasıl yanyana geldiğinin görülmesi açısından önemli olduğunu vurgulayanlarda var. Ama ben, geçen hafta sonu özellikle İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı Ümit Özdağ'ın oynadığı tiyatroyu ve seri şekilde yalanlara başvurduğunu görünce durumlarının hiçte iyi olmadığını gördüm.
Ümit Özdağ öyle bir tiyatro oynadı ki, İyi parti içinde üzerinin kapatılması gereken çok kötülük olduğunu bir kez daha anladım. Ümit Özdağ bir yazılı açıklama yaptı. İçinde yalan olmayan cümle hemen hemen hiç yok gibiydi.

Öncelikle yalanlarından en önemlisi olan "Başdanışman" meselesiyle başlayalım.
Ümit Özdağ, Turuncu devrimlerin finansörü NED'in desteklediği Denge Denetleme Ağı'nın önde gelen ismi Selda Tandoğan Demirel'in "başdanışman" yapılmadığını, yazılı açıklaması içinde şu cümlelerle inkar etmeye çalıştı : Öncelikle, Sayın Meral Akşener'in başdanışmanı olarak atandığı iddia edilen Selda Tandoğan Demirel'in hiçbir şekilde başdanışmanlık ya da danışmanlık kadrosuna atanması söz konusu değildir.
Ümit Özdağ'ın "Başdanışman değil" dediği Selda Tandoğan kim peki biliyor musunuz?
Ümit Özdağ'ın Genel Başkan Yardımcılığı yaptığı İYİ isimli partinin kurucusu… "Başdanışman olamaz" ama İYİ partide kurucu olabilir? Kafalar İYİ olunca, böyle oluyor demek ki…
Ümit Özdağ'ın "Selda Tandoğan Başdanışman değil" sözü baştan sona yalandır ve amacı "CIA'nin yasal penceresi" ile ilişki ağı olanların üzerini kapatmaktır.
Selda Tandoğan kurucusu olduğu partide aynı zamanda başdanışman olduğunu  "Sayın Genel Başkanımızın şahsıma tevdi ettiği, büyük onur olan Genel Başkan Başdanışmanlığı görevi için takdirlerine şükranlarımı sunuyorum"  sözleriyle duyurmuştu.
Meral Akşener'in gazetesi Yeniçağ'da bu durumu "Akşener'in başdanışmanı Selda Tandoğan Demirel oldu" başlığı ve İYİ Parti de Genel İdare Kurulu, Merkez Disiplin Kurulu ve Divan üyelerinin görevlerinin açıklanmasının ardından Genel Başkan Meral Akşener'in başdanışmanı da belli oldu. Kurucular kurulu üyesi Selda Tandoğan Demirel, Akşener'in başdanışmanı oldu." içeriğiyle haber yapmıştı. Hatta uzunca biyografisini yayınlamıştı.
Ümit Özdağ bu şekilde rezil olacağını bile bile niçin yalana ve inkâra başvurmuştur?
Büyük ihtimal Selda Tandoğan Demirel'i İYİ Parti'ye getiren, onu kurucu yapan, ona referans olan Ümit Özdağ'dı. Parayı seven Meral Akşener'de "belki bize de fon gelir" diye kendine Başdanışman yapmıştı.
Selda Tandoğan Demirel'in CIA'nin yasal penceresi olarak bilinen National Endowment for Democracy (NED) adlı kuruluşla bağlantılı Denge Denetleme Ağı'nda etkili ve yetkili biri olmasının haber yapılması her ikisini de panikletip, inkâr yoluna götürmüştür.
Yeniçağ gazetesi yaptığı haberin linkini, Selda Tandoğan Demirel'de sosyal medya hesabına yazdığı "Başdanışman" sıfatını apar topar silmiştir.
İYİ Partiye kurucu yaptıkları kadına birden vebalı muamelesi yaparak yok saymışlardır. Onun adına biz seslenelim : Meral hanım ve Ümit efendi o bayan sizin partinin kurucusu…
Selda Tandoğan Demirel'in etkili ve yetkili olduğu kuruluş hakkında özet bilgi şudur : 1983 yılında kurulan NED adlı kuruluş, eski CIA ajanlarının çalıştığı ve özellikle Ortadoğu'ya Amerikan emperyalizminin çıkarları doğrultusunda şekil veren politikaların yaygınlaşmasını sağlamasıyla biliniyor. NED, Türkiye ve benzeri ülkelerdeki STK'lara finans desteği veriyor. 2012'de destek verdiği mali kuruluşlar arasında Taraf gazetesinin de yer aldığı NED, Denge ve Denetleme Ağı'na da 700 bin dolar civarında finans sağlamıştı.
Şimdi soralım, böyle tarif edilen bir yerde etkili bir ismi İYİ Parti'de kurucu ve başdanışman yaparak neyi hedefliyordunuz?
Türkiye üzerinde hangi operasyonu gerçekleştirmeyi düşünüyorsunuz?
Bunlar, FETÖ'nün Türkiye'de operasyon gazetesi olarak kullandığı TARAF'a 700 bin dolar verdiyse, İYİ Parti bu küresel pastadan ne ölçüde pay beklemektedir?
Gelelim Ümit Özdağ'ın, başka bir yalanına…
O yalanda "İYİ parti programında NATO'ya bağlılık ve eşit vatandaşlık kavramlarının olduğu iftirasıdır. Oysa parti programında eşit vatandaşlıkla ilgili hiçbir ifade yoktur."  cümlesinin tamamıdır.
Meral Akşener'e Ahlat'ta NATO konusunu sorduklarında "O bölümü Ümit Özdağ yazdı" demişti. Ümit Özdağ bu sebepten tutuşmuş olmalı ki, "Başdanışman" konusunda ve "Eşit Vatandaşlık" konusunda olduğu gibi, bu NATO konusunda da inkâr ve yalan yolunu tercih etmişti. İYİ Parti programında NATO'ya resmen bağlılık ifade edilmiştir.
Hem de NATO'nun Avrupa Müttefik Kuvvetler Komutanı Orgeneral Curtis Scaparrotti'nin "NATO'daki görevlerinden uzaklaştırılan subayların 15 Temmuz'da yer aldığına inanmadığını" söylemesi biline biline bu bağlılık ifade edilmiştir. Kendi gazeteleri Yeniçağ bile "NATO, FETÖ'ye sahip çıktı" derken, İYİ Parti programında NATO güzellemesi niçin yapılır ki?
"Türkiye'de farklı gelişmeler olacak" diye 15 Temmuz'dan aylar önce MHP'deki görevlerinden istifa edip, arkasına bile bakmadan kaçan Ümit Özdağ'ın elbette bir bildiği vardır!
Ümit Özdağ'ın bir başka yalanı da teröristbaşı Öcalan'a ait "Eşit Vatandaşlık" kavramının İYİ Parti programında yer almasıyla alakalıdır.
"Parti programında eşit vatandaşlıkla ilgili hiçbir ifade yoktur." diyerek rezil olmada sınır tanımayacağını göstermiştir.
Oysa İYİ Parti'nin kuruluş toplantısının yapıldığı gün medya kuruluşlarına dağıtılan parti programında aynen şu ifadeler yer alıyordu : Partimizin Doğu, Güneydoğu sorununa ilişkin öncelikle tüm ülkede eşit vatandaşlık zeminine oturan sağlam bir demokrasi ve özgürlük ortamını geliştirecektir. Çıkış noktamız demokrasi, bireysel hak ve özgürlük taleplerinin karşılanması, demokrasinin tabana yayılması, ülkenin ve bölgenin ekonomik kalkınmasının sağlanması, bölgeler arası gelişmişlik farkının kapatılması ve refah toplumunun yaratılmasıdır."
Bu cümleler aynı teröristbaşı Öcalan ağzı gibidir, aynı PKK'nın siyasi taşeronu HDP ağzı gibidir, aynı PKK'lıların ağzı gibidir. Hepsinin ortak propagandası bu cümlelerle aynıdır. Yani anlayacağınız "Eşit Vatandaşlık" bir Öcalan üretimidir. Ümit Özdağ tutuştuğu için bunda da doğal olarak inkâr yolunu tercih etmiştir.
"Eşit vatandaş kavramı parti programımızda vardı, gelen tepkiler sonrası silmek zorunda kaldık" deseydi inanın bu kadar rezil olma durumuna düşmezdi. Bir de utanmadan, bu konuyu eleştirenleri iftira atmakla suçluyor.
İYİ Parti kurucusu Ali Türkşen, Nihat Genç'in eleştirilerine cevap verirken "Eşit vatandaşlık" ifadesini içeren paragraf olduğu gibi çıkarıldı." demedi mi?
Yeniçağ gazetesi yazarı Batuhan Çolak köşesinde "Parti programında eleştirilen en önemli konu ise; "Doğu-Güneydoğu" sorununun çözümü için sunulan "eşit vatandaşlık" tanımlaması. Parti ön programında konu şu şekilde geçiyordu: "Partimizin Doğu Güneydoğu sorununa ilişkin öncelikle tüm ülkede eşit vatandaşlık zeminine oturan sağlam bir demokrasi ve özgürlük ortamını geliştirecektir." Buradaki sorunlu tanım, parti programından çıkarıldı. Dolayısıyla partinin resmi tüzük ve programında "eşit vatandaşlık" tanımı bulunmuyor." diye yazmadı mı?
Kendilerinin "sorunlu tanım" dediği, teröristbaşı Öcalan'a ait kavramı, İYİ Parti'nin programına koyan ve tepkiler gelince silen nihayetinde kendi aranızda olan birisidir. Onu da mı parti programına sen yazdın Ümit Özdağ, tutuştun böyle?
Meral Akşener'in kuracağı partiye aylar öncesinden destek olacağını açıklayan Nihat Genç'in "Apo'nun dile getirdiği, liberallerin söylediği 'Türkiye'de etnik vatandaşlık' gibi tuhaf anlama çıkan, ayrı bir federasyon kurulmasının önünü açan 'eşit vatandaşlık' diye birşey. Vatandaşlık ayrı, eşit vatandaşlık ayrı. 30 yıl bunu pişirdiler şimdi programa koydular. Daha program yayınlanmadan 'koymayın' dedik. Siz Türk milliyetçisi değil miydiniz. Batı'nın 30 yıldır Türk milletine dayatması neydi. Bir FETÖ, iki PKK. İkisine de imzanı atmışsın. İttifak haline gelmişsin, bunu söylemeyelim mi?" şeklindeki tepkisi zaten herşeyin özeti olmuştur. Ümit Özdağ, hadi biz sana göre "iftiracıyız". Ya kurucunuz Ali Türkşen, ya yazarınız Batuhan Çolak ve size ilk desteğini açıklayan Nihat Genç'te mi iftiracı?
Meral Akşener'in evinde kahvaltı yapacak kadar ona yakın olan Fatma Sibel Yüksek isimli yazar bile Ümit Özdağ'ın yalanları karşısında dayanamayıp "Ümit Bey, kusura bakmayın ama doğru söylemiyorsunuz." diyorsa, Ümit Özdağ'ın herhalde artık İYİ bir istifa metnini yayınlaması gerekiyor.
Gerçi, İP Genel Başkanı Meral Akşener bile "BİZE GELEN GÖMLEĞİNİ ÇIKARMASIN" dedikten sonra, Ümit Özdağ bunca yalandan sonra niye istifa etsin ki?
Tencere yuvarlanmış, kapağını İYİ bir şekilde bulmuştur.
Masonu var, HDP, PKK severi var, "FETÖ imamıyım" diyeni var, solcusu, devrimcisi var, Soroscusu, CIA'cısı var… Hepsi gömleğini çıkarmadan duruyor zaten…

Bunlara "İYİ" vurdukça dökülüyorlar… Vurun ha vurun…

5 Ekim 2018 Cuma

MHP Üsküdar ilçe teşkilatını görevden aldı

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ


Akşener'in Evinin Önünde Toplanan MHP'liler, "Hareketin Lideri Devlet Bahçeli" Sloganları Attı.

 MHP Lideri Bahçeli'nin, İYİ Parti Lideri Akşener hakkındaki açıklamaları sonrası bir grup MHP'li, Akşener'in evinin önünde toplanıp, "Hareketin lideri Devlet Bahçeli" sloganları attı. 

Gruba sert tepki gösteren Akşener, sosyal medyadan Bahçeli'ye, "Başka anaların çocukları üzerinden yiğitlik olmaz. 

Yüreğin yetiyorsa kendin gel, bekleriz." dedi.




İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin sosyal medyadan yaptığı açıklamalara, "Demirden korksak trene binmezdik" şeklinde yanıt verdi. 

Gecenin ilerleyen saatlerinde MHP'li bir grup, Akşener'in evinin önünde toplanarak "Hareketin lideri Devlet Bahçeli" sloganları attı.





"BU HANIMEFENDİYE SON İHTARIM"



MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin sosyal medyadan, "Bu hanımefendiye son ihtarım, bölmek ve yok etmek istediğin MHP'ye karşı sinir ve sınırları ihlal eden vandal tutumuna devam edersen sonuçlarına katlanmak zorunda kalırsın. 

Demedi deme, büyük lafı dinle!" açıklamaları sonrası bir grup MHP'li, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in evinin önüne gelerek, "Hareketin lideri Devlet Bahçeli" sloganları attı.



"YÜREĞİN YETİYORSA GEL, BEKLERİZ"



Olayın ardından sosyal medya hesabından paylaşım yapan Akşener, "Başka anaların çocukları üzerinden yiğitlik olmaz. Yüreğin yetiyorsa kendin gel, bekleriz Devlet Bahçeli" dedi.

İYİ Partililer, Meral Akşener'e Destek Vermek İçin Evinin Önünde Toplandı

MHP'liler dün gece İYİ Parti lideri Meral Akşener'in evinin önünde toplanarak sloganlar atmıştı. İYİ Partililer Genel Başkan'a destek vermek için gece saatlerinde Akşener'in evinin önünde topladı.

MHP'liler dün gece İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in evinin önünde toplanarak sloganlar atmıştı. Partililer, Genel Başkan'a destek vermek amacıyla evinin önünde toplandı. Akşener, gece saatlerinde evinin önünde toplanan partililere bir konuşma yaptı. Akşener konuşmasında "Ben buraya gelen elli kişiden şikayetçi olmadım. Çünkü onlar gariban çocuklar" dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in evinin önünde akşam saatlerinde toplanan bir grup ile Akşener arasında gerginlik yaşandı. Akşener'in Beylerbeyi'ndeki evinin önünde toplanan bir grup, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli lehine slogan atmaya başladı. 

Evinin penceresine çıkan Akşener ise gruba tepki gösterdi. Akşener, Twitter hesabından yaşanan olaya ilişkin görüntüyü paylaştı. Gece saatlerinde ise Meral Akşener'in evinin önünde protesto olduğunu öğrenen İyi Partililer Akşener'in Beylerbeyi'nde ki evinin önüne geldi.


"GELENLERDEN ŞİKAYETÇİ OLMADIM"



Burada sloganlar atan partililere Akşener bir açıklama yaptı. Akşener, "Türkiye'nin daha iyiye gitmesi, gençlerimizin umudunun yeniden yeşermesi için bu yola çıktık. Biz bir aileyiz, Vakur olacaksınız, sakin olacaksınız, sağduyulu olacaksınız. Bizi özellikle bir kavganın içine çekmeye çalışıyorlar. Ben buraya gelen elli kişiden şikayetçi olmadım. Çünkü onlar gariban çocuklar, Talimat verildiler, geldiler." dedi.
Akşener'in açıklamasının ardından toplanan partililer dağıldı.

Meral Akşener'in Evine Baskına Giden 11 Şüpheli Gözaltına Alındı

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in evinin önüne giderek MHP lehine sloganlar atan gruptan 11 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin emniyetteki işlemleri devam ediyor.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in evinin önüne giderek MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli lehine sloganlar atarak tehditler savuran gruptan 11 şüpheli gözaltına alındı. Gözaltına alınan 11 kişinin Üsküdar Asayiş Büro Amirliği'ndeki işlemleri devam ediyor.


DİĞERLERİNİN YAKALANMASI İÇİN ÇALIŞMA YÜRÜTÜLÜYOR



İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in Üsküdar Beyberbeyi'nde bulunan evinin önüne dün akşam gelen grup gerginliği neden olmuştu. Üsküdar İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri yaptığı çalışmalar sonrası MHP Üsküdar İlçe Başkanı Hakan Aslan beraberindeki 11 kişiyi gözaltına aldı. Polis ekipleri diğer şüphelileri yakalamak için olayla ilgili güvenlik kamera görüntülerini incelemeye devam ediyor. Gözaltına alınan 11 kişinin Üsküdar Asayiş Büro Amirliği'ndeki işlemleri devam ediyor.


MHP Üsküdar ilçe teşkilatını görevden aldı



MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın: Üsküdar İlçe Teşkilatı, İl Başkanlığı ve Genel Merkez'in bilgisi dışında hareket ettiği için görevden alınmıştır.

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli arasındaki sert atışmalardan sonra bir grup MHP'li Akşener'in evinin önünde protesto düzenlemişti.

Meral Akşener evinden çektiği görüntüleri sosyal medya hesabından paylaşarak tepki göstermişti.

MHP'den bugün flaş bir hamle geldi. Parti yönetimi Üsküdar İlçe Teşkilatını feshettiğini duyurdu.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın yaptığı açıklamada, "Üsküdar İlçe Teşkilatı, İl Başkanlığı ve Genel Merkez'in bilgisi dışında hareket ettiği için görevden alınmıştır." ifadelerini kullandı.

23 Haziran 2018 Cumartesi

Millet İttifakı'nda istifalar arka arkaya geldi

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

Seçimlere az bir süre kala Millet İttifakı'nda istifa depremleri yaşanıyor. İttifakta yer alan partilerin bazı aday ve teşkilat üyeleri partilerine tepki göstererek istifa ediyor.



24 Haziran seçimleri için siyasi partilerde aday adaylığı sürecinin başlamasıyla milletvekili olmak isteyen aday adayları partilerin genel merkezine ya da il başkanlıklarına başvuruda bulundu. Büyük bir heyecanla yapılan başvurular aday listelerinin kesinleşmesiyle başka bir boyuta taşındı.

Bu süreçte bazı partilerde kesin aday listelerine tepki istifaları gelirken, bazı adaylar da izlenilen politikayı beğenmeyerek partileriyle yollarını ayırdılar.
Adayların yanı sıra kimi parti teşkilatları da bu dönemde çeşitli nedenlerle görevlerinden istifa ettiler.
Aday listelerine tepki istifaları
CHP'de istifalar
Aday listelerinin teslim edildiği gün ilk istifa haberleri Cumhuriyet Halk Partisi’nden geldi.
22 Mayıs tarihinde Gaziantep'te CHP Genel Merkezi tarafından belirlenen milletvekili adaylığı sıralamasındaki yerlerini beğenmeyen 4 kişi adaylıktan çekildi. 14 milletvekilinin seçileceği Gaziantep'te ilk istifa 9. sıra adayı eski il başkanı Nesrin Tuncel'den geldi. Ardından 7. sıradaki Naci Kılıç, 13. sıradaki Yılmaz Demirdelen ve 14. sıradaki Mehmet Turan Gündoğdu adaylıktan vazgeçti.
"Kadınlar seçilebilecek sıralarda aday gösterilmedi"
İstifa eden adaylardan Nesrin Tuncel, yaptığı açıklamada “Dün çıkan sıralama bizim hem örgütlerimizde hem de tabanımızda çok büyük huzursuzluğa neden oldu. Çünkü listeler açıklandığında kadınların aday sıralamasında seçilebilir noktalarda olmadığının farkına vardık.” şeklinde konuştu.
CHP Gaziantep'ten gelen bu haberin şokunu atlatamamışken istifalar gelmeye devam etti. Kayseri 9. sıra milletvekili adayı Metin Kantarcı ve Diyarbakır milletvekili aday Gülay Emre sıralamalarındaki yerini gerekçe göstererek, adaylıktan çekildiler.
"İl binasının adresini bilmeyenler aday gösterildi"
Gülay Emre, adaylıktan çekilirken şu şekilde konuştu:
“İddia ediyorum; milletvekili adaylık başvurusu gününe kadar il binasının adresini bilmeyen, memur olduğu için 3 ay bedavadan izin kullanmak için aday olanlar bile en üst sıralarda. Bu ahlaksızlığa ortak olmayacağız”
CHP’de bir istifa haberi de Trabzon’dan geldi. Adaylık sırasını beğenmediği için hem partisinden istifa eden hem de adaylıktan çekilen ancak daha sonra bu kararından vazgeçtiğini açıklayan Ferda Kudunoğlu bu sefer partisi kendisine sırtını dönünce tekrar istifa etti
Kılıçdaroğlu'nun memleketinde istifa şoku
Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun memleketi Tunceli’nin Nazımiye ilçesinde de yönetim kurulu üyesi 10 kişiden 8'i görevinden istifa etti.
Kocaeli'nin İzmit ilçesinde CHP üyesi 6 kişi, partilerinden istifa ederek AK Parti'ye geçti.
İyi Parti'de istifalar
Milletvekili aday listelerinin açıklanmasından sonra İyiParti'de de istifalar arka arkaya geldi.
İyi Parti'de Uşak İl Başkan Yardımcısı Çağrı Alpkaya ve yönetim Kurulu üyesi 21 kişi partilerinden istifa etti.
"Liyakat ve ahde vefa yok"
Milletvekili aday listelerine tepki amacıyla istifa ettiklerini belirten partililer, milletvekilli aday adaylığı sürecinde kendilerinin görüşlerinin alınmadığını, liyakatin ve ahde vefanın olmadığı bir hareket içinde bulunamayacaklarını ifade ederek istifa dilekçelerini il başkanlığına verdiklerini açıkladı.
"Koca koca yalanlar, riyakarlıklar"
Yine İyi Parti Uşak 2. sıra milletvekili adayı Ali Kurt da milletvekili adaylığından çekilerek partisinden istifa etti.
Kurt, yaptığı açıklamada: “9 Kasım 2015'den bugüne devam eden süreçte ilk ve yetkili ağzın söylediği koca koca yalanları, vefasızlıkları, rol yapıp oynamaları, riyakarlıkları ve hamaset nutukları atanları görememişiz. Kimlere 'seni vekil olarak görmek istiyoruz, aday ol' denildiğini ve akabinde yapılan muameleyi iyi biliyorum. Amacımıza ulaşamayacağımızı birçok yol arkadaşım gibi ben de öğrendim ve gördüm. Bugün itibarıyla adaylıktan çekiliyorum ve partiden istifa ediyorum." diye konuştu.


Demokrasinin ve huzurun olmadığını söylediler
İyi Parti’de bir diğer istifa haberi Manisa’dan geldi. Manisa’nın Salihli ilçe yönetiminde yer alan 34 kişi istifa etti. Yapılan değerlendirmede partide demokrasinin ve huzurun kalmadığını belirttiler.
"Yönetim sorunları görmezden geliyor, gençleri dışlıyor"
Yine İyi Parti Salihli İlçe Gençlik Kolları Başkanı İlyas Çınar ile birlikte 250 kişi partiden istifa etti. Milliyetçilik ve vatanseverlikten uzak bir yönetim nedeniyle partiden istifa ettiklerini belirten İlçe Gençlik Kolları Başkanı Çınar, gençlerin dışladığını, il yönetiminin sorunları görmezden geldiğini savundu.
Manisa’da istifalar gelmeye devam etti. İyi Parti Akhisar İlçe Gençlik Kolları Başkanı Anıl Akandan dahil 12 kişi gençlik kolları üyeliğinden ve partiden istifa etti. Bu gerekçenin sebebi olarak partinin gençlere yeterince önem vermediği aktarıldı.
Edirne’de İyi Parti’den 1. sıra milletvekili adayı olan Mehmet Akalın’ın adaylığı YSK tarafından milletvekilliği adaylığı yasal süre içerisinde kamu görevinden istifa etmediği gerekçesiyle düşürülünce yerine İmren Çakırlar aday gösterildi. Ancak Çakırlar, adaylıktan istifa etti.
İyi Parti’de istifa dalgalarının yaşandığı bir başka il de Kocaeli oldu. İyi Parti Körfez İlçe Gençlik Kolları Başkanı Zafer Avni Saka ve 40 üye, görevlerinden istifa ederek AK Parti kadrolarına geçtiğini açıkladı.
"Partimizin duruşunu tasvip etmedik"
Başkan Saka, “Bizler milli değerlerimize sahip çıkmak adına fedakar bir düşünce ile faaliyetlerimizi sürdürürken, partinin sergilemiş olduğu duruşun bizlere hizmet etmediğini gördük, istifa ettik.” diye konuştu. Ayrıca Saka, 2 gün içerisinde 200 gencin de AK Parti saflarına katılacağını sözlerine ekledi.


İyi Parti de Bingöl ve Adıyaman’dan da istifa haberleri geldi. Bingöl 2. sıra milletvekili adayı Abdurrahim Ariç adaylıktan ayrıldı. Adıyaman İl Başkanlığı Disiplin Kurulu Yönetim Kurulu üyesi Muhsin Çelikten ise AK Parti’ye destek vermek için partisinden istifa etti.
Saadet Partisi'nde istifalar
İstifaların yaşandığı bir diğer parti de Saadet Partisi oldu.
"İttifakı içime sindiremedim"
Saadet Partisi Şanlıurfa 4'üncü sıra milletvekili adayı İzzet Çiftçi adaylıktan istifa ederek, bazı partililerle AK Parti'ye katıldı. İzzet Çiftçi partisinin CHP ile yaptığı ittifakı içine sindiremediği aktardı.
Bingöl’de Saadet Partisi 3. sıra milletvekili adayı Vural Koşunkartay, adaylıktan çekildi.
Saadet Partisi Kars milletvekili adayı Sezgin Yıldız, Kağızman İlçe Başkanı Mehmet Karataş ve 24 kişi partilerinden istifa ederek AK Parti'ye katıldı.
"CHP ile yapılan ittifakı sindiremedim"
Milletvekili Yıldız aldıkları karara sebep olarak şu açıklamalarda bulundu: "İlk başından beri sindiremediğim ancak sahada da fark etmiş olduğum bir şeyler vardı, bunu sindiremedim. Bugün muhafazakar kesimin Milli Görüş'e, şahsımıza oy vermesi ve alacağımız oyların, ittifakta en çok alan CHP'ye geçecek olmasına ben sindiremedim."
Saadet Partisi’nde gerçekleşen istifalardan biri de Mardin’de yaşandı. Saadet Partisi Mardin merkez Artuklu İlçe Kadın Kolları Başkanı ve üyeleri, partilerinden istifa ederek AK Parti'ye katıldı.
Ramazan Güldü, yaptığı açıklamada, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a destek vermek için partimden ve görevimden istifa ettim. Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, bizi sıkıntıya koydu, CHP ile ittifak yaptı." diye konuştu.
Partilerini teröre destek vermekle suçlayıp istifa ettiler
Saadet Partisi’nde istifa sebeplerinden biri olarak da terör odaklarıyla yapılan iş birliği gösterildi.
"Demirtaş'ın özgür olmasını savunan biri benim liderim olamaz"
Zile İlçe Başkanı Serdal Akçay, “Demirtaş'ın cezaevinden çıkmasını arzu ile bekleyen bir lider benim liderim asla olamaz” diyerek partisinden istifa etti.
Yine Şırnak milletvekili adayı Zeki Begiş, partisinin teröre destek verdiğini gerekçe göstererek istifa etti.
"Milli görüş anlayışı Karamollaoğlu ile kayboldu"
Bundan sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yanında yer alacaklarını ifade eden Begiş şu açıklamaları yaptı:
“Eski başkanımız rahmetli Erbakan'ın siyasi anlayışı ve tutumu ile şimdiki tutum arasında dağlar kadar fark var. Eski milli görüş siyasi anlayışı Karamollaoğlu ile kayboldu.”
"Şehitlerimizin kemiklerini sızlatmayacağız"
Rıfat İpek, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
"Bu seçimler öncesinde Saadet Partisi Genel Başkanının ittifak kurduğu partiler ve kendisi, açık bir şekilde HDP ve Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın özgürlüğünü istemektedir. PKK yandaşı Selahattin Demirtaş'a destek vermeyeceksiniz. Millet bu ittifaklarda yer alan partilere verilen her oyun PKK, FETÖ ve DEAŞ'a yarayacağının bilincindedir. Şehitlerimizin kemiklerini sızlatmayacağız."
Seçim sürecinde terörden gözaltına alınanlar
Seçim sürecinde heyecanı devam ederken bazı partilerin üyeleri terör şüphesiyle gözaltına alındı. Bu dönemde dikkat çeken en önemli olaylardan biri İyi Parti’nin sosyal medya ekibinde yer alan Kerim Çoraklık’ın tutuklanmasıydı.
FETÖ'den tutuklandı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, sosyal medyadaki paylaşımları üzerine 'FETÖ propagandası yapmak' suçundan başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan Çoraklık, emniyetteki işlemlerinin ardından Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na getirildi.
Burada soruşturmayı yürüten savcılık, şüpheli Çoraklık'ı ''terör örgütü propagandası yapmak'' suçundan tutuklanması talebiyle hakimliğe sevk etti.
Nöbetçi İstanbul Sulh Ceza Hakimliği, Çoraklık'ın ''terör örgütü propagandası yapmak'' suçundan tutuklanmasına karar verdi.
Terör propagandasıyla üyeleri gözaltına alınan bir başka parti de HDP oldu.
Terör örgütü PKK/KCK'ya destek vermeye devam ettiler
Elazığ'da jandarma ekipleri tarafından terör örgütü PKK/KCK'ya yönelik düzenlenen operasyonda aralarında HDP ilçe başkanları ve bir muhtarın da bulunduğu 25 şüpheli gözaltına alınırken Erzurum'un Karayazı ilçesinde de, HDP'nin milletvekili adaylarının tanıtımında terör örgütü propagandası yaptıkları iddia edilen 30 kişi gözaltına alındı.
Bu olayla ilgili Erzurum İl Emniyet Müdürlüğünden şu açıklama yapıldı:
“İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı Terörle Mücadele Şubesince yapılan çalışmalar sonucu, HDP'nin 28 Mayıs 2018 tarihinde Karayazı ilçesinde gerçekleştirdiği milletvekili aday tanıtım toplantısında, 30 şüphelinin terör örgütü PKK propagandası yaptığını belirledi. Bu tespit üzerine sabah saatlerinde özel harekat ve zırhlı araç desteğindeki çok sayıda polis, ilçede söz konusu zanlılara yönelik operasyon başlattı.
Çeşitli adreslere eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonda, HDP'nin milletvekili aday tanıtımında terör örgütü propagandası yaptıkları belirlenen 30 şüpheli yakalandı. Gözaltına alınan şüpheliler üzerinde ve evlerindeki aramalarda 5 ruhsatsız av tüfeği ile bu tüfeklere ait 2 şarjör, 175 dolu fişeğin yanı sıra dijital malzeme, örgütsel içerikli doküman ve materyaller ele geçirildi” denildi.
PM üyesi terör örgütü propagandasından tutuklandı
İzmir'de, terör örgütü PKK/KCK'ya üye olduğu iddiasıyla aranan HDP Parti Meclisi Üyesi Arife Çınar tutuklandı. Çınar'ın, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında terör örgütü PKK/KCK üyesi olduğu iddiasıyla arandığı belirlendi.
4 kişinin ölümü nedeniyle gözaltına alındı
HDP'de bir başka gözaltı haberi de Şanlıurfa 6'ncı sıra milletvekili adayı İsmail Kaplan'dan geldi.
Kaplan ve beraberindeki bir grup Şanlıurfa'nın Suruç ilçesinde 14 Haziran'da AK Partililere yönelik silahlı saldırı sonucu çıkan olayda, AK Parti Milletvekili İbrahim Halil Yıldız'ın ağabeyinin de aralarında bulunduğu 4 kişi ölümü ve 8 kişi yaralanması sebebiyle gözaltına alındı.

AKŞENER'İN AHDE VEFASI YOK



İyi Parti Uşak İl Başkan Yardımcılığından istifa eden Çağrı Alpkaya istifa dilekçesinde Meral Akşener için yola çıktığı yol arkadaşlarına karşı ahde vefasının olmadığı yönünde cümleler yazdı. Parti kuruluşunda yer alan ve özellikle Ülkücü tabanlı birçok önemli ismin elini omuzuna koyarak “vekillik değil, bakanlık hayali kurun” diyerek fotoğrafları çekildiğinin ve bu sözlerin ardından liste dışı bırakılan Türk milliyetçilerine yapılan haksızlıkla ilgili Akşener’e de sorular yöneltti.

SİZİN FETÖ'CÜ DAMGASI YEMEMENİZ İÇİN

Alpkaya, “Bu kadar Ülkücüyü liste dışı bırakmanızın sebebi “ne kadar az ülkücü, o kadar az problem” politikası mı olmuştur. Bu devletin yönetiminin Türk milliyetçileri elinde olmasını istemediniz mi? Sizin FETÖ’cü damgası yememeniz için TV ve sosyal medyada hakaretlere maruz kalan Yılma Durak ve yol arkadaşlarınıza ahde duygunuz bu kadarla mı sınırlı? Bu listelerle teşkilatlarınızda istifaların olacağını ve iktidara gideceğini söylediğiniz partinizin bitiş noktasına geleceğini görmediniz mi?” sorularını sordu.

30 Ocak 2019 Çarşamba

Kılıçdaroğlu bunu hiç hesap edemedi! Büyük korku...

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ


Tamer Ashraf
CHP’nin geçtiğimiz günlerde açıkladığı ve toplumun büyük bir kesiminin tepki gösterdiği aday listesindeki isimleri gazeteci yazar Emin Pazarcı, MHP Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt ve MHP Genel Sekreteri Engin Büyükataman'a sorduk…

CHP Parti Meclisi geçtiğimiz günlerde Kemal Kılıçadaroğlu başkanlığında ‘yerel seçim’ gündemiyle parti genel merkezine toplantı düzenledi.


ART ARDA İSTİFALAR


Gergin geçen ve yaklaşık 18 saat süren toplantı sonrası CHP'de 145 kişilik bir aday listesi açıklandı ve bu listedeki adı geçen isimlerin çoğu toplumun büyük bir kesiminin yanı sıra hem İYİ Parti hem de CHP tabanından sert tepki gördü.
Öyle ki aday listesinin açıklamasının hemen ardından art arda istifa sesleri geldi.
* CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan PM’deki görevinden istifa etti,
* Menemen İlçe Teşkilatı CHP’den topluca istifa etti,
* CHP’nin Marmaris Belediye Başkanı Ali Acar, 15 belediye meclis üyesi ile birlikte CHP'den istifa etti,
* CHP İstanbul Sancaktepe Teşkilatı da toplu şekilde istifa ettiklerini duyurdu,
* İttifak ortağı İyi Parti’nin Manisa milletvekili Tamer Akkal, sert bir açıklama yaparak partiye istifasını sundu,
* MHP 21. Dönem Erzurum Milletvekili olan İYİ Parti'nin kurucu üyelerinden Cezmi Polat partiden istifa ettiğini açıkladı,
*CHP Keşan İlçe Başkanı Salim Yatıkçı geçen yıl, Mayıs ayından bu yana yürüttüğü görevinden istifa ettiğini belirten dilekçesini CHP İl Başkanlığı'na sundu.
İstifaların ve tepkilerin ortaya çıkmasında açıklanan listedeki birçok isim etkili olurken bu isimlerin en çarpıcı ve ön plana çıkan ismi CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Tunç Soyer oldu.
CHP'nin tartışmalara yol açan İzmir Büyükşehir Belediye başkan adayı Tunç Soyer'in PKK'yı açık açık desteklemekten kaçınmadığı ortaya çıktı. Tunç Soyer'in 25 HDP'li belediyeye kayyum atanmasının ardından yaptığı "Darbeye karşı asıl şimdi tankların üstüne çıkılmalı. Sur’a bizi almıyorlar, bir şey yapamamak bizi kahrediyor. HDP’nin yanındayım" şeklindeki açıklamalar teröre verdiği desteği gözler önüne seriyor.
CHP'nin resmi olarak ittifak kurduğu İP, Soyer ismine 12 Eylül darbesi döneminde ülkücüleri yargılayan askeri savcı babası Nurettin Soyer nedeniyle karşı çıkarken HDP'den ise destek geldi. Bu süreçte HDP'nin İzmir için Tunç Soyer ismini istediği ve CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nunda bu talebi kabul ettiği gelen bilgiler arasında.
Tüm bu tartışmaların ve gergin ortamın arasında Haber7.com bu skandal listeyi farklı isimler ile değerlendirdi.
Konuyla ilgili konuşan Akşam Gazetesi yazarı Emin Pazarcı, şu ifadeleri kullandı;
Tunç Soyer’in İzmir’den aday gösterilmesi bir utançtır. Çünkü Tunç Soyer 12 Eylül 1980 darbesinin Ankara Başsavcısı Nurettin Soyer'in oğludur. Şimdi denilebilir ki suçlar şahsidir. Babadan dolayı oğullar suçlanamaz ama Tunç Soyer’in kendi beyanları var. Diyor ki ''Ben babamla gurur duyuyorum, babam gerekeni yapmıştır.'' Babasının o dönemdeki hukuka saygısından bahsediyor.
O dönemde işkence ile öldürülen insanlar var. Ankara'da pek çok insan var. Öldürülen insanların bulunduğu yerde bir işkencehane kurulmuştur 'C-5' diye. Bunu kurduran bu talimatları veren Nurettin Soyer'dir. Cezaevlerinde öldürülenler oldu. Onların sorumlusu da odur.

'BU SAĞ-SOL MESELESİ DEĞİLDİR, İNSANLIK SUÇUNA ÖVGÜLER DİZEN BİRİ İZMİR'DEN ADAY YAPILDI'


Solun sürekli istismar ettiği, 'yaşı büyütülerek öldürüldü' dediği Erdal Eren'in infazı da bunların döneminde gerçekleştirilmiştir. Yani bu sağ-sol meselesi değildir bir insanlık suçu ortadadır. Ve bu insanlık suçuna övgüler dizen birisi İzmir'den aday yapılmıştır.

'GİZLİ BİR ANLAŞMA VAR, PARTİ MECLİSİNDEN BAZI İSİMLERİ GEÇİREMEDİ'


Kılıçdaroğlu'nun HDP ile bir gizli anlaşma yaptığından bahsediliyor. HDP'nin bastırması sonucu Tunç Soyer ve bazı isimler var şimdi onları ben açıklamak istemiyorum önümüzdeki günlerde art arda gelecek. Çünkü parti meclisinden bazılarını geçiremedi. Ve bu isimleri CHP'ye rağmen CHP'deki tepkilere rağmen Kemal Kılıçdaroğlu aday gösteriyor. HDP ile ciddi anlamda bir gizli ittifak var. Diğer taraftan da iyi Parti ile ittifak var. İyi Parti'deki pek çok isimde ayağa kalmış durumda. Böyle sıkıntılı bir durum var.

MERAL AKŞENER'İN 'SOYER' AÇIKLAMASI


Yani 'babadan oğula suç geçmez' doğrudur ama ortada babasına övgüler düzen o dönemde yapılanları kutsayan bir Tunç Soyer var. Babasının suçuna ortak oluyor. Sıkıntı burada yani Meral Akşener'in bu söylediklerini ülkücüler nasıl kabul edecek. İzmir İYİ Parti İl Başkanlığı sert bir açıklama yaptı desteklemeyeceği yönünde.

'ONLARIN OY VERMEYECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM'


Yani İYİ Partililerin oyları, Meral Akşener'in cebinde değildir. Ben o dönemde zulüm gören insanların çoğunun bunu değerlendirip bu adaylara oy vermeyeceğini düşünüyorum.

'KILIÇDAROĞLU, DSP'Yİ CANLANDIRIYOR'


DSP ölmüş bir parti bitmiş bir parti. Ama Kılıçdaroğlu, DSP'yi bu aday tercihiyle canlandırıyor. CHP'de istemediği birtakım isimleri belediye başkanlarını yok etmeye çalışıyor. Onlarda istifa ediyorlar. Önümüzdeki günlerde DSP'den aday olacaklar. Pek çok yerde de DSP'li adaylar öne çıkacak ve bu adayların patlama yapacağını düşünüyorum. Sadece Şişli değil yani Bodrum, Marmaris... Buralarda zannediyorum Kılıçdaroğlu'nun attığı bu adımların DSP'ye giden oylar olarak döneceğini göreceğiz önümüzdeki dönemde.

CEMAL ENGİNYURT: AK PARTİ İLE BİRLİK OLMAK BİZİM İÇİN ŞEREFTİR


MHP Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt ise konuyla ilgili sert açıklamalar yaparken, ''Elinde ülkücü kanı olanlara oy vermektense AK Part'nin adayları elinde ülkücü kanı olmayan, milliyetçi ve muhafazakar insanlardır. Onlarla birlik olmak bizim için bir şereftir.'' ifadelerini kullandı.
Cemal Enginyurt'un açıklamaları şu şekilde;
''MHP olarak liderimiz Devlet Bahçeli’nin Cumhur İttifakına sadık kalma kaydıyla 31 Mart’ta AK Parti ile 30 vilayette ittifak yapmamız Türkiye’de en fazla CHP ve İYİ Parti tarafından eleştirildi. Bize gerek sosyal medyada gerekse farklı platformlarda ağır eleştiriler yönetenler özellikle CHP aday listelerini açıkladığında gördük ki Milliyetçi Hareket Partisi’nin Genel Başkanı yine en doğru olanı yine ülkücüler için başı dik duracak bir anlayış ortaya koymuştur.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayları Tunç Soyer, 12 Eylül mahkemelerinde Mustafa Pehlivanoğlu’nun şahadeti başta olmak üzere ülkücülere zulmeden ülkücülere haksız iddianame hazırlayan bize göre kanlı katil Nurettin Soyer’in oğludur.
Meral Akşener, ‘Nurettin Soyer’in oğlu olması suçun babadan oğula geçmesini gerektirmez’ diyerek savunma mekanizması geliştirmiş kendine göre. Sanki bir katilin oğlunu savunmak ona düşmüşçesine CHP’nin HDP destekli adayını savunurken biz ülkücüler olarak liderimiz Devlet Bahçeli’ye bir kez daha teşekkür ediyoruz. Elinde ülkücü kanı olanlara oy vermektense AK Parti’nin adayları elinde ülkücü kanı olmayan, milliyetçi ve muhafazakar insanlardır. Onlarla birlik olmak bizim için bir şereftir.

'OYNANAN OYUNU GÖRÜN' UYARISI


CHP’nin adaylarını tartışmaya bile gerek duymuyorum layık görmüyorum. Ama İYİ partili olup da MHP’den ayrılırken ‘MHP ülkücülükten uzaklaştı’ diyenler ‘MHP milliyetçilikten uzaklaştı’ diyenler ‘MHP Türk milliyetçiliğini terk etti’ diyenlere HDP destekli bir CHP ile nasıl bir olacaklarını vicdanlarına havale ediyorum. Bütün Türk milletine bütün MHP’lilere ve ülkücülere oynanan oyunu iyi görmeleri gerektiğini bir tezgah kurulduğunu Devlet Bahçeli'nin 'beka sorunu var' derken buna 'zeka sorunu var' diyen beyinlerin peşinden gitmemelerinin memleket ve millet hayrına olacağını ifade ediyorum.

'HDP'NİN OYUNA MUHTAÇ GÖRENLERİN LİSTE DEĞİŞİKLİĞİ YAPACAĞINA İNANMIYORUM'


Kendi partilerini HDP'nin vereceği oya muhtaç görenlerin ben aday listelerinde hiçbir değişiklik yapacağına inanmıyorum. HDP-CHP-İP bir ittifak kurmuştur bu ittifak milletin hayrına bir ittifak değildir. Bu ittifak dışarıda bağlantısı olan dışarıdan talimat alınmış bir ittifaktır. Bu ittifakı Türk milletinin bildiğini görüyorum. İYİ Parti ve CHP içerisinde vatan, devlet, millet diyen insanlarında bu ittifakın ne anlama geldiğini görmesiyle istifalar başlamıştır. CHP de bundan geri atmaz İP de bundan geri adım atmaz. Çünkü talimatları kendileri vermiyorlar.

BÜYÜKATAMAN: BETER OLSUNLAR!


MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman da CHP'nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na Tunç Soyer'i aday göstermesine tepki gösterdi.
Büyükataman, ''Ancak adaylığı açıklanan zatın babası, hukuku katletmiş bir kişidir. Milliyetçi-Ülkücü Hareketi kendi hastalıklı ideolojik penceresinden yorumlayarak hiç aynaya bakmadan devletin yılmaz bekçileri olan Milliyetçi-Ülkücü Hareket'i anayasal düzeni yıkmakla suçlayan ve bir çete olarak yorumlayan savcının oğlu, geçmişiyle gurur duyduğunu ifade ederek vicdanları titretmiş, küllenmiş öfkeleri yeniden alevlendirmiştir.
Hukukun üstünlüğünü ve evrensel hukuku hiçe sayıp, ideolojik bulaşıkları içerisinden Milliyetçi-Ülkücü Hareket'i adeta yok etmek, vicdanı ve insanlığı dar ağacına çekmek isteyen iddia makamının ve babasının bu vicdan kasaplığıyla övünen oğlunun Türkiye'nin üçüncü büyük şehrine, Gazi MustafaKemal Atatürk'ün kurduğu parti tarafından aday gösterilmesi cumhuriyet tarihine kara bir leke olarak düşmüştür.

Partilerin tabanlarından tepkiler yağıyor daha da beter olsunlar.'' ifadelerini kullandı.


24 Nisan 2018 Salı

ABİDİK GUBİDİK İTTİFAKI!

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

Türk siyasetinde bugün yaşananları iyi anlayabilmek için 7 Haziran seçimleri sonrası yaşananları da çok iyi hatırlamak ve bilmek gerekiyor. Siyaseti şekillendirme operasyonları o günlerde başlamıştı. CHP'yi yöneten ve yönlendiren üst akıl, ısrarla CHP-MHP-HDP koalisyonu kurdurmaya kalkmıştı. MHP, PKK'nın siyasi kolunun olduğu bir koalisyona elbette giremezdi ve tavrını muhataplarına çok sert göstermişti. Sonra 1 Kasım seçimleri yaşandı. Bu seçimler sonrası, 7 Haziran seçimlerinden MHP'ye intikam ve öfke biriktirenler harekete geçti. Yanlarına MHP'den aday yapılmamış, aday yapılmış ama seçilememiş ve FETÖ'nün bir işaretiyle harekete geçen kim varsa hepsini de aldılar. O günden beri MHP üzerindeki operasyonları bir türlü bitmiyor. Sürekli MHP'ye saldırıyorlar, itibarsızlaştırmak için her yalana, iftiraya başvuruyorlar.
1 Kasım seçimleri sonrası FETÖ'nün başlattığı MHP üzerindeki operasyonda kimler kullanıldı, bu operasyonlara kimler destek verdi hepsi ortadadır. Bugün de kimler MHP'ye saldırıyorsa bakın, hep yine aynı ekip…
Bunların en net beraberlik pozlarını 16 Nisan referandumunda görmüştük. CHP, HDP, PKK, FETÖ, SP ve (MHP'den atılanlar) "HAYIR CEPHESİ" olarak yanyana gelmişlerdi. Bugünlerin temeli o günlerde atılmıştı. Burada en önemli figüranlar ise MHP'den atılanlar olmuştur. O günleri hatırladığınızda, bugün 15 CHP milletvekilinin talimatla nasıl birden bire parti değiştirdiğini daha iyi anlayacaksınız. Adını İYİ koyanların, ruhundaki kötülükleri o zaman net göreceksiniz.
CHP, 16 Nisan referandumunda MHP'den atılanlara kol kanat germişti. Sırf "MHP'ye zarar versinler" diye onlara televizyonlarını, gazetelerini, toplantı salonlarını açmışlar, salonlarını bile CHP'liler doldurmuştu. CHP'li belediye başkanları, o MHP'den atılanları baş konuk olarak ağırlamış, afişlerini yaptırmış ve astırmıştı. CHP bunların bakıcılığını üstlenmişti. Referandumdan sonrada zaten Kemal Kılıçdaroğlu, HDP ve bunlara katkılarından dolayı birlikte teşekkür etmişti.
MHP'den atılanlar, CHP ile bağlarını 1 Kasım seçimlerinden sonra hiç koparmadılar. Yemekte buluştular, konferansta buluştular, gizli gizli buluştular. Gün geldi adına İYİ dedikleri özünde intikam ve proje barındıran bir parti kurdular. MHP'li günlerinden hiç eser kalmamıştı. "Partimiz ülkücü parti olmayacak" diye baştan çizgiyi belirlediler. Parti kurulma aşamasında iken program taslaklarına "Kürdistan" ifadesini koydular. Partiyi kurdular teröristbaşı Öcalan'a ait olan "Eşit vatandaşlık" kavramını parti programı yaptılar. Yani teröristbaşı Öcalan'ın dediği gibi "Türkiye içinde iki ayrı ülke var, onların vatandaşları eşit şartlarda yaşasın" dediler. MHP'de iken ağzından "Diyarbakırlı" olduğuna dair hiçbir söz duymadığımız Meral Akşener kendini Diyarbakırlı ilan etti ve kendini Kürtçe pankartlarla karşılattı. "HDP onurumuzdur" diyenleri parti kurucusu yaptılar. CIA'nın kurduğu derneklerde yöneticilik yapanları partide kurucu ve danışman yaptılar. Daha neler yaptılar neler…Tam bir CHP modeli oldular, HDP'nin küçük bir boy halini aldılar.
Şimdi herkes "CHP, 15 milletvekilini nasıl İP'e gönderdi" diye hayret ediyor. Hayret edilecek bir durum yok, zaten bu partiyi kuran CHP'yi de yöneten aynı iradedir.
Bugün 15 milletvekilini kurbanlık koyun gibi İP'in önüne bırakan Kemal Kılıçdaroğlu, bu partiye de Aytun Çıray gibi FETÖ'cü iş adamlarıyla arası çok iyi olan, ABD'de FETÖ'cülerle görüşen CHP'li heyet içinde bulunan bir adamı gönderip Genel Sekreter ve sözcü yaptırmadı mı?
Bu parti "MHP'ye zarar versin" diye, CHP'nin yancısı olarak kurulan bir partidir. O yüzden şaşılacak, hayret edilecek bir durum yoktur.
CHP yan sanayi ürünü olan partisine 15 milletvekilini göndermiştir. Ama onlar nasıl gönderildi orası meçhul. Çünkü her milletvekili çok üzgün, tedirgin ve adeta köle gibi poz veriyordu. CHP kendi kurdurduğu partiye yine kendi milletvekillerini göndermiş oldu. Meselenin özeti budur.
"Biz ne çukur ne cukka ne de yıkım ittifakı yapacağız. Grup kurmak için abidik gubidik işler yapmayacağız. Biz 100 bin imzayla çıkacağız" diyen Meral Akşener'in sözlerini elinde patlattılar o kadar…
Siyasi gelişmeleri çok düzgün takip edenler bilir, normalde traji-komik bir süreç yönettiler.
Önce MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli, 26 Ağustos erken seçim tarihini önerdiğinde Türkiye'de "IYI Parti seçime giremez" şeklinde şu açıklamayı yapan ilk kişi Özgür Özel'di:
 "Seçim kanunu diyor ki, bir partinin seçime girebilmesi için en az 41 ilde örgütlenmiş olması lazım. Daha sonra büyük kurultayını yapmış olması lazım. Ve büyük kurultayından en az 6 ay geçmiş olması lazım. İYİ Parti, 6 ayı 1 Eylül'de dolduruyor. Seçimler 26 Ağustos'ta gerçekleşirse İYİ Parti seçime katılamaz."
Ne AKP'den, ne MHP'den, ne YSK'dan bile açıklama yapılmadığı halde bu partiyi kuran CHP ilk açıklamayı yapmıştı. Amaçları İP üzerinden mağduriyet oynamak idi. Erken seçim tarihi 24 Haziran'a çekildi. Bu sefer CHP'den bu partiye gönderilen Aytun Çıray isimli siyaset komedyeni çıktı ve İP'in seçimlere katılabileceğini şu sözlerle duyurdu: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, söz konusu bilgi ve belgeleri inceledikten sonra 20.04.2018 saat 17.00 itibarı ile Yüksek Seçim Kuruluna 24 Haziran 2018 tarihinde yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimlerine katılma yeterliliğine sahip olan partilerin listesini vermiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın YSK'ya verdiği ve daha önce seçimlere katılma hakkına sahip olan dokuz partiye ilâveten İyi Parti'yi de eklemiştir. Bu durumda İyi Parti'nin 24 Haziran'da yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimlerine katılma hakkı tescil etmiştir."
Bunu duyurduktan bir gün sonra ise 15 CHP milletvekili paketlenip, siyaset pazarının kölesi gibi İP'in kapısına bırakıldı. Madem seçimlere katılabilecek partiler içinde İP'de vardı. Bu 15 milletvekili niçin CHP tarafından İP'e verildi?
"İP seçimlere giremez" diye ilk açıklamayı yapanlar kendileri, "Yargıtay'ın listesinde partimizin adı var, seçimlere giriyoruz" diye ilk açıklayan kendileri… Sonra da kendi kendilerine "Bizi seçime sokmayacaklar" diye ağlıyorlar. Kendileri çalıp, kendileri oynuyorlar. Hunili deliler gibiler desek inanın abartmayız.
AKP-MHP bir konuda beraber hareket edince "Faşistlik, tek adam rejimi" oluyor. Bunlar beraber hareket edince demokrasi diye pazarlıyorlar. Son 4-5 yıldır PKK'nın safında yer tutan CHP'nin yaptıklarını birde "Kuva-yi Milliye Ruhu" diye pazarlıyorlar ki, bizimde "Allah delilikte bile bir sınır versin" diye dua edesimiz geliyor.
CHP'yi HDP'leştirmiş Kemal Kılıçdaroğlu eline de Meral Akşener'in İP'ini almış sallayıp duruyor. CHP, HDP, İP arasındaki dayanışma doğrudur, olması gerekendir. Çünkü yönetenleri aynı, ruhları aynı, eylemleri aynı, söylemleri aynıdır. Biz  "Niye birbirlerine sahip çıkıyorlar?" demiyoruz. Sadece PKK ortak noktasında bile aynı şeyleri söyleyenler "MHP'ye nasıl laf söyleyebiliyor?" diyoruz. Gerçi onda da haklılar, onların sahip çıktığı terör örgütü PKK'yı bugün Doğu ve Güneydoğu'da, Afrin'de, Irak'ta toprağa gömen MHP-AKP ittifakının güçlü iradesi olmadı mı?
Biz, 4300 terörist leşini Afrin'de sayarken, onlar hep beraber Afrin operasyonuna karşı çıkmıyor muydu?
O halde herkes kendi bulunduğu safın kurallarına göre birbirine sahip çıkıyor.
CHP, HDP, İP, SP ruh olarak, beden olarak birbirine tam uyum içinde iken elbette aralarında alıp-vermeleri hayret edilecek bir durum olmamalı. Bizim vurgularımız sadece çelişkilerini ve oyunlarını milletimize göstermek adınadır.
Yoksa 15 değil 100 milletvekilini birbirlerine hediye etseler de aralarında hiçbir fark yoktur. Abidik Gubidik ittifakının curcunası ve cümbüşü bizi eğlendirmiyor da değildir.


30 Ekim 2017 Pazartesi

Akşener nereye koşuyor: Türk Milleti diyemedi!



MHP’den ihraç edildikten sonra İYİ Parti’yi kuran Meral Akşener’in yayınladığı Cumhuriyet Bayramı mesajı büyük şaşkınlığa neden oldu.

SUYA TİRİT CUMHURİYET MESAJI

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, tüm liderlerin ardından geç saatlerde kişisel twitter sayfasından yayınladığı Cumhuriyet Bayramını kutlama mesajı okuyanları şaşırttı ve hayretler içerisinde bıraktı.

Meral Akşener, Cumhuriyet Bayramını kutlama mesajına “Türkiye Cumhuriyeti’nin saygın mensuplarına” diye başladı ve mesaj içerisinde Türk Milletinden hiç bahsetmedi.

Akşener Cumhuriyet Bayramını kutlama mesajında devamla “29 Ekim 1923 yeniden kuruluşumuzun tarihidir. 

Medeniyet yürüyüşümüzde yeniden başlangıcımızın tarihidir. 

Çağdaş medeniyet yolunun yorulmaz sahipleri olarak, 

Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e ve yol arkadaşlarına daimi şükranlarımızı bir defa daha ifade ediyoruz” dedi.

BU MESAJLARI KİM YAZIYOR?

Aynı zamanda İnkılap Tarihi Doçenti olan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in yayınladığı Cumhuriyet Bayramı mesajında kullandığı ifadeler oldukça yadırgandı. 

Cumhuriyetimizi var eden kurucu liderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün kadrosunu “yol arkadaşları” olarak betimlemesi de oldukça manidar bulundu. 

Meral Akşener’in öğretim kariyeri ve üslubunda bugüne kadar böyle bir yaklaşıma rastlanmazken, twitter hesabından yaptığı bu paylaşımı kimin veya kimlerin yazdığı ve daha önce Türkiye’de yaşayıp yaşamadığı da merak ediliyor?

GOOGLE, “DAHİ”SİNDEN ÖNCE KUTLADI

İYİ Parti’nin Bilişimden sorumlu Genel Başkan Yardımcılığına getirilen “dahi” çocuk Taylan Yıldız da, Cumhuriyet Bayramı kutlamasını sabah saatlerinde ancak yapabildi.

Google, Türkiye’de Cumhuriyet Bayramı’nı “dahi” çocuğu Yıldız’dan çok önce kutladı.

TÜRK MİLLETİ NİYE YOK?

Akşener’in yayınladığı Cumhuriyeti kutlama mesajında Türk Milleti ibaresinin olmaması, kendisine Türk Milliyetçisi ve ülkücü kimliğiyle destek verenlerde nasıl bir etki yapacağı bilinmiyor.

İYİ Parti’den medya ve basından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ümit Özdağ parti kurulmadan önce yaptığı açıklamada “Ülkücü bir parti kurmuyoruz” demişti. 

Ancak düne kadar MHP’li ve Türk Milliyetçiliği kimliğiyle bilinen ve İYİ Parti yönetiminde yer alan Koray Aydın, Müsavat Dervişoğlu, Şenol Bal, Yusuf Halaçoğlu, Nuri Okutan, İsmail Ok ve pek çok kişinin bu açıklamayı nasıl sindireceği MHP ve ülkücü tabanda sorgulanıyor ve “Siz nasıl Türk Milliyetçisi ve ülkücüsünüz. 

Her şeyi peşinen kabullendiniz ve geçmişinizi bir yerlerde rehin bırakıp öyle mi yola çıktınız?” deniliyor.

MERKEZ’DE TÜRK’E YER YOK MU?

Akşener’in skandal Cumhuriyet Bayramı mesajının ardından, Türk Milliyetçileri ve ülkücülerin yanı sıra İYİ Parti’ye sempati ile bakan solcu ve Atatürkçü kesimlerde tedirginlik var. 

Akşener’in yeni oluşumunda Türk Milleti bile denilemedikten sonra yarın nasıl bir tablo ile karşılaşılacağı bilinmiyor.

Akşener’in Cumhuriyet Bayramı kutlama mesajına gelen ortak tepki ise şu şekilde:“Merkeze” gelmek için Türk Milleti diyemeyenlerin yarın o “merkez” hatırına “megri megri” demeyeceklerinin garantisi var mı?Sizin hedeflediğiniz o “merkez” de Türk’e yer yok mu?Cumhuriyetin mi kuruluş değerlerini savunuyorsunuz, yoksa AK Parti’nin kuruluş değerlerini mi?

 İşte Meral Akşener’in içinde Türk Milleti’den tek satır bile olmayan Cumhuriyet Bayramı Kutlama mesajı:

7 Kasım 2017 Salı

Türk Milliyetçilerine "Camcının iti" diyen Akşener'in basın danışmanı Murat İde'ye tokat gibi cevap!

Ülkücü ve Türk Milliyetçilerine Yeniçağ’daki köşesinden “Camcının iti..” başlıklı yazısıyla Yeniçağ gazetesinde hakaret eden Meral Akşener’in basın danışmanı Murat ide’ye kapak cevap.
MURAT İDE
Daha önce MHP’nin yayın organı BengüTürk TV’nin Genel Yayın Yönetmeni olan “sol” kökenli Murat İde bir anda kapağı Yeniçağ Gazetesi’nde köşe yazarlığına ve ardından da İYİ Parti’yi kuran Meral Akşener’in basın danışmanlığına atmıştı.

Murat İde, Akşener ve İYİ Parti’ye yönelik yapılan eleştiri ve iddialara cevap vermek yerine, Yeniçağ’daki köşesinden yazdığı yazıda kendilerini eleştiren Türk Milliyetçilerini ve ülkücüleri “Camcının iti” olarak nitelendirdi.
Murat İde’nin Yeniçağ’daki “Camcının İti” başlıklı yazısı şöyle:
“CAMCININ İTİ..
Yeni bir siyasi parti kuruldu.. İllerde, ilçelerde teşkilatlanmaya başladı.. Kendince yeni bir şeyler söylüyor.. Dinleyip, ne diyor merak etmek yerine, bakıyorum, ilgili ilgisiz herkes saydırıyor..
Bence hayırlı bir durum..
İktidar Partisi'ni anlarım, tedirgin.. CHP'yi anlarım, tedirgin.. MHP'yi anlarım, kadrolarının ciddi bölümü bu partiye kaydı, haklı olarak tedirgin..
Ama renksiz-kokusuz bir sürü adam, şuraya ya da buraya yaranmak için bol keseden sallıyor..
Hani, ne siyaseten rakibi, ne yolu kesişecek, ama saydırıyor da saydırıyor..
Bu tuhaflık aklıma bir fıkrayı getirdi:
-Bir köyün kıyısındaki ormanda yaşayan kurt, bir akşam üzeri uyanmış, karnı aç.. "Yav kim avlanacak şimdi" deyip, köye yönelmiş..
Kasabın etiyle karnımı doyururum diye düşünmüş.. Dükkana geldiğinde, kasabın köpeği üzerine saldırmış ama kurt bu, iki pençe, iki diş, köpek korkup sinmiş..
Kurt da kasabın etleriyle bir güzel doyurmuş karnını..
Sabah uyanan kasap, etlerin yarıya indiğini görünce, köpeğine bir araba sopa atıp söylenmiş:
-Bir dükkanı koruyamıyorsun.. Cezalısın, üç gün aç bırakıyorum..
Kurt ertesi akşam üstü yine uyanmış.. Hedefinde bu kez köyün bakkalı var.. Bakkalın köpeği de korkunca, o gün de doyurmuş karnını.. Tabii aynı akıbet, bakkalın köpeğinin de başında..
Böyle, günler geçerken, kurtun köyde girmediği yer, kurt yüzünden dayak yiyip, aç bırakılmayan köpek kalmamış,,
En sonunda köpekler bir toplantı yapıp karar almışlar; "Kurtun karşısına hep birlikte çıkıp, bu ıstıraptan kurtulalım"
O gün akşam üstü yine köye gelen kurt, karşısına çıkan 15 köpekle baş edemeyeceğini anlayınca, dönüp ormana doğru kaçmaya başlamış..
Dağ-tepe aşarken, köpekler birer ikişer yorulup geri dönmüşler.. Fakat bir köpek ısrarla kurdu takip etmiş..
Nefesi kesilen kurt, durup arkasını dönünce bakmış ki, tek köpek var.. Köpek de durup arkasına bakmış, hiç köpek yok..
Kurt sormuş;
-Sen kimin itisin?
-Camcının..
-Yav sizin neyinizi yedik ki, bir tek sen koşuyorsun peşimden..
Demem o ki, siyaseten sebebi olanları anlıyorum da, hiçlikleriyle destan yazanları gördükçe, aklıma camcının iti geliyor..” (Yeniçağ Gazetesi, 03.11.2017)"
MURAT İDE’YE TOKAT GİBİ CEVAP
Kendisini eleştiren Türk Milliyetçileri ve ülkücüleri Camcının iti olarak tanımlayan Murat İde’ye çok büyük tepkiler geldi.
Prof. Dr. Nurulllah Çetin kişisel facebook sayfasından, Murat İde’nin “Camcının iti” yazısına tokat gibi cevap verdi. Çetin’in “Biz camcının itiyiz, Murat İde nedir?” başlığıyla yazdığı yazı şöyle:
*Şimdi bu yazıya göre yeni kurulan İyi Parti’yi sadece rakibi olan partiler eleştirebilir ama sıradan vatandaşlar eleştiremezler, eleştirmeye hakları yoktur, eleştirirlerse birinin aklına “it“ gelirmiş.
Şimdi soralım: Meral Akşener, sürekli "eleştiriye açık ve özgür düşünceli olmak" ilkesini beyan etmiyor mu? Meral Akşener, ta başından beri neden yakınarak ve şikâyet ederek parti kurdu? Başta MHP genel başkanının partisinde eleştiriye, farklı görüşlere izin vermediği, parti içi özeleştiriye imkân tanımadığı, eleştiren muhalif MHP’lilerin seçimli kongre yapmasına izin vermediği ve ayrıca AKP hükümetlerinin düşünce ve ifade özgürlüğünü kısıtladığı, eleştiren gazetecilerin cezalandırıldığı (bana göre PKK ve FETÖ için çalışan gazeteci yaftalılar cezalandırıldı), farklı fikirlerin özgürce ifade edilmesinin önünün tıkandığı için farklı bir parti kurdu.
Yani Akşener başından beri bütün konuşmalarında demokrasi, eleştiri, özeleştiri, farklı görüşleri beyan etme hakkı mücadelesi verdiğini hep söylemektedir.
O halde bir partinin programını, tüzüğünü ve kadrolarını eleştirme hakkı sadece rakip partilere mi aittir? Sıradan bir vatandaş eleştiremez mi? Eleştirmeye kalkan kişi görülürse görenin aklına “it” mi gelir?
Bir siyasi parti kurulmuşsa o parti, bizi, hepimizi yönetmeye talip olmuş demektir. İktidara geldiğinde programını uygulayacak, bizimle ilgili kararlar alacak ve uygulayacak demektir. İyi Parti iktidar olduğunda sadece kendisini ve rakip partileri mi yönetecek? Benim gibi partisiz, sıradan vatandaşları yönetmeyecek mi? Madem bütün vatandaşları yönetmeye talip bir siyasi parti kuruyorsun, o zaman eleştiriye de açık olacaksın, eleştirenlerin eleştirme haklarını da koruyacaksın.
Eleştiren partisiz kişileri gördüğün zaman aklına “it” gelmeyecek.Yoksa partisiz vatandaşlardan oy da istemeyeceksin. Demokrasilerde her vatandaşın eleştirme hakkı en doğal hakkıdır. Demokrasi denilen rejimin temel direklerinden biri basın özgürlüğü ve eleştiri hakkıdır. Bu hak yok edilirse o zaman o rejimin adı demokrasi değil diktatörlüktür. Yoksa Murat İde’nin amacı, şikâyet ettikleri sistemi bizzat kendilerinin mi kurmasıdır?
*Meral Akşener iktidar olursa, partilerini eleştirenleri görünce aklına “it” gelen Murat İde’yi sansürcübaşı mı yoksa zaptiye nazırı mı yapacaktır? Malum İkinci Abdülhamit döneminde padişah ve hükümet eleştirilemezdi, eleştirenler cezalandırılırdı. Basın da sansürlenirdi.
*Ayrıca Murat İde denilen kişiye anlattığı fıkrayı onun yorumladığı gibi değil de, doğru olarak İyi Parti'den ayrı tutarak, Türkiye'nin Haçlı emperyalist saldırılarla mücadelesi bağlamında şöyle yorumlayalım:
Kurt, dışarıdan saldıran işgalci emperyalist devletleri temsil eder. Köy vatanımızı, ülkemizi temsil eder. Kasabın, bakkalın onun bunun bekçisi olan korkak köpekler, milliyet duygusu olmayan bireysel menfaatlerinden ve can korkusundan başka derdi olmayan menfaatçi, hazcı, mankurt kesimi temsil eder.
Camcının iti de kendi kişisel menfaatini değil de köyünü, vatanını düşünen, kendisi kişisel olarak zarar görmese bile zarar gören milleti adına fedakârca, yılmadan yorulmadan, nefesi kesilircesine Haçlı Siyonist emperyalistleri (bununla İyi Parti'yi kastetmiyorum, parti dışı genel bir ifadedir) köyümüzden, vatanımızdan kovup sürünceye kadar mücadele eden vatansever, istiklalci, milliyetçi Türkleri temsil eder. Biz camcının itiyiz. Murat İde nedir bilmiyorum. Onu da danışman yapan Meral Akşener cevaplasın.”

muratide2.png

google-site-verification: google2afd6f3c8ec4d6d7.html