BİZLER TÜRKİYE İÇİN VARIZ

Amacımız Bu ülkenin hepimiz için huzurlu ve yaşanabilir olması için yürütülen çabalara katkı sunmak.

Alevisiyle, Kürdüyle; gelenekselcisi, Atatürkçüsüyle; milliyetçisi, solcusuyla… Hepimiz bu ülkede yaşıyoruz.

Bence, hepimiz daha iyi koşullarda yaşamayı hak ediyoruz.Daha onurlu, daha saygın, daha estetik, daha barışçı koşullarda birlikte yaşamak için bilgilendirme paylaşım yapıyoruz…

Günlük Haber Siyasi-Politik Yorum Platformu


Whatsapp ile paylaş
Recep tayyip Erdoğan sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster
Recep tayyip Erdoğan sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster

10 Ocak 2018 Çarşamba

Devlet Bahçeli; bir kesimi rahatlatmaya, bir kesimi zıplatmaya devam ediyor

Kaynak: Ferhat Ersin Diriliş Postası

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 8 Ocak Pazartesi günü yaptığı açıklamalarla vatanını, milletini karşılıksız seven; herhangi bir çıkar, makam ve mevki beklentisi olmayan, ideolojik körlükten uzak olan gerçek vatanperverleri yine oldukça rahatlattı!..


Yine aynı şekilde vatan, millet için değil de şahsi ikbal beklentileriyle siyaset yapan; siyaset kurumunu şan şöhret, menfaat için kullanan, Recep Tayyip Erdoğan nefreti ve düşmanlığıyla vatana ihanet edecek kadar ideolojik körlüğe tutulmuş olan kesimleri ise zıplattı!.. 

Hem de nasıl zıplattı!..
Devlet bahçeli, nasıl bir açıklama yapmıştı ki belli kesimler, salya sümük açıklamalar yapmaya ve MHP Genel Başkanı'na saldırmaya başladı? 

Açıklamanın özü ve müzmin muhalif kesimi çıldırtan açıklama şu: 

“Eğer yeni bir sürece girilmişse, bu sürecin başlama tarihi 3 Kasım 2019 olacaksa, düşüncemiz ‘cumhur ittifakı'dır. MHP, Cumhurbaşkanlığı’na aday göstermeyecektir. MHP, seçimlerde Yenikapı ruhuyla hareket ederek Recep Tayyip Erdoğan’ı destekleme kararı alır.” 

Doğal olarak açıklamadaki en dikkat çekici bölüm, MHP'nin cumhurbaşkanı adayı göstermeyecek olması ve Yenikapı ruhuyla mevcut cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ı destekleme kararı alması...

Bu açıklama, belli kesimler için kabul edilebilir bir durum değildir. Çünkü onlar için Recep Tayyip Erdoğan'ın siyaseten bitirilmesi, iktidardan uzaklaştırılması, cezalandırılması için her yol mübahtır!..

Recep Tayyip Erdoğan gitsin de gerekiyorsa ülke batsın!..
Recep Tayyip Erdoğan gitsin de gerekiyorsa ülkemiz işgal edilsin!..

Recep Tayyip Erdoğan gitsin de gerekiyorsa ABD mandası olalım!..
Recep Tayyip Erdoğan'ın gitmesi için ülkemiz Avrupa, Amerika ve İsrail'e şikâyet edilip ülkemizin cezalandırılması istenebilir!..

Recep Tayyip Erdoğan'ın gitmesi için başta FETÖ olmak üzere terör örgütleriyle dirsek temasına girilebilir!..
Recep Tayyip Erdoğan'ın gitmesi için terör örgütünün arka bahçesi partiyle işbirliği yapılabilir!..

Recep Tayyip Erdoğan'ın gitmesi için ülkede kaos çıkarılıp ekonomik suikastlar düzenlenebilir!..

Recep Tayyip Erdoğan'ın gitmesi için darbecilere bile sahip çıkılıp onların şehit ettiği insanlarla ilgilenmektense darbe yaparken zarar gören(!) darbecilerin hakkının korunması(!) için her türlü algı yönetimi yapılabilir!..

Recep Tayyip Erdoğan'ın gitmesi için hiçbir siyasi ahlak, nezaket, hakkaniyet gözetmeden iftira atılabilir, hakaret edilebilir, her türlü şer odaklarıyla işbirliği yapılabilir!..

Ancak,

Ülke ve millet menfaati için Recep Tayyip Erdoğan'ın yararına olabilecek her türlü girişim, oluşum, birliktelik provoke edilip karalama kampanyaları başlatılabilir!..
Hiçbir siyasi etik, duruş, ilke gözetmeden Recep Tayyip Erdoğan'ın karşısına çıkıp onu yıpratabilecek kişiler, kurumlar desteklenebilir!..

Sonuç olarak şunu söyleyelim:
Boşuna kürek çekiyorsunuz!..
Boşuna kendinizi bu kadar küçük düşürüyorsunuz!..
Boşuna kendinizi bu kadar ifşa ediyorsunuz!..
Bu millet, Recep Tayyip Erdoğan'ı da, Devlet Bahçeli'yi de çok iyi tanıdı; sizi de, işbirliği içinde olduğunuz kesimleri de çok iyi tanıdı!..

Bundan sonra millî cephe karşısında yapabileceğiniz hiçbir şey yok!..

11 Haziran 2018 Pazartesi

MHP ÜZERİNDEN ERDOĞAN'A OYUN OYNUYORLAR!

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

24 Haziran seçimlerine iki hafta gibi bir zaman kaldı. Meydanlar ve televizyon ekranları renkli atışmalara şahit oluyor. Cumhurbaşkanlığı seçimi ilk turda Recep Tayyip Erdoğan lehine bitecek gibi görünüyor. Zaten aksini düşünmek bir zaman kaybı olacaktır. Cumhur ittifakının toplumsal karşılığı zaten bu sonucu doğuracaktır.
Ama Cumhur ittifakı içinde elma kurtlarının olduğu da saklanamaz bir gerçek olmuştur. AKP-MHP ittifakından rahatsız bazı danışmanların, yazarların, milletvekillerinin, milletvekili adaylarının varlığını da son bir ay içinde gördük. 
Bunlara yönelik ilk uyarı yazımı "CUMHUR İTTİFAKINA" KOMPLO KURMAYA ÇALIŞAN KRİPTO DAMAR!" başlığıyla, daha sonrada "CUMHUR İTTİFAKININ PROTOKOLÜNÜ BOZMAYA ÇALIŞANLAR!" başlığıyla yazmıştım. Bu yazıların muhatapları danışman İlnur Çevik, yazar Nuh Albayrak, Süleyman Özışık ve milletvekili Tuğrul Türkeş'ti. Muhatapları dönüp, bu yazılara cevap veremedi.

Bu isimler MHP'den duydukları rahatsızlıkları dile getirip, açık açık milletvekili seçimlerinde "MHP'ye oy vermeyin" çağrısında bulunan ve seçimlerden sonra "Cumhur İttifakı bozulacak" propagandasıyla MHP'ye verilecek oylarının önüne geçmeye çalışanlar olmuştur.
Anadolu'nun birçok yerinde de AKP'nin bazı milletvekili adayları sırf kendileri milletvekili seçilme uğruna MHP'ye yönelik bu aşağılık propagandayı yapmaktadır. İşin en garip olanı da Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı seçilmesi adına ona oy isteyen AKP içinde çok azdır. Sahada Cumhur İttifakına çalışan AKP'li yoktur ve çalışan sadece kendini meclise atmak için çalışmaktadır. Bunlar aynı zamanda MHP düşmanlığı yaparak Cumhur ittifakının bozulması için gayret etmektedir.
İşte bunun farkına varan MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli, Kayseri'de gerçekleşen istişare toplantısında "Seçimlere çok az bir süre kaldı. Cumhur İttifakını gölgelemek, Cumhur İttifakını dağıtmak, Cumhur İttifakı üzerinde oyunlar kurmak, bu vesile ile yeni kapı ruhu ve ittifak hukukunu zedeleyen özellikle AKP'li milletvekili adayları. Kendinize dikkat edin. Fitneye düşmeyin. MHP üzerinde oyun oynamaya kalkmayın. Cumhurbaşkanı adayımız Recep Tayyip Erdoğan'dır. İttifakımız AKP ve MHP'dir. MHP'yi dışlamaya gücünüz yetmeyecektir. Bunu böyle biliniz diyorum." açıklamasını yapmıştır.
MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin bu çok net uyarısı karşısında bazı AKP'li yöneticiler toparlama adına açıklamalar yapsalarda, bu gerçekler değişmemiştir. Somut bir şekilde Cumhur İttifakının gönül sözleşmesine saldıran AKP'li danışmanlar, yazarlar, milletvekilleri uyarılmış mıdır?
Uyarıldıysa bunun yansıması henüz görülmemiştir.
'Cumhur İttifakı' protokolünde yazılanlar, bazı AKP'lilerin hem gönlüne, hem beynine girmemiş gözüküyor.
Ahmet Davutoğlu'nun bakan yaptığı Tuğrul Türkeş'in MHP'ye yönelik ifadeleri aslında AKP içindeki grupların hareketliliğini de göstermektedir.
AKP içindeki Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu ekipleri Recep Tayyip Erdoğan'ın seçilmesini istemeyeceklerine göre, bunların yapması gereken ilk iş "Cumhur İttifakının" anlamını bozmaya çalışacak eylem ve söylemlerdir.
Yoksa seçim öncesi Tuğrul Türkeş gibi kurnaz tilki modeli bir adam, ''Seçimden sonra iki parti arasında ittifak sürmeyecek." Açıklaması yapar mı?


Bu açıklama MHP tabanına aslında Recep Tayyip Erdoğan'a boşa oy vermeyin yaklaşımıdır. Sonuca varmadan, sonucu görmeden nifak tohumu ekmek sadece birlikteliği bozmak adına olur. MHP'ye gönül veren insanları küstürdünüz diyelim, Cumhurbaşkanlığı ikinci tura kaldığında sonuç ne olur Tuğrul Türkeş ve benzerleri hiç düşündünüz mü?
Eğer bunların ruhunda Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu varsa elbette bunu çok iyi düşündükleri için böyle pervasız konuşuyorlar. AKP içinden MHP'ye kim saldırıyorsa emin olun, Recep Tayyip Erdoğan'ın seçilmesini istemeyen kişilerdir.
Karşı taraftaki "İllet ittifakından" daha çok zararı bu içimizde görünenler vermektedir.
Danışman İlnur Çevik'in, yazar Nuh Albayrak'ın, Süleyman Özışık'ın ve milletvekili Tuğrul Türkeş'in üslubu emin olun başka hesapların yansımasıdır. Kapalı kapılar ardındaki hesapların vitrine konulmasıdır.
Seçim öncesi MHP ile kurulan ittifakı bozmaya çalışanlar, Recep Tayyip Erdoğan'ın da seçilmesini istemeyenlerdir. Bu durum çok açık ve nettir.
MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli bunun uyarısını çok net olarak ilk defa Kayseri'de, daha sonrada medya mensuplarıyla iftar programında yapmıştır. Bu konularda en çok dikkatli olması gereken ve önlemini alması gereken Sayın Erdoğan'dır.
Yarın çok geç olmadan bugünden itibaren gereken adımları atıp, AKP içindeki şeytan misyonu yaşatmaya çalışanları susturmalıdır.

#Cumhurİttifakı #Akp #Mhp

9 Temmuz 2018 Pazartesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan TBMM'de yemin etti

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ilk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bugün TBMM Genel Kurul'unda yemin etti ve yeni hükümet sistemi resmen başladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, saat 16.43'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yemin etti.ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi resmen başlamış oldu. Törenin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan misafir devlet, hükümet ve meclis başkanlarına akşam yemeği verecek. Akşam saatlerinde ise Erdoğan kameraların karşısına geçecek ve yeni dönemin ilk kabinesini Türkiye'ye ilan edecek.

ERDOĞAN NOKTAYI KOYDU: BAŞKAN DİYEBİLİRSİNİZ

16:54: Cumhurbaşkanı Erdoğan, yemin töreninin ardından, "Her şey gayet güzel oldu milletin önünde. İnşallah bundan sonraki daha güzel olur. Duygularımı akşam Külliye'deki konuşmamda aktaracağım" dedi. Gazetecilerin "Size nasıl hitap edelim? Cumhurbaşkanı mı? Başkan mı" sorusuna ise "Başkan diyebilirsiniz" diye yanıt verdi.
16:50 Cumhurbaşkanı Erdoğan Anıtkabir ziyaretini gerçekleştirmek üzere TBMM'den ayrıldı.

DAKİKALARCA AYAKTA ALKIŞLANDI

16:47: Cumhurbaşkanı Erdoğan dakikalarca ayakta alkışlandı. Yemin töreninin ardından İstiklal Marşı okundu.
16:42: Cumhurbaşkanı Erdoğan alkışlar eşliğinde Genel Kurul'a giriş yaptı.ve Kürsüde yemin etti. Erdoğan'ın ettiği yemin şöyle: “Cumhurbaşkanı sıfatıyla, Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasaya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılâplarına ve lâik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma, milletin huzur ve refahı, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma, Türkiye Cumhuriyetinin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma Büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine and içerim.”
16:31: Cumhurbaşkanı Erdoğan TBMM'de resmi törenle karşılandı.

ERDOĞAN'A SEVGİ SELİ

16:25 :Yoğun güvenlik önlemleri ile Meclis'e geçen Erdoğan'a güzergahta vatandaşlar büyük sevgi gösterilerinde bulundu. Erdoğan'ın makam aracının üzerine gül dökülmesi de dikkat çekti.
16:21: Cumhurbaşkanı Erdoğan, cumhurbaşkanlığı yemin töreni için Külliye'deki resmi konutundan TBMM'ye hareket etti.
16.20: MHP Lideri Devlet Bahçeli, Genel Kurul salonuna girdi. Bilal Erdoğan, Sümeyye Erdoğan, Esra Albayrak ve Sümeyye Erdoğan’ın eşi Selçuk Bayraktar da salona girdi. Erdoğan’ın çocukları, Şeref Locası’nda Erdoğan’ın Genel Kurul’a geldiği zaman oturduğu bölümden töreni izleyecek. Erdoğan’ın iki torunu da Şeref Locası’nda oturuyor.
15.55 : Genel Kurul’da şu anda yabancı misyon temsilcileri, davetliler ve medya temsilcileri yer alıyor. Milletvekilleri yavaş yavaş salona gelmeye başladı.

HDP'li milletvekilleri İstiklal Marşı okumadı

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yemin etmesinden sonra Genel Kurul salonunda İstiklal Marşı okundu, HDP'liler ağzını bile oynatmadı.

PARLAMENTER SİSTEME VEDA

Erdoğan'ın yeminiyle birlikte, parlamenter sistem sona erdi, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi resmen başladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yemin ettikten sonra Genel Kurul salonunda İstiklal Marşı okundu.

HDP SIRALARI SESSİZ

Meclis'te büyük bir gururla İstiklal Marşı okunurken terör örgütü PKK'nın siyasi kanadı HDP sıraları sessizdi.
CHP'den gelen oylarla Meclis'e giren HDP'li milletvekilleri, İstiklal Marşı'nı okumadı.


Meclis'te CHP sıraları boş kaldı


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Meclis'te yemin etti, CHP ise sıraları boş bıraktı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Meclis'teki yeminiyle birlikte, parlamenter sistem sona erdi, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi resmen başladı.

CHP'LİLER YEMİN TÖRENİNE KATILMADI

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın TBMM Genel Kurulunda yapacağı yemin törenine katılacaklarını, ancak salonda ayağa kalkmayacaklarını açıklamıştı.
Yemin törenine katılmayan CHP'liler, koltukları boş bıraktı.

18 Ağustos 2018 Cumartesi

Başkan Erdoğan, 1380 Oyla Yeniden AK Parti Genel Başkanı Oldu!

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

Son dakika! AK Parti 6. Olağan Kongresi'nde Başkan Erdoğan, 1380 oyla yeniden Genel Başkan oldu.
AK Parti 6. Olağan Kongresi Ankara'da yapılıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan 1380 oyla altıncı kez genel başkan oldu. Kongrede AK Parti'nin yeni MKYK, disiplin kurulu, etik kurulu belli oldu.



ERDOĞAN, 1380 OYLA YENİDEN GENEL BAŞKAN SEÇİLDİ


Ankara Spor Salonun'da gerçekleştirilen AK Parti 6. Olağan Kongresi sona erdi. Kongrede kayıtlı bin 457 delegeden bin 381 delege oy kullandı, 1 oy geçersiz sayıldı. Buna göre Başkan Erdoğan1380 oyla yeniden AK Parti Genel Başkanı seçildi. Kongrede aday gösterilen yeni MKYK, Disiplin Kurulu, Etik Kurulu üyeleri de belli oldu.

AK PARTİ'DE YENİ YÖNETİM BELLİ OLDU


AK Parti'nin yeni Merkez Karar Yönetim Kurulu, Merkez Disiplin Kurulu, Parti içi Demokrasi Hakem Kurulu ve Siyasi Erdem ve Etik Kurulu belli oldu. AK Parti 6. Olağan Kongresi Ankara'da yapılıyor. Kongre'de AK Parti'nin yeni kurulları da belli oldu. Buna göre, 50 kişilik MKYK listesinde 15 kadın, 29 yeni üye yer aldı.Listedeki 42'si 27'nci dönem milletvekili ve milletvekili olmayan 8 isim yer aldı.
ERDOĞAN 6. KEZ GENEL BAŞKAN SEÇİLDİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçerli oyların tamamını alarak, 1380 oyla yeniden AK Parti Genel Başkanlığına seçildi. Erdoğan kongrede meydan okudu! 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti 6. Olağan Kongresi'nde önemli mesajlar verdi. Partililer salonda yerlerini alırken, 9 partiden temsilciler ile yabancı devlet adamları da kongreye katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçerli oyların tamamını alarak, 1380 oyla yeniden AK Parti Genel Başkanlığına seçildi.

AK Parti 6. Olağan Büyük Kongresi başladı. Kongre dolayısıyla binlerce partili, sabahın erken saatlerinden itibaren Ankara Spor Salonu önünde toplandı. Ak Parti 6'ncı Olağan Büyük Kongresi'nin gerçekleşeceği Ankara Arena Spor Salonu çevresinde polis ekipleri güvenlik önlemi aldı. Spor salonuna çıkan yollar araç trafiğine kapatıldı.Türkiye'nin farklı noktalarından gelen binlerce Ak Partili, güvenlik noktalarından geçerek salona giriş yaptı. Dışarıda kalan binlerce kişi ise kongreyi salon dışında takip etmek için beklemeye başladı.

AK Parti'nin merakla beklenen 6. Olağan Kongresi bugün Ankara'da Başkan Erdoğan'ın da katılımıyla gerçekleştiriliyor. Başkan Erdoğan, kongrede vatandaşlara hitap etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçerli oyların tamamını alarak, 1380 oyla yeniden AK Parti Genel Başkanlığına seçildi.

Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları:
"Milletimize verdiğimiz sözü tutmanın bahtiyarlığıyla karşınızda bulunuyorum. AK Parti teşkilatında görev almış herkese şükranlarımı sunuyorum. Türkiye'de teşkilatın faaliyetlerinde her seviyedeki kadrolarına hanımlara ve gençlere özel önem veren tek parti AK Parti'dir. AK Parti sizlerle bugünlere geldi. Nice 17 yıllara sizlerle ulaştıracağız.
AK Parti kağıt üzerinde 14 Ağustos 2001 tarihinde kurulmuş bir partidir. Kağıt üzerinde 60 kurucu üyeyle kurulmuş bir partidir. AK Parti'nin asıl kurucu milletimizin bizatihi kendisidir. AK Parti'nin en olduğunu anlayabilmek için önce medeniyetimize ve tarihimize vakıf olabilmek gerekir. AK Parti başlangıçtır. AK Parti hicrettir.

BİZİ DOLARLA TEHDİT ETMEYE KALKIYORLAR


Birileri bizi güya ekonomi, yaptırım, kur, döviz, faiz, enflasyonla tehdit ediyor. Onlara diyoruz ki oyununuzu gördük ve meydan okuyoruz. Biliyoruz ki iman varsa, imkan da vardır. Milletimiz bugüne kadar nice ihanetleri, nice tuzakları hep imanıyla boğmuştur. Kısa çöpün uzun çöpten hakkını bir gün mutlaka alacağına inandık, inanmayı sürdüreceğiz. Dünyayı sömürerek kendilerine refah düzeni kuranlara boyun eğmedik, eğmeyeceğiz. Hem cesareti hem aklı olan bu milletin karşısında duracak hiçbir fani güç tanımıyoruz. Hiç kimse bu milletle, bu ülkeyle oynamaya kalkmasın. 'Ya olacağız, ya öleceğiz' diyerek hedeflerimize doğru yürüyen bir milletiz.

ABD'YE GÖNDERME


Hayatlarını ve geleceklerini kurtarmak isteyen masum insanlara çelme takanlardan olmayacağız. Zahirde bize stratejik ortak gibi gözüken ama stratejik hedef haline getirenlere teslim olmayacağız.

"BİZİ PARÇALAYAMAYACAKSINIZ..."


Bir kez daha haykırıyoruz; başaramayacaksınız, milletimizi bölemeyeceksiniz, ezanlarımızı susturamayacaksınız, bayrağımızı indiremeyeceksiniz, devletimizi yıkamayacaksınız, Türkiye'nin yükselişini durduramayacaksınız, hedeflerimize ulaşmamıza engel olamayacaksınız. Çünkü biz Türkiye'yiz, çünkü biz Türk milletiyiz, çünkü biz Müslümanız, çünkü biz insanlığın ortak sesi ve vicdanıyız."

OPERASYONLAR GENİŞLEYECEK


Türkiye'nin sınır güvenliğinin sınır ötesinden başladığı inancıyla yürüttüğümüz operasyonları genişleterek devam ettireceğiz. Suriye ve Irak'tan ülkemize yönelen tehditleri ne pahasına olursa olsun kaynağında kurutmakta kararlıyız.

ERDOĞAN TEKRAR ADAY GÖSTERİLDİ


Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Başkanlığına yeniden aday gösterildi.  Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin 6. Olağan Büyük Kongresinde oyunu kullandı. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, teşekkür konuşmasını yapıp kongrenin yapıldığı spor salonundan ayrıldı.

ERDOĞAN YENİDEN GENELBAŞKAN


Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçerli oyların tamamını alarak, 1380 oyla yeniden AK Parti Genel Başkanlığına seçildi.

26 Ağustos 2020 Çarşamba

Türkiye'nin En büyük kaybı dışa bağımlı Muhalefetin olması

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ


İNSANLIK DERSİ

Ama muhalefetin bu patolojik hali benim için artık bir yazı konusu olamayacak kadar banal ve kötücül. Oturup bunları bir de ben sayıp vaktinizi öldürmeye niyetim yok.
Herkes konuştu, ben sustum.
Aslına bakarsanız söylenecek çok şey de yoktu.
Oturdum ve bu büyük müjdeyi içime çektim.
Yüz yıllık sorunu enerji olan bir ülkenin insanı olarak ülkemde bir anda hatırı sayılır miktarda doğal gaz bulunmasının mutluluğunu yaşadım.
Daha güzel ne olabilirdi? Buna sevinmeyecek aklı başında bir Türk olabilir miydi?
Tabii ki o kadar naif değilim. Muhalefetin bu kadar büyük bir müjdeyi bile hazmedemeyeceğini biliyordum.
Nitekim “doğal gaz bir paket çikolata etmiyor”dan, “doğal gaz halka yaramaz”a kadar yüzlerce karın ağrısı dinledik. Maduro göndermesi yapan ahlaksız profesör elbet bulur müstehakını..
Ama muhalefetin bu patolojik hali benim için artık bir yazı konusu olamayacak kadar banal ve kötücül. Oturup bunları bir de ben sayıp vaktinizi öldürmeye niyetim yok.
İçimden tam “Allah kimseyi milletinin sevinciyle sevinemeyecek kadar fesat etmesin” diyordum ki, hepimizin tercümanı yine Sayın Cumhurbaşkanı oldu.
“Rabbim kimseyi teröriste terörist diyemeyen, darbeye darbe diyemeyen, düşmana düşman diyemeyen, milletinin sevinci ile sevinemeyen, üzüntüsüyle üzülemeyen mankurtlardan eylemesin diliyorum.” dedi.
Ben Sayın Cumhurbaşkanının bu konuşmasının önemli bir kırılma noktası olduğunu düşünüyorum.
Anlayana oldukça radikal ama bir o kadar da insani bir konuşmaydı.
Zaten Sayın Cumhurbaşkanı hiçbir zaman retorik özentisine düşmemiş, politikacı ağzıyla konuşmamıştır. Kendisine sunulan tüm konuşma taslaklarına rağmen eninde sonunda konuşmayı kendi insani diline çevirir.
Bu konuşmada “Bak beyim, sana bir çift sözüm var” diyen Yaşar Usta’nın samimiyeti, insaniyeti vardı ama onun ezikliğinden eser yoktu.
Çünkü Sayın Cumhurbaşkanı hayatının hiçbir döneminde Batı’yı büyük görmedi. Ama aşağılamadı da. Onların “standart” saydıkları tüm reformları gerçekleştirmekte bir an bile tereddüt etmedi. Çünkü Türk insanının da bu standartları hak ettiğini çok iyi biliyordu. Türkiye bu hükümet döneminde AB’ye girmeye geçmişte hiç olmadığı kadar yakınlaştı.
Bakmayın siz yıllardır “muasır medeniyet” diye ağlaşanlara. O seviyeye ulaşmak için en ufak bir şey yapmayıp, darbe üstüne darbe ile ülkeyi demokraside patinaj yaptırdılar.
Bu hükümet döneminde ise AB’nin tüm kurum ve kuruluşlarına üye olduk, bir tek AB hariç…
Sayın Cumhurbaşkanının bu konuşmasından anlıyorum ki; artık bu yolun sonuna geldik. Muasır medeniyet üyesi olmaktan vazgeçtiğimiz için değil, bugüne kadar “muasırın” ne olduğunu belirleyenlerin artık tüm foyaları ortaya çıktığı için. Osmanlı'dan itibaren 200 yıldır içinde yer almaya çalıştığımız “…

Batı’nın bize hiçbir zaman aynı yaklaşmadığını da kabul edelim, hangi adımı atarsak atalım bizi hiçbir zaman kendisi gibi görmedi…”
Bu çok ağır bir laftır ve ciddi bir kırılma noktasıdır. Gerçi Sayın Cumhurbaşkanı buna benzer cümleleri ilk kez kurmuyor ama konuşmanın tamamına bakarsanız bunun artık “sepeti koluna, herkes kendi yoluna” olduğunu sonuna kadar hissedersiniz. “Türkiye’ye karşı sergilediği bu ikiyüzlü tavır AB’nin sonunun da ilanı olmuştur” cümlesinden bizim için AB’nin bittiği dışında başka ne anlam çıkar?
Beni duygusal olarak en çok etkileyen cümlesi Joe Biden’e yönelik “Ya, dostluğumuz var ya! En azından oturup çay içmişliğimiz var ya!” cümlesi oldu. Bu cümleyi hiçbir uluslararası jargonda duyamazsınız, tıpkı “one minute”i duyamayacağınız gibi.
Ha, Biden Türkler için beraber bir çay içmenin anlamı nedir, kahvenin hatırı ne kadardır bilir mi? Bilmez elbette, tercüme edenler de epey bir güçlük çekecektir.
Ama biz biliyoruz.
Ne mi biliyoruz? Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Biden’a insanlık dersi verdi.
Tabi en ağır dersi de muhalefete verdi:
“Hayatlarının hiçbir döneminde umutlarını millete bağlamamış, gözleri hep dışarıya dönük olan bu siyasi anlayış Türkiye’nin en büyük ayıbı ve kaybıdır. (…)  Türkiye için kalplerinde hiçbir hayali, kafalarında projesi olmayanların tek yapabildikleri onun külahını buna bunun külahına ona giydirmek suretiyle illüzyon peşinde koşmaktır. Harbi olun, hasbi olun, mert olun, delikanlı olun, yenileceksiniz, şerefinizle yenilin be!”
Ben muhalefet adına utandım… Şerefin ne anlama geldiğini bilen her insan gibi…
CHP doğalgaz aramasını maliyetli ve gereksiz bulmuştu Karadeniz'den tarihi müjde geldi
Başkan Recep Tayyip Erdoğan Fatih Sondaj Gemisi'nin Karadeniz'de 320 milyar metreküplük doğalgaz rezervi bulduğunu açıkladı. Tarihi müjdenin ardından akıllara CHP'li Ali Mahir Başarır'ın sözleri geldi. CHP'li Başarır, Akdeniz'deki çalışmaları maliyetli göstererek yapılmasını gereksiz bulmuştu.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, "cuma günü sürpriz açıklayacağım" dedikten sonra dünyanın gözleri Türkiye'ye dönmüştü.

CHP DİNLENSEYDİ DOĞALGAZ BULUNAMAYACAKTI

Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde basın karşısına çıkan Başkan Erdoğan, Karadeniz'de çalışan Fatih Sondaj Gemisi'nin doğalgaz bulduğunu açıkladı. Başkan Erdoğan'ın duyurduğu müjdenin ardından akıllara CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır'ın sözleri geldi.
Türkiye'ye damga vuran birçok projeye karşı çıkan CHP, aramalara da karşı çıkmıştı. Akdeniz ve Karadeniz'deki çalışmaların maliyetli olduğun dile getiren CHP'nin sözleri dinlenseydi, Türkiye bugün Karadeniz'de doğalgaz bulamamış olacaktı.

CHP yandaşı Yılmaz Özdil'in tarihi keşif hazımsızlığı! Karadeniz'de bulunan doğalgaza inanmadı
Dünya Türkiye'nin Karadeniz'de keşfettiği doğalgaz rezervini konuşurken CHP yandaşlığı ile bilinen Sözcü gazetesi yazarı Yılmaz Özdil'den skandal bir yorum geldi.
Türkiye, Karadeniz'de 320 milyar metreküplük doğalgaz rezervi keşfetti.
Fatih sondaj gemisinin yaptığı keşif, Türkiye tarihinin en büyük keşfi olarak kayıtlara geçti.
Müjdeli haberi Başkan Recep Tayyip Erdoğan verdi.
Erdoğan'ın bu açıklaması dünya medyasında da geniş yer buldu.
Yaz aylarının ilk günlerinde Bodrum'daki kaçak villasıyla gündeme gelen Yılmaz Özdil de konuya ilişkin açıklamalar yaptı.

"10 SENE DESEYDİ İNANDIRICI OLURDU"
Bir televizyon kanalının konuğu olan Özdil, "Karadeniz'de doğalgaz bulunduğunu 2002'den beri neredeyse açıklamayan enerji bakanı yok. Petrol ve doğalgaz dünya çapında ses getiren ve dünyada teyidi çok kolay bilgiler. 'Doğalgazı buldum' dediğinde iki tane seçenek var ya doğalgazı bulmuş oluyorsun gerçekten, ya da dünyada alay konusu oluyorsun. Dolayısıyla 2023 yılında dedi sayın Cumhurbaşkanımız. 2023 demeseydi, yani 'biz bulduk bunu çıkarması da deniz imkanlarında minimum 10 senedir. Biz bütün imkanlarımızı zorlayacak ve bunu 10 senede çıkaracağız' bile deseydi bana göre daha inandırıcı olurdu." ifadelerini kullanarak skandala imza attı.

CHP'li Selin Sayek Böke'den Türkiye'nin Karadeniz'deki doğalgaz rezervleri ile ilgili şok sözler
CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, Karadeniz'de doğalgaz bulunmasının Türkiye'ye hiç bir faydasının olmayacağını iddia etti.

CHP'li Gökçen: Karadeniz'de bulunan doğalgazı çıkarmadan yüzde 11'ini kaybettik
CHP'li Gökçe Gökçen, AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘doğalgaz bulundu’ açıklamasının ardından doların 7.19 kuruştan 7.39 kuruşa yükseldiğini belirtti, “Gazı daha çıkarmadan yüzde 11’ini kaybettik" dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘gaz bulundu’ açıklamasının ardından doların 7.19 kuruştan 7.39 kuruşa yükseldiğine dikkati çekti. Gökçen, “Gazı daha çıkarmadan yüzde 11’ini kaybettik. Müjdenin açıklandığı günden bugüne kadar 20 kuruş artan dolar, bize kabaca 86 milyar lira kaybettirdi" dedi.
Gökçen, döviz kurunu hızla arttığını ve artan döviz karşısında Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın konuyla ilgili şov yapmak yerine önlem alması gerektiğini belirtti. "Şimdiden çıkaracağımız doğalgazdan kazanacağımız 65 milyar doların yaklaşık 7.1 milyar dolarını kaybettik bile" diyen Gökçen, "Bu gidişle de daha doğalgazı çıkarmadan, doğalgazdan gelecek parayı kaybedeceğiz gibi görünüyor. Sayın Berat Albayrak’ı bu içi boş şovlardan kurtulup bir an önce geleceğimizi erimekten kurtarmaya davet ediyorum” ifadelerini kullandı.

CHP'de Türkiye'nin doğal gaz keşfini görmezden gelme talimatı! AK Parti'den tepki geldi
Başkan Erdoğan, Karadeniz'deki sondajda 320 milyar metreküp doğal gaz rezervinin keşfedildiğini belirterek, "Yani bu ilk kuyuda bulunan rezerv, çok daha zengin bir kaynağın bir parçasıdır. İnşallah devamı da en kısa sürede gelecek." dedi. Türkiye bu açıklama ile sevince boğulurken, CHP sessizliğe büründü. Sessizliğin nedeni daha sonra ortaya çıktı. Partililere konuyla ilgili görüş bildirmeme, açıklama yapmama talimatı gönderildi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da, tarihi keşfi görmezden geldi

Türkiye, tarihinin en büyük doğal gaz rezervini Karadeniz'de keşfetti. Başkan Erdoğan, müjdeyi "Karadeniz'de 320 milyar metreküp doğal gaz keşfettik. Araştırmalar devamının da geleceğini gösteriyor. Bu keşif çok daha zengin enerjinin yalnızca bir parçası..." sözleri ile duyurdu.

Türkiye'ye sevince boğan haber bazı illerde davul zurna ile kutlandı, bazı illerde ise mutluluk gözyaşları karşılandı. CHP'nin milletin değerlerinden ne denli uzak olduğunu bir kez daha gözler önüne serildi.
ÖNCE İTİBARSIZLAŞTIRMAK İSTEDİLER
Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın müjdeyi açıklamasına saatler kala CHP'nin kanalı Tele1'de Gökhan Çapoğlu isimli profesör bilimden ve gerçeklikten uzak ekonomi yorumları ile Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef aldı ve istifası ile doların 5 TL'ye düşeceği gibi küstah sözler kullandı.

Yine CHP'nin diğer kanalı Halk TV'de ise Parti Genel Sekreteri Selin Sayek Böke benzer bir yola başvurdu. Böke, doğal gaz çıkarılmasının Türkiye'ye hiçbir faydası olmayacağını savunarak halkın tepkisini çekti.

MÜJDE SONRASI SESSİZLİK

CHP, milleti sevince boğan, mutluluk gözyaşları döktüren doğal gaz müjdesini sessizlik ile karşıladı. Konuşanlar da itibarsızlaştırma yoluna başvurdu.


9 Temmuz 2018 Pazartesi

Cumhurbaşkanlığı Göreve Başlama Töreni

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

Yeni sisteme geçiş günü 

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın TBMM'deki yemin töreninin ardından Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilecek tören, katılımcı sayısı ve çeşitliliği bakımından dünyada öne çıkan törenler arasında yer alacak.





Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Türkiye Büyük Millet Meclisindeki (TBMM) yemin töreninin ardından Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilecek tören, katılımcı sayısı ve çeşitliliği bakımından dünyada öne çıkan törenler arasında yer alacak.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerini 26 milyon 330 bin 823 oy ile kazanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM'de yapılacak yemin töreninin ve Anıtkabir ziyaretinin ardından, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne Süvari Birliği eşliğinde giriş yapacak ve mehter marşlarıyla karşılanacak.
Erdoğan'ın süvari birliğiyle Külliye'ye girişi sırasında 101 pare top atılışı yapılacak. Ayrıca hava, kara ve deniz komutanlıklarına bağlı ordu karargahlarında da 101'er pare top atışı gerçekleştirilecek.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenecek tören, katılımcı sayısı ve çeşitliliği bakımından dünyadaki en önemli devlet başkanlığı törenlerinden biri olacak.

Törene 22 devlet başkanı katılacak

Recep Tayyip Erdoğan'ın, bugün Beştepe'de düzenlenecek "Cumhurbaşkanlığı Göreve Başlama Töreni"ne 22 devlet başkanı, 28 başbakan ve parlamento başkanı ile 6 uluslararası örgütün genel sekreteri iştirak edecek.
Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, saat 16.30'da TBMM Genel Kurulu'nda yemin edecek, ardından Anıtkabir'i ziyaret edecek.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, saat 18.00'de çok sayıda yabancı devlet, hükümet, meclis ve heyet başkanlarının yanı sıra Türkiye'nin tüm kesimlerini temsilen davet edilen hazirunun katılımıyla Cumhurbaşkanlığı Göreve Başlama Töreni yapılacak.
Bu törenin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, misafiri olan devlet, hükümet ve meclis başkanlarına akşam yemeği daveti verecek.
Aynı gece düzenlenecek basın toplantısıyla Cumhurbaşkanlığı Kabinesi de Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kamuoyuna ilan edilecek.

Venezuela Devlet Başkanı Maduro da gelenler arasında



Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın göreve başlaması münasebetiyle düzenlenecek törene, 22 devlet başkanı iştirak edecek.
Bu kapsamda, Bulgaristan Cumhurbaşkanı Rumen Radev, Gürcistan Cumhurbaşkanı Giorgi Margvelashvili, Makedonya Cumhurbaşkanı Gjorge Ivanov, Moldova Cumhurbaşkanı Igor Dodon, Bosna Hersek Başkanlık Konseyi Başkanı Bakir İzetbegoviç, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vuçiç, Kosova Cumhurbaşkanı Haşim Thaçi, Katar Emiri Şeyh Temim Bin Hamad El Sani, Pakistan Cumhurbaşkanı Memnun Hüseyin, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sooranbay Jeenbekov, Sudan Cumhurbaşkanı Ömer El Beşir, Gine Cumhurbaşkanı Alpha Conde, Zambiya Cumhurbaşkanı Edgar Lungu, Gine Bissau Cumhurbaşkanı Jose Mario Vaz, Ekvator Ginesi Cumhurbaşkanı Teodoro Obıang, Somali Cumhurbaşkanı Muhammed Abdullahi Muhammed Farmajo, Moritanya Cumhurbaşkanı Mohamed Ould Abdel Aziz, Gabon Cumhurbaşkanı Ali Bongo Ondimba, Çad Cumhurbaşkanı Idriss Deby Itno, Cibuti Cumhurbaşkanı İsmail Omar Guelleh, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro Türkiye'ye gelecek.

Devlet başkan yardımcıları ve başbakanlar da hazır bulunacak

Törene katılacaklar arasında, devlet başkan yardımcıları, parlamento başkanları ve başbakanlar olmak üzere toplam 28 ülkeden üst düzey isim de bulunuyor.
Bun göre, Libya Başkanlık Konseyi Başkan Yardımcısı Abdusselam Kejman, Afganistan Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Orgeneral Raşid Dostum, Afganistan Cumhurbaşkanı İkinci Yardımcısı Server Daniş, Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Usame Nuceyfi, Özbekistan Ali Meclis Senatosu Başkanı Nigmatilla Yuldşev, Azerbaycan Başbakanı Nevruz Memedov, Irak Temsilciler Meclisi Başkanı Selim Cuburi, Kuveyt Meclis Başkanı Marzouq Al-Ghanim, Fas Meclis Başkanı Habib El Malki, Belarus Millet Meclisi Cumhuriyet Konsey Başkanı Mihail Misanikovich, Gambiya Ulusal Meclis Başkanı Mariam Jack Denton, Kongo Cumhuriyeti Meclis Başkanı Isidore Mvouba, Rusya Federasyonu Başbakanı Dmitry Medvedev, Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, Ukrayna Başbakanı Vladimir Grosyman, Kazakistan Başbaşkanı Bakitjan Sagintayev, Filistin Başbakanı Rami Hamdallah, Cezayir Başbakanı Ahmed Ouyahia, Senegal Başbakanı Mahammed Dionne, Nijer Başbakanı Brigi Rafini, Moldova Gökoğuz Yeri Özerk Bölgesi Başkanı İrina Vlah, Tataristan Cumhurbaşkanı Rüstem Minnihanov, İtalya Eski Başbakanı Silvio Berlusconi, Almanya Eski Şansölyesi Gerhard Schröder, Irak Türkmen Cephesi Başkanı Erşat Salihi, Kırım Tatar Türkleri Milli Lideri Mustafa Kırımoğlu, Yunanistan Eski Dışişleri Bakanı Theodora Bakoyannis, Libya Dışişleri Bakanı Muhammed Tahir Siyala da törende hazır bulunacak.
Öte yandan Agit Genel Sekreteri Thomas Gremınger, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri Halil İbrahim Akça, D-8 Genel Sekreteri Ku Jaafar Ku Shaarı, Türk Konseyi Genel Sekreteri Ramil Hasanov, Türksoy Genel Sekreteri Düsen Kaseınov ve AB Göç İşleri Komiseri Dımıtrıs Avramopoulos'ın bulunduğu 6 uluslararası örgütün temsilcisi de törene katılacak.

Misafirlere, özel bastırılan "1 Lira" hediye edilecek

Görevli ve davetlilerle yaklaşık 10 bin kişinin katılım sağlayacağı törene öğretmen, itfaiye eri, muhtar, esnaf, maden işçisi, diş hekimi gibi toplumun değişik kesimlerinden vatandaşlar da davet edildi.
Dini cemaatlerin ruhani liderlerinin de katılacağı törende, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, Cumhurbaşkanlığı Devlet Klasik Türk Müziği Korosu, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Armoni Mızıkası, TSK Mehteran Takımı ile TSK Tarihi Birlik de yöresel kıyafetlerle hazır bulunacak.
Misafirlere, darphane tarafından özel bastırılan ve arka yüzünde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve törene ilişkin enstantanelerin bulunduğu 1 liralardan hediye edilecek. Bu özel paraların bir kısmı da tedavüle sokulacak. Ayrıca, tören gününe özel pul bastırılacak.
Konuk devlet başkanları onuruna verilecek akşam yemeğinde, eski Almanya Şansölyesi Gerhard Schröder ve Tunus Nahda Hareketi Lideri Raşid Gannuşi gibi Erdoğan'ın özel dostları da yer alacak.
Törene ayrıca Balkanlar, Kafkasya ve Orta Asya'dan soydaş ve akraba toplulukların siyasi ve dini temsilcileri de iştirak edecek.

Cumhurbaşkanlığı törenine katılacak yabancı konuklar gelmeye başladı



"Cumhurbaşkanlığı Göreve Başlama Töreni"ne katılacak yabancı konuklar, Ankara'ya gelmeye başladı.
Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenecek "Cumhurbaşkanlığı Göreve Başlama Töreni"ne katılacak yabancı konuklar, Ankara'ya gelmeye başladı.
Törene katılmak için Türkiye'ye gelen ilk devlet başkanlarından biri Ekvator Ginesi Cumhurbaşkanı Teodore Obiang oldu.
Ceiba Intercontinental adlı uçakla saat 08.35'te Ankara'ya varan Obiang, Esenboğa Havalimanı'nda askeri törenle karşılanarak havalimanının şeref salonunda misafir edildi.
Kongo Cumhuriyeti Meclis Başkanı Isidore Mvouba da törene katılmak için sabahın erken saatlerinde Ankara'ya ulaştı.
Recep Tayyip Erdoğan'ın, bugün Beştepe'de düzenlenecek Cumhurbaşkanlığı Göreve Başlama Töreni'ne 22 devlet başkanı, 28 başbakan ve parlamento başkanı ile 6 uluslararası örgütün genel sekreterinin iştirak etmesi bekleniyor.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, saat 18.00'de çok sayıda yabancı devlet, hükümet, meclis ve heyet başkanlarının yanı sıra Türkiye'nin tüm kesimlerini temsilen davet edilenlerin katılımıyla Cumhurbaşkanlığı Göreve Başlama Töreni yapılacak.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde tarihi gün

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

'Cumhuriyetimizi şahlandırmanın sözünü veriyoruz'
Yeni sistemin ilk Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde konuştu. Erdoğan, "Milletimize 95 yıllık Cumhuriyetimizi yeni bir yönetim anlayışıyla şahlandırmanın sözünü veriyoruz." dedi.

Yeni sistemin ilk Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde konuştu.
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile 150 yıla yaklaşan demokrasi arayışımızın ve 95 yıllık Cumhuriyet tarihimiz boyunca yaşadığımız denemelerin çok ötesinde yeni bir yönetim modeline geçiyoruz." dedi.
Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, görevine başlaması dolayısıyla düzenlenen törendeki konuşmasına, "Bugün çıktığımız kutlu yolculuğu, Türkiye, milletimiz, insanlık için hayırlara vesile eyle Ya Rab." temennisiyle başladı.
Milletin kendilerini hiçbir zaman yalnız bırakmadığını, yolda koymadığını, 24 Haziran'da bir kez daha hizmet etmek üzere kendilerini seçtiğini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
"Bu defa Cumhurbaşkanlığı makamına değişen yönetim sisteminin gereği olarak yürütme organının tüm yetkileriyle geldik, Allah bizi milletimize mahcup etmesin... Sadece bize oy verenlerin değil, 81 milyonun tamamının Cumhurbaşkanı olduğumuzun bilinciyle milletimize layık olmaya çalışacağız... Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi zorlama değil, tarihin bizi yönlendirdiği isabetli bir tercihtir."
Geçmişte yol açtığı siyasi, sosyal, ekonomik kaoslar sebebiyle ülkeye çok büyük bedeller ödeten sistemi artık geride bıraktıklarını ifade eden Erdoğan, "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile 150 yıla yaklaşan demokrasi arayışımızın ve 95 yıllık Cumhuriyet tarihimiz boyunca yaşadığımız denemelerin çok ötesinde yeni bir yönetim modeline geçiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

"Bize düşen, medeniyetimizin ihyası ve inşası"

"Demokrasi tarihimizin tecrübeleri yanında, son 16 yılda ülkemizi 3,5 kat büyütürken karşılaştığımız sıkıntılar bize de bu değişimin kaçınılmaz olduğunu göstermiştir." diyen Erdoğan, şöyle devam etti:
"Türkiye, Osmanlı'dan beri tarihinde ilk defa kritik bir yol ayrımında tercihini darbe veya benzeri zorlamalarla değil, milletimizin özgür iradesiyle gerçekleştirmiştir... Bundan sonra milletin doğrudan yetki verdiği ve dolayısıyla hesap sorma hakkına sahip olduğu Cumhurbaşkanı, çalışmalarını yasama ve yargı organlarıyla uyumlu bir şekilde yürütecektir... Bugün burada, milletimize 95 yıllık Cumhuriyetimizi yeni bir yönetim anlayışıyla şahlandırmanın sözünü veriyoruz... Bundan sonra bize düşen, medeniyetimizin ihyası ve inşası, kaybettiğimiz zamanı geri kazanmak için çalışmaktır ama çok çalışmaktır."

"Sürekli geliştirerek ileriye taşıyacağız"

Erdoğan, bugün "Bismillah" diyerek adım attıkları yeni başlangıcın ilk imtihanının 2023 hedeflerine ulaşmak olacağına işaret ederek, şu ifadeleri kullandı:
"Yeni dönemde Türkiye demokrasiden temel hak ve hürriyetlere, ekonomiden büyük yatırımlara kadar her alanda daha ileri gidecektir... Hiçbir ülkenin ve hiçbir toplumun vasiye, vesayete, mürebbiyeye, kurtarıcıya ihtiyacı olmadığına, insanlığa lazım olan tek şeyin adalet ve iş birliği olduğuna inanıyoruz. Yeni yönetim sistemimizi sürekli geliştirerek ileriye taşıyacağız. Bürokrasi değil hizmet üreten bir devlet yapısını inşa etmiş durumdayız. Türkiye'yi savunma sanayisinden sınır güvenliğine kadar her türlü alanda güçlendireceğiz."
Başkan Erdoğan, cuma günü Hacı Bayram Camisi'nde kılacakları cuma namazını müteakip yeni kabinenin ilk toplantısını gerçekleştireceğini bildirdi.


"Bizim gönül sınırlarımızın hududu yoktur"

Erdoğan, "Bizim gönül sınırlarımızın hududu yoktur. İşte bugün buradaki şu manzara, gönül sınırlarımızın genişliğinin en somut örneğidir." dedi.
"Bugün 'Bismillah' diyerek adımını attığımız yeni başlangıcımızın ilk imtihanı, 2023 hedeflerimize ulaşmak olacaktır." şeklinde konuşan Başkan Erdoğan, "Yeni dönemde Türkiye demokrasiden temel hak ve hürriyetlere, ekonomiden büyük yatırımlara kadar her alanda daha ileri gidecektir." dedi.
Erdoğan, "Hiçbir ülkenin ve hiçbir toplumun vasiye, vesayete, mürebbiyeye, kurtarıcıya ihtiyacı olmadığına, insanlığa lazım olan tek şeyin adalet ve işbirliği olduğuna inanıyoruz." diyerek yeni yönetim sistemini sürekli ileri taşıyacaklarını kaydetti.

"Çok büyük hamleler yapacağız"

Ekonomiye dikkat çeken Başkan Erdoğan, "Makro ekonomik dengelerden yatırımlara kadar her alanda çok büyük hamleler yapacağız." dedi.
Erdoğan, yeni dönemde sosyal devlet niteliğini de çok daha güçlü hale getireceklerini söyledi.

Başkan Erdoğan sözlerini şu şekilde sürdürdü:

"Her türlü hak ve özgürlükten, ülkemizin sahip olduğu tüm zenginliklerden, köken, inanç, meşrep, bölge, şehir farkı olmaksızın, vatandaşlarımızın tamamının yararlanmasını sağlayacağız."
Erdoğan, "Tüm alanlarda, milletimize verdiğimiz sözlere uygun şekilde Türkiye'yi büyütmenin, güçlendirmenin çabasında olacağız." ifadelerini kullandı.

"Tren kazası sebebiyle kutlama bölümlerini iptal ettik"

Başkan Erdoğan, "Elim tren kazası sebebiyle törenimizin halk oyunları, lazer ve ışık gösterileri gibi kutlama bölümlerini iptal ettik." dedi.

Başkan Erdoğan sözlerini şu şekilde devam ettirdi:

"En büyük zenginliğimiz insanımızdır. Çalışkanlığı ve üretkenliğiyle herkesi kendine hayran bırakan insan kaynağımızı eğitimle, teşvikle daha etkin şekilde kullanmak için gereken her adımı atacağız."
Erdoğan, "En önemli önceliklerimizden biri, maziden atiye kuracağımız güçlü köprüyle nereden geldiğini bilen, nerede durduğunun ve nereye gitmek istediğinin şuurunda nesiller yetiştirmek olacaktır." şeklinde konuştu.

8 Ocak 2018 Pazartesi

Devlet Bahçeli medya buluşmasında

MHP Genel Başkanı Bahçeli, basın kuruluşlarının Ankara temsilcileri ile bir araya geldi. 2019 yılında yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili aday göstermeyeceklerini ifade etti.
1
MHP lideri Devlet Bahçeli gazetecilerle bir araya geldiği toplantıda, 2019 yılında gerçekleşecek seçimlerde Cumhurbaşkanı adayı göstermeyeceklerini ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı destekleyeceklerini açıkladı.

"CUMHURBAŞKANI ADAYI GÖSTERMEYECEĞİZ"

Bahçeli, "MHP Cumhurbaşkanı adayı göstermeyecektir. MHP'nin Genel Başkanı Cumhurbaşkanı adayı olmayacaktır.
Anayasada beraber hareket ettiğimiz parti ile beraber sonuç almak Türkiye'nin hayrına olacağı inancındayız. Herhangi bir sebeple sayın Recep Tayyip Erdoğan aday olmaktan vazgeçerse, başka türlü gerekçeler ortaya konulursa kendisinin bileceği iştir. 7 Ağustos'ta başlatılan ruha MHP sadıktır.
Yenikapı meselesini de iyi anlamak lazımdır. Cumhurbaşkanlığı seçiminde Yenikapı ruhuyla Recep Tayyip Erdoğan'ı destekleyeceğiz." dedi.

Bahçeli: MHP Cumhurbaşkanlığına aday göstermeyecek VİDEO



MHP lideri Devlet Bahçeli'nin konuşmasından satır başları:

"HER ŞEYİ AÇIK AÇIK SORUN"

"Anında cevap verme imkanı her an mümkün olmuyor. Olsa da o toplantının havasını bozmamak için arkadaşlarımıza tavsiyemiz sessiz kalmasıdır. Yeri geldiğinde cevap verilir.
Olayları saptıran konuşmalar olmakta. Şimdi burada aklınızda ne varsa, neyi merak ediyorsanız açık açık sorun, dürüst ve ilkeli bir üslupla cevap verme niyetindeyim. Sözü size bırakıyorum, her şeyi sorabilirsiniz.
2018 siyasette çok hareketli olacak. 3 Kasım yeni bir dönemin başlangıcı olacak.

"CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN İLE GÖRÜŞMEMİZ OLMADI"

SORU- AK Parti-MHP ittifakı
"MHP olarak şuan AK Parti'nin Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan Bey ile ittifak konusunda ve siyasetin gelişmeleriyle ilgili herhangi bir görüşmemiz olmamıştır. Ancak kamuoyunda tartışılan konular Cumhurbaşkanının da bizim de gündemimize de düşmüştür. Bir görüşme talebi olduğunda görüşülür, olmadığı taktirde biz görüşlerimizi açıklayarak sorumluluğumuzu yerine getirme gayretinde olabiliriz.

SEÇİM BARAJI

12 Eylül ara rejimi sonrası veya darbe sonrası Türkiye'nin yeniden siyasi yapılanma sürecine girdiği ortamda seçim mevzuatı üzerinde görüşmeler olmuş ve bazı kararlar oluşmuştur. Arzulanan neydi? 12 Eylül ruh ve felsefesini edvam ettirebilecek bir siyasi yapının oluşması amacıyla bu düşünülmüştür. Bir matris düşünün, dikey kısmında 1977'nin TBMM'de temsil edilen partilerin adları yazılı; AP, CHP ve MHP. Yatay kısmında ise bilinen ve Türkiye'de uygulanan seçim sistemleridir.
Türkiye genelinde yüzde 10 barajı, seçim çevrelerinde ise yüzde 20-25 barajı öngören bir barajlı dHont sistemi uygulamaya geçirilmiştir.

"YÜZDE 10 TURGUT ÖZAL DÖNEMİNDE YÜKSEK GÖRÜLDÜ"

12 Eylül yönetiminin kadrosunda bulunan bir şahsiyet, merhum Turgut Özal Bey Anavatan Partisi'ni kurmak suretiyle siyasi hayata girmiştir. Seçim sonucunda MHP ve Milli Selamet Partisi dışında partilerle bir sonuç alma gayretine girilmiş ve sonuç alınmıştır. O zaman yüde 10 çok yüksek görülmüştür. Seçim çevrelerinde de 20-25 gibi çok ağır baraj konulmuştur. Siyaset bilimciler yorumlarlarsa çok değişik sonuçlar elde edildiği görülecektir. Partiler büyük oranda parlamentoda temsil edilememişlerdir. Seçim beyannameleri incelendiğinde birçok parti barajın aşağıya çekilmesi konusunda vaatlerde bulunmuşlardır.
91 yılında Refah Partisi, MHP ve Islahatçı Demokrasi Partisi (IDP) bir araya gelerek bir ittifak oluşturmuşlardır. Bu ittifak yasal olarak oluşamamıştır. Bu ittifak 62 vekil ile Meclis'te temsil edilmiştir. Sonuç itibarıyla seçimden Refah Partisi adıyla girildiği için seçim sonuçları Refah Partisi adına yazılmıştır. Hazine yardımından da mahrum kalmışlardır.
Siyasi bilimlerin analizlerinde de MHP ve IDP hiç konu edilmeden Refah Partisi oyları üzerinden siyasi yorumlar ve siyasetin geleceğini belirleme gayreti içine girmişlerdir. Bu tecrübeyi yaşayan biri olarak siyasi yapının normalleşmesi açısından bir deneyimi yaşamış bir kişi olarak özellikle önümüdeki yılları da göz önüne aldığımız takdirde MHP bir ittifak olayı söz konusu olacaksa bu yasal olmalıdır. Bugünkü imkanı nedir? Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin uygulamaya geçeceği süreç içinde uyum yasalarından seçim ve siyasi partiler gibi kanunlar olacaksa o zamana siyasi partilere ittifak yapma imkanı, seçim sistemine de maddelerin konulması gerekmektedir. MHP çok pratik bir çözüm olarak üzerinde tartışılması mümkün olabilecek bir yaklaşımı ortaya koymuştur.
Seçim sisteminde ittifakın nasıl yapılacağına dair maddelerin konulması gerekir.

"15 GÜNLÜK PARTİ BARAJI AŞIYOR..."

Bir cümle sarfetmişizdir ve hala doğru bir cümledir. Yüzde 10 barajı ağır bir barajdır. Bu ifadeyi kullandığımız zaman basında yer alıralmaz televizyonda daimi personel halinde gelmiş yorumcular, 'MHP barajı aşamama endişesine sahiptir. Onun için yüzde 10 ağır' demektedirler. Sanki 15 günlük parti barajı aşıyor, muhtemelen olabilecek siyasi oluşumlar barajı aşabilecek ama MHP aşamayacak gibi ters bir yorum içerisine giriyor. Bu haksızlıktır.

"MHP'NİN BARAJ SORUNU YOKTUR"

MHP'nin baraj diye bir sorunu yoktur. Türkiye'nin içine düştüğü durumları dikkate alan yorumlar yaptığınızda Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin uygulama sürecine girdiğimizde uyum yasaları da gündeme gelecekse MHP diyor ki, bugün veya yarın, bazı gelişmeleri de göz önüne alarak siyasi partiler ve seçim kanununda "Acaba bir 'ittifak' kavramı yer alabilir mi, nasıl olabilir?" sorusunu soruyor, tartışılmasını öneriyor.

"ALFABEDE 29 HARF VAR"

Buyurun Meclis'te bir ittifakın nasıl yapılabileceğine dair yasal ve ahlaki durumunu ortaya koyalım. A Partisi seçime girecek, B Partisi seçime girecek, C Partisi seçime girecek. diğer partilerden de varsa alfabe 29 istediğinizi koyabilirsiniz. A Partisi seçime girecekse, MHP, C Partisi'ni ittifak olarak takdim ediyor. A ve B partisi bir tarafta, bir tarafta da C ittifakı var. C ittifakının altında ittifakı oluşturan hangi parti var ise, bu E ve F Partisi olabilir. O zaman ittifak E ve F Partisi olarak gerçekleşecektir. Bahçeli olarak sandığa gittiğimde önce MHP'ye oyumu vereceğim, sonra da C ittifakına oyumu vereceğim. İki partinin aldığı oylar belli olacak ama ikisi ile beraber ittifakın oyu da belli olacak. Bu temsilde adalete bir kapı açmak demektir.
Bugün veya yarın bazı gelişmeleri de göz önüne alarak seçim kanununda acaba bir ittifak kavramı yer alabilir mi nasıl olabilir sorusunu soruyoruz.
Partilerin siyasi kimliği ortadan kalkmadan, seçim haklarını kaybetmeden ittifak olmalı.
Türkiye'de Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi vardır. Cumhuriyet tarihinin 3. evresi oluşmuştur.

"MHP ADAY GÖSTERMEYECEK"

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi halk oylaması ile kabul edilmiştir. Bu süreç 3 Kasım 2019'daki seçimlerle uygulamaya bütün kurum ve kuralları ile beraber geçecektir. Böyle bir süreci gölgelemek, ayrımlarla her türlü kaosu davet etmek doğru bir şey değildir. Anayasayı değiştirip yeni sisteme geçmeye katkı sağlayanlar, siyasi şartlar değişti, ben şunu düşünüyorum deme şansına sahip değildir.
MHP, Cumhurbaşkanlığı adayı göstermeyecektir. Anayasada beraber hareket ettiğimiz parti ile beraber sonuç almak Türkiye'nin hayrına olacağı inancındayız. Herhangi bir sebeple sayın Recep Tayyip Erdoğan aday olmaktan vazgeçerse, başka türlü gerekçeler ortaya konulursa kendisinin bileceği iştir. 7 Ağustos'ta başlatılan ruha MHP sadıktır. Yenikapı meselesini de iyi anlamak lazımdır.

"DÜŞÜNCEMİZ CUMHUR İTTİFAKIDIR"

Türkiye'de yeni bir kapı açılmıştır. Bu uygulamalardan doğan aksaklıklardan özetlenerek gelinmiş olan bir yapıdır. Türkiye'nin geleceğini dikkate alarak, dirliğini, birliğini göz önüne alarak, kaosçu faaliyetlerini de göz önüne alarak, yeni sürecin başlaması tarihi 3 Kasım 2019 olacaksa o zaman MHP Cumhurbaşkanlığı seçimi veya milletvekilliği seçiminde bu yönü ile hareket edecektir.
Düşüncemiz Cumhur ittifakıdır. Bu partileri ilgilendiren bir konudur. Büyük bir birlik, yani anayasa değişikliğindeki birlik devam etmesi gözüküyorsa o zaman Cumhurbaşkanlığının ittifakı da bu olur. Artık o 5 televizyoncu bugün akşam birkaç programa başlıyorlar. Acaba Bahçeli ne dedi? Erdoğan kabul eder mi, etmez mi? Bunlara benim aklım ermez. Benim aklım Türkiye'dir.

"ERDOĞAN'I DESTEKLEYECEĞİZ"

MHP'nin Cumhurbaşkanı adayı yoktur, MHP Genel Başkanı aday olmayacaktır. MHP olursa ittifakla, olmazsa kendi partisi olarak milletvekilliği seçimine girer. Cumhurbaşkanı seçiminde Recep Tayyip Erdoğan'ı destekleme kararı alır.
Yenikapı meselesini de iyi anlamak lazımdır. Cumhurbaşkanlığı seçiminde Yenikapı ruhuyla Recep Tayyip Erdoğan'ı destekleyeceğiz.

FETÖ VE PKK TERÖRÜ İLE MÜCADELE

(Terörle mücadele) MHP, terörle kesintisiz mücadelenin gerçekleştirilmesi için bugünkü siyasi iktidara tam destek vermektedir. Terörün kökü kazınmalıdır. Bu PKK terörü için geçerli olduğu kadar FETÖ terörü olarak da geçerlidir. Terör odakları tamamen tüketilmek üzere yok edilmek gibi bir faaliyetin içinde sürdürülmektedir. Bunun sonucu mutlaka alınmalıdır. 15 Temmüz bir yüz karasıdır. Milletimizin kabul etmeyeceği bir davranıştır. Buna sebep olan her unsur tamamen yargı önünde hesap vermelidir. FETÖ'nün bütün unsurlarının yargı yolu ile cezalandırılması kararı sürdürülmektedir. ABD dost ve müttefik olarak Türkiye ile birlikte değerlendirmeler yapmayı tercih ediyorlarsa, 15 Temmuz felaketini anlayıp görüp Pensilvanya'yı Türkiye'ye göndermeli. Amerika'nın takip ettiği yol bunun haricinde yol değildir. Bu davranışlarla fazla bir huzur bulacağına da ihtimal vermiyorum. Suriye'yi, İran'ı, FETÖ'yü, terörü karıştıran Amerika.

"HOLDİNGLERE EL AÇAN BİR PARTİ OLMASIN"

Ben çok net ifade ediyorum. MHP'nin barajı aşma, aşamama gibi bir meselesi yoktur. İnandığı yolda yoluna devam etmektedir. Sadece bizimle alakalı değil, Türkiye'de barajın getirmiş olduğu, her partiye sıkıntısı var. Bazı ittifakların normal olması isteniyorsa o zaman ittifak yapılabilir diyoruz, geçmiş dönemde kaygılarımızı dile getiriyoruz.
Kendinin oyunun ne olduğu belli değil, bu belli olsun, bunda bir kötülük var mı? Arkadaşlarımız diyecek ki şu kadar oy aldım. Türkiye'de partiler hazineden yardım alıyor. Aldığı yardım da alınan oy oranına yaklaşmışsa o da hazineden yardım alsın. Holdinglere el açan bir parti olmasın. MHP bugüne kadar holdinglere el açmayan tek partidir. İYİ Parti gibi bir partiyi kurar, bir hanımefendinin koluna sepeti takar gönderir. İyiler onların olsun.

"MHP'NİN HÜKÜMETİN OLUŞMASI SIRASINDA BİR TALEBİ OLMAZ"

Bizim yüzde 7 gibi bir oy oranının ittifak içinde olsun olmasın, değişsin değişmesin gibi bir kaygısı yok. MHP pazarsa satılanmaz, pazarlanamaz bir partidir. Yüzde 5'le 3 gibi bir hazine yardımı talebimiz yok. Önceki anayasa değişikliği ile bu yüzde 3'e düşmüş. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçildiği anda MHP kimin Cumhurbaşkanı olması ile alakalı, önceki sözlerinin arkasında durarak eğer Recep Tayyip Erdoğan veya herhangi birisi Cumhurbaşkanı olduğunda, kuracağı hükümetin içerisinde biz şu kadar bakan isteriz gibi bir ahlak dışı davranışın içinde olamaz. Seçilecek olan kişi yürütmeyi kendisi kurar, nasıl kuracaksa kendisinin bileceği iştir. Kendisine destek verdik diye ortaklık şeklinde, koalisyon devam edermiş gibi bir anlayışla sağdan soldan sapmaları kabul etmez.
Cumhurbaşkanı'ndan da bunu kabul etmemesini isterim. MHP'nin hükümetin oluşması sırasında bir talebi olmaz.

"ERKEN SEÇİM DOĞRU DEĞİL"

Biz her zaman hedefteyiz, hedefte olmaktan da zevk duyarız. O çevreler bizi hedef dışı tutarlarsa bir arıza var demektir. Bu süreci başlatmış olan kişi bu konuda bir hak elde etmek arzusu taşıyor, öyleyse Cumhurbaşkanı adayı olmak en tabii hakkıdır. Anayasa değişikliği, halk oylamasındaki, Yenikapı ruhu ile hareket ederek destek vereceğimizi söylüyoruz. Erken seçim zaten doğru değil. İran karışıyor, Suriye, Irak şu...

"SİSTEMİ NİYE ZEHİRLİYORSUN?"

Türkiye'nin normal sürece geçinceye kadar onu gölgeleyecek bir yola sapmak doğru değildir. Tekrar parlamenter sisteme döneceğim diyor. 400 vekile sahip olursan döneceksin. 400 vekile sahip olursan Cumhurbaşkanı sen ol, sistemi niye zehirliyorsun?
Cumhurbaşkanlığı seçimi ile TBMM seçimi aynı gün olmakla beraber iki ayrı kurul, kavram, unsurdur. Milletvekilliği seçimlerinde MHP, TBMM'de anayasada yer alan temsilde adalet ilkesinin hayata geçirilebilecek bir konumda olmasını istiyor. Biraz sabırlı olalım. Bundan sonra bu konuyu tartışmaya açan kimse, bu kadar net ifadeye göre bu tartışmayı taşıyorsa hayatı boyunca soru işareti taşır.

"ABDULLAH GÜL DOLDURUŞA GELMEMELİ"

Abdullah Gül'ün Ak Parti'de özel ve önemli bir konumu var. Bugünkü konjoktürde herhangi bir yanlış yaşamamasında ve dolduruşa gelmemesinde fayda var.
Sayın Abdullah Gül Bey, AK Parti içinde özel ve önemli yeri olan bir şahsiyettir. Recep Tayyip Erdoğan ve parti kurucuları ile önemli çalışmaları olmuştur. Cumhurbaşkanı olmuştur. Bugünkü konjonktürde herhangi bir engelleyici yanlışı yaşamamasında fayda var. Adayım diye ortaya çıkması izah edilebilecek bir durum değildir. Sağın solun dolduruşuna gelmemesi lazım.

YEREL SEÇİMDE DE İTTİFAK GÜNDEMDE Mİ?

(Yerel seçimde ittifaklık olacak mı?) Henüz daha ittifak konusu seçimlerle alakalı olarak. Hayatın bundan sonra her alanında olacaktır anlamı taşımaz. Bunun yanına çok daha değişik şeyler ilave etmenin bugün için manası yoktur. İttifak olur ama ittihata doğru gidecek bir durum söz konusu hiçbir zaman olmaz.

"8 MİLİTAN VEKİLLE ORTALIĞI KARIŞTIRIYORSUNUZ"

Aşağılık davranışı 15 Temmuz'da karşı direniş ile durduranlardan hesap sordurabilecek bir konuma gelebileceklerini görmezlikten gelip bu sözü söyleyenler 4 Nisan 2012'deki paşalar davasını bir hatırlasın da. Devrimcileri yine yalnız bırakan o ana faktör denilen unsurdur. Kurun ayrı ayrı parti. Meclis'te temsil edin. Niye CHP'nin içine giriyorsunuz, 8 militan vekille ortalığı karıştırıyorsunuz?

"ÜLKÜCÜLERİN SOKAKTA OLMAMALARI GEREKİR"

Ülkücülerin sokakta olmamaları gerekir. Bu kesin bir talimattır. Bunun burnu dik olursa bozkurt, şöyle olursa heavy metalci olur. Ülkücü kadro bu işin içinde olmayacaktır. Sokağa dökmek isteyen hiçbir unsur uyumaz. 24 saat Türkiye uyanık kalmak mecburiyetindedir.
Tek tip kıyafet konusu daha sonra hülümetle yetkililer arasında konuşulur, karara bağlanır.
İttifaklaşma cepheleşmeyi de kutuplaşmayı da önler. Zaten çatışma olmaz. Onun için yasal zemine çekmekte yarar var.

"ABD SARRAF'I PAKETLEYİP BİZE YOLLASIN"

Suç ABD'de işlenmişse ABD, Türkiye'de işlenmişse Türk yargısı bakmalı. ABD elindeki delillerle paketleyip Sarraf'ı bize yollasın."
google-site-verification: google2afd6f3c8ec4d6d7.html