BİZLER TÜRKİYE İÇİN VARIZ

Amacımız Bu ülkenin hepimiz için huzurlu ve yaşanabilir olması için yürütülen çabalara katkı sunmak.

Alevisiyle, Kürdüyle; gelenekselcisi, Atatürkçüsüyle; milliyetçisi, solcusuyla… Hepimiz bu ülkede yaşıyoruz.

Bence, hepimiz daha iyi koşullarda yaşamayı hak ediyoruz.Daha onurlu, daha saygın, daha estetik, daha barışçı koşullarda birlikte yaşamak için bilgilendirme paylaşım yapıyoruz…

Günlük Haber Siyasi-Politik Yorum Platformu


Whatsapp ile paylaş
Milliyetçi-Ülkücü Hareket sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster
Milliyetçi-Ülkücü Hareket sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster

2 Ekim 2017 Pazartesi

MHP BİTTİ DİYENLERE "BİNLERLE" CEVAP



Milliyetçi Hareket Partisi Mersin İl Başkanlığı 12'nci Olağan Kongresi, eski-yeni binlerce partiliyi bir araya getirdi. MHP Genel Başkan'ı Devlet Bahçeli'ye bağlılığını bildiren il teşkilatındaki birliktelik, MHP'nin kan kaybı yaşadığını söyleyenlere net bir mesaj niteliği taşırken, tek liste ile seçime girdiği seçimde 11'i geçersiz sayılan 521 oydan 510'unu alan mevcut İl Başkan'ı Zeynel Uğur Gölgeli ise yaptığı konuşmada çarpıcı mesajlara imza attı.

7'DEN 70'E TÜM MHP'LİLER KONGREDE
Bir süre önce MHP Genel Merkezi tarafından atanan Mersin İl Başkanlığı, 12'nci Olağan Kongresini Edip Buran Spor Salonu'nda gerçekleştirdi. Genel Kurula tek liste ile giren mevcut İl Başkan'ı Zeynel Uğur Gölgeli, delegelerin oyları ile güven tazelerken, binlerce partilinin katılımıyla şölen havasında geçen kongre, Milliyetçi Hareket Partisi'nin parçalandığını söyleyenlere net bir mesaj verdi. Salona sığmayarak sokağa taşan partililer, genel merkezin Başkan Gölgeli tercihinin doğruluğunu tescilledi.
Kongrenin yapılacağı alana konvoylarla gelen partililerin yanısıra, partinin geçmiş dönemlerinde görev almış isimlerin de kongrede bir arada olması dikkat çeken ayrıntılardan olurken, MHP'nin kalesi olarak adlandırılan Mersin'deki kongreye; Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Oktay Öztürk, MHP Mersin Milletvekili Baki Şimşek, MHP Genel Merkez MYK üyeleri Kürşat Türker Ercan ile Tamer Ağaosmanoğlu, MHP Adana İl Başkanı Sertan Duran, MHP Hatay İl Başkanı Lütfi Kaşıkçı, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, Taş Medreseli Ülkücüler Genel Başkan'ı Naim Yanık ve yönetimi, Ülkü Ocakları İl Başkanı Gökhan Demir, MHP İlçe Başkanları, İlçe belediye başkanları, Ülkü Ocakları İlçe Başkanları, Ülkücü İşçiler il ve ilçe başkanları, TÜRKAV ve Kamu-Sen yöneticileri, MHP eski il başkanları ve binlerce partili katıldı.

GÖLGELİ'DEN ÇARPICI MESAJLAR

Şölen havasında geçen kongrede konuşma yapan MHP Mersin İl Başkan'ı Zeynel Uğur Gölgeli, çarpıcı açıklamalarda bulundu. Sözlerine genel kurulun hayırlı olmasını dileyerek başlayan İl Başkan'ı Gölgeli, "Karşılıksız sevdanın, hedefe saplanmak için ok gibi bekleyen yiğit neferleri olarak, bizleri böylesine kutsal bir maneviyatta buluşturan Allah'a şükürler olsun. Kongremizin, ülkemize, milletimize, Mersinimize Milliyetçi-Ülkücü Harekete hayırlara vesile olmasını cenabı Allah'tan niyaz ediyorum. Öncelikle ve özellikle, Partimizin Banisi, Ülkücü-Milliyetçi Hareketin kurucusu, hiçbir zulüm karşısında boyun eğmeyen, izinde ve yolunda yürümekten şeref duyduğumuz Cennet Mekan Başbuğumuz Alparslan Türkeş'i, ebediyete intikal eden dava arkadaşlarını, Ruhi Kılıçkıran'dan, Fırat Yılmaz Çakıroğlu'na kadar bütün ülkücü şehitlerimizi rahmetle, minnetle ve saygıyla anıyor ve aziz hatıraları önünde bu kutlu davayı haykırmanın gururunu yaşıyorum" dedi.

MHP'NİN TANIMI ALKIŞ TUFANI KOPARDI

Başkan Gölgeli'nin "Milliyetçi Hareket Partisi, kurulduğu günden  bu güne Müslüman Türk Milletinin  umudu, son kalesi olmuştur. Bu kalenin temelinde iman, Harcında Şüheda kanı, Türk Milletinin azmi, iradesi ve baş eğmeyen kararlılığı vardır. Bedir Ordusu'ndaki iman, Çanakkale savaşlarındaki azim, güç ve kararlılık bizimledir. Sultan Alparslan'ın cesareti, Fatih Sultan Mehmed Han'ın, kararlılığı ve inanmışlığı, Başbuğ Atatürk'ün  kırılamayan iradesi adımlarımıza yön tayin etmiştir. Tabutluklarda, işkencelerde Allah davasının sancaktarlığını elinden, dilinden ve yüreğinden düşürmeyen cennet mekan Başbuğumuz Alparslan Türkeş'in emaneti bizimledir. Bu emanet namusumuzdur. Ülkücü-Türk Milliyetçiliğini siyasi arenada temsil  eden Milliyetçi Hareket Partisi, Türk Milletinin geleceğidir, övünç kaynağıdır. Türk Milletinin, maddi manevi değerler ve kutsalları üzerine bina edilen, Ülkücü Hareket, bu değerler uğruna mücadele etmekten asla geri durmamıştır. Ruhi Kılıçkıran ile başlayan Ülkücü Şehitler kervanı her  hal ve şart altında, namusumuz, şerefimiz ve vazgeçilmezimiz olmuştur. Ülkücü Şehitlerimiz, Süleyman Özmen'in kanlı gömleği, Ciğerleri parçalanan Dursun Önkuzu'nun hatıraları birlik ve beraberliğimizin mihenk taşlarıdır. İdam sehpasına tebessümle yürüyen şehidimiz, Mustafa Pehlivanoğlu'nun son mektubu çağlar ötesine seslenişimizdir. Allah davası  yolunda idam sehpalarına korkusuzca yürüyen Halil Esendağ, Selçuk Duracık kardeşlik bağlarımızın nişaneleridir. Ege Üniversitesinde, vatan hainlerine karşı Bozkurtça, Yiğitçe dik durduğu için bölücü  teröristlerce, kahpece şehit edilen Fırat Yılmaz Çakıroğlu asla dinmeyecek olan yürek sızımızdır. Onun Şehadeti "Fıtrat Değişir sanma, bu kan yine o kandır" sözünün emsalidir ve ölene kadar parolamızdır. Bütün ömrünü, Allah Davasına adamış, bu vatana "Amasız, Fakatsız, Lakinsiz" sevdalanmış, nefsi ve şahsi bütün ikballeri elinin tersiyle itmiş Genel Başkanımız, Bilge Liderimiz sayın Devlet Bahçeli yolbaşçımızdır. "Önce Ülkem ve Milletim, sonra Partim ve ben" cümlesi ile özetlenen, Türk Milletine hizmeti en kutsal görev bilmiş bu uğurda kendi istikbalini, Milletinin ve devletinin istiklaline feda etmiştir. Genel Başkanımız sayın Devlet Bahçeli 21.yüzyılın Bilge Kağan'ıdır.
O'nun devlet adamlığı, ileri görüşlülüğü ve  eksiksiz liderlik vasıfları Ülkücü-Türk Milliyetçilerinin gururudur. Özellikle 1 Kasım seçimleri sonrası başlatılan, iftira, dedikodu ve eyyamcılıkla yıpratılmaya çalışılan Genel Başkanımız;  bütün saldırıları göğüslemiş davaya olan adanmışlığı ile bütün kirli oyunları bozmuştur. O'nun emperyalist oyunlar karşısındaki dik duruşu, zafere olan inancı, cesaretimizin membasıdır" şeklindeki Milliyetçi Hareket Partisi tanımı, salonu dolduran binlerce partilinin alkış tufanı koparmasına sahne oldu.

"OYUNLAR BOZULDU, PLANLAR ALT ÜST OLDU"

Genel Başkan Devlet Bahçeli'nin ileri görüşlülüğü ile uyarılarında ve attığı adımlarda hep haklı çıktığını anımsatarak genel Başkan üzerinden Milliyetçi camiayı bölmek ve ayrıştırmak isteyenlere seslenen Gölgeli, "Çözüm süreci günlerinde; hendekler kazılıp, teröre prim verildiği günlerde, Garnizonlarda gönderdeki bayraklar indirildiği günlerde, Valilerin operasyon izni vermediği, veremediği günlerde, BOP eşbaşkanlığı günlerinde, askere sınır ötesi operasyon yetki tezkerelerinin verilmediği zamanlarda, FETÖ cinayet örgütünün henüz hiç kimse tarafından konuşulmadığı, hatta övgülere mazhar kılındığı günlerde, Bilge liderimizin yaptığı uyarılar, tavsiyeler hala hafızalarımızda olduğu gibi tarihe de not olarak düşülmüştür. "Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben" diyecek kadar devletine ve milletine karasevdalı, sığ siyasetten uzak bir lider olduğunu defalarca ortaya koymuştur. Nihayetinde 15 Temmuz 2016 akşamı 21. yüzyılın Bilge Kağanı'nın ne kadar haklı olduğu, yıllardır yaptığı uyarıların ne kadar yerinde olduğu dost düşman her kesim tarafından anlaşılmıştır. 15 Temmuz Gecesi, siyasilerin bir çoğu ortada yokken, Genel merkezini "Karargaha" çeviren ve gerekirse "çarpışmayı" dahi göze alıp Türk Milletine cesaret ve direnme gücü aşılayan, kararlı duruşu ile "Size Öyle bir vatan bırakıyorum ki, ebediyen sizin olacak" diyen Sultan Alparslan'ın sözünü Büyük Türk milletine hatırlatan, bilge liderimiz hepimizin gurur vesilesi, övünç kaynağıdır. İkbal günlerinde, el öpmek, göze girmek için sıra bekleyenler, parti içerisinde veya dışında makam mevki sahibi olabilmek için kapı aralayanlar ise 1 Kasım seçimlerinden sonra başlattıkları işgal ve değişim hareketinde hezimete uğramışlar, bu gün partilileşmek için toplanarak gerçek yüzlerini göstermişlerdir. Parti parti gezenler, ABD'nin, AB'nin, FETÖ'nün figüranlığına soyunanlar Milliyetçi Hareket Partisine genel  başkan olma hayali kurmuşlardır. Milliyetçi Hareket Partisi'nin, Siyasi Partiler Kanunu ile kurulduğunu, ancak özünde Türk Töresinin hakim olduğunu her ne hikmetse unutmuşlar ya da asla öğrenememişlerdir. "Genel Başkan" değişmezse, partinin "baraj altında" kalacağını ve bu gidişatın "Ülkücü Hareketi Bitireceğini" iddia eden bu soysuzlar; emperyalist güçlere biat etme konusunda adeta yarışmış, üst düzey rol üstlenmişlerdir. Bölücü terör örgütü ile aynı saflarda yer almaktan ar etmemişler,"Ülkücüyü Ülkücüye Kırdırmak" için ellerinden geleni yapmışlardır.
Devletin yok etmek için üzerine yürüdüğü FETÖ'nün açık veya kripto bütün unsurları tarafından maddi manevi desteklenen, düzenbaz, "Topuklu Takunyalı" ve yandaşları MHP'de fitne rüzgarları estirmiş, Türkeş'siz, Bahçeli'siz "Türk Milliyetçiliği" hayali ile ellerinden geleni arkalarına koymamışlardır. Hayatı zikzaklarla dolu bu düzenbazlık ve hile çetesi ömürlerinde dik durmak nedir bilmemiş, yamuk haline bakmadan parti içerisine nifak tohumları ekmeye çalışmıştır. Bilge Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli'nin; tavizsiz, vakarlı ve cesaretli duruşu sayesinde, bu karaktersizler ve yandaşlarının bütün planları alt-üst olmuş bozulmuştur" diye konuştu.

"KAPILAR SONSUZA KADAR KAPANDI"

Bir takım oyunlarla Milliyetçi Hareket Partisi'ne yönelik operasyon başlatanların bir daha ebediyete kadar MHP çatısı altında yer bulamayacaklarını ifade eden Gölgeli, "Ellerinde Ülkücü kanı olanlarla omuz omuza yürüyenlerin, Ulusal Kanal'da boy gösterip Perinçek ağzı ile liderimize dil uzatanların ve netice de Ülkücü Hareket'in başarısı için harcamadıkları gayretin on katını parçalanması için gösterenlerin, her iki cihanda da elimiz yakalarında olacaktır. Bu karakter yoksunları, il ve ilçe teşkilatlarımız hakkında dedikodulara, fitne ve fesada yeniden başlamışlardır. Böylesi hainlerin affı mümkün değildir. Milliyetçi Hareket Partisi'nin çatısı altında bundan sonra hiçbir haine yer yoktur. Partiyi bölme hevesi güdenler, bunun için fırsat kollayanlar emperyalizmin maşalığına gönüllü  soyunanlar, hassas olduğumuz konularda alay edercesine iftira atanlar için bu partinin kapıları sonsuza kadar kapanmıştır. Bilinsin ki, "Ülkücü, ülkücünün öz kardeşidir". Üç  beş "kurt görünümlü" çakal, karaktersizliği tescilli "Topuklu Takunyalının" yakınındaki alçaklar bu kardeşliği asla bozamayacaktır. Tavsiyemiz sabrımızın taşırılmamasıdır. Eğer  bir gün sabrımız taşarsa "akan kan, Ülkücü Kanı, Yanan Can Ülkücü Canı olmayacaktır." Şeref bildiğimiz, namusumuz olarak savunduğumuz ve onurumuz olarak haykırdığımız Ülkücü Hareketin kendini bilmez alçakların ağızlarına meze olmasına asla izin vermeyeceğiz. Genel Başkanımız, Bilge Liderimiz sayın Devlet Bahçeli'ye söylenmiş her söz, yapılan her hakaret bize söylenmiş, bize yapılmış demektir. Kelimesi kelimesine, harfi harfine hesap sormak da boynumuzun borcudur. "Nush ile uslanmayana etmeli tekdir, tekdir ile uslanmayanın Hakkı kötektir"  cümlesini,  fitne, fesat ve nifak ehline hatırlatıyor, "Kadife eldiven içinde Çelik yumruk" olabileceğimizin de bilinmesini istiyoruz" şeklinde konuştu.
Sözlerini "Devlet hiçbir zaman yaşlanmaz" ifadeleriyle sürdüren Gölgeli, "Ülkücü Türk Milliyetçileri var oldukça Türk Devleti daima genç ve dinamik olarak ebediyete kadar yaşayacaktır. Nitekim, "Sırtımda Hançerlenmedik yer kalmamıştı. Saplanan her hançeri Ülkücü Gençlik olarak siz çıkardınız" diyen hareketimizin liderine samimiyet ve sadakat konusunda asla taviz vermeden yolumuza devam edeceğiz. Devlet geleneğini asırlar ötesine miras bırakmak için yılmadan, yıkılmadan mücadele edeceğiz. Biz Üç Hilalli sancağı ebediyete kadar Mersin burçlarında dalgalandırmanın kaygısını taşıyacağız. Ülkücü şehitlerimizin, ebedi aleme göçmüş büyüklerimizin emeklerini, kanlarını, canlarını hiçbir nefse heba ettirmedik, ettirmeyeceğiz. Bu sebeple siyaset kulvarında yapılan yarışmaların "kırmadan, dökmeden, bir birini öteleyip itelemeden" yapılması için cana başla çalışacak bu tür davranışlara asla müsaade etmeyeceğiz. Kazanılan zaferlerin kolay kazanılmadığını, uğruna ömürlerden vazgeçildiğini, kanlar döküldüğünü ve canlar feda edildiğini asla unutmayacak, bu şuuru akıllara mıh gibi çakacağız. Bütün bu fedakarlıkların bir kısım insanlar "nefislerini tatmin etsinler" diye yaşanmadığının bilincinde olacağız. Herkes bilmelidir ki; hiç bir ikbal, makam, koltuk beklentisi olmadan şehadet şerbetini seve seve içen Ülkücü şehitlerimizin daha fazla kemiklerini sızlatmak, onların sırtımızda olan veballerinin sorumluluğunu yok saymak kimselerin hakkı ve haddi değildir" dedi.

"BİR OLACAĞIZ… DİRİ OLACAĞIZ… İRİ OLACAĞIZ"

Konuşmasını Mersin'de birlik içinde olmak, üç hilalli sancağı Mersin burçlarında dalgalandırmak için yılmadan, yorulmadan çalışacaklarının sözünü vererek sonlandıran İl Başkanı Gölgeli şunları söyledi;
"Bu kutlu yolda Mersin bizimle midir? Torosların başı dik evlatları fitne ve fesada karşı birliğin ve dirliğin yanında mıdır? Helalden gayrısında gözü olmayan yörükler Türkmenbeyimiz Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli Bey ile aynı safta mıdır? Ülkücülüğün çilesine takip olup Allah'ın rızasından başka beklentisi olmayan yiğit Bozkurtlar, hanım Asena'lar, dualarıyla ve yürekleriyle bizimle beraber midir? Bu "Evetler" Mersin'in teslim alınamayacağının teminatı, hainlerin ve çıkarcıların korkusudur. Sizlerden aldığımız güç ve milletimize olan hizmet aşkıyla, böylesine zor ve çetin bir dönemde, bizlerde Mersin'e yakışan bir duruş sergileyeceğiz. Genel Başkanımızın emrinde, Üç Hilal Sancağını bu şehrin burçlarında dalgalandırmaya devam edeceğiz. Bir olacağız… Diri olacağız… İri olacağız. Mersin'de el ele vereceğiz, kırgınlıklara son vererek, Yenice den, Kaladran köprüsüne kadar Ülkücü rüzgarı estireceğiz. Belediyelerimiz, Ülkü Ocaklarımız ve Teşkilatlarımızla bir olacağız, gönüllere dolacağız. Türk Milletini yok etmek isteyen, gelenek ve göreneklerimize zarar vermek isteyenlere karşı; Ali Bülent Orkan'ın duruşu olacağız. Uyuşturucu tüccarları, fuhuş şebekeleri, kumarcılar, tetikçiler, tefeciler ve hain odakları hariç partimizin kapılarını her kese sonuna kadar açık tutacağız. Bu çatı cennet mekan Başbuğumuz Alparslan Türkeş'in emanetidir.
Bu emaneti namus bilip koruyacak sonsuza kadar yaşatacağız. Türk-İslam Mührünü, ne pahasına olursa olsun Mersin'e vuracağız. Her ilçemizde, her mahallemizde Ülkücü Milliyetçi Hareketi anlatacağız. Lidere sadakat konusunda zerre taviz vermeyeceğiz. Teşkilatçılık anlayışımızı bir an olsun aklımızdan çıkarmadan, bıkmadan, usanmadan, yorulmadan çalışacağız. Benimle birlikte bu zor ve çetin yolda yürüyecek olan, menfaat gözetmeksizin, mücadelemize omuz vermek için saflarımıza katılan her bir ülküdaşıma şimdiden teşekkür ediyorum.

Dünyevi ikballeri bir yana bırakıp, Türk Milletinin istiklali ve istikbali için gecesini gündüzüne katacak olan her bir ülküdaşımdan Allah şimdiden razı olsun. Cenab-ı Hak, hiçbir Ülkücünün emeğini boşa çıkarmasın. Ülkücü hareketi daim kılsın, dünya durdukça yaşatsın. "Türklüğün düşmanı çok, ancak Türklüğü savunanların düşmanlarının daha da çok"  olduğunu biliyor ve tüm hainlere "Dün az değildik, bugün çoğuz, yarın daha çok olacağız" diye haykırıyoruz. Yastığımız Mezar Taşı, Yorganımız Kar olsun. Biz bu yoldan dönersek, namus bize ar olsun. Ne mutlu Türk'üm diyene!"

1 Şubat 2018 Perşembe

TÜRKLÜĞÜN BEKASI MHP'NİN BEKASI DEMEKTİR

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 18 Mart'ta yapılacak Büyük Kurultay için teşkilatlara bir genelge gönderdi ve uyarılarda bulundu.  Bahçeli, "Terörle mücadeleyi yaralamak için kızarmaz yüzle devreye girenlerin neye ve kimlere hizmet ettiği de belirginleşmiştir." Dedi.
 
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, parti teşkilatlarına gönderdiği genelgede "Milliyetçi Hareket Partisi'nin 12'nci Büyük Kurultayı, 2019 yılında peş peşe gerçekleşecek Mahalli İdareler, Milletvekilliği ve Cumhurbaşkanı Seçimleri için aynı zamanda stratejik hazırlık, aynı zamanda siyasi hedef ve takip edilecek politikaların da ele alınıp billurlaşacağı demokratik bir fırsat olacaktır. Önümüzdeki siyasi imtihanlardan yüzümüzün akıyla çıkmak, belirlenmiş amaçlara kucaklaşma hissiyatıyla ve beraberlik ruhuyla ulaşmak yeg‰ne arzu ve beklentimizdir. Milliyetçi Hareket Partisi, Kızılelma ülküsünün bilincindedir. Milliyetçi Hareket Partisi Türkiye'nin geleceğinde söz sahibidir" dedi

Bahçeli, "Aziz Dava Arkadaşlarım" diye başlayan genelgesinde "Türkiye'miz sahip olduğu tarihi zenginlikle, taşıdığı kültürel mirasla insanlık ‰leminde ink‰r ve ihmal edilemeyecek bir seviyededir.

Bu nedenle asırlardır tüm gözler üzerimizdedir.

Tüm dikkatler ülkemizde ve içinde bulunduğu geniş coğrafyadadır.

Anadolu ve mücavir bölgelerden dünyanın kalp atışı duyulmaktadır.

İnsanlık huzura ulaşacaksa, yerküre sükžta erecekse, bunun ön şartı hem Anadolu'nun hem de komşu coğrafyaların tam anlamıyla dirliğe ve istikrara kavuşmasıdır.

Bu kavuşma hali gerçekleşmeden barış arayışları, düzen çabaları sonuç veremeyecek, dahası veremeyecektir.

Sahip olduğumuz stratejik değer ve küresel prestij bütün gizli hesapların ya içimizde ya da etrafımızda görülmesine yol açmaktadır" dedi.


 "MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ BU YÜKSEK TEHDİDİ GÖRMEKTE VE YORUMLAMAKTADIR" 
Bahçeli, şunları söyledi: "Karşımızdaki birikmiş ve bilenmiş karanlık senaryoların iç yüzünü yorumlamak için öncelikle nasıl bir maziden geldiğimiz, hangi badireleri geçtiğimiz, nereye varmak istediğimiz net bir şekilde idrak ve ifade edilmelidir.

Bitmeyen düşmanlıklar, tükenmeyen hesaplar, bırakınız azalmasını, devamlı büyüyen siyasi ve ekonomik operasyonlar Türk ve İslam dünyasının nefes borularını kesme ve koparma hedefine sabitlenmiştir.

Milliyetçi Hareket Partisi bu yüksek tehdidi görmekte ve yorumlamaktadır.

Küresel güçlerin ilgi ve hatta işgal sahası uzun bir süredir Avrasya ve Afrika jeopolitiğidir.

Bu itibarla her taşın altında şer bir plan gizlidir.

Ağır sorunlarıyla ülkemizi kuşatan Balkanlar, Kafkaslar ve Ortadoğu bölgeleri stratejik ve zorlu bir üçgeni andırmakta, anımsatmaktadır.

Türkiye ise bu üçgenin merkezindedir.

Bu jeopolitik tablodan mülhem olmak üzere, ülkemiz çevresindeki her olumsuzluğa, her karmaşaya, her karışıklığa ister istemez açık ve müsait hale gelmektedir.

Türkiye coğrafi konum ve öneminden dolayı aynı zamanda Avrasya jeopolitiğinin kalbi mesabesindedir.

Dostumuzun da, düşmanımızın da çok olması bu yüzdendir.


TÜRKİYE, BÜYÜK BİR DEVLET GELENEĞİNE HAİZDİR 
Coğrafya bir kader olduğuna göre, vatan yaptığımız bu coğrafyanın bize yüklediği sorumluluklardan veya sırtımıza binen ilave külfetlerden kaçamayacağımız gibi bunlardan korkmamız da akıl ve mantık işi değildir.

Türkiye, büyük bir devlet geleneğine haizdir.

Aynı şekilde kadim ve kudretli bir millet yapısına maliktir.

Devletimizin dayandığı temeller hukuki ve demokratik esaslarla belirlenmiş, milli ve manevi değerlerle bezenmiştir.

Kıtaların kavşak noktasındaki Türkiye, mahfuz tuttuğu tarihi nitelikleriyle sivrilmiş, üzerine atılmaya çalışılan ölü toprağını her seferinde silkelemiş atmıştır.

Bugüne kadar çok şükür tuzaklar işlememiştir.

Komplolar işe yaramamıştır.

İşbirlikçilerin, ihanet yarışına girmiş hainlerin karanlık eylemleri tutmamıştır.

Türkiye'mizin jeopolitik ve jeoekonomik avantajları adeta zırh, adeta duvar, adeta çelikten irade olmuş, milli bekayı korumuştur.

Elbette dezavantajlarımızı da yok sayamayız, görmezden gelemeyiz.

Ancak tehlikelere yol veriyor, tehditlere zemin açıyor diyerek coğrafi dezavantajlarımızdan şik‰yet edemeyiz, bundan rahatsız olamayız.

Zira millet birdir, devlet birdir, bayrak birdir, aziz vatan her değer ve emanetiyle bütündür, sonsuza kadar da böyle kalacaktır.

Ayrıca jeo-kültürel konumumuz da, jeo-ekonomik yapımızı aratmayacak ölçüde benzersizdir. 

Hem tarihi ve dini, hem de insani hasletlerimiz, dünya anlam haritasında eşsiz bir yer edinmemize sebep olmaktadır. 

Eşine az rastlanır düzeyde baş döndürücü olan bütün bu özelliklerimiz, Cenab-ı Allah'ın Türk milletine bir lütfudur.

Bütün bu konum, imk‰n ve potansiyeller, bir taraftan Türk milletinin parlak bir geleceğine işaret etmekte; diğer taraftan da Türkiye hasımlarını iştahlandırmaktadır.

Bizim millet olarak sahip olduğumuz yaşama ve gelişme azmi, tarihi tecrübe, istiklalimize ve onurumuza düşkünlük en büyük milli sermayemizdir.

Bu milli sermayenin çarçur edilmesine izin vermeyeceğiz, yağma ve talanına müsaade etmeyeceğiz.

Türklüğün Anadolu coğrafyasında nice mücadelelerle kurduğu Selçuklu ve Osmanlı medeniyetleri ile varoluşumuzun son destanı olan Milli Mücadelemiz bekamızın başlıca ilham ve kuvvet kaynaklarıdır.

Bu itibarla ilham sönmeyecek, kuvvet eskimeyecek, eksilmeyecektir. 

1910'lu, 1920'li yıllar, Türk milletinin üzerinde kara bulutların dolaştığı sancılı ve zorlu yıllar olarak milli hafızalara mühür vurmuştur. 


"TÜRKİYE HER DEFASINDA ZORLUKLARI AŞMIŞ, BELALARI DEFETMİŞTİR" 
Büyük bir imparatorluğun enkazı altında tarih sahnesinden çekilmesi beklenen bir millet, çetin şartlarda çevik bir irade göstererek bağımsızlığını korumasını bilmiş, yeniden doğrulmayı başarmıştır.

Milli Mücadelemizin hemen ardından başlayan siyasi ve hukuki hamleleri, daha sonra sanayileşme çabaları izlemiştir.

Türkiye her defasında zorlukları aşmış, belaları defetmiştir. 

23 Nisan 1920'de "milli h‰kimiyet" ilkesinin, 29 Ekim 1923'te de Cumhuriyet'in ilanıyla şekillenen temel siyasi tercih, çok partili siyasi hayata geçiş ile birlikte yeni bir anlam, yeni bir içerik, yeni bir ruh kazanmıştır.

16 Nisan 2017 Halkoylamasında, bizzat Türk milleti tarafından kabul edilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi de önümüze kalıcı ve kuşatıcı bir ufuk açmıştır.

Fakat on yıllardır, üzerimizde oynanan oyunlar sistematik olarak artış göstermiş, terör saldırıları, haçlı hevesleri, Türk düşmanlığı sürekli yaygınlaşmış, Türkiye'den intikam arayışları yoğunlaşmıştır.

Şu anda Türkiye olağanüstü bir beka mücadelesi vermektedir.

Yüz yıldır kapanmamış hesaplar terör örgütleri eliyle görülmek istenmektedir.

Zalimler karşımızda saf saf dizilmiş, öbek öbek toplanmışlardır.

Türk milleti varlığına ve güvenliğine gölge düşmemesi için tetiktedir, teyakkuzdadır.

12'nci gününe giren Zeytin Dalı Harek‰tı devlet ebed müddet, millet ebed müddet şuurunun bir gereği, kaçınılmaz bir ihtiyacıdır.

Milli güvenliğimize yönelik ahlaksız kumpas, alçak kurgular kaynağında yok edilmek suretiyle Türkiye'nin sınır ve toprak emniyetinin güvenceye alınması ana hedeftir.

Türkiye doğal ve doğru bir şekilde tarihi haklarını, egemenlik alanlarını kararlı ve korkusuzca savunmaktadır.

Ve de istiklalini, istikbalini meşru sınırlar içinde müdafaa etmektedir.

Güney sınırlarımız boyunca sahnelenen hıyanet planlarının, terörist emellerin milli varlığımıza kast etmek gayesiyle tedavüle sokulduğu çok açıktır.


 "TÜRK MİLLETİNİN SÜRDÜRDÜĞÜ VAR OLUŞ MÜCADELESİ HAKLIDIR, ULUSLARARASI HUKUKA GÖRE HAKKI VE VAZİFESİDİR" 
Bu maksatla PKK/PYD tarafından istilaya uğrayan, yöre halkına eziyet ve zulmedilen Afrin'in, ardından diğer terör yuvalarının tepeden tırnağa temizliği milli bir mecburiyet, ahlaki ve hukuki bir mükellefiyettir.

Türkiye'nin sınırlarında ve sınırlarının etrafında yasa dışı hiçbir hain örgüt ve niyet barınamayacak, barınmasına izin verilmeyecektir.

Türk milletinin sürdürdüğü var oluş mücadelesi haklıdır, uluslararası hukuka göre hakkı ve vazifesidir.

Zeytin Dalı Harekatı üzerinde kuşku tohumları eken, terörle mücadeleyi dolaylı ve dolambaçlı telkin, tembih ve tavsiyelerle yıpratmayı amaçlayan odakların faal olmaları, sinsi faaliyetlerini ısrarla sürdürmeleri milli vicdanın dikkatinden kaçmamaktadır.

Türkiye'nin olağanüstü vatan ve millet müdafaasına gölge düşürmeye heveslenen ve bunun için yalanı, dolanı ve iftirayı silah gibi kullanan işbirlikçilerin foyası meydana çıkmıştır.

Terörle mücadeleyi yaralamak için kızarmaz yüzle devreye girenlerin neye ve kimlere hizmet ettiği de belirginleşmiştir.

Milliyetçi Hareket Partisi bu hasis, hırçın ve hain teşebbüsleri dikkatle, ibretle takip etmektedir.

Türkiye karşıtı tutumlarını demokrasi ve hukukla izah ve ihataya kalkışanlar bir defa çuvallamış, PKK/PYD'nin tuzağına gönüllü olarak düşmüşlerdir.

Milliyetçi Hareket Partisi yarım asırlık mazisinin tecrübe ve birikimiyle milli bekamızın diriliş ve direnç mücadelesini tavizsiz desteklemektedir.

Çünkü Türkiye ve Türklüğün bekası MHP'nin bekası demektir.

Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben anlayışımızın gereği de budur.

Milliyetçi-Ülkücü Hareket oyunları bozarak bugünlere gelmiştir.

Saldırıları göğüsleyerek, karanlık senaryoları yırtarak varlık ve birliğini korumuştur.

FETÖ'nün operasyonları, siyasi şantajlar, mesnetsiz suçlamalar, hayasız dedikodular, imza anarşisi, olağanüstü kurultay çığırtkanlıkları çok şükür kalemizin duvarlarını aşamamıştır.

Komplo mucitleri, fitne mimarları, işbirlikçilik markaları ve kriz müellifleri her defasında Üç Hilale cephe almışlar, farklı kılık ve suretlere bürünerek MHP'yi küçültmeye, eritmeye kalkışmışlardır.

Partimizi yapay süreçlerle meşgul etmek, kronik bunalım partileri gibi hizipleştirerek gözden düşürmek, liderinde ve yöneticilerinde itibar kaybına yol açmaya yeltenmek ve en önemlisi giderek tehlikeye sürüklenen ülkemizin önündeki en büyük milli direnç gücünü zayıflatmak bariz olarak amaçlanmıştır.

Ancak hiçbir şer niyet, hiçbir hain ittifak, kökü dışarıda hiçbir karanlık odak başarıya ulaşamamış, sonuç alamamıştır.

Milliyetçi Hareket Partisi'ni kötü emellerine alet etmek isteyen malum çevreler, içimizden devşirdikleri küçük bir grupla zalim gayelerini hayata geçireceklerini hesap etseler de, bunda muvaffak olamamışlardır.

Hatırlanacağı üzere, Milliyetçi Hareket Partisi Merkez Yönetim Kurulu'nun 10 Ocak 2016 tarihli toplantısında, Olağan Büyük Kurultay Takvimi belirlenmiş ve ilan edilmiştir.

Buna göre Parti Tüzüğümüz ve Siyasi Partiler Kanunu uyarınca, ilçe kongrelerimiz resmen 11 Aralık 2016'da Kayseri Kocasinan'da başlamış, 26 Aralık 2017'de Karabük Merkez ilçe kongresiyle tamamlanmıştır.

Bu kapsamda 803 ilçemizde kongrelerimiz başarıyla sonuçlandırılmıştır.

Müteakiben, 14 Mayıs 2017 tarihinde Hatay'la başlayan il kongre sürecimiz 17 Aralık 2017'de yapılan Karabük il kongremizle nihayete ermiştir.

İl ve ilçe kongrelerimizin başarıyla gerçekleşmesinin akabinde, tecelli eden irade marifetiyle sırayı 18 Mart 2018'de yapılacak 12'nci Olağan Büyük Kurultay almıştır.


"MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ KIZILELMA ÜLKÜSÜNÜN BİLİNCİNDEDİR" 
Seçilmiş 1098 üst kurul delegemizin ve 110 doğal delegemizin katılımı, milletimizin eşsiz destek ve duasıyla demokratik ve tarihi kurultayımız 46 gün sonra huzurla, olgunlukla, coşkuyla ve sağduyuyla icra edilecektir.

Milliyetçi Hareket Partisi'nin 12'nci Büyük Kurultayı, 2019 yılında peş peşe gerçekleşecek Mahalli İdareler, Milletvekilliği ve Cumhurbaşkanı Seçimleri için aynı zamanda stratejik hazırlık, aynı zamanda siyasi hedef ve takip edilecek politikaların da ele alınıp billurlaşacağı demokratik bir fırsat olacaktır.

Önümüzdeki siyasi imtihanlardan yüzümüzün akıyla çıkmak, belirlenmiş amaçlara kucaklaşma hissiyatıyla ve beraberlik ruhuyla ulaşmak yeg‰ne arzu ve beklentimizdir.

Milliyetçi Hareket Partisi Kızılelma ülküsünün bilincindedir.

Milliyetçi Hareket Partisi Türkiye'nin geleceğinde söz sahibidir.

Milliyetçi Hareket Partisi Türk milletinin ta kendisi, milli vicdanın fiziken ve fikren kurumsallaşmış halidir.

Nitekim Milliyetçi Hareket Partisi'nin durduğu yer Türk milletinin yanı ve tarafıdır.

Türkiye ise savunduğumuz büyük fikir ve ülkülerin hamd olsun güzergahındadır.

Sorumluluğumuz elbette büyüktür.

Çizgimizde en ufak kırıklık yoktur.

Yürüyüşümüzde aksaklık, fikirlerimizde dağınıklık, ülkülerimizde karışıklık da yoktur.

Nihai olarak 18 Mart 2018'de 12'nci Olağan Büyük Kurultayımız emsalsiz bir vakarla bizzat iradenin sahibi Milliyetçi Ülkücü Hareket'in muazzez takdir ve tercihiyle yapılacaktır.


UYULMASI GEREKEN 10 HUSUS
Parti teşkilatlarımız bu çerçevede bütün hazırlıklarını tamamlayacaklar ve şu hususlara harfiyen uyacaklar, aynısıyla yerine getireceklerdir.

1- 12'nci Büyük Kurultayımız tarihi bir katılımla yapılacaktır. Bu nedenle kurultayımızın havasını koklamak, duygu seline ortak olmak, milliyetçi ruha destek vermek isteyen her vatandaşımız davet edilecektir.

18 Mart 2018'de hem Çanakkale Deniz Zaferi'nin yıldönümü yad edilecek, hem de Türk milliyetçileri yeni bir zafer umuduyla tarih yazacaklardır.

Şimdiden parti teşkilatlarımız buna müzahir hazırlıklarına başlayacaklar, milletimiz kurultaydan tam anlamıyla haberdar edilecektir.


2- Türkiye yüksek risk ve tehlikelerle boğuşmaktadır. Bu itibarla hiçbir tahrike, hiçbir kışkırtmaya, hiçbir kanunsuz eylem ve gösteriye iltifat ve itibar edilmeyecektir.

3- Milliyetçi Hareket Partisi'nin kapısı, gönlünde vatan ve millet sevgisi bulunan herkese açıktır. Kırgınlıklar giderilecek, dargınlıklar bitirilecek, gönüller fethedilecek, eller tutulacak, tam bir buluşma, tam bir kavuşma hali yaşanacaktır. Konuyla ilgili tüm teşkilatlarımız seferberlik ruhuyla çalışacaklardır.

4- Her zaman olduğu gibi, partimizle uğraşan, fitne ve fücur aşılamaya çalışan odaklar görülecektir. Sosyal medya başta olmak üzere, farklı zemin ve platformlarda asılsız ve uyduruk hiçbir iddia, söylem, ifade, haber, yorum, yayın, haber ve değerlendirmeye kulak asılmayacaktır.

Bunlara karşı ise hukukun çizdiği istikamet takip edilecek, kanuni müracaatlar gecikmeksizin yapılacaktır.

5- İl ve ilçe başkanlarımız 9-10-11 Şubat 2018'de Antalya'da planlanan çalışma ve istişare toplantısına eksiksiz ve tam kadro halinde katılacaklardır.

6- Partimizin sembollerini çağrıştıran, istismar eden veya kullanan bizim dışımızdaki yabancı dernek, parti, kurum gibi oluşumlardan uzak durulacak, bu gruplarla bağımızın olmadığı kamuoyuna anlatılacaktır.

7- Dengeli ve sabırla oluşturulan güveni sarsmak ve siyasetimizi yalnızlaştırmak için yapılacak tahriklere dikkat edilecek, bu hassas ortamda gerilim,  tartışma ve çatışmadan mutlaka kaçınılacaktır. 

8-  Partimize doğrudan nüfuz edemeyen odakların, eski ülkücü veya eski MHP'li sıfatı ile bilinen şahıslar üzerinden makale, toplantı, söyleşi gibi faaliyetlerle dava arkadaşlarımızı yönlendirme, duruşumuzu sorgulatma arayışlarına karşı uyanık olunacak, bunların gerçek yüzleri ve maksatları konusunda partililerimiz uyarılacaktır.

9-   Partimizin düzenlediği toplantı ve kararlaştırılmış kampanyalarının haricinde münferiden hareket ve tepki gösterilmeyecek, Genel Merkezin belirlediği işaret, slogan, marş, sembol ve kavramlar dışında materyal kullanılmayacak, tanıtım disiplinine mutlak riayet edilecektir.

10- Ortak fikir ve tutum oluşturmak için Genel Başkan açıklamaları, mesajları, genelgeleri ve grup konuşmaları hassasiyetle takip ve analiz edilecek, politik ve ideolojik söylemlerin sınırı bu esaslar üzerinde çizilecektir. 


"NE YAPIYORSAK TÜRK MİLLETİ İÇİNDİR" 
Milliyetçi Hareket Partisi değişmemiş, dönüşmemiş, ama sürekli gelişmeyi, sürekli özüne bağlı kalarak büyümeyi bilmiştir.

Türkiye'nin maruz kaldığı sıcak ve yakın tehditlerin aşılabilmesi için yeşermiş ahlaki ve milli ittifak ruhunun beka ve birliğimizi teminat altına alıp küresel ve bölgesel kanlı operasyon ve oluşumlara karşı set çekeceği çok iyi bilinmelidir.

Huzur ve beka için güç birliği yaptığımız meydandadır.

Milliyetçi Hareket Partisi kökünden kopmamış, kaynağından ayrılmamıştır.

Ne yapıyorsak Türk milleti içindir.

Neyi amaçlıyor, neyi arıyorsak Türklüğün ve Türkiye'nin bekasına yöneliktir.

Türk milliyetçileri, vatanı ve milleti için hiçbir hesap yapmadan canını bile seve seve veren, vermeye gönüllü olan bir ruhun ve inancın temsilcisidir.

Bugün dönüp geriye baktığımızda yaşanan acıları, çekilen çileleri hatırlamamak, iliklerimize kadar hissetmemek mümkün değildir. 

Cenab-ı Allah'tan en büyük dileğim, bu ülke ve milletin zor ve acılı durumlarla karşı karşıya kalmaması, kaldığı zamanlarda da milli dayanışma, kaynaşma ve kenetlenme ruhunun harekete geçmesidir.

Tarihi bir davanın, çilekeş bir Hareket'in bugünkü temsilcileri olarak, emaneti en güzel şekilde koruyup gelecek nesillere teslim etmek bizim boynumuzun borcudur.

Türk milliyetçileri, milli görev ve sorumluluklarının idraki içinde emaneti kırıp dökmeden, günlük hesaplar içinde çarçur etmeden yarınlara ulaştıracak siyasi akla ve şuura sahiptir.

Ve bunun da gereği şu an onurla yapılmaktadır.

Unutulmasın ki yolumuz açık, önümüz parlak, gelecek ay yıldızlı al bayrağın altındadır.

Ülkemizin ve milletimizin ağır bir tahribatla yüzyüze kaldığı son yıllarda Milliyetçi Hareket Partisi'nin duruşu, çözülmeye çalışılan milli birlik ve kimliğin en önemli güvencesi, milli devlet yapımızın devamında en sağlam dayanağıdır.

İnancım odur ki, partimizin ve dava arkadaşlarımızın yarım asırlık mücadelesi, sahip oldukları yüksek ahlak ve sorumluluk duygusu, tuzak ve hilelere karşı uyanık duruşları ve tesirlerden uzak duran bağımsız karar verme tutumları millet ve mahşeri vicdan tarafından mük‰fatlandırılacaktır. 

Bu duygu ve düşüncelerle tereddütsüz ve inanmış mücadeleleriyle Üç Hilal'i yükselten her dava arkadaşıma şükranlarımı sunuyor, başarılar diliyor, her birisini Cenab-ı Allah'a emanet ediyorum.Ne Mutlu Türk'üm Diyene.

3 Ağustos 2017 Perşembe

TÜRKİYE'DE HEDEF MHP'Yİ BİTİRMEK

MHP Türkiye'nin vicdanı ve sigortasıdır...
Tamer ASHRAF
Türkiye Cumhuriyetinde Tüm şer odakları birleşmiş iken Bu odaklar karşısında tarafını Millet ve Devletten yana seçen,MHP yurt içi ve yurt dışı mihraklar tarafından milletin gözünde itibarsızlaştırma ve algı operasyonlarına başlamıştır.
MHP'nin ideolojisinde siyasi iktidar hırsı,İktidar olmak için şer güçleriyle ittifak yapmak yoktur.Alparslan Türkeş'in Ülkücü gençliği bu tarz oyun ve safsatalara prim vermez.Ülkenin çıkarları,Milletin çıkarları söz konusu olduğunda hiç tereddüt etmez,siyasi hesaplar yapmaz,gereğini yapar.
Neden MHP bu kadar önemli,neden MHP değişmeli,neden MHP bitirilmeli sizce.?
MHP biterse Türkiye'de geri kalanları yönlendirmek,kullanmak,dediğini yaptırmak daha kolay.

MHP siyasi Partiden çok daha fazlasıdır.Bilinçli bir nesil yetiştiren,Ülke ve millet sevdalısı gençler yetişdiren bir ocaktır.
Türkiye Cumhuriyeti'nin,Atatürk İlkelerinin,Türk Milletinin gerçek kalesi MHP bitmemelidir.......
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, son günlerde MHP ile ilgili sosyal medya ve basında yer alan istifa iddiaları ile ilgili iddialara cevap vererek, "250 istifa, 300 istifa gibi asılsız mesnetsiz haberlerle kamuoyu yanlış yönlendirilmektedir. Bu sayıda elimize ulaşan bir istifa söz konusu olmadığı gibi bahsi geçen yerlerdeki müstafilerin sayısı bir elin parmaklarını geçmemektedir" dedi.Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, son günlerde MHP ile ilgili sosyal medya ve basında yer alan istifa iddialarına ilişkin yazılı açıklama yaptı.
MHP için "Gazete sütunlarında "MHP'de istifa çatlağı" sözlerini silah gibi kullanan döneklere, sağı solu arayıp içimizi bulandırmaya çalışan müflis emellere eyvallahımız olmaz"
Son günlerde MHP ile ilgili sosyal medya ve basında yer alan istifa haberleri ile ilgili iddialar, "250 istifa, 300 istifa gibi asılsız mesnetsiz haberlerle kamuoyu yanlış yönlendirilmektedir. Bu sayıda elimize ulaşan bir istifa söz konusu olmadığı gibi bahsi geçen yerlerdeki müstafilerin sayısı bir elin parmaklarını geçmemektedir"
MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, "Milliyetçi Hareket sahipsiz değildir. Okyanus ötesinden beslenen kökü içerideki dış mihraklar, bedeli ne olursa olsun amaçlarına ulaşamayacaklardır" değerlendirmesinde bulundu.
"Son günlerde sosyal medya ve basında çıkarılan partimizden sözde istifa iddialarına" ilişkin yazılı basın açıklaması yapan Büyükataman, "Gölcük ilçe teşkilatı yönetimi ve üyelerinden 410 kişi, Bursa'nınYenişehir ilçesinde 215 kişi istifa etti." şeklinde asılsız haberlerin yayıldığını belirtti. Söz konusu rakamların gerçeği yansıtmadığını ve istifa edenlerin sayısının bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az olduğuna vurgu yapan Büyükataman, "Aramızda bulunuyorken partimizin lehine hiçbir hayırlı çalışma ve gayret göstermeyenlerin, şimdilerde istifa etmeleri nezdimizde hiçbir anlam ifade etmez"dedi.
ESKİ TÜFEK MARKSİSTLERİN KALEMLERİNDEN MHP'YE ADETA KİN AKMAKTADIR
Büyükataman şunları kaydetti: "Son günlerde sosyal medya başta olmak üzere bazı eski tüfek Marksistlerin köşelerinde kalemlerinden MHP'ye adeta kin akmaktadır.
Bu eski tüfek Marksist kalıntıları, paslı ve bayağı namlularına fitne mermilerini sürerek kontrolsüzce ateşlemektedirler.
Milliyetçi Hareket her devirde siyasi saldırıların hedefi olmuş, fitne ve fesatlarla içten çökertilmeye çalışılmıştır.
Her dönemde birilerinin elleri sürekli Ülkücü Hareket'in içinde olmuştur. Geçmişte yaşanan acı tecrübeler hafıza kayıtlarımızda durmaktadır.
12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrası Ülkücü Hareketin yeni bir siyasi parti çatısı altında varlığını sürdürmesinin engellenmesi için başvurulan oyunlar ve tezgâhlar unutulmamıştır.
Türk milletinin tarihi varlığını hazmedemeyen, Türk'ün vatanını çekemeyen ne kadar sicili bozuk, suç dosyası kabarık, fikriyatı bulanık, zihni karışık varsa ellerini ovuşturmaktadır.

İSTİFA HABERLERİ ASILSIZ VE MESNETSİZ
Şimdi de çıkmışlar "MHP Kocaeli Gölcük İlçe Teşkilatı yönetimi ve üyelerinden 410 kişi ve MHP Bursa'nın Yenişehir ilçesinde 215 kişi istifa etti." 250 istifa, 300 istifa gibi asılsız mesnetsiz haberlerle kamuoyu yanlış yönlendirilmektedir. Gazete sütunlarında yalan devleşmiş, aldatma derinleşmiştir. Bu sayıda elimize ulaşan bir istifa söz konusu olmadığı gibi bahsi geçen yerlerdeki müstafilerin sayısı bir elin parmaklarını geçmemektedir. 
SÖZDE ANKETLERLE MHP HAKKINDA OLUMSUZ ALGI OLUŞTURULUYOR
Bu sözde istifalarla birlikte bir de sözde anketlerle kamuoyu yanlış yönlendirilmeye çalışılmaktadır.
Bu güruhun anlayamadığı şey; halkın yalanı, iftirayı, entrikayı sevmemesidir. Bunların MHP aleyhinde algı oluşturmaya dönük propaganda ve kampanyaları ters tepecektir.
Sözde, halkın genel temayülünü belirlemek maksadıyla faaliyet gösteren anket kuruluşları MHP hakkında olumsuz algı yaratma çabasındadır. Bunlar, hiçbir objektif kritere ve veriye dayanmayan hayali kamuoyu araştırmaları ile algı yönetimi yapmaya çalışmaktadır. Oysa çoğu seçmen temayülünü yanlış tespit etmekten sabıkalıdır.
MHP'Yİ YOK ETMEYE KILIÇ ARTIĞI ESKİ MARKSİSTLERİN GÜCÜ YETMEZ
Yaşanan son süreçte, dost düşman herkes bir kez daha görmüştür ki MHP; Türk siyasetinin önemli ve vazgeçilmez bir aktörüdür. MHP'nin temsil ettiği ve uğrunda mücadele verdiği fikir ve dava, bu gibilerin fevkalade maksatlı şekilde kullandığı o maşeri vicdana bir daha çıkmamacasına işlemiştir. MHP'nin Türk milletinin vicdanında edindiği yeri yok etmeye kılıç artığı eski Marksistlerin gücü yetmez.
Yapılan bütün yorumların, uygulanan algı yönetimi metotlarının arkasında kirli bir hesap yatmaktadır. Çünkü siyaset ve medya, MHP tabanına gözünü dikmiştir.
Aramızda bulunuyorken partimizin lehine hiçbir hayırlı çalışma ve gayret göstermeyenlerin, şimdilerde istifa etmeleri nezdimizde hiçbir anlam ifade etmez. Nefisleri hesabına partimizden istifade edemeyenler istifa etmiş ne gam?
FİTNE ÇIKARMA GAYRETLERİ
Hayatlarında MHP'ye hayrı dokunmamış, anılarımızı paylaşmamış, ülkülerimizi anlamamış, mücadelemize katılmamış, katılsa bile hep kenarda durmuş zihniyeti kömürleşmiş, kalbi taşlamış güruh kendilerine başka meşguliyet bulmalıdır.
Milliyetçi Hareket Partisi'nin birlik ve bütünlüğünü çekemeyenlerin fitne çıkarma gayretleri, tartışma ve hizip çıkarma arayışları beyhude bir çabadır. Ve mutlaka da terse dönüp sahibini vuracaktır. Milliyetçi Hareket, ağır tahribatlara rağmen Türk milletinin dimdik ayakta kalmış son kalesidir.
MİLLİYETÇİ HAREKET SAHİPSİZ DEĞİLDİR
Ülkücüler bu siyaset kalpazanlarının ve siyasi kapkaççıların arkasındaki çirkin yüzü gayet iyi bilmektedir.

Milliyetçi hareket sahipsiz değildir. Okyanus ötesinden beslenen kökü içerideki dış mihraklar bedeli ne olursa olsun amaçlarına ulaşamayacaklardır. 48 yıldır vatan, millet, bayrak sevdasıyla her türlü eza ve cefaya dayanmış, her türlü kayıp ve acıya göğüs germiş, Türk milletinin ahlaki ve milli temellerinden Türk milliyetçiliğinin muazzam şuuruna yükselmiş Milliyetçi Hareket Partisi var oldukça, düşmanlar çatlayacak, tasmalı hainler deliye dönüp nifak yangında kül olacaklardır.
Bugün karşımızda mevzi oluşturanlar; bugünün Türkiye'si ile Cumhuriyet'in kuruluş yılları arasındaki sosyal, siyasal ve hukuksal bağları ve kökleri kopartma tehlikesini bünyelerinde bir virüs gibi taşıdıklarını göremeyecek kadar cehaletin kayalıklarına toslamışlardır.
YENİ TAKTİK VE OYUNLARINA DİRENDİK
CHP'sinden HDP'sine; oradan Perinçekgillere; PKK'sından FETÖ'süne kadar kim ne yaparsa yapsın, Türk milletinin kendi kaderine sahip çıkma hakkına operasyon yapamayacaklardır.
Dün Türkeş'siz MHP, MHP'siz Türkiye planlayanların yeni taktik ve oyunlarına direndik; MHP'siz hükümet, MHP'siz Meclis isteyen şerefsizlerle sonuna kadar mücadele ettik. Şimdi de oyunları bozacağız, oyuncuları perişan edeceğiz.
MİLLİYETÇİ HAREKET SURDA GEDİK AÇTIRMAZ
Milliyetçi Hareket'te iradenin sahibi Milliyetçi-Ülkücü dava arkadaşlarımızdır. Bunların dışında bize empoze edilen senaryolara itibarımız yoktur. Gazete sütunlarında "MHP'de istifa çatlağı" sözlerini silah gibi kullanan döneklere, sağı solu arayıp içimizi bulandırmaya çalışan müflis emellere eyvallahımız olmaz. Milliyetçi Hareket surda gedik açtırmaz. Ülkücüler ona buna pabuç bırakacak, onun bunun dümen suyuna girecek aciz, yetersiz ve zoru görünce sıvışacak bir gevşeklikte hiç olmamış, hiç de olmayacaktır.
ÜLKÜCÜLÜĞÜN PATENTİ MHP'DEDİR
MHP, nemelazımcılığın, vurdumduymazlığın, köşe dönücülüğün hâkim hale getirildiği bir toplum yapısında "Ülkücülük" fikrini ve inancını siyasi felsefesinin temeli yapan tek partidir. Ülkücünün yeri ve partisi MHP'dir. Ülkücülüğün patenti MHP'dedir. MHP, Ülkücülüğün mütemmim cüzüdür. Türk milliyetçiliği ve Ülkücülük MHP'nin tekelindedir, çünkü milliyetçiliğin mücadelesini Ülkücülüğün fikriyatını ortaya koyan MHP'dir.

BANKER BİLO FİLMİNDEKİ GİBİ

Eski bir Yeşilçam yapımı olan Banker Bilo filmindeki gibi, Maho köylüleri Almanya'ya götüreceğim diyerek, günlerce kamyon kasasında gezdirdikten sonra nasıl İstanbul'un bir dağ yamacında bıraktıysa, peşinden gittikleri zatın istifacıları sizi iktidara götürüyorum deyip uçurumun kenarına bırakacağı aşikârdır. Bu onların meselesidir, ancak bu müstafilerden tek isteğimiz gittikleri yerin yenisi olmalarıdır."  

25 Ocak 2019 Cuma

MHP Lideri Bahçeli: Biz Milliyetçi-Ülkücü Hareketiz, biz Türklüğün ve Türkiye’nin beka davasıyız

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: "31 Mart seçimleri, yeni hükümet sisteminin ilk demokratik imtihanıdır. Bu imtihandan alnımızın akıyla çıkmamız aynı zamanda beka meseledir
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Yeni darbe senaryoları dillendirenlerin, bunun için el ovuşturanların başına dünyayı yıkacağız. Seçimi itibarsızlaştırmaya kalkışanlar, sandığın meşruiyetini lekelemeye yeltenenler, yalanlarla hayali seçmen üretildiğini iddia edenler beyhude yere çırpınmasın, alayının oyununu bozacağız." dedi.
Bahçeli, partisinin Ankara Spor Salonu'nda düzenlenen Aday Tanıtım Toplantısı'nda konuştu.
Bahçeli, konuşmasına, "'Beka için milli karar, cumhur için istikrar' diyor, adımlarımızı hızlandırıyoruz. 'Sağduyunun birlikteliği, Cumhur İttifakı' diyor, anılarımızı atiye taşımak, parlak bir geleceğin kilidini açmak için çalışıyoruz. Çünkü işimiz çok, hedeflerimiz büyük, yükümüz ağırdır. İnanıyorum ki 31 Mart 2019'da Türkiye ehline emanet edilecektir. İnanıyorum ki Türkiye'nin önünü kesmeye hiç kimsenin gücü yetmeyecektir." diyerek başladı.
Bahçeli, 9 Ocak 2019'un Ülkü Ocaklarının kuruluşunun 50. yılı olduğunu anımsatarak, 24 Ocak 1993'te de Milliyetçi Çalışma Partisi'nin dördüncü Olağanüstü Kongresi'nde MÇP-MHP'nin bütünleşmesinin sağlandığınıaktardı.
Bahçeli, 9 Şubat'ta MHP'nin 50. yıl dönümünü şölen havasında ve çok görkemli bir şekilde kutlayacaklarını bildirdi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin konuşması şu şekilde:
Aziz Dava Arkadaşlarım,
Değerli Belediye Başkan Adaylarımız,
Muhterem Hanımefendiler, Beyefendiler,
Maşallah heyecanınız hayranlık uyandırıyor.
Allah nazardan saklasın, coşkunuz muazzam bir uyanışı müjdeliyor.
Sizleri selamların en güzeliyle selamlıyorum.
Hepinize hoş geldiniz diyorum.
Ankara Kapalı Spor Salonu’na teşrif eden her kardeşimi hasretle kucaklıyorum.
Yurdumun dört bir köşesinde hayat mücadelesi veren değerli vatandaşlarıma sevgi ve şükranlarımı sunuyorum.
Cenab-ı Allah’tan hepinize sağlık, afiyet ve esenlikler diliyorum.
Ülkemizin en hassas döneminde yapılacak olan 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerine 67 gün kala belediye başkan adaylarımızın takdim ve tanıtımını yapmak maksadıyla toplandık.
Ne mutlu bizlere ki, inançlıyız, ilkeliyiz, iradeliyiz, istekliyiz, itibarlıyız, elbette sonuna kadar Ülkücüyüz.
Buna karşılık ihanetin, işgal ve istila emellerinin iki cihanda da can ve kan düşmanıyız.
“Beka İçin Milli Karar, Cumhur İçin İstikrar” diyor, adımlarımızı hızlandırıyoruz.
Çünkü yapacaklarımız pek çoktur.
“Sağduyunun Birlikteliği, Cumhur İttifakı” diyor, anılarımızı atiye taşımak, parlak bir geleceğin kilidini açmak için çalışıyoruz.
Çünkü işimiz çok, hedeflerimiz büyük, yükümüz ağırdır.
İnanıyorum ki 31 Mart 2019’da “Türkiye Ehline Emanet” edilecektir.
İnanıyorum ki, Türkiye’nin önünü kesmeye hiç kimsenin gücü yetmeyecektir.
Bayrakla dertleşen, toprakla birleşen, can verip devleşen kahramanlar olduktan sonra, ölürsem şehit kalırsam gazi diyen inanç kaleleri bulunduktan sonra hangi melun kuvvet, hangi kudurmuş niyet Türk milletini durduracaktır?
Hiçbir zalim, hiçbir hain aklından çıkarmasın ki, sınırda nöbete ihtiyaç varsa, bir sela yeter bu aziz ve necip millete.
Ateş bacayı sarmışsa, ne gam ne tasa, söndürecek cesaret vardır.
Belalar kol geziyorsa silip atacak dirayet vardır.
Karamsarlık bulutları birikiyorsa dağıtacak kifayet vardır.
Zalimler toplanıp yıkım için fırsat kolluyorlarsa hepsini def edecek hamiyet vardır, heyecan vardır.
Bunların hepsi buradadır, bu salondadır, hamd olsun zafere inanmış, sefer için de son hazırlıklarını tamamlamışlardır.
Milliyetçi-Ülkücü Hareket kahramandır, korkusuzdur, fedakârdır, sabırlıdır, vicdanlıdır, tutarlıdır, akıl doludur, nitekim vatan ve millete sevdalanmış yüreklerin muhteşem mecmudur.
Değerli Dava Arkadaşlarım,
İçinde bulunduğumuz zaman kesiti, aynı zamanda kutlu davamızın üç önemli gelişmesinin yıldönümüne tekabül etmektedir.
Bunlardan ilki 9 Ocak 2019’da Ülkü Ocaklarımızın kuruluşunun 50’inci yılıdır.
Kurumsallaşma ve olgunlaşma seviyesine nice badireleri geçerek ulaşan Ülkü Ocaklarımızla her daim iftihar ettik, varlığının devamı, daha da güçlenip Türk gençliğinin sesi olması hususunda üzerimize düşen sorumlulukları harfiyen yerine getirdik.
Ülkü Ocakları Türk-İslam ülküsünün bereketli yurdu, Türklüğe mensubiyet şuuru, İslam ahlak ve faziletine bağlılık ve sadakat yuvasıdır.
İkinci olarak, tam 26 yıl önce, yani 24 Ocak 1993’te, Milliyetçi Çalışma Partisi’nin 4’üncü Olağanüstü Kongresi yapılmıştı.
Bu Kongrede MÇP-MHP bütünleşmesi sağlanmıştı.
Elbette üç hilal amblemi altında partimizin ismi tekrar MHP olarak kabul ve tasdik görmüştü.
Rahmetle andığımız merhum Başbuğumuz Türkeş Bey bu vesileyle demişti ki:
“Artık dedelerimizin azamet ve ihtişam sembolü diye isimlendirdiği şanlı üç hilalimiz, yine şerefli bir mücadelenin adı olarak tarih sayfalarına yazılan Milliyetçi Hareket ismi, 12 Eylül’den bu yana olduğu gibi, sadece gönüllerimizde yaşayan bir sevgi unsuru olmaktan çıkarak, hukuken ve fiilen de siyasi hayatımızdaki yerini alma imkânına kavuşmuştur.”
Birleşip bütünleştik, ayrılık yok, birlik var dedik, Milliyetçi Hareket Partisi’ni ülkü ve ilkelerine uygun şekilde Türk siyasetindeki onurlu mevkiine bir kez daha taşıdık.
27 Aralık 1992 Kongremizde partimizi bölüp parçalamak istemişlerdi.
Türkeş’siz bir parti planlamışlardı.
Aynı isimler 12 Eylül sonrası bu işin bittiğini, boş işlerle uğraşıldığını, gayretlerin boşuna olduğunu söylemişler, üstelik farklı siyasi partilere postu sermişler, kapağı atmışlardı.
Benzerlerine yakın bir dönemde de şahit olunmadı mı?
Yükseliş Koleji’ndeki oyunların, Türkeş’siz MHP peşine düşenlerin çok değil, birkaç yıl önceye kadar farklı isimlerle aynı tür komplolara heves ettikleri görülmedi mi?
Ancak unuttukları veya bilmedikleri bir gerçek vardı:
Bu dava dualıdır, bu dava ihlaslıdır, bu dava kutludur, bu dava şehitlerin kanı üzerinde imanlı kalplerin feragatleriyle yükselmiş, bugünlere gelmiştir.
Biliniz ki, mert kovalar, namert kaçar.
Davamıza gölge düşürenler kaçmaya mahkûmdur.
Bunlar kaçtıkça biz kovalamaya mecburuz. Bunu da seve seve yapacağız.
Acizler için imkânsız, korkaklar için müthiş gözüken şeyler kahramanlar için idealdir.
Milliyetçi-Ülkücü Hareket için imkânsız diye bir şey yoktur.
Böyle bir şey kitabımızda yazmaz, yazmamış, asla da yazmayacaktır.
Türk milletine hizmet yolunda zorluk varsa aşacağız, imkânsızlık varsa mutlaka üstesinden geleceğiz.
Hep söyledim, yine söylüyorum, iman varsa imkân vardır, irade diriyse istiklal güvendedir, istikbal güvence altındadır.
Gerisi masaldır, hikâyedir, palavradadır.
Bir Türk dünyaya, inanmış bir Ülkücü asırlara bedeldir.
Allah’ın izniyle önümüzdeki yüzyıllarda da üç hilal tıpkı ecdadımızın zaferlerine mihmandarlık ve müşahitlik yapar gibi gururla dalgalanacak, Türk milletinin gelecek umudu olacaktır.
Sözümüz sözdür, başarmaktan başka seçeneğimiz yoktur.
Üçüncü olarak, önümüzdeki 9 Şubat günü, Milliyetçi Hareket Partisi’nin 50’inci yıldönümünü şölen havasında ve çok görkemli bir şekilde kutlayacağız.
50 yıla neler sığmadı ki?
50 yılda neler yaşanmadı ki?
50 yılda hangi çileler çekilmedi ki?
50 yılda sevdalar birbirine eklemlendi, gönüller tutuşup Türk-İslam ülküsüyle yandı.
Yandıkça yükseldik, yandıkça güçlendik, yandıkça hamlıktan olgunluğa geçiş sağladık.
Mücadelemiz kolay değildi, ucuz değildi, uyduruk hiç değildi.
1948’de Millet Partisi’yle başlayan doğuş, Cumhuriyetçi Millet Partisi ve Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi’yle doğruluşa, buradan da 9 Şubat 1969’da Milliyetçi Hareket Partisi’ne adım adım, aşama aşama, perde perde ulaşmıştır.
Siyasi hayatımızın yol haritasını çizen, elden ele mücadeleyi sürdüren, demokrasiye ve millete muhabbetten bir an olsun ayrılmayan dava ve siyaset büyüklerimizi, tüm şehitlerimizi hürmetle anıyorum.
Merhum Mareşal Fevzi Çakmak’a, merhum Osman Bölükbaşı’na, elbette merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş’e Cenab-ı Allah’tan rahmetler niyaz ediyorum.
Partimizin yaşı 50’dir, siyasetimizin yaşı 71’dir, davamızın yaşı Türklüğün yaşıyla eştir, eşittir.
Atilla kırbacını Roma’ya vururken biz şahittik.
Hunlar Avrupa’yı titretirken biz vardık.
Orhun Anıtları dikilirken biz oradaydık.
Ötüken’den çıkıyor, Bozkurtla yürüyor, Issık Gölü’nde soluklanıyor, Orhun’dan kana kana içiyor, Tanrı Dağı’nın eteklerinde güneşe buz veriyorduk.
Bedir’in aslanlarıyla aynı mevzideydik.
Müşriklerle boğuşan mümin kalplerin hemen dibindeydik.
Haçlıları boğan kudrettik, rezil akınları durduran kuvvettik.
Söğüt’te çadır kuran bizdik, İstanbul’u fetheden yürek ve yüksek vasıf bizdendi.
Çanakkale’de iman siperi, Sakarya’da istiklal mihveri, Büyük Taarruzda ileri atılan kurtuluş hedefiydik.
Devleti kuran, vatanı kurtaran, milleti kucaklayıp mihnetleri ve müşkülatları yere seren cesaret bizdik.


YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ


google-site-verification: google2afd6f3c8ec4d6d7.html