Günümüzde ülke ekonomisinde köklü değişiklikler yaşanmaktadır. Bunun yanı sıra Orta Asya cumhuriyetleri arasında Kırgızistan ilk olarak hızlı bir şekilde Sovyet ekonomi sistemini kaldırmaya başlamıştır. 90’lı yılların ortasına doğru tarım reformu sonucunda kolhoz ve sovhozlar kaldırılmıştır. Her yerde özelleştirme ve devlet mülkiyetinden çıkarma süreci yaşanmaktadır. Fakat hükûmetin ekonomik reformlar programı, halen geliştirme aşamasından geçmektedir. Devlet kredilerinin çarçur edilmesi, ekonomik suçlar, bürokratların yolsuzlukları, ülkenin ekonomik hayatında gittikçe çoğalan olumsuz hadiseler haline gelmiştir.
Eski Sovyet cumhuriyetlerinde bulunan Sovyet iktisadî teşebbüslerin iş birliği temelinde kurulan eski tesisler, tamamen harap olmuş vaziyettedir. Değişik ülkelerin ekonomik çıkarları, BDT ülkeleri arasında imzalanan gümrük ve iktisadi birlikleri anlaşmalarının hayata geçmesine neden olmuştur. BDT ülkeleri arasında Dünya Ticaret Örgütüne ilk olarak Kırgızistan’ın üye olması (1998), BDT’de yer alan ekonomik partnerleri tarafından olumsuz karşılanmıştır. Fakat bu adım Kırgızistan’ın dünya ekonomisine entegre olmasında önemli bir başarıdır.
Eski SSCB’nin Sovyet ekonomik yapısının dağılması ile birlikte 10 yıl içinde Kırgızistan’ın Gayrisafi Millî Hasılası %28 azalmıştır. Başlatılan ekonominin yeniden yapılandırılması süreci yavaş yavaş sonuçlarını vermeye başlamıştır. Geçen asrın son 5 yılında (1996-2001) 1995 yılına göre GSYH %30 artmış, bu da ekonomik reformlar sayesinde makro ekonomik istikrara ulaşıldığının göstergesidir.
10 yıllık bağımsızlık dönemi içerisinde devlet mülkiyetinde bulunan iktisadî teşebbüslerin payı 9,3 kat azalmıştır. Bu süre zarfında özel teşebbüslerin sayısı %43 artmıştır. 2001 yılında özel sektörün %86’sı tüzel kişiler oluşturuyordu. Bununla birlikte özel sektörde GSYH’nin %85’ten fazlası üretilmektedir (1991 yılında GSYH’daki payı sadece %25,8 idi).
Ön tahminlere göre 2000 yılında GSYH 62,5 milyar Som, kişi başına da 12,7 bin Som olmuştur. GSYH yapısında da önemli değişiklikler yaşanmış ve 2000 yılında 1991 yılı ile kıyasla hizmetler sektörünün payı %6 artış göstermiş ve GSYH’nin %32’den fazlasını oluşturmuştur.
1996 yılından itibaren sanayide olumlu gelişmeler yaşanmaya başlamıştır. Yeni dönemde petrol işleme sektörünün temeli atılmıştır. Kırgızistan’da gelecek vaat eden sektörler arasında maden sanayi ve hidroenerji sektörleri bulunmaktadır. Aralık 2001’de Taş Kömür hidroelektrik santralinin son üçüncü tesisi hizmete girmiştir (Celal-Abad vilâyeti). Narın nehri üzerinde bulunan bu altıncı elektrik santral, yılda 2 milyar kwt enerji üretebilecek kapasitedir.
2000 yılında ülkede 14 milyar 931 milyon kwt enerji üretilmiştir. Eğer önceleri suların kullanımı daha çok enerji üretimi ile bağlantılı olduysa da Aralık 2001’de kabul edilen yeni Kanun gereğince Kırgızistan’ın su kaynakları ticarî bir mal olarak kabul edilmiştir. Akar su kaynakları kanallar ağı, barajlar, hidro elektrik santral ve diğer tesislerden oluşmakta ve bunların çalışması için büyük yatırımlar gerekmektedir.
2000 yılında maden sanayisinde 9,7 milyar Somluk ürün üretilmiş, bunun %95,3’ü renkli madenler sanayisine tekabül etmektedir. 1986 yılında kurulan Makmal altın madeni tesisi 2000 yılında 2,1 ton altın üretmiştir. Kırgız Kanada “Kumtor Operating Company” ortak şirketi (1996 yılında faaliyete geçmiştir) sadece 1998 yılında 20,3 ton altın satmıştır. Önümüzdeki yıllarda şirket altın üretimini yıllık 30 tona çıkarmayı plânlamaktadır. Arama projelerinin yürütüldüğü diğer altın maden yatakları da bulunmaktadır. Altının elde edilmesi Kara-Balta maden fabrikasında yapılmaktadır. Söz konusu fabrika uranyum madenlerini de işlemektedir.
Kırgızistan, BDT ülkeleri arasında sürme üretimi konusunda tekelci konumundadır. Kadam-Cay sürme fabrikası Tacikistan, Kazakistan ve Saha Yakutistan’dan gelen sürme hammaddesini işlemektedir. 1942’de cıva fabrikası olarak kurulan Haydarken Devlet Anonim şirketi 2000 yılında 33,8 ton cıva üretmiştir. Günümüzde ülkede, 494 makine sanayi ve metal işleme tesisi faaliyet göstermektedir. Bu sektörde en büyük pay elektroteknik sanayi (%56,5) ve âlet ve cihaz sanayiîne (%19) aittir.
Kırgızistan’ın hafif sanayi üç önemli sektörden oluşmaktadır, bunlar tekstil, hazır giyim ve deri ayakkabı ve kürk sektörleridir. Hafif sanayi toplam sanayi üretiminin %30’unu üretmektedir. KOBİ’ler hafif sanayide daha başarılı bir şekilde gelişmektedirler. Şırdak, tuş kiyiz, millî motifli deri ürünlerini üreten çok sayıda özel işletmeler ortaya çıkmıştır.
Gıda sanayii daha çok yerel ham maddelerin yurt içi tüketimi için işlenmesi ile bağlantılıdır.
Geçiş döneminde bu sektör de çok zor bir krizden geçmektedir. Bu sektörde 2000 yılı üretimi 1991 yılı üretiminin ancak %15 kadardır. Bu sektördeki işletmelerin özelleştirilmesi hemen hemen tamamlanmış bulunmaktadır. Özel işletmeler, küçük çaplı fabrikalar, atölyeler, tesisler açılmıştır. Tahıl üretimi ve gıda sanayiînde üretimin istikrarlı eğilimi gözlemlenmektedir.
Tarım sektörü son yıllarda GSYH’nin %42’den fazlasını ve GSMH’nin %40’tan fazlasını üretmektedir. Sovyet dönemi sonrası tarım sektörünün yapısı kökten değişmiştir. 1991 yılında tarım işletmelerinin %57’si devlete ve kolhozlara, %43’ü de özel işletmelere ait iken 2000 yılında tarım işletmelerin sadece %11’i devlet ve kolektif işletmeler mülkiyetinde, %42’si özel tarımsal kuruluşlara ve %47’si halkın özel mülkiyetinde idi. Halkın çoğunluğu kırsal kesimde yaşıyor olması bu sektörün ülke ekonomisinin gelişmesinde büyük öneme sahiptir.
Tarımda köklü değişiklikler, 1991-1996’daki kökten reformlar sayesinde olmuştur. Günümüzde Kırgızistan’ın tarım sektöründe çoklu mülkiyet şekilleri bulunan çok yönlü ekonomi tesis edilmiştir. Toprak özel mülkiyeti meselesi de çözüme kavuşturulmuştur. Çiftçiler devlet işletmeleri ve kolhozlardan fazla ürün almaya başlamışlardır. “Kabar” devlet ajansının verdiği bilgilere göre 2001 yılında 2000 yılına kıyasla %6 fazla hasat elde edilmiş ve asgarî ihtiyaçtan 500 bin ton fazla tahıl üretilmiştir. Aynı zamanda sulama sisteminin bozulması, sistematik şekilde gübrelenen arazilerin azalması ile ilgili olumsuzluklar da yaşanmaktadır. Köylülerin fakirliği, tarım makinelerinin azalmasına neden olmuştur. Tohum ve cins hayvancılığında durum içler acısıdır.
Eski Sovyet cumhuriyetlerinde bulunan Sovyet iktisadî teşebbüslerin iş birliği temelinde kurulan eski tesisler, tamamen harap olmuş vaziyettedir. Değişik ülkelerin ekonomik çıkarları, BDT ülkeleri arasında imzalanan gümrük ve iktisadi birlikleri anlaşmalarının hayata geçmesine neden olmuştur. BDT ülkeleri arasında Dünya Ticaret Örgütüne ilk olarak Kırgızistan’ın üye olması (1998), BDT’de yer alan ekonomik partnerleri tarafından olumsuz karşılanmıştır. Fakat bu adım Kırgızistan’ın dünya ekonomisine entegre olmasında önemli bir başarıdır.
Eski SSCB’nin Sovyet ekonomik yapısının dağılması ile birlikte 10 yıl içinde Kırgızistan’ın Gayrisafi Millî Hasılası %28 azalmıştır. Başlatılan ekonominin yeniden yapılandırılması süreci yavaş yavaş sonuçlarını vermeye başlamıştır. Geçen asrın son 5 yılında (1996-2001) 1995 yılına göre GSYH %30 artmış, bu da ekonomik reformlar sayesinde makro ekonomik istikrara ulaşıldığının göstergesidir.
10 yıllık bağımsızlık dönemi içerisinde devlet mülkiyetinde bulunan iktisadî teşebbüslerin payı 9,3 kat azalmıştır. Bu süre zarfında özel teşebbüslerin sayısı %43 artmıştır. 2001 yılında özel sektörün %86’sı tüzel kişiler oluşturuyordu. Bununla birlikte özel sektörde GSYH’nin %85’ten fazlası üretilmektedir (1991 yılında GSYH’daki payı sadece %25,8 idi).
Ön tahminlere göre 2000 yılında GSYH 62,5 milyar Som, kişi başına da 12,7 bin Som olmuştur. GSYH yapısında da önemli değişiklikler yaşanmış ve 2000 yılında 1991 yılı ile kıyasla hizmetler sektörünün payı %6 artış göstermiş ve GSYH’nin %32’den fazlasını oluşturmuştur.
Sanayi
1996 yılından itibaren sanayide olumlu gelişmeler yaşanmaya başlamıştır. Yeni dönemde petrol işleme sektörünün temeli atılmıştır. Kırgızistan’da gelecek vaat eden sektörler arasında maden sanayi ve hidroenerji sektörleri bulunmaktadır. Aralık 2001’de Taş Kömür hidroelektrik santralinin son üçüncü tesisi hizmete girmiştir (Celal-Abad vilâyeti). Narın nehri üzerinde bulunan bu altıncı elektrik santral, yılda 2 milyar kwt enerji üretebilecek kapasitedir.
2000 yılında ülkede 14 milyar 931 milyon kwt enerji üretilmiştir. Eğer önceleri suların kullanımı daha çok enerji üretimi ile bağlantılı olduysa da Aralık 2001’de kabul edilen yeni Kanun gereğince Kırgızistan’ın su kaynakları ticarî bir mal olarak kabul edilmiştir. Akar su kaynakları kanallar ağı, barajlar, hidro elektrik santral ve diğer tesislerden oluşmakta ve bunların çalışması için büyük yatırımlar gerekmektedir.
2000 yılında maden sanayisinde 9,7 milyar Somluk ürün üretilmiş, bunun %95,3’ü renkli madenler sanayisine tekabül etmektedir. 1986 yılında kurulan Makmal altın madeni tesisi 2000 yılında 2,1 ton altın üretmiştir. Kırgız Kanada “Kumtor Operating Company” ortak şirketi (1996 yılında faaliyete geçmiştir) sadece 1998 yılında 20,3 ton altın satmıştır. Önümüzdeki yıllarda şirket altın üretimini yıllık 30 tona çıkarmayı plânlamaktadır. Arama projelerinin yürütüldüğü diğer altın maden yatakları da bulunmaktadır. Altının elde edilmesi Kara-Balta maden fabrikasında yapılmaktadır. Söz konusu fabrika uranyum madenlerini de işlemektedir.
Kırgızistan, BDT ülkeleri arasında sürme üretimi konusunda tekelci konumundadır. Kadam-Cay sürme fabrikası Tacikistan, Kazakistan ve Saha Yakutistan’dan gelen sürme hammaddesini işlemektedir. 1942’de cıva fabrikası olarak kurulan Haydarken Devlet Anonim şirketi 2000 yılında 33,8 ton cıva üretmiştir. Günümüzde ülkede, 494 makine sanayi ve metal işleme tesisi faaliyet göstermektedir. Bu sektörde en büyük pay elektroteknik sanayi (%56,5) ve âlet ve cihaz sanayiîne (%19) aittir.
Kırgızistan’ın hafif sanayi üç önemli sektörden oluşmaktadır, bunlar tekstil, hazır giyim ve deri ayakkabı ve kürk sektörleridir. Hafif sanayi toplam sanayi üretiminin %30’unu üretmektedir. KOBİ’ler hafif sanayide daha başarılı bir şekilde gelişmektedirler. Şırdak, tuş kiyiz, millî motifli deri ürünlerini üreten çok sayıda özel işletmeler ortaya çıkmıştır.
Gıda sanayii daha çok yerel ham maddelerin yurt içi tüketimi için işlenmesi ile bağlantılıdır.
Geçiş döneminde bu sektör de çok zor bir krizden geçmektedir. Bu sektörde 2000 yılı üretimi 1991 yılı üretiminin ancak %15 kadardır. Bu sektördeki işletmelerin özelleştirilmesi hemen hemen tamamlanmış bulunmaktadır. Özel işletmeler, küçük çaplı fabrikalar, atölyeler, tesisler açılmıştır. Tahıl üretimi ve gıda sanayiînde üretimin istikrarlı eğilimi gözlemlenmektedir.
Tarım
Tarım sektörü son yıllarda GSYH’nin %42’den fazlasını ve GSMH’nin %40’tan fazlasını üretmektedir. Sovyet dönemi sonrası tarım sektörünün yapısı kökten değişmiştir. 1991 yılında tarım işletmelerinin %57’si devlete ve kolhozlara, %43’ü de özel işletmelere ait iken 2000 yılında tarım işletmelerin sadece %11’i devlet ve kolektif işletmeler mülkiyetinde, %42’si özel tarımsal kuruluşlara ve %47’si halkın özel mülkiyetinde idi. Halkın çoğunluğu kırsal kesimde yaşıyor olması bu sektörün ülke ekonomisinin gelişmesinde büyük öneme sahiptir.
Tarımda köklü değişiklikler, 1991-1996’daki kökten reformlar sayesinde olmuştur. Günümüzde Kırgızistan’ın tarım sektöründe çoklu mülkiyet şekilleri bulunan çok yönlü ekonomi tesis edilmiştir. Toprak özel mülkiyeti meselesi de çözüme kavuşturulmuştur. Çiftçiler devlet işletmeleri ve kolhozlardan fazla ürün almaya başlamışlardır. “Kabar” devlet ajansının verdiği bilgilere göre 2001 yılında 2000 yılına kıyasla %6 fazla hasat elde edilmiş ve asgarî ihtiyaçtan 500 bin ton fazla tahıl üretilmiştir. Aynı zamanda sulama sisteminin bozulması, sistematik şekilde gübrelenen arazilerin azalması ile ilgili olumsuzluklar da yaşanmaktadır. Köylülerin fakirliği, tarım makinelerinin azalmasına neden olmuştur. Tohum ve cins hayvancılığında durum içler acısıdır.
1999 yılında enflasyon oranı yaklaşık %39 olarak gerçekleşmiştir. Kararlı para politikası sayesinde 1991 yılında %2032,7 seviyelerine kadar ulaşan hiper enflasyonu bertaraf etmede başarılı olunmuş ve 2000 yılında enflasyon oranı %9,6’a kadar düşürülmüştür.
Millî para birimi Som tedavüle girdiği 10 Mayıs 1993’ten beri Orta Asya’da en istikrarlı para birimi olmasına rağmen Ağustos 1998’de Rusya’da yaşanan malî kaos sonrası ve Kırgızistan ekonomisinin reform plânlarının sonuna kadar hayata geçirilmemesinden dolayı büyük şoklar yaşamıştır (26 Aralık 2001’de 1 Amerikan doları 47,8 Soma eşitti).
Hemen tüm sektörlerin gelişmesi için büyük sübvansiyonlar gerekmektedir. 1999 yılının sonunda zamanın Başbakanı A. Muraliyev Kırgızistan’ın toplam dış borcunun ülkenin GSYH’nin %100’ne ulaştığını itiraf etmek zorunda kalmıştı. Sonraki yıllarda istikrara kavuşma süreci seyretmekteydi; fakat dış borç ödeme güçlükleri halen devam etmektedir. 2001 yılı sonu itibarıyla Kırgızistan’ın toplam dış borcu 1,5 milyar ABD Dolarından fazladır. Bununla birlikte Ukrayna’nın Kırgızistan’a olan borcu da yaklaşık 28 milyon dolardır. Ayrıca birkaç BDT ülkesinin Kırgızistan’a borcu vardır.
1995 yılında Kırgızistan ekonomisine yapılan dolaysız yabancı sermaye yatırımları 95,9 milyon ADB doları iken 2000 yılında bu 89,6 milyon dolardı. İkinci veri bakımından en büyük yatırımcı ülkeler 23,5 milyon dolar ile ABD, 12,1 milyon dolar ile Türkiye, 9,5 milyon dolar ile Almanya, 9,1 milyon dolar ile Hollanda, 6,7 milyon dolar ile Kanada, 6,07 milyon dolar ile Birleşik Krallık vd. Yatırımların bir merkezden yönetilmesi sisteminden uzaklaşma eğilimi istikrarlı bir şekilde gözlemlenmektedir. Kırgızistan’a kredi veren en büyük kuruluşlar arasında Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu gibi uluslararası finans kurumları yer almaktadır.
2000 devlet bütçesinde bütçe gelirleri 10 milyar 029 milyon Som (GSYH’nin yüzdesi olarak %16,1) ve bütçe gelirleri de 11 milyar 308 milyon Som (GSYH’nin yüzdesi olarak %18,2) olarak gerçekleşmiştir. 2000 yılı devlet bütçesi açığı 1.279 milyon Som (GSYH’nin yüzdesi olarak %2,1) olarak gerçekleşmiştir. 1992 yılında devlet bütçesi açığı GSYH’nin 13,8 %’ine ulaşmıştı, yani bütçe açığı gittikçe azalmaktadır.
Dış Ticaret
Son 10 yılda Kırgızistan dış ticaretinin gelişme dinamiği öncelikli hedeflerin değiştiğini göstermektedir. 1991 yılında ülke mal ve hizmet ticaretinde BDT ülkeleri ile ticaretin payı %89, diğer ülkelerin, yani “uzak yurt dışı ülkelerin” payı ise sadece %11 idi. 2000 yılında BDT ülkeleri üzerine düşen pay toplam mal ve hizmet ticaretinin %47,8 idi, diğer ülkelerin payı ise %52,2 idi.
2000 yılında ihracat 504,5 milyon ABD Doları olarak gerçekleşmiş ve bu 1999 yılında göre %11,2 kadar artmıştır. İhracatta ağırlıklı olarak renkli metaller, elektrik enerjisi, pamuk, tütün, değerli metaller, makine sanayi ürünleri vd. yer almaktaydı. İhraç edilen toplam değerli metallerin %72’si Almanya’ya ihraç edilmiştir. Elektrik enerjisinin %80’den fazlası Özbekistan’a ve %14,5’i Kazakistan’a ihraç edilmiştir.
2000 yılında ithalat 554,6 milyon ABD doları düzeyinde gerçekleşmiştir (bir önceki yıla göre %9 azalmıştır). En önemli ithal ürünleri arasında petrol ürünleri ve doğal gaz yer almaktadır. Kırgızistan 1992 yılından itibaren Ekonomik İşbirliği Örgütü’nün ECO’nun üyesidir. 29 Mart 1996 yılında Kırgızistan Rusya, Beyaz Rusya ve Kazakistan arasındaki Gümrük Birliğine Katılma Anlaşmasını imzalamıştır. 26 Şubat 1999’da Gümrük Birliği ve Tek Ekonomik Alan Anlaşması imzalanmıştır. Gümrük Birliği Avrasya Ekonomik Topluluğuna dönüştürülmüştür (10 Ekim 2000).
Aynı zamanda Kırgızistan; Kazakistan, Özbekistan ve Kırgızistan arasında Tek ekonomik Alanın Oluşturulması Bölgesel Anlaşması üyesidir (30 Nisan 1994). 1998 yılında bu birliğe Tacikistan da katılmıştır. Kırgızistan’ın 1998 yılında Dünya Ticaret Örgütüne üye olması stratejik önemi haiz bir karardı. 30 Haziran 2000’de ABD Kırgızistan’a yönelik, Jackson-Wenick değişikliklerini kaldırmıştır (Kırgızistan BDT ülkeleri arasında bu yaptırımların kaldırıldığı ilk ülkeydi). Böylece Kırgız-Amerikan ticarî ilişkileri için olumlu rejim tesis edilmiştir.
