BİZLER TÜRKİYE İÇİN VARIZ

Amacımız Bu ülkenin hepimiz için huzurlu ve yaşanabilir olması için yürütülen çabalara katkı sunmak.

Alevisiyle, Kürdüyle; gelenekselcisi, Atatürkçüsüyle; milliyetçisi, solcusuyla… Hepimiz bu ülkede yaşıyoruz.

Bence, hepimiz daha iyi koşullarda yaşamayı hak ediyoruz.Daha onurlu, daha saygın, daha estetik, daha barışçı koşullarda birlikte yaşamak için bilgilendirme paylaşım yapıyoruz…

Günlük Haber Siyasi-Politik Yorum Platformu


Whatsapp ile paylaş
Kemal Kılıçtaroğlu sorgusu için yayınlar tarihe göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Alaka düzeyine göre sırala Tüm yayınları göster
Kemal Kılıçtaroğlu sorgusu için yayınlar tarihe göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Alaka düzeyine göre sırala Tüm yayınları göster

24 Mart 2019 Pazar

31 Mart Seçimlerine 1 Hafta var / Son Haberler

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ


Zillet İttfakına sorular…

Seçimlere çok az bir vakit kalsa da, bence iş işten geçmiş değil. Bunu şunun için söylüyorum. CHP ve diğerleri, içine girdikleri ittifaklaşmanın tüm yönlerini seçmene açıklamak zorundadır. Gizlenmeye çalışılan ama alenen ortada olan HDP ve Saadet ile yapılan ittifakı halka açıklamak, tüm yönleriyle arkasında durmak durumundadır.

Saadet bilboardlarda “Tüm belediyelerde seçimlere tek başına giriyoruz” diyor. Bunun doğru olmadığı bu kadar aşikarken, Saadet’in seçmenlere yapacak bir açıklaması olmayacak mıdır?

HDP’li Sezai Temelli “İstanbul’da İmamoğlu, Ankara’da Yavaş seçilecekse bizim oylarımızla seçilecek. 

Alacaklarımızı seçimden sonra alacağız” diyorsa, bu sözleşme nerede nasıl yapılmıştır? 

Bunu CHP, İP, Saadet, HDP seçmenleri ve tüm vatandaşlarımızın bilmeye hakkı yok mudur? Halkı göre göre kandırmaya çalışmak ayıp değil midir? Peki bunca ali cengiz oyunun nedeni nedir?


Bahçeli sert çıktı: Ya beka, ya bela!

Cumhur İttifakı Ankara mitinginde konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "31 Mart seçimleri Ankara için uçurumdan önceki son çıkıştır. Ya beka, ya bela diyeceğiz" dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Atatürk Kültür Merkezi Hipodrom Alanı’nda düzenlenen Cumhur İttifakı Ankara mitinginde konuştu. 

Bahçeli konuşmasında CHP Ankara Büyükşehir Belediye başkan adayı Mansur Yavaş'ı eleştirerek, "Eski ülkücüymüş, MHP’liymiş. Bunların hepsi masal, hepsi fasa fisodur. Ya ülkücüsündür ya değilsindir. Arası yoktur ortası yoktur" dedi.


Bahçeli 31 Mart seçimleri için beka vurgusu yaparak, "31 Mart seçimleri Ankara için uçurumdan önceki son çıkıştır. 31 Mart seçimleri cumhurbaşankılığı sisteminin ilk mahalli seçimidir. 

8 gün sonra yalnızca belediye başkanı seçmeyeceğiz. Yalnızca belediye meclis üyesi belirlemeyeceğiz. Bunların önünde milli bekamızın, Türkiye sevdalıları arasında yapılacak en kritik seçim olacak. Ya bela diyeceğiz, ya beka diyeceğiz. " dedi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan açıkladı: 450 bin kişi katıldı

Cumhur İttifakı'nın Büyük Ankara Mitingi'nde halka hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, alanda 450 bin kişinin olduğunu belirterek, "Ankara biz 31 Mart'a hazırız diyor" ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP lideri Devlet Bahçeli'nin halka hitap ettiği Cumhur İttifakı Büyük Ankara Mitingi için Ankara'nın en büyük alanlarından biri olan Hipodrom seçildi.Erdoğan mitinge 450 bin kişinin katıldığını duyurdu.

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle;
İstiklal Savaşımızın başkomutanı Gazi Mustafa Kemal ve Gazi Meclis’imizin her biri birer İstiklal Kahramanı olan ilk mebuslarını selamlıyorum. Ankara’dan İzmir’e yürüyen kurtuluşun mücahitlerini gençlerimizi selamlıyorum. 15 Temmuz destanının baş şehri olan Ankaramızın bütün ilçelerini köylerini selamlıyorum.

Buradan MHP Genel Başkanı sayın Bahçeli’yi, MHP’ye gönül vermiş tüm kardeşlerimi, Cumhur İttifakı’na destek olan bütün kardeşlerimi selamlıyorum. Buradan hangi partiye mensup olursa olsun, ülkesinin bekası için yanımızda yer alan tüm kardeşlerimi selamlıyorum. 

Büyük ve Güçlü Türkiye hedefine yürekten inanmış herkesi selamlıyorum. Ankara’daki şu güzel gönül birliğinin dalga dalga, ışık ışık Türkiye’ye yayıldığına inanıyorum. Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi korusun diyorum.


Kandil’in şubesi oldular

Cumhuriyet tarihi içindeki hiçbir seçimde gaflet, dalalet ve hatta ihanet bu kadar öne çıkmamış, bu kadar belirleyici olmamıştı. HDP’den gelen açıklamalar karşısındaki suskunluk, zilletin kimlere teslim olduğunun ispatıdır.

Yerel seçimlerin bir beka tercihine dönmesinden rahatsız olanlar, Türk milletinin gözleri önünde yaşanan ihanetleri görmek yerine, “savaşa mı gidiyoruz, belediye başkanlarımızı seçeceğiz” gibi beyanlarla, işin aslını gizlemeye, karşı karşıya olduğumuz tehlikeyi perdelemeye uğraşıyorlar. Tespiti doğru yapalım ki, teşhisimiz de anlam kazansın. 

31 Mart seçimlerinde yerel yöneticilerimiz belirlenecek, buna bir itirazımız yok. Ancak, mesele bu kadar basit değil. Ortaya çıkacak sonuca göre, ülkemizin varlığı, milletimizin birliği üzerinde yeni ve tehlikeli tartışmalar başlatılacağını anlamamak için kör ve akılsız olmak gerekiyor.  



Kılıçtaroğlu Türk ordusunun tankları YPG'yi ezerken çıldırıyor, bize Tank-Palet nutukları atıyor

Kemal Kılıçdaroğlu her ne kadar fıkra gibi bir tip olsa da Türk siyaseti içinde sinsi bir konum tutmuş ve o yolda yürümektedir. Kaset kumpası ve tezgâhıyla devrilen Deniz Baykal’ın yerine getirilmesiyle başlayan sinsi süreçten sonra CHP bugün Kemal Kılıçdaroğlu’nun eliyle terör örgütlerinin hücre evine dönüştürülmüştür. 

Kemal Kılıçdaroğlu son günlerde yine bir sinsilik peşindedir. Tip fıkra, karakter sinsi…

Kemal Kılıçdaroğlu son günlerde Tank Palet Fabrikası’nın işletme hakkı üzerinden yoğunlaştırılmış bir propaganda yapmaktadır. Bir muhalefet partisinin genel başkanıdır. 

Eleştirme hakkı vardır. Ama 15 Temmuz’da FETÖ’nün ele geçirdiği ve darbe girişiminde bulunduğu tankları görünce kaçan, Türk Ordusunun tanklarıyla ezdiği terör örgütü pkk’ya her fırsatta sahip çıkan Kemal Kılıçdaroğlu söz konusu ise hakkı olmadığı gibi, buradaki sinsiliği de sorgulanmalıdır.


Türkiye gerçekten Milli Savunma Sanayiinde ciddi atılımlar ve üretimler yapmaktadır. Türkiye silahlı İHA ve akıllı mühimmatını üreten 6 ülkeden biri haline geldi. Bu üretimlerde son yıllarda terör örgütü pkk’ya büyük darbe vurmaktadır. Buna karşı çıkan ise hep CHP olmuştur. 

CHP milletvekili Sezgin Tanrıkulu Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından kullanılan (SİHA) Silahlı İnsansız Hava Araçları’nın sivil vatandaşları vurduğu iftirasını atarak, Kemal Kılıçdaroğlu ise “Terör örgütüne destek olabilirler, terörist olabilirler ama orada silah olması lazım. O da yok.” diyerek milli üretim olan SİHA iftirasına destek olmuştu.


Hem ittifak yapıyor, hem inkâr ediyorlar

HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli, ittifak yaptıkları CHP adayları için her şeyi netleştiren bir açıklama yaptı. Her şey ortada iken Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş öyle bir inkâr yoluna gittiler, öyle bir sinirlendiler ki, bu halleri bizlerde bile şaşkınlık yarattı. Hürriyet gazetesi ve CNN Türk’ün HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli’nin sözlerini “Temelli’den açık açık itiraf ve tehdit” başlıklı haberle ve “Ankara’yı, İstanbul’u HDP yönetecek” şeklinde içerikle sunmasına adeta deli oldular.

CHP-HDP-İP İstanbul ortak adayı Ekrem İmamoğlu ‘’Bu Hürriyet gazetesi. ‘HDP yönetecek’ diye manşet atmışlar. ‘HDP Yönetecek’! Bunu kim demiş? 

HDP’nin eş başkanı söylemiş! Söylememiş adam öyle bir şey ya, söylememiş! Yok böyle bir laf ya! Nereden çıktı yalan haberi manşete taşımak? 

Hürriyet gazetesine yakışır mı? Aynı şey, CNN Türk. ‘ Sezai Temelli: İstanbul ve Ankara İmamoğlu ile başlayıp HDP yönetecek!’ Yok böyle bir cümlesi ya! Ayıptır, yazıktır, günahtır! 

Utanın! Düzeltin kendinizi. Bu yalan haberi yapmaktan dolayı, milletin zihninde, kalbinde, vicdanında mahkûm olmak istemiyorsanız bu haberi düzeltin kardeşim” şeklinde tepki gösterdi. 

CHP-HDP-İP Ankara ortak adayı Mansur Yavaş ise önce “Terör örgütleriyle aralarına mesafe koyamayanlar bizden uzak olsun” şeklinde sert bir tepkiyle, daha sonra “Ben HDP’lileri terörist olarak görmüyorum.

Onların topluma kazandırılmasını düşünüyorum, tek adam pençesinden kurtarılmalı” şeklinde, en son olarak CHP’den fırça, HDP’den tehdit alınca da ‘’HDP’liler rehabilite edilmeli derken dilim sürçmüş olabilir” şeklinde yumuşatarak konuyu kapattı. 

Şimdi neyi inkâr ediyorlar onu anlamış değilim…


16 Şubat 2019 Cumartesi

Y-CHP’nin seçim bildirgesi ve Tek çare tek ilaç Milli Ülkü

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ


Tamer Ashraf
24 Haziran’da “özerklik” vaadi bulunan ve Y-CHP’yi “PKK’nın sesi” haline getiren…
İP’çi Topuklu ile Mersin, Adana, İstanbul, Manisa ve Ankara üzerine sıkı pazarlık yapan… 
HDP’yi kanatları altına alan…
İstanbul’da Kürtçü, bölücü, ÖDP’li, HDP’li adayları yerleştiren…
Güneydoğu’da aşiret reisini aday gösteren…

Kemal Kılıçtaroğlu, Ankara Spor Salonu’nda partisinin aday tanıtım toplantısında…

Uzun uzun Erdoğan’ı eleştirdikten sonra “bildirge”yi açıklıyor, tamamı 12 satır!

1 – Halka saygılı kentler  
2 – Hakça paylaşan kentler  
3 – Hesap veren ve şeffaf yönetilen kentler 
4 – Yoksulluğu yenen kentler  
5 – Üreten ve istihdam yaratan kentler 
6 – Yenilikçi ve akıllı kentler 
7 – Ulaşım ve altyapı sorunlarını çözme 
8 – Nefes alan kentler  
9 – Sosyal adaleti sağlayan kentler. Engelliler için yaşanabilir kentler. 
10 – Kültür ve sanatı geliştiren kentler 
11 – Doğa dostu yeşil kentler 
12 – Tüm yurttaşlarımız beraber bir kentte mutlu yaşamak…”

Ve sonunda alışılmış laf:

“Biz size söz veriyoruz.”

Tam bir Y-CHP bildirgesi!
Halkla dalga geçer gibi…

“Hakça paylaşan kentler”de diyor ki Kemal Kılıçtaroğlu: “Rant her kentte vardır. Rantı hakça bölüşüldüğünde sorun yoktur. Rantı yandaşa aktarırsanız orada sorun vardır.”

Halkın vergileri ile icraat yapan belediye nasıl bir “rant” paylaşacak?
İSKİ skandalı, Ataşehir, Beşiktaş ve Şişli Belediyelerindeki yolsuzluklar mı kıstası acaba?
Yoksa tutuklu Karaaslan skandalının arka cephesi mi?

CHP’li Meclis üyelerinin kendisinden tehditle rüşvet aldığını itiraf eden Çankaya eski Belediye Başkanı’nın “yamyam dediği partilileri, “Bugün ne götürürüm” derdi içinde olmakla suçlaması” mı?

Sonra da “Hesap veren ve şeffaf yönetilen kentler” hangisi hesap vermiş bugüne kadar?
Kalkıp “yoksulluğu yenmek”ten bahsediyor. Mesela yönettikleri İzmir, bildiğin hormonlu köy! Sahiller gökdelen, arkalar gecekondu! “Kentsel dönüşüm” hiç uğramıyor nedense? Ama Balçova, boydan boya AVM! Bolca Kültür Merkezi…

Efendim belediyelerde asgari ücret 2.200 liraymış! Aylarca ödeyemediğin maaş!

Her metro çukurunda dilenen insanlar…

Hangi CHP’li belediye, kendi yandaşı dışında personel almış? İstihdama nasıl katkı koymuş, bir açıklasalar?
CHP’li belediyelerin klasik üretim merkezi, kadınların alınteri el işlerini sergilediği standlardır, var mı itirazı olan?

Köylerdeki kooperatiflerden aldığı ve her ay “rant” elde edilen çiçek dikiminden başka ne üretir Y-CHP’li belediyeler?
Konak otoban gişelerinden sonra Menemen çıkışına kadar İzmir’de gözle görülen gecekondular mı, trafik karmaşası mı üretim ve şehircilik?

MHP’li Aliağa Belediyesi’ni bir mercek altına alın bakalım, ne göreceksiniz?

Her ters rüzgârda kokan İzmir mi akıllı kent dediğiniz?

Eskişehir’de Hoca’nın Posuk Çayı kıyısındaki yaratıcılık dışında nerede Y-CHP’li “Yenilikçi ve akıllı kent” var?

“Yaşanabilir kent” dediğinize bir örnek verseniz Bay Kemal?

Sizin tek hedefiniz İstanbul’u ve Erdoğan’ı düşürmek!

Gerisi “rejim kaosu”, gerisi “beka belası” değil mi?

Teknoloji, ulaşım ve altyapıda sınıfta kalmış bir Y-CHP var mı, yok mu?

Arslan sosyal demokratların “sosyal adalet” lafına çok gülüyorum…

“Elitlerin partisi”nde bir tek “sosyal adalet örneği” gösterseler alkışlayacağım!

“Kültür” dediğinizi Edirne’de gördük, başkanınız kendini Bizans şehrinin belediye başkanı sanıyordu! Gerisi “Alevi, Roman, Ermeni istismarı”…
Siz daha “Atatürk milliyetçiliğinin, 15 Temmuz’un, istiklâl ve millî mutluluğun” farkında değilsiniz…

Her zamanki “soyut, fındık kabuğunu doldurmayacak” maddeler…
Kalkmış, “Türkiye’nin sorunlarına çözüm bulmak istiyorlarsa CHP’nin kadrolarına başvurun” diyor! Maşşallah!

Bilindik halksız, cumhuriyetsiz, ilim ve millî bilinçsiz Y-CHP lafları!

Tek çare tek ilaç Milli Ülkü


Ülkü uğrunda gönüller delidir/ Kişiler ülkü için ölmelidir” der, Ziya Gökalp. 

Ülkü kavramını çok net ve sert bir şekilde bize açıklamıştır. Türk kavminin hem de dünya üzerindeki diğer kavimlerin bir hedefi, bir amacı, ulaşmak istediği bir durağı vardır. Bu durak ülkü olarak adlandırılır. 

Ülkü, insan kafasının içinde elde edilmesi, varılması en mükemmel, en güzel, kendisini mutlu edecek hedeflerin tasarlanması, bu hedeflerin gerçekleştirilmesi için arzu gösterilmesi ve çalışılması anlamını taşır. Başbuğumuz: ”Türk birliği ülküsü, yeryüzündeki bütün Türklerin bir millet ve bir devlet halinde, bir bayrak altında toplanması ülküsüdür” diyerek Türk ülküsünün tanımını en güzel ve en anlaşılır biçimde yapmıştır.

Türk ülküsü birçok düşünürümüzü, yazarımızı, yol başçımızı etkilediği gibi ülkücü camianın en önemli fikir adamlarından Hüseyin Nihâl Atsız’ı da etkilemiştir ve Atsız, Türk ülküsü hakkında şunları demektedir: “Bir ülkünün çerçevesinde toplanmak ve onun için ölümü bile göze alarak savaşmak ne güzel şeydir!

İnsanlar, ancak ülkü ile hayvanlardan ayrılabiliyorlar. Millî bir ülkü olmadıktan sonra, insanın hayvandan ne farkı kalır? Hayvan, ölümden ve ızdıraptan kaçar, kuvvetliden korkar. Ölümden korkmayan, ızdıraptan kaçmayan, kuvvetli ile savaşı göze alan yaratık ancak ülkücü insandır.”

Türk ülküsü mefkûresi söz konusu olduğunda akla gelen diğer bir diğer önemli isim de Ömer Seyfettin’dir. “Milliyet, din ve dil birliği olan insan topluluğunun adıdır. Türkiye’de, İran’da, Afganistan’da, Türkistan’da, Buhara’da, Kaşgar’da, Çin’de, Mançurya’da, Kafkasya’da, Kırım’da, Rusya’da ne kadar Türkçe konuşan Müslüman varsa Türk’tür, bizim milletimizdendir. 

Ve onların oturdukları yerlerin hepsine birden Turan denilir ki, Türk yurdu manasındadır…” diyerek, Türk ülküsü ve Türk birliği kavramına İslamî pencereden bakmıştır. Ülkü, insanın kalbini aydınlatan ışık, bir güneş ve insanlara yönünü tayin etmesini sağlayan bir pusuladır.

Ülkü, toplulukların yaratıcı kuvvetidir. Bugün Türk milliyetçilerinin en güçlü silahıdır, Türk ülküsüdür. Türk ülküsü, Türk büyüklüğü ve Türk kudreti isteği ve inancıdır. Milli ülkü, insanları sürükleyen, güçlendiren ve asilleştiren, uğrunda çarpışılan bir duygu ve düşüncedir. 

Türk ülküsü, Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından benimsenmiş, Nihal Atsız ile öne çıkmış, Başbuğ Türkeş’in ilkesi olarak doktrininde yer almıştır. Türkçülüğün, Türk milliyetçiliğinin adı olduğunu, Türkçülüğün de Türk sevgisi ve taraftarlığı demek olduğunu, başka milletlerin Türk taraftarlığının ve Türk sevgisinin bu kelime ile ifade olunmayacağını, zaten başka milletlerin Türk’ü sevmesi de gerçekten bir sevgiye değil, geçici bir nezakete, çıkara, siyasi zaruretlere işaret olduğunu ve Türk’ü, gerçek olarak, Türk’ten başkası sevemeyeceğini bilmeliyiz. Bundan dolayıdır ki, tek çare tek ilaç olarak nitelendirilen mefkûre, Türk ülküsüdür.

Peki Türk milleti için tasarlanan ülkü nedir, Türk milletinin hedefi ne olmalıdır? Türk milletinin ahlakta, maneviyatta, insanlık duygularında en yüksek seviyede bulunması, yaşaması ve ilimde, teknikte dünyanın en ilerlemiş milleti haline gelmesi ve ekonomik açıdan kalkınmış, refah bir toplum haline gelmesidir. Türk milletini en kısa yoldan, en kısa zamanda modern uygarlığın en üst seviyesine çıkarmak, mutlu, müreffeh hale getirmek; bağımsız, özgür, kendi haklarına sahip bir hayata kavuşturmaktır. Türk milletinin haklarını her zaman dünyaya tanıtabilmesi, dünyaya duyurabilmesi düşüncesidir.

Ülkücünün üzerine düşen, Atamız Mustafa Kemal Atatürk’ün ve Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in belirttiği gibi, Türk milletini muasır medeniyetlerin de üzerine taşımak, maneviyatını asla kaybetmemek, tarihini ve buna bağlı olarak özünü bilmek, her daim ileride olmak, fikren, zihnen aydın, erdemli bir insan olmaktır. Atatürk’ün manevi mirası akıl ve bilim eşliğinde, hedefimiz çağdaş bir medeniyet mertebesidir. Kısaca ülkümüz; “yükselmek, ileri gitmektir.” Bu yüzden sorumluluğu ağır ve ehemmiyetlidir.


“Bu toprak için, bu bayrak için, ölelim.. Fakat bilelim.” Yüksek ahlaklı, yüksek ülkülerle dolu yiğit nesiller yetişmesi dileğiyle…



29 Kasım 2017 Çarşamba

BİR KILIÇTAROĞLU BELGESELİ BİR CHP BELGESELİ

Kılıçdaroğlu'nun iftira, hezeyan ve tutarsızlıkları
Kemal Kılıçdaroğlu'nun sahte belgelerle algı operasyonu yine elinde patladı. Ana muhalefet partisi lideri Kılıçdaroğlu, Türkiye aleyhindeki her olayda karşı tarafta yer aldı.
Kasetle CHP'nin başına gelen Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin geçtiği her kritik süreçte yerli ve milli tutumdan uzak durarak Türkiye aleyhindeki operasyonlara ortak oldu. İşte Kılıçdaroğlu'nun yalan, iftira ve tutarsızlıkları..
Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu,Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk partisi,Ulusalcı,Cumhuriyetci,Milliyetci,Türkiye’nin geleceği için çalışması projeler üretmesi gereken bir siyasi parti,Bugün Kemal Kılıçtaroğlu genel başkanlığında,Türkiye karşıtı ne kadar örgüt ve ülke varsa hepsi ile işbirliği içindedir..


İşte size Kemal Kılıçtaroğlu belgeseli…..






























































16 Ekim 2017 Pazartesi

CHP VE PKK KARDEŞLİĞİ

SADECE HAKİKAT VE GERÇEKLER

CHP'nin tek umudu: HDP.

CHP'nin 2019 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 'hayır' bileşenleriyle birlikte hareket etme planı tutmazken, parti yönetimi umudunu HDP ile ittifaka bağladı. CHP yönetimi, hem yerel seçimler hem de Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde HDP ile ittifak planı yapıyor..
Anayasa değişikliği referandumunun ardından, 2019'da yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimleri için 'hayır' bloku oluşturma çabasına giren CHP, 2019'da yapılacak yerel seçimler için de 'hayır' oylarının peşine düştü. Gerek Cumhurbaşkanlığı seçimi gerekse de yerel seçimler için stratejisini 'hayır' oylarının yüksek çıktığı büyükşehirler üzerine oturtan CHP, yerel seçimlerde 'hayır' oylarının yüksek çıktığı 6 büyükşehir ile Güneydoğu ve Doğu'daki oylar için özel çalışma yürütüyor. Hayır bloku hedefi tutmayan CHP, bugüne kadar ki seçimlerde 'sıfır' çektiği bölgede HDP ile ittifaka sıcak bakıyor. CHP'li belediyelerin performansını ölçen parti yönetimi, 2019 seçimlerinde 'başarılı' belediye başkanlarıyla yoluna devam edecek. Yerel seçimlerde belediye başkan adaylarını ise CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve parti yönetimi belirleyecek. CHP yönetimi, seçim stratejisini anayasa değişikliği referandumunda 'hayır' oylarının yüksek çıktığı büyükşehirlerle, gerek yerel gerekse de genel seçimlerde 'sıfır' çektiği Güneydoğu ve Doğu'daki oylar üzerine kuruyor. CHP, Ankara, İstanbul, Adana, Mersin, Balıkesir, Denizli, Bursa ve Antalya olmak üzere 6 büyükşehirde de seçimi kazanmanın hesabını yapıyor.
EN BÜYÜK ENDİŞE, AKŞENER'İN PARTİSİ...
Anayasa değişikliği referandumunun ardından 'hayır' bloğu çalışması başlatan CHP'nin 2019 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 'hayır' bileşenleriyle birlikte hareket etme planı tutmazken, parti yönetimi umudunu HDP ile ittifaka bağladı. CHP yönetimi, hem yerel seçimler hem de Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde HDP ile ittifak planı yapıyor. CHP yönetiminin en büyük endişesini ise Meral Akşener'in kuracağı partinin CHP oylarını aşağı çekme olasılığı oluşturuyor.
Türkiye’nin Çıkarlarının hepsine karşı olan CHP’de Tanrıkulu,Erden,Kılıçtaroğlu’dan sonra Sıkı HDP’ci olan Eski Milletvekili ve Kılıçtaroğlu’nun danışmanı Murat Özçelik Barzani Kanalı Rudaw’a konuştu.

Murat Özçelik Barzani'nin kanalında Türkiye'yi eleştirdi.

CHP'de genel başkan yardımcılığı yapan Murat Özçelik, Rudaw'da ülkesini eleştirirken, referanduma saygı duyulması gerektiğini söyledi.
Bir dönem CHP Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Murat Özçelik, Kemal Kılıçdaroğlu'na dış politikada fikir veriyordu.

AİLECEK HDP'YE VERDİLER

7 Haziran seçimlerinden sonra ailecek HDP'ye oy verdiklerini açıklayan Özçelik, gelen tepkiler üzerine istifa etmek zorunda kaldı.
Halen CHP üyesi olan Murat Özçelik, düzenlediği sözde bağımsızlık referandumuyla Ortadoğu'da gerilimi yeniden artıran Barzani'nin kanalı Rudaw'a çıktı.

SÖZDE REFERANDUM YORUMU

Programda Türkiye'yi eleştiren Özçelik, düzenlenen sözde referandum hakkında "Referandum Kürt halkının iradesinin beyanıdır." diyerek saygı duyulması gerektiğini istedi.

TÜRKİYE DEMOKRASİDEN UZAKLAŞTI

Türkiye'nin demokrasiden giderek uzaklaştığını savunan CHP'li Murat Özçelik, Türkiye ile İran arasında yaşanan yakınlaşmanın da yanlış olduğunu ifade etti.

İran'a güvenilmemesi gerektiğini belirten Özçelik, Türkiye dış politikasının yanlışlarla dolu olduğunu sözlerine ekledi.

13 Ekim 2017 Cuma

CHP Kimlerin hesabına çalışıyor


Cumhuriyet Halk Partisi;CHP, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde 9 Eylül 1923’te önce “Halk Fırkası” adıyla kurulmuştur. 1924 yılında “Cumhuriyet Halk Fırkası”, 1935 yılında ise “Cumhuriyet Halk Partisi” adını almıştır.

1927 yılında “Cumhuriyetçilik”, “Halkçılık”, “Milliyetçilik” ve “Laiklik” CHP’nin dört temel ilkesi olarak benimsenmiştir. 1935 yılında “Devletçilik” ve “Devrimcilik” ilkeleri de eklenerek Partinin ilkeleri altıya çıkarılmıştır. Partinin amblemi olan 6 ok bu ilkeleri simgelemektedir.
Kurucusu: Mustafa Kemal Atatürk
Kuruluş tarihi: 9 Eylül 1923 Türkiye
Genel merkezi: Ankara
İdeolojisi: Sekülerizm, Atatürkçülük, Sosyal Demokrasi, Cumhuriyetçilik, Sosyal Liberalizm.
Tamer Ashraf
T.Diriliş Postası



Yukarıdaki Tanım Artık yerini başka değerlere bırakmış görünüyor.
Atatürk'cülük dediğimizde Atatürk İlkeleri ilk aklımıza gelendir.




Cumhuriyetçilik,Milliyetçilik,Halkçılık,Devletçilik,Laiklik,İnkılapçılık Bu altı İlke Bugün CHP içinde hiçbir şekilde temsil edilmiyor.
1:Cumhuriyetcilik:
Cumhuriyet yönetimlerinin temeli seçimdir. Egemenliğin halka ait olduğu tek yönetim biçimidir. cumhuriyet rejiminde yasaları koyacak kişiler, yani meclis seçim ile belirlenir. Sınıf ve cins ayrımı olmaksızın herkesin yönetime katıldığı yönetim biçimidir.
CHP:Seçim ile gelmiş iktidarı sadece suçlamak,karalamak ile kalmıyor.Milletin iradesine karşı çıkarak Hükümeti ve yaptıklarını tanımadığını belirtiyor.Darbe,Ayaklanma ve yabancı dış güçler ile ittifak ederek hükümeti yıkma çalışmalarına dolaylı yoldan desdek veriyor....

2:Milliyetçilik; 

ulusçuluk ya da nasyonalizm, kendilerini birleştiren dil, tarih veya kültür bağlarından bir üstyapı oluşturabilmiş sosyal birikimlerin adı olan millet veya ulus olarak tanımlanan bir topluluğun yaşama ve ilerleme ülküsünün toplumların ve insanlığın gelişmesini sağladığına inanan görüştür.
Milliyetçilik ilkesi ise Milletini sevmeyi ve milli çıkarları her şeyden üstün tutmayı öngören bir ilkedir. Milliyetçilik ilkesi; tüm vatandaşlarını Türk olarak kabul eden, hiç bir ayrım yapmayan, vatanın bütünlüğünü ve bağımsızlığını esas alan, birlik ve beraberliği dayanan ve ırkçılığı reddeden bir Atatürk ilkesidir.
Milliyetçilik ulus gerçeğinden hareket eden bir fikir akımı ve çağımızın en geçerli sosyal düşüncelerinden biridir. Türk ulusunun geleceğini belirlemede temel ilke olan milliyetçilik, ulusu huzur ve refaha yönelten en güçlü bağlardan bir tanesidir.
CHP;Bugün Tüm milletvekilleri ve Genel başkanı İle yukarıda saydığımız Milliyetcilik kavramına aykırı hareket ederek,T.C. Hükümetini Teröristlerele birlikte gösterip,Türkiye'yi bölme ideolojisine sahip PKK'yı savunma ve onların siyasi kanadı HDP ile ortak hareket etmektedir.
CHP genel Başkanı Kılıçtaroğlu Avrupa'ya Türkiye'nin güvenliksiz bir ülke olduğunu,Türkiye'ye baskı uygulanması gerektiğini belirten onlarca beyenatı var.Aynı Şekilde CHP'nin Milletvekilleri,Teröristler ile mücadele de engel çıkartmaya,uluslararası topluma Türkiye ve TSK'yı şikayet etmekte hiç aşağı kalmıyorlar.

En Son TSK'nın idlib operasyonunu ele alalım.Neden yapılıyor.Yapılmazsa ne olur.

TSK İdlib'de güvenli bölge oluşturmak için 15 noktaya yerleşmeye başladı. TSK'nın bu hamlesi, hem nüfusu 4 milyonu bulan İdlib'deki çatışmalar yüzünden Türkiye'ye büyük bir göç dalgasını önlemek hem de YPG'nin terör koridorunu tamamen yok ederek güvenliği sağlamak.
Yapılmazsa PKK'nın Suriye Kolu ABD desdekli PYD Afrine doğru inip Akdenize kapı açaçak,Bu topraklar işgal edlince Milyonlarca insan Kaçıp Türkiye'ye sığınacak.İran'dan Başlayıp Akdeniz'de son bulan PKK-PYD-YPG-KDP Terör koridoru Terörist bir devlet Türkiye'yi kuşatmış olacak.vs.vs.
CHP tamda işde bu noktada ABD ve AB gibi davranıp Milli Çıkarlarımıza zarar vermektedir.Teröristleri Desdeklemektedir.

CHP: TSK EL NUSRA'YI HİMAYE EDECEK


CHP, operasyonun ilk gününden itibaren Mehmetçik'in İdlib'e girmesine karşı. Son olarak Halk TV ekranlarına çıkan milletvekili Öztürk Yılmaz, AK Parti'nin kötü bir dış politika yürüttüğünü ileri sürerek "Hem Esad'ı hem de El Nusra'yı koruyacaklar, haliyle dünyada El Nusra'yı himaye eden ülke olarak tanınacağız" şeklinde konuştu.
Atatürk Bu politikanın neresinde dir......

3:Halkçılık;

ise yönetimde, siyasette, kalkınmada, gelirin dağılımında, devlet ve ulus olanakların kullanılmasında, halkın yararının gözetilmesini amaçlamaktır. Bu amaç doğrultusunda halkçılık ilkesi devletleri, düzenlemeler yapmak, önlemler almak, yasalar çıkarmak ve engelleri ortadan kaldırmakla görevli kılar.
Halkçılık ilkesi, Türkiye vatandaşı olan herkesi kanun önünde eşit sayan ve halkın devlet yönetimine eşit katılımını sağlayan, siyaset ve yöneticilerin halk için çalışmasını öngören bir Atatürk ilkesidir. Halkı bir bütün olarak kabul eden halkçılık ilkesi için sınıf ayrımını reddeder.
CHP; Halk adına hiçbir politika,geliştirememiş,Hizmet noktasında partizanlıktan öte gidememiş,İktidar olduğu dönemden bugüne kalan hiç bir hizmeti yoktur.

4:Laiklik;

 Sözlük anlamı ile ruhani olmayan kimse, dini olmayan fikir, kurum, sistem ve ilke anlamına gelmektedir.
Laiklik ise kısaca din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasını, devletin din ve vicdan özgürlüğünün gerçekleşmesi bakımından tarafsız olmasını ifade etmektedir. Laik devletlerde insanlar inançlarının gerektirdiklerini serbestçe yerine getirebilmektedirler. Devlet koruyucu olarak tüm inanç sistemlerine aynı mesafede durmaktadır.
Laiklik başka bir ifade ile din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasını öngören, din ve vicdan özgürlüğünü savunan, dini inançların kullanılarak halkın sömürülmesinin önüne geçemeye çalışan, devlet yönetiminde aklın ve bilimin, toplumun inancında hoşgörünün hâkim olmasını isteyen, dinin gerekleri için hizmet edilmesini sağlayan bir Atatürk ilkesidir.
CHP; Evet Chp İktidarında veya sonrasında CHP'li olan kesim Din ve Vicdan özgürlüğünü engellemiş.Başörtüsünü bir bu ülkede yasaklamış,Avrupda'da inandığı gibi eğitim görebilen İnsanlar Türkiye'de bu hakkından yıllarca mahrum bırakılmış.Laiklik Bu Ülkede Atatürk'ün tarif ettiği gibi değil ABD ve Avrupa'nın tarif ettiği şekilde yaşanmıştır.Kısaca %99'u Müslüman dediğimiz Türkiye Cumhuriyeti'nde Müslüman mahallesinde salyangoz satmıştır.

5:İNKILÂPÇILIK

İnkılâp kelime anlamı ile bir durumdan başka bir duruma geçiş ve dönüşüm anlamına gelmektedir.
İnkılâpçılık ilkesi ise her zaman yeniliği esas alan, sürekli yeniliklere gelişmelere açık olmayı isteyen, yeniliklerle toplumun ihtiyaçlarını karşılamayı hedefleyen, çağdaşlaşma yolunda adımlar atmaya çalışan, bilimi ön planda tutan, modernlik amaçlayan bir Atatürk ilkesidir. Atatürk ilkeleri bu ilkenin ışığında gerçekleşmiştir.
Atatürk : “Mevcut kurumları zorla değiştirmek ve Türk milletini son asırlarda geri bırakmış olan kurumları yıkarak, yerlerine milletin en yüksek medeni icaplarına göre ilerlemesini sağlayacak kurumları koymaktır.” sözleri ile inkılâbın ne demek olduğunu kısaca belirtmiştir.

CHP:69 Yıllık Siyasi hayatında Atatürk sonrası 1 tek teknolojik çağdaşlık,modernlik,Bilim ve İlim adına çalışması yok.Aksine Dış kaynaklı yönlendirmeler ile yapılmak istenen her ileri modern teknolojik hareket ve calışmaların önünü kesmek için STK lar ile ortak çalışmaktadır.Bu konuda 100'lerce örnek verilebilir........

6:DEVLETÇİLİK;

Devlet bir ülke üzerinde yaşayan insan topluluğunun, aralarındaki düzeni kurmak ve sürdürmek için oluşturduğu siyasi teşkilata ve bu teşkilatın ortaya çıkardığı üstün buyurma gücüdür.
Devletçilik ilkesi ise o ülkenin sosyal politikasında izlenecek yol ve yöntemlerin belirlenmesi, ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmanın devlet eliyle gerçekleştirilmesidir.
Bir devletin temel öğeleri; millet, yurt, egemenlik, bayrak ve milli marştır.
Devletçilik ilkesinde asıl amaç fertlerin yapamayacağı oluşumların devlet tarafından sağlanmasıdır. Bu ilke Atatürk'ün ekonomik görüşlerini ifade eden, ekonomik kalkınmada özel teşebbüslerin yanı sıra devletin de yatırımlar yapmasını öngören karma sistemi ele alan, sosyal güvenliğin sağlanmasını devletin görevi kabul eden bir Atatürk ilkesidir.
CHP; ise Devletcilik kavramına karşı hep sosyal,etnik,ve inanç farklılıklarını kaşıyarak devlet içinde isyan eden yasadışı sol örgütlere verdiği gizli desdek ile gündem oluyor.Özellikle CHP adının PKK ve siyasi kanadı HDP ile çok sık anılması dikkat çekicidir.Gezi eylemlerinde,Terörle mücadele'de engel çıkartma noktasında,Köprü,yol,hastane ve Askeri teknolojik yatırımlarda engel hep CHP'dir.

Şimdi sormadan edemiyorum CHP Kime hizmet ediyor......
google-site-verification: google2afd6f3c8ec4d6d7.html