BİZLER TÜRKİYE İÇİN VARIZ

Amacımız Bu ülkenin hepimiz için huzurlu ve yaşanabilir olması için yürütülen çabalara katkı sunmak.

Alevisiyle, Kürdüyle; gelenekselcisi, Atatürkçüsüyle; milliyetçisi, solcusuyla… Hepimiz bu ülkede yaşıyoruz.

Bence, hepimiz daha iyi koşullarda yaşamayı hak ediyoruz.Daha onurlu, daha saygın, daha estetik, daha barışçı koşullarda birlikte yaşamak için bilgilendirme paylaşım yapıyoruz…

Günlük Haber Siyasi-Politik Yorum Platformu


Whatsapp ile paylaş
Pervin Buldan sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster
Pervin Buldan sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster

21 Mayıs 2019 Salı

Rahat ol Ümit Özdağ, HDP-PKK ilişkiniz bitmez!

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ



Yıldıray Çiçek
YILDIRAY ÇİÇEK

Ümit Özdağ MHP’de siyaset yaptığı günlerde, bir gün bana “Türkiye’nin en iyi polemik yazarısın. Senin Türkiye genelinde daha çok okunman gerek” diyerek Ortadoğu gazetesinden başka bir gazetede yazmam için transfer teklifinde bulunmuştu.

Ümit Özdağ MHP’de siyaset yaptığı günlerde, bir gün bana “Türkiye’nin en iyi polemik yazarısın. Senin Türkiye genelinde daha çok okunman gerek” diyerek Ortadoğu gazetesinden başka bir gazetede yazmam için transfer teklifinde bulunmuştu. Buna dayanarak Ümit Özdağ’ın “Öcalan- avukat görüşmesi, yeni Oslo sürecidir” açıklamaları üzerinden biraz onunla polemik yapmak istiyorum. Ümit Özdağ yıllarca MHP üzerinde karanlık oyunlar oynayan, MHP’yi ele geçirmek için tezgâh, kumpas temelinde her türlü kara propagandayı yapan biriydi. “Belki biraz adam olur” diye MHP’de MYK üyesi, milletvekili, Genel Başkan Yardımcısı gibi görevlere dahi getirilmişti. Olmadı, olamazdı. Çünkü ipi her daim başkasının elindeydi.

TÜRKİYE’DE, FARKLI GELİŞMELER OLACAK DEMİŞTİ

Kendisiyle adeta kanlı bıçaklı olduğum halde bir gün ona geçirdiği ameliyat üzerine “geçmiş olsun” ziyaretine gitmiştim. Onunla, o ziyarette sohbet ederken konu 2005 yılında birden ortaya çıkıp MHP’de muhaliflik yapmaya başladığı günlere gelmişti. O günlere dair şahitlerin huzurunda bana “2005 yılında Sayın Genel Başkanım bana bir oda, bir makam verse, gel Ümit şurada çalış dese muhalif olmazdım, hatta beni bitirirdi” demişti. Bende bu sözünün karşısında “Hocam şimdi hepsini verdi, o zaman sizi şimdi tümden bitirdi” diye espri yaptığımda koltuğunda gülmekten ölüyordu. Bu muhabbet onun makam odasında geçmişti, kendisi MHP Genel Başkan Yardımcısı idi. Aynı sohbet içinde de “Türkiye’de farklı gelişmeler oluyor, olacak” diyen de Ümit Özdağ idi. Çok ilginçtir bu muhabbetten 2 hafta sonra MHP’deki görevlerinden istifa etti. Aylar sonra da 15 Temmuz darbe girişimi oldu. Kendisi de bugün tüm FETÖ unsurlarının canla başla desteklediği Meral Akşener’in partisinde milletvekili… Acaba o bahsettiği “Farklı gelişmeler” neydi?
“Bir oda ve makam verilse muhalif olmazdım” diyen adam bu sözünden iki hafta sonra MHP’de makamı ve yüksek görevi olduğu halde niçin istifa etmişti? Bu konuyu defalarca yazdım, defalarca soru sordum. Ama bir türlü cevabını bulamadım. Bu konunun her daim takipçisi olacağım elbette. Gelelim “Öcalan- avukat görüşmesi, yeni Oslo sürecidir” başlığı altında söylediklerine…
Terör örgütü PKK ve onun siyasi uzantısı HDP hakkında bir hassasiyeti var mı desek, olsa zaten dört yıldır PKK ve HDP ile kol kola olan CHP gibi bir partinin kucağına oturarak milletvekili seçilemezdi. Biliyorsunuz Ümit Özdağ’ın partisi İP, CHP ile ittifak yapmasaydı %9.96 oy oranıyla baraj altında kalıyor ve böylelikle kendisi de milletvekili olamıyordu.
31 Mart seçimlerinde de kendi partisi İP, HDP ile ittifak yaparak Ankara’da, İstanbul’da, İzmir’de, Antalya’da, Adana’da, Mersin’de, Hatay’da, Bursa’da ve birçok yerde CHP’nin adayına oy vermiştir. Ümit Özdağ’ın nerede oy kullandığını bilmiyorum.
İstanbul’da oy kullandıysa “İttifakınızda HDP var mı?” sorusuna “İttifakımız içinde HDP de var” diyen, “HDP seçmeni bana oy veriyor, ben de onları mutlu edebiliyorsam ne mutlu bana” diyen Ekrem İmamoğlu’na oy vermiştir.
Ankara’da oy kullandıysa “HDP ile görüşecek misiniz?” sorusuna “Ona ajans karar verecek” diyen Mansur Yavaş’a oy vermiştir.
İzmir’de oy kullandıysa “HDP’nin gücüne güç katacağım” diyen Tunç Soyer’e oy vermiştir.
HDP’NİN OY VERMEMESİNDEN KORKUYORLAR
CHP son dört yıldır AKP’den devraldığı HDP bakıcılığı ve PKK açılımını yapmaktadır. Ümit Özdağ da buna siyasi destek verdiği gibi, oy vererek katkı sağlamıştır. Milletvekili olduğu partisi son dört yıldır PKK açılımı yapan CHP ve PKK’nın siyasi uzantısı olan HDP ile ittifak yapacak ve Ümit Özdağ çıkacak “Öcalan ve Avukat görüşmesi” üzerinden senaryolar yazacak. Buna rahatlıkla “vay be” denilebilir.
Ümit Özdağ’ın “Öcalan- avukat görüşmesi, yeni Oslo sürecidir” cümlesi olsa olsa “31 Mart’ta PKK bizi destekledi, HDP bize oy verdi, şimdi vermeyecek” korkusudur. Ümit Özdağ’ın korkmasına gerek yok “Öcalan- avukat görüşmesi” gerçekleştikten iki hafta sonra terör örgütü KCK(pkk) Eşbaşkanı Besa Hozat “23 Haziran’da İstanbul’da Kürtler AKP-MHP faşist blokuna karşı kim çıkacaksa, bu CHP’nin adayı İmamoğluysa İmamoğlu’na, destek verecektir. Biz inanıyoruz ki 23 Haziran’da da bu strateji başarı kazanacaktır. İstanbul seçimlerine HDP bu stratejiyle katılacaktır.” açıklamasını yaparak, KCK üst düzey yöneticisi Duran Kalkan da hem Ekrem İmamoğlu’na desteklerinin devam edeceği, hem de çeşitli uyarılarda bulunarak “CHP’liler, CHP’den seçilmiş insanlar doğru durmalı, dikkatli durmalı. Ekrem İmamoğlu ‘Herkesi kucaklayacağım, oy vereni de vermeyeni de’ dedi. İyi... Ama oy verenleri unutmamalı. Ters şeylere girmemeli. Girerse toplum kendisine nasıl güven duydu, onu tekrar geri almasını da bilir. Öyle olmamalı. Seçimin ortaya çıkardığı bir siyasi tablo var. AKP-MHP iktidarı kaybetmiştir. Yeni bir yönetim gerekiyor. O halde yeni bir yönetim istenmeli.” açıklamasını yaparak Ümit Özdağ’ın korkusunun, kaygısının gereksiz olduğunu göstermiştir.

PERVİN BULDAN’IN AÇIKLAMASI, ÖZDAĞ’I RAHATLATTI

HDP Eşbaşkanı Pervin Buldan da Kandil’deki teröristbaşlarının ardından “Şimdi İstanbul için ‘Her şey çok güzel olacak’, ‘İstanbul başka güzel olacak’ diyorlar. Biz de diyoruz ki; inanın anneler inanın Türkiye halkları, sonuç muhteşem olacak! İstanbul’da 23 Haziran’da yapılacak seçim tam anlamıyla bir referandumdur. Halk iradesini hiçe sayan faşizmle demokrasi arasındaki bir referandumdur. HDP, 31 Mart’ta demokrasiye aralanan kapının açılması ve Türkiye halklarının aydınlık bir geleceği kavuşması için 23 Haziran’da aynı kararlı tutumunu sürdürecektir. “ açıklamalarını yaparak Ümit Özdağ’ı herhalde gevşetmiş ve rahatlatmıştır.
Rahat ol ve stres yapma Ümit Özdağ, ittifak ortağınız HDP 31 Mart’ta nasıl sizinle beraber CHP’ye oy verdiyse, 23 Haziran’da da aynı tavrını sürdürecektir. Bizim dememize inanmıyorsan, işte terör örgütü PKK’nın ve HDP’nin açıklamaları ortadadır. Geçmişte Oslo’yu, Habur’u, Dolmabahçe’yi, çözüm sürecini yapan AKP’nin şimdi gizli bir ajandası var mı bilemeyiz. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Çözüm süreci diye bir şey söz konusu değil” sözü şimdilik herkese ölçü olmalıdır. Biz, 15 Temmuz sonrası başlayan kararlı terörle mücadele tutumunu destekliyoruz. Bu mücadele de tavizsiz devam ediyor. Son 3 yılda öldürülen yaklaşık 9 bin terörist, son iki haftada öldürülen 20-30 terörist bunun delilidir. O 9 bin teröristin, 4600’ü Afrin operasyonunda öldürülürken, Ümit Özdağ’ın partisi “Biz Afrin operasyonuna baştan sona karşıyız” diyordu. Ümit Özdağ’ın kendisi de “Afrin’i almak için ne veriyorsunuz?” diyerek bu operasyonu sulandırmaya ve Türk Ordusu’nun motivasyonunu bozmaya çalışıyordu. MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin kurduğu cümlelerin önünü ve arkasını keserek, tüm gazetecilerin şahit olduğu ortamda ironiyle söylediği “Bana sorarsanız avukatıyla görüşsün. Yani görüşmese dahi bunlar Kandil’den haberleşiyorlar zaten.” sözü üzerinden “Avukat ile görüşmesinde sakınca yok dediğiniz zaman Oslo sürecinde sakınca yok demektir. Fikrim yok dediğiniz zaman, yeni Oslo sürecine karşı çıkmıyorsunuz demektir. “ eleştirisi yaparak, bir zamanlar “Devlet Bahçeli’yi savunmak, Anayasa’nın ilk 3 maddesini savunmaktır” (12 Nisan 2011/Konya) dediğin bir Lidere iftira atmaya utanmıyor musun Ümit Özdağ?

HER ŞEYE KONUŞAN SEN, ALÇAKLIKLARA SUSMUŞTUN

Geçen gün senin gibi büyük stratejik uzman(!) olan Sinan Oğan’a da, kurduğu partiyi CHP-HDP yancısı yapan Genel Başkanın Meral Akşener’e de hatırlattım ve aynı cümlenin devamındaki “Bunu büyüterek, farklı noktalara getirerek hele hele PKK, onun YPG’siyle, onun HDP’siyle iş birliği yapıp seçim kazanma sevdasına kapılanların ağızlarına böyle bir görüşmeyi almamaları lazım.” cümlesini kime söyledi MHP Lideri Devlet Bahçeli?
Size söyledi size!

MHP Lideri Devlet Bahçeli, Türk devletini yöneten iradeyi Oslo’nun, Habur’un, Dolmabahçe’nin kapısından çekip alan, çözüm süreci ihanetini parçalayan bir lider iken onu “Oslo sürecini başlatmakla” suçlamak gafillik ve ileri derecede siyasi ahmaklıktır.
Ümit Özdağ “Özetlersek ‘Al Suriye’nin kuzeyini ver İstanbul’u oyunu’ oynanıyor.” diyorsun…
İşte burada mayına bastın… Ayağını çekme havaya uçacaksın…
Cumhur ittifakı “İstanbul’u almak için Suriye’yi vermek istiyorsa” siz 31 Mart seçimlerinde HDP’ye “Ver İstanbul’u, Ankara’yı, Adana’yı, Mersin’i, Antalya’yı, Hatay’ı, İzmir’i ve diğer illeri” diyerek neyi vermiştiniz?

HDP’li Barış Yarkadaş ve senin seçim çalışmalarında yanyana oturarak poz verdiğin terörist sevdalısı Canan Kaftancıoğlu “Demirtaş çağrısı ve HDP’nin oylarıyla kazandık” diyorsa, kazanırken verdiğiniz bir şeyler olmalıdır değil mi Ümit Özdağ?
Mesela HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli “Kürdistan’da biz kazanacağız, Batı’da da AK Parti ve MHP’ye kaybettireceğiz” dediğinde senin genel başkanların Meral Akşener ve Kemal Kılıçdaroğlu susmuştu.

Car car herşeye konuşan sen bu alçaklık karşısında susmuştun!

Ne diyelim şimdi?

Mesela “CHP ve İP, HDP sayesinde kazandığı yerler adına Kürdistan’ı verdi?” mi diyelim?

“Terörist Demirtaş’ı cezaevinden çıkarma sözünü verdi” mi diyelim?

Gerçi HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli geçtiğimiz hafta çıtayı yükseltti ve “23 Haziran’da CHP’ye oy verirseniz, İmralı’nın yolu açılır.” dedi. Siz de yine CHP’nin adayını destekleyeceğinize göre İmralı’daki alçağın yolunu açacak olan da yine sizsiniz. Ya da siyasi önderin Kemal Kılıçdaroğlu dört yıl önce “YPG terör örgütü değil, vatanını koruyan oluşum” dediğinde ve 2 ay önce “Türkiye’nin beka sorunu yok. YPG bize saldırmaz.” derken Suriye’yi YPG’ye mi bırakmıştı?
“Bana göre Öcalan’a daha ılımlı işte bir ev hapsi gibi imkân tanınarak, ister televizyonla, ister telefonla, görüntülü, görüntüsüz, gibi bir ortam sağlanması gerekir. Sekreter verilmesi ve ortamının iyileştirilmesi gerekir” diyen adamı partinize Genel Başkan yardımcısı yaparak HDP’ye verdiğiniz mesaj yerine ulaştı sanırım?

Biz yaşananlardan, siz ise şizofren siyaset tarzıyla olayları değerlendiriyorsunuz Ümit Özdağ…
Siz Allah’tan korkmadan, Türk milletinden utanmadan sırf kazanmak uğruna HDP ile ittifak yaptınız. Şimdi görüyorsunuz Kandil sizi “CHP kendine oy verenleri unutmamalı. Ters şeylere girmemeli. Yoksa desteğimizi geri alırız” diye uyarıyor ve tehdit ediyor. CHP ve İP’ten bu alçaklığa karşı zerre ses çıkmıyor.

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin sözlerinin önünü arkasını keserek, kendi ihanetlerinizin üzerini örtmeye çalışırsanız böyle rezil olursunuz. Ümit Özdağ İP isimli partinizi kurduğunuzda zaten “Bu parti Ülkücü bir parti olmayacak” demiştin. Ama tam bir “CHP-HDP yandaşı” oldu… Terörist Demirtaş’a “Oyunuzu Kemal Kılıçdaroğlu’nun ve Meral Akşener’in partisine verin” dedirtecek kadar PKK’ya şirin görüntü çizdiniz. Büyük strateji uzmanı Ümit Özdağ, bir gün de bu konuyu değerlendirsen!

Kandil ve HDP sizin partiyi aile içinden görürken, PKK ve HDP’ye nefes alamadığı süreci başlatan MHP ve Devlet Bahçeli’ye iftira atmaya utanmayacak kadar nankör ve projesiniz…
Ümit Özdağ bu ara bir ABD ve İngiltere gezin olacak mı?
Olacaksa polemiklere dönünce devam ederiz.



MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin kurduğu cümlelerin önünü ve arkasını keserek, tüm gazetecilerin şahit olduğu ortamda ironiyle söylediği “Bana sorarsanız avukatıyla görüşsün. Yani görüşmese dahi bunlar Kandil’den haberleşiyorlar zaten.” sözü üzerinden “Avukat ile görüşmesinde sakınca yok dediğiniz zaman Oslo sürecinde sakınca yok demektir. Fikrim yok dediğiniz zaman, yeni Oslo sürecine karşı çıkmıyorsunuz demektir. “Eleştirisi yaparak, bir zamanlar “Devlet Bahçeli’yi savunmak, Anayasa’nın ilk 3 maddesini savunmaktır” (12 Nisan 2011/Konya) dediğin bir Lidere iftira atmaya utanmıyor musun Ümit Özdağ?


15 Kasım 2018 Perşembe

İyi Parti ümidini PKK uzantısı HDP’ye bağladı

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

Tamer Ashraf
Mahalli seçimler yaklaştıkça, yıkım cephesindeki hazırlıklar hız kazanıyor ve milletin aklıyla alay edenlerin gerçek yüzleri ortaya çıkıyor. Bütün ümitlerini PKK’nın siyasi uzantısı HDP’ye bağlamış durumdalar ve hesaplarını buna göre yapıyorlar. Bir taraftan milletin gazabından korktukları için bu kirli ortaklığı mümkün olduğu kadar gizlemeye uğraşıyorlar. Diğer taraftan aralarındaki pazarlığı sürdürüp, paylaşım yapmaya çabalıyorlar.



HDP İLE ORTAKLIK

Hiç arkadan dolanmaya gerek yok. İP müdiresinin CHP’nin genel başkanıyla yaptığı görüşme, tamamen HDP’yle kurdukları ortaklığı, bu millete nasıl hazmettirecekleriyle ilgilidir. Bu bir iddia değildir ve HDP’den gelen net açıklamaların ortaya koyduğu bir tespittir. HDP Eş Başkanı Pervin Buldan grup konuşmasında, “AKP-MHP dışında hemen hemen bütün partilerle görüşmeler il başkanları düzeyinde oluyor. Onlardan gelenler oluyor, bizden ziyaretler gerçekleşiyor. Şimdilik bu aşamada. İstişareler, ziyaretler diyaloglar devam ediyor.” Demiştir. CHP ile mahalli seçimlerde işbirliği yapabileceklerini açıklamıştır. Aynı şekilde CHP sözcüleri çeşitli defalar HDP’ye selam göndermişler, kapı aralamışlar, hatta açıkça ittifak daveti yapmışlardır. Çeşitli seviyelerde yapılan görüşmelerle yetinilmemiş, Kemal Kılçdaroğlu, HDP’li Ahmet Türk’le mahalli ittifakın detaylarını görüşmek ve bir formül oluşturmak için bir araya gelmiştir. CHP ile HDP birbirlerine bu kadar sıcak ve yakındır ve resmi olmasa da mahalli seçimlerde işbirliği yapacakları kesindir.


SİCİLLERİ MÜSAİT

İP, doğrudan HDP ile biraraya gelecek cesareti bulamadığı için, CHP üzerinden bu ortaklığa dahil oluyor. Kemal Kılıçdaroğlu, büyük ihtimalle Ahmet Türk’le yaptığı görüşme ve düşündükleri formülü, bir araya geldiği İP müdiresine sundu. Başka hiçbir şey bilmesek dahi, sadece bu kadarı CHP, HDP ve İP’in bir yıkım işbirliği hayata geçirmek için uğraştıklarını anlamaya da, anlatmaya da fazlasıyla yeterlidir. İP’in sicili HDP ile ortaklık için son derece uygundur. 24 Haziran seçimleri öncesinde birbirlerini korumak ve kollamak için yapılan karşılıklı açıklamalar, kayıtlarda mevcuttur. HDP’nin hapisteki Eşbaşkanı için ortak ağıtlar yakılmış, serbest bırakılması çağırıları yapılmıştır. Seçim sonrasında duyduğumuz, “yanlış yaptık” gibi sözlerin, gerçek yüzlerinin ifşa olmasından korktukları için rol icabı söylendiği, şimdi daha iyi anlaşılıyor.


CHP’NİN SIRTINDA MECLİSE GİRDİLER

İP’i siyaset sahnesine sürenler, bütün gayretlerine rağmen umduklarını bulamamışlardır. Türk milleti oyunu bozmuştur ve hesaplarını alt-üst etmiştir. Barajı dahi aşamamış, CHP’nin sırtında meclise girebilmişlerdir. Cumhurbaşkanı olacaklarını iddia etmiş, HDP’nin bile gerisine düşmüşlerdir. Ne yaparlarsa yapsınlar, tek seçimlik parti olmaktan ileri gidemeyeceklerdir. İçeriden çözülme giderek hızlanmaktadır ve artık önlenemez boyutlara ulaşmıştır. Partiden ayrılanlar, çok çarpıcı ifşaatlarda bulunuyor, partinin idaresinden programlarına kadar çok vahim şeyler söylüyorlar.


VEBAL OMUZLARINDA

Mahalli seçimlerin İP’in sonunu getireceği bellidir ve kendileri de bunun farkındalar. Şimdi son bir hamleyle, denize düşenin yılana sarılması misali, siyasi ömürlerini uzatmak için PKK uzantısı HDP’ye tutunuyor, CHP’ye sarılıyorlar. Siyaseten ömrünü tamamlamış, ama hala son bir şans arayan Mansur Yavaş gibi isimler üzerinden hesaplar yapıyorlar. 24 Haziran seçimlerindeki oy oranı üzerinden bazı illerle ilgili planlar olduğunu hayretle izliyoruz. O oy konjonktürel olarak alındı ve bir daha oraya ulaşmaları imkansızdır. Nitekim, akıl ve izan sahibi herkes aynı şeyi söylüyor. Bütün çabaların boşuna olduğunu görmeleri çok zaman almayacaktır. Milliyetçilik nutukları atarak, Kandil’den talimat alan HDP’ye teslim olmanın vebali omuzlarındadır. Bu vebale ortak olmak istemeyenlerin seslerini yükseltmeleri ve yeni kopmaların yaşanması bizim için sürpriz olmayacaktır. Çözülmenin önümüzdeki dönemde hızlanması kuvvetle muhtemeldir. Cumhur ittifakının mahalli seçimlerde devam etmeyecek olması, bütün siyasi dengeleri bozmuştur. Ancak, kimse hesabını yanlış yapmasın. Bütün siyasi partiler bir samimiyet sınavından geçeceklerdir. Millet her şeyi görüyor ve biliyor. Gereğini yapmak için gününü ve sırasını bekliyor.


HDP Seni Niye Destekleme Kararı Almıştı Akşener?

1.yılını dolduran partisinin her gün istifalarla haber olmasından dolayı bunalan Meral Akşener aklınca gündem değiştirme taktikleri deniyor. Yoksa bu gidişle partisindeki istifalardan dolayı kurucu üye kalmadığını herkes öğrenecek.
En son gündem değiştirme taktiği olarak ”AK Parti ile HDP arasında el altından, masanın altından ve yarın Dolmabahçe Sarayı’na ulaşabilecek görüşmelerin yapıldığını biliyorum ve bunu kamuoyuyla paylaştım.” cümlesini kullandı.
AKP, HDP ile öyle gizli bir görüşme yapıyor mu, yapmıyor mu bilemeyiz. Ama dört yıl önce çokça eleştirdiğimiz bir HDP birliktelikleri vardı. 15 Temmuz sonrasında ise HDP’den hesap soran bir hükümet oldular. Teröre hizmet eden HDP eş başkanları, milletvekilleri, belediye başkanları tutuklandı. Terör örgütüne hizmet eden HDP’nin elindeki belediyelere kayyum atandı. Zaten AKP bu çizgisini terk eder ve eski günlerine dönerse bu toplum nazarında tamamen bitişleri olur.
Benim anlamadığım, 16 Nisan referandumundan bu yana HDP ile açıktan yahut kapalı kapılar ardında sürekli beraber olan Meral Akşener’in, AKP-HDP ilişkisine dair sözleri kıskançlığın bir ürünü mü yoksa kendi parti gündemini değiştirmek adına bir iftira mı?
16 Nisan referandumunda CHP-HDP ve Meral Akşener tayfası beraber olup “Hayır cephesi” oluşturmadı mı?
24 Haziran seçim sonuçlarından hemen sonra pkk’nın siyasi taşeronu HDP’yi “Kürt siyasal hareketinin temsilcisi” olarak yüceltmeye çalışan Meral Akşener’in kendisi iken şimdi “el altından görüşmeler” hikâyesini niçin anlatıyor?
“HDP onurumuzdur” yazılarına beğeni atanları ve terörist kampında çekilmiş, pkk propagandası yapan filmin sansürlenmesine tepki gösterenleri, HDP ve Demirtaş’a seçim müziği yapan Kardeş Türküler isimli müzik grubunda çalgıcılık yapmış adamları partisinde kurucu, genel başkan yardımcısı, danışman yapan Meral Akşener HDP’yi AKP’den mi kıskanıyor?
Bu Meral Akşener, düzenlediği bir basın toplantısında MHP’nin oy oranını “Yaptığımız anketlerde 6 puan bizde, 3 puan Tayyip Bey’in şahsına kaymış 3 puan askıda.” diye tarif ederken, KRT isimli televizyonda da terör yardım ve yaltakçısı HDP’yi “HDP barajı aşıyorrr aşıyorrr” diye savunuyor ve HDP propagandası yapıyordu. Yani MHP’yi %0 gösterirken, HDP’nin barajı aşacağını heyecanla müjdeliyordu.
İP’nin milletvekili adayları, parti yöneticileri HDP’lilerin seçim bürolarını ziyaret edip, “İnşallah beraber çalışacağız” , “Ülkeyi beraber kurtaracağız” diye HDP’ye sevgilerini gösterirken bu Meral Akşener niçin hiçbirini görevden almamıştı?
İP Isparta Milletvekili Nuri Okutan’ı, HDP’nin sözcüsü Ayhan Bilgen’in de katıldığı CHP’li Şişli Belediyesi tarafından düzenlenen “Bir Arada Yaşamanın ve Barışın İmkânlarını Aramak Ortadoğu Konferansına” gönderen, Hak ve Adalet Platformunca düzenlenen panelde İP Genel Başkan Yardımcısı Ayfer Yılmaz’ı HDP’nin sözcüsü Ayhan Bilgen ile yanyana oturtan sanki bu Meral Akşener değildi?
4600 teröristin öldürüldüğü Afrin operasyonu için İP parti sözcüsü Aytun Çıray’a “Afrin savaş senaryolarına tamamen karşıyız” açıklaması yaptırıp, milli bir konuda HDP’yle aynı çizgiye gelen sanki bu Meral Akşener değildi?
Cumhurbaşkanı Erdoğan, HDP eski eş başkanı Selahattin Demirtaş’a “O bir terörist” diye hitap ederken, bu Meral Akşener tüm seçim propagandasını pkk’lı Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılıp, rahatlıkla Cumhurbaşkanı adayı olmasını istemedi mi?

HDP sözcüsü Ayhan Bilgen, Meral Akşener’in hangi siyasi duruşuna aşık oldu ki, “2. Tura kalması halinde HDP’nin oyunu Meral Akşener’e vereceğini” söylemişti? HDP’nin bu açık desteğine karşılık Meral Akşener “Benim asla terör yaltakçısı, bölücü zihniyete hizmet veren bir partinin desteğine ihtiyacım yok” tepkisi verdi de biz mi duymadık?
Meral Akşener HDP ile bu derece açıktan samimiyet kurarken, AKP’nin HDP ile gizli görüştüğüne dair iddiası hem güldürücü, hem acıklı oluyor.
CHP, HDP, İP aynı vücudun organı olmuştur. CHP son dört yıldır, Meral Akşener son iki yıldır HDP’nin çizgisinde siyaset yapmakta ve aynı adımları atmaktadır.
İP’ten her istifa edenin Meral Akşener’in “HDP, Demirtaş aşkına” tepki göstererek istifa etmesi bile bunu anlamak için yeterli bir sebeptir.

Bugüne kadar “Balkan kızı” diye anılan, bilinen Meral Akşener’in kendini “Biz aslen Diyarbakırlıyız” diye bir kimliğe oturtması, kendini ziyaret eden Alman Büyükelçiye “Halk, Kürt sorununu bizim çözeceğimize samimiyetle inanıyor.” demesi, HDP’yi Kürtlerin temsilcisi olarak görmesi, teröristbaşı Öcalan’ın “Eşit vatandaşlık” kavramını parti programına alması, parti program taslağında “kürdistan” ifadesine yer vermesi, Anadolu’nun mozaik olduğunu iddia etmesi zaten şimdi nasıl bir çizgide olduğunu anlatmaya yetiyor.
Meral Akşener, sana tavsiyemiz AKP HDP ile görüşecek diye kıskançlık krizine girme. Bak yol arkadaşınız HDP’nin eş başkanı Pervin Buldan “Ne gizli, ne de açık hiçbir şekilde AKP ile görüşmemiz söz konusu değildir. Milletvekillerimizi rehin tutan bir anlayışla asla görüşmeyeceğimizi ilan etmek isteriz. Belediyelerimize kayyum atayan anlayışla, ‘Kürtleri yok edeceğiz’ diyen anlayışla asla görüşmeyiz” dedi.
AKP HDP ile bir görüşme arayışı içinde olursa, sadece CHP, HDP, İP ekibine dâhil olur. Bu durumda da sizin cepheniz güçlenir. Sizin bu durumdan rahatsız olmanız için bir sebep yok ki!

3 Mart 2019 Pazar

Haftanın Önemli Siyasi Gündem Haberleri

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan: CHP'nin asli görevi bölücülerearacılık yapmaya dönüşmüştür.



Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şu anki yönetim altında CHP'nin asli görevi, maalesef bölücülere aracılık yapmak, koltuk değnekliği yapmak haline dönüşmüştür." dedi.



MHP Genel Başkanı Bahçeli: HDP ile ittifak kuranlar 31Mart'ta milli şamarı yiyecekler.



MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Ankara tam bağımsızlıktır. HDP ile ittifak kurup, PKK'nın tutsağı yapmaya heveslenenler 31 Mart'ta milli şamarı yiyeceklerdir." dedi.


Devlet Bahçeli'den 'yeni parti' açıklaması!


MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli sosyal medya hesabı üzerinden dikkat çeken açıklamalar yaptı. 

Bahçeli açıklamasında "Açık açık şimdiden diyorum ki, 31 Mart 2019’da sonuç ne olursa olsun harcı Yenikapı’da karılan, hedefleri 16 Nisan Halkoylamasıyla kategorik bir hal alan, milletimizin ruh kökünden doğan Cumhur İttifakı mutlaka yaşayacak, yeni hükümet sistemine sonuna kadar sahip çıkacaktır" ifadelerini kullandı.



CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: Biz bir arada huzur içindeyaşamak istiyoruz.



CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, "Bize ne derlerse desinler, bizim için önemli olan bayrağımız, vatanımız, milletimiz. Biz bir arada huzur içinde yaşamak istiyoruz." dedi.


CHP'de kriz büyüyor!

CHP belediye başkanlığı ya da meclis üyeliğine aday gösterilen akrabalar nedeniyle kriz yaşıyor. 

Sosyal medyadaki bazı kullanıcılar yaklaşık 1000 akraba ismi yayınladı.

CHP PM tarafından Buca Belediye Başkan adayı olarak açıklanan ancak ilçe seçim kuruluna verilen listede ismi Erhan Kılınç ile değiştirilen Suat Nezir, "Onuru olan hiç kimseye yakışmayacak şekilde başka bir kapıdan adaylığımın düşürüldüğü bir başka listenin YSK’ye gönderilmesini unutmam, bana bunu yaşatanları affetmem mümkün değildir" dedi.

Aday belirleme sürecinden önce ardı ardına gelen istifalarla boğuşan ana muhalefet partisi CHP, bu kez de “hısım-akraba, eş-dost” depremiyle sarsıldı. Yaklaşık 1.3 milyon kayıtlı üyesi olan CHP’nin belediye başkan adayları ve meclis listelerini azınlık bir grup parti yöneticisinin yakınları oluşturdu. Bine yakın ismin parti yöneticileriyle bağlantılı olduğu iddia edilirken, onlardan bazıları şöyle:



Erdoğan'ın "Kuzey Kürdistan'a Defol Git" SözlerineHDP'den Yanıt: Kovmaya Haddiniz Yok.


Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Kuzey Irak'ta Kürdistan var. Defol oraya git" sözlerine yanıt veren HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, "Bu ülkenin vatandaşlarını bu kovmaya hakkınız da haddiniz de yok" dedi


Binali Yıldırım'dan bir müjde daha: Ücretsiz olacak!


AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım, "İstanbul kartı olan ve İstanbul kartı kullanan, yaz kış adada oturanlara deniz ulaşımı bedava olacak. Hayırlı uğurlu olsun." dedi.


MHP’den ‘sağlam duruş’ açıklaması


MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, “Sayın Devlet Bahçeli, hem Cumhur İttifakı’nın yerel seçimlerden sonra yaşayacağını hem de yeni hükümet sistemine sonuna kadar sahip çıkılacağını belirtmiştir. MHP’nin sağlam, istikrarlı ve tutarlı duruşu, Cumhur İttifakı’nın kaçınılmaz başarısını engelleyemeyen çevreleri bir kez daha hayal kırıklığına uğratmıştır.” ifadelerini kullandı.


KÖŞE YAZARLARI


Mustafa Önder

Bu iş pazara kadar değilse…

Bir yola çıkılmış…
İki Genel Başkan da Ankara’dan mesaj verip dururken…
“Cumhur İttifakı”nın “pazara kadar değil, mezara kadar” olduğunu vurgularken…
AKP’nin bazı yetkilileri “gereksiz” ve “yersiz açıklamalar”la kafa karıştırıyor…
Hâlâ bu ittifakın AKP ile ayakta kalabileceği sarhoşluğunda…
Anlata anlata dilimizde tüy bitti…
Anladık, AKP ve MHP iki ayrı partidir ve ayrı programları vardır…
Ama “Cumhur İttifakı”nda ortak noktalar bulunmuş, ortak hedefler tayin edilmiştir…
İl ve ilçeler paylaşılmış, “tepe”de ortak miting tarihleri belirlenmiş, salonlarda ortak aday tanıtım toplantıları yapılmıştır…
İki partinin de proje ve vaatleri vardır…
Dikkat çekicidir ki; “geçmişin bütün olumsuzluklarına rağmen”, MHP yetkilileri, AKP ve proje ve vaatleri aleyhine tek kelime etmemeye özen göstermektedir…
Lakin hâlâ 16 yıllık iktidar sarhoşluğunu atamayan AKP yetkili ve bakanları, MHP’nin dile getirdiği proje ve vaatleri üzerine olumsuz tavır sergilemeye devam ediyor…


Orhan Karataş

Özel şahsiyet, suratına geleni nisan yağmuru zannediyor.


Siyaset demokrasinin olmazsa olmazı, ülkeyi yönetmenin tek ve değişmez yoludur. 

Dolayısı ile siyaset yapanlar demokrasiye içtenlikle bağlı, ülkeyi yönetebilecek kadar birikimli olmalı. Bunların yanında cesaret, fedakârlık, seviye, ahlak ve erdem de mutlaka gereklidir.

YAŞI BÜYÜK ÇAPI KÜÇÜK

Türkiye’nin kağıt üzerinde en eski, en yaşlı, en birikimli partisi CHP görünür, ancak bu temel özellikler bakımından en fakir, en yetersiz, en çapsız olanıdır. Bu partinin son dönemlerdeki siyaset yapma şekli karalama, yalan, kumpas, iftira ve ihanetle sınırlıdır. 

Özellikle MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin ülke ve millet menfaatlerini esas alan, çözüm ve çare üreten, ön alan, gündem belirleyen ve milletten büyük teveccüh gören siyasetini bir türlü sindiremiyor ve kelimenin tam anlamıyla çılgınlık gösteriyorlar. 

Bu hazin durum ne yazık ki, CHP’nin geneline sirayet etmiştir. Eline her mikrofonu alan hiçbir akıl, bilgi ve irfan ölçüsüne uymadan, “boş gevezelik” yarışına girmektedir. 

Konuşmalar yalanın, ciddiyetsizliğin, erdemsizliğin, küstahlığın ve iftiranın zirvesine ulaşmakta ve zaten yerlerde olan seviyeyi, çukurlaştırmaktadır. 

Bu haliyle üretilen siyaset, küfür ve hakaret ölçülerini aşamadığı gibi, bu rezil durumun müsebbipleri de adamlık vasıflarını dahi tartışmalı hale getiriyorlar. Gevşek ağızlar belki gündem oluyor, ama hiçbir zaman ciddiye alınmıyor.


Orhan Karataş
Eposta: orhankaratas@turkgun.com

HDP’ye susuyor MHP’ye saldırıyor


Koltuk bekası arayanları, biz daha önce FETÖ yargısına dayanarak tarlalarda kurultay toplamaya çalışırken görmüştük.

HDP sözcülerinin ihanet açıklamalarına sessiz kalıp, MHP’ye saldırmak nereden gelip nereye gittiğinizin ispatıdır.

Seçim tarihi yaklaştıkça zilletteki telaş, büyük bir paniğe dönüştü. Ne yaptıklarını, ne dediklerini kendileri de bilmiyorlar.

PKK’nın siyasi temsilcilerini belediyelere taşımayı bu millete kabul ettirmek ve karşı karşıya kaldığımız beka sorununu daha da büyütmek gibi bir rezillik yetmiyormuş gibi, yaptıkları açıklamalarla da pişkinliğin zirvelerinde dolaşıyorlar.



google-site-verification: google2afd6f3c8ec4d6d7.html