BİZLER TÜRKİYE İÇİN VARIZ

Amacımız Bu ülkenin hepimiz için huzurlu ve yaşanabilir olması için yürütülen çabalara katkı sunmak.

Alevisiyle, Kürdüyle; gelenekselcisi, Atatürkçüsüyle; milliyetçisi, solcusuyla… Hepimiz bu ülkede yaşıyoruz.

Bence, hepimiz daha iyi koşullarda yaşamayı hak ediyoruz.Daha onurlu, daha saygın, daha estetik, daha barışçı koşullarda birlikte yaşamak için bilgilendirme paylaşım yapıyoruz…

Günlük Haber Siyasi-Politik Yorum Platformu


Whatsapp ile paylaş
Türk güçleri sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster
Türk güçleri sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster

23 Ocak 2018 Salı

İşte Zeytin Dalı operasyonunda son dakika yaşananlar....

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Afrin’e yönelik Zeytin Dalı harekatının dördüncü günü.. Zeytin Dalı Harekatı'nda Azez'den ilerleyen birlikler, Afrin'in stratejik önemdeki Burseya Dağı'nı ele geçirdi. İşte Afrin'e huzur koridorunu açacak Zeytin Dalı operasyonunda saat saat yaşananlar...

09.17: Adıyaman'da yaşayan Afrinli sığınmacılar Türk Silahlı Kuvvetleri'nin düzenlediği Zeytin Dalı Harekatı'na tam destek veriyor. Suriye'nin Afrin kentinde yaşarken zulümden kaçan Suriyeliler, son günlerde haberleri yakından takip ediyor. Bir kısmı Esed zulmünden bir kısmı terör örgütlerinin baskısından kaçarak 'ye sığınan Afrinliler, Zeytin Dalı Harekatı'nın sonucunu herkesten çok merak ediyor. Arap ve Türk medyasından gelişmeleri yakından takip eden Afrinliler, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin, kentlerinin teröristlerden en kısa sürede temizlenmesini ümit ediyor. Sığınmacılar, bölgenin terör unsurlarından arındırılmasından ardından memleketlerine dönecekleri günü iple çekiyor. Ana vatanlarını terk etmek zorunda kalan sığınmacılar, terk ettikleri topraklarına geri dönmek istiyor.
08.12: Afrin'deki terör hedeflerine yönelik operasyonu sürdüren Türk Silahlı Kuvvetleri Irak'ın kuzeyindeki Zap bölgesindeki hedeflerini de vurdu. TSK'dan yapılan açıklamaya göre dün gerçekleştirilen hava operasyonunda, hudut hattındaki karakol ve üs bölgelerine saldırı hazırlığındaki teröristlere ait sığınak, barınak ve silah mevzileri imha edildi.
KATAR'DAN "ZEYTİN DALI HAREKATI"NA DESTEK
06:21: Terör saldırılarına maruz kalan Türkiye'nin, ulusal güvenliğini koruması konusundaki çalışmalarını desteklediklerini belirten Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lulva el-Hatır, bu konunun uluslararası sözleşmeler ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın 51. maddesiyle (üye ülkelerden birine silahlı saldırı olması durumunda meşru savunma hakkını kullanabileceği) garanti edildiğini dile getirdi.
NATO üyesi Türkiye'nin bölgede her zaman bir denge ve istikrar unsuru olduğuna dikkati çeken Hatır, Katar olarak Türkiye'nin, sivillerin ve Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması konusundaki hassasiyetine güvendiklerini kaydetti.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN KOMUTANLARDAN BİLGİ ALDI
00.06:
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Zeytin Dalı Harekatı'nı yöneten komutanlardan bilgi aldı

BİR ASKERİMİZ ŞEHİT OLDU
23.02:
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Zeytin Dalı Harekatı kapsamında Kilis'in Gülbaba köyü güneydoğusunda PKK/KCK/-YPG ve DEAŞ terör örgütü unsurları ile girilen çatışmada bir askerin şehit olduğunu açıkladı.

BEYAZ SARAY'DA TÜRKİYE AÇIKLAMASI
22.42:
Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, "Türkiye'nin meşru güvenlik endişelerini biliyor ve ciddiye alıyoruz. NATO müttefiki olarak Türkiye ile birlikte çalışmaya devam ediyoruz" denildi.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN KARARLILIK MESAJI
22.13:
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmi Twitter hesabından Afrin operasyonu ile ilgili açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Suriye'nin kuzeyinden Türkiye'ye yönelik birkaç yıldır devam eden tacizler karşılıksız kalmıyor, kalmayacak. Bu konudaki kararlılığımız ortadadır. Geri adım atmak yok." dedi.

MUHALİFLER TÜRKMEN DAĞI'NDA OPERASYON BAŞLATTI
22.50: Suriyeli muhalifler, Lazkiye'nin kuzeyindeki Türkmen Dağı'nda Esed rejiminin kontrolündeki bölgelere yönelik operasyon başlattı
Cebel el İslam Taburu Komutanı Zahir Ebu Usame, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "İdlib'de son zamanlarda rejim ve Rusya yoğun saldırı düzenliyor. Bu saldırıları hafifletmek için Türkmen Dağı'ndaki rejimin kontrolünde bulunan Sarraf beldesi ve etrafına operasyon başlattık." dedi.

Usame, düzenledikleri operasyonla rejimin elindeki Sarraf beldesine bağlı Villa ve Kapıkaya köylerini ele geçirdiklerini belirtti.
Muhaliflerin düzenledikleri ani saldırılarda çok sayıda rejim askerinin öldüğü bildirildi. Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, operasyonun ardından Rus ve rejim uçaklarının Türkmen Dağı'na saldırı başlattığı öğrenildi.
REUTERS abonelerine, Türk askerlerinin Afrin'in Kuzeybatı'sında Burseya Dağı bölgesindeki bekleyiş anlarını bu karelerle servis etti.
BURSEYA DAĞI ETEKLERİNDE ÇATIŞMALAR SÜRÜYOR
20.15: TSK ve ÖSO, Afrin'in doğusundaki Azez'den öğle saatlerinde Burseya Dağı'na yönelik operasyonla, bölgeyi PYD/PKK'dan temizledi. ÖSO çatışmaların ardından Burseya Dağı'ndan çekildi. Çekilmenin ardından çatışmaların dağın eteklerinde devam ettiği öğrenildi.
Terör örgütü, Burseya Dağı'nın hem Kilis il merkezi hem de muhaliflerin kontrolündeki Azez'e bakan konumu sayesinde bu bölgelerdeki sivilleri havan, top ve füze saldırılarıyla hedef alıyordu. Diğer taraftan Afrin'in kuzeyinden giren TSK ve ÖSO unsurları, gündüz saatlerinde Bülbül beldesine bağlı Şeyh Badi, Marso ve Haftar köylerini de teröristlerden arındırmıştı.
3. GÜNDE TOPLAM 14 NOKTA ÖRGÜTTEN KURTARILDI
TSK ve harekata destek veren Özgür Suriye Ordusu güçleri, dün de Afrin'in kuzey, kuzeybatı ve batı yönlerinden ilerleyerek Raco ve Bülbül beldelerine bağlı Şenkal, Kurni, Bali, Edamanlı köyü ile Kita, Kordo ve Bibno çiftlikleri, Suriye Tel Tepesi ile 240. Tepe isimli noktaları ve iki tepeyi daha ele geçirmişti.
KİLİS'E ROKETLERİN ATILDIĞI; DARMIK DAĞIABLUKA ALTINA ALINDI
18.50: Terör örgütü YPG'nin Kilis'e roket attığı, Darmık Dağı'nın Suriye kesimi Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından abluka altına alındı. Bölgede yoğun top atışları ve çatışmalar sürüyor.
Gülbaba (Martavan) Hudut Tabur Komutanlığına bağlı birlikler tarafından fırtına obüs topları, tanklar, Çok Namlulu Roketatarlar (ÇNRA) ile karadan PYD mevzileri vurulurken, zaman zaman savaş uçakları da dağlık ve ormanlık alanı bombalıyor. Top atışları ve çatışmaların sürdüğü bölgeye vatandaşlar yaklaştırılmıyor.
AB'DEN SKANDAL AFRİN AÇIKLAMASI
18.30: AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, Zeytin Dalı Harekatı'ndan son derece endişe duyduğunu bildirdi.
Mogherini, AB Dış İlişkiler Konseyi toplantısı ardından düzenlediği basın toplantısında, Afrin yönelik operasyondan son derece endişe duyduğunu belirterek, bugünkü toplantıda konuyu AB ülkesi dışişleri bakanlarıyla ele aldıklarını ifade etti.
Türk yetkililerle de konuya ilişkin irtibata geçeceğini aktaran Mogherini, AB Bakanı Ömer Çelik'in hafta içerisindeki Brüksel ziyaretinde de kendisiyle konuyu görüşeceğini söyledi.
Mogherini iki nedenden dolayı operasyondan endişe duyduğunu belirterek, şunları kaydetti: "Birincisi insani nedenler. İnsani yardımların ulaştığından ve sivil halkın operasyondan etkilenmediğinden emin olmalıyız. Alandaki herhangi bir askeri operasyonun DEAŞ karşıtı olduğundan da emin olmalıyız. Beni endişeye sevk eden diğer husus ise askeri operasyonlar Cenevre'deki görüşmelerin sürmesini olumsuz etkileyebilir."
AFRİN SINIRINDA ELLER TETİKTE
18.25 Zeytin Dalı Harekâtı sonrası gözlerin çevrildiği Azez kentinde, Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) güçleri, cephede elleri tetikte görev yapıyor. Geceleri yoğun çatışmaların yaşandığı bölgelerde konuşlu ÖSO güçleri, ileri harekât için TSK'dan gelecek talimatı bekliyor.

Kilis, Gaziantep ve Hatay ile sınırı bulunan Afrin'deki terör örgütleri PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ hedeflerine yönelik TSK'nın Zeytin Dalı Harekâtı sürerken, gözler Afrin'e 15 kilometre uzaklıkta olan ÖSO denetimindeki Azez'e çevrildi. Operasyonun gündeme gelmesinin ardından Azez'deki ÖSO güçleri, Afrin ile sınır hattında bulunan kritik noktalarda önlem aldı.
Afrin'de terör örgütü PYD denetimindeki Maranez, Minnag, Ayn Dakka ve Cabel Bursiya bölgelerine yer yer birkaç yüz metre uzaklıkta cepheler oluşturan ÖSO güçleri, ağır silahlarla nöbet tutarak olası saldırıları engelliyor. ÖSO güçleri özellikle geceleri PYD'li teröristlerin saldırılarını da anında karşılık vererek püskürtüyor.

BURSEYA DAĞI VE ÜÇ KÖY ELE GEÇİRİLDİ
16.54: Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Özgür Suriye Ordusu (ÖSO), Zeytin Dalı Harekatı'nda Afrin'in doğusundaki Azez'den ilerleyerek stratejik önemdeki Burseya Dağı'nı ve üç köyü ele geçirdi. TSK ve ÖSO, Afrin'in doğusundaki Azez'den öğle saatlerinde Burseya Dağı'na yönelik operasyon başlatmıştı. Sahadaki AA muhabirlerinin bildirdiğine göre, stratejik önemdeki Burseya Dağı ele geçirildi. Terör örgütü, Burseya Dağı'nın hem Kilis il merkezi hem de muhaliflerin kontrolündeki Azez'e bakan konumu sayesinde bu bölgelerdeki sivilleri havan, top ve füze saldırılarıyla hedef alıyordu. Diğer taraftan Afrin'in kuzeyinden giren TSK ve ÖSO unsurları, Bülbül beldesine bağlı Şeyh Badi, Marso ve Haftar köylerini de teröristlerden arındırdı. ÖSO'nun operasyon sırasında 2 PYD/PKK'lıyı esir aldığı öğrenildi. Öte yandan terör örgütü, Azez ilçesi yakınlarındaki bölgelere roket saldırısı düzenledi. Böylece hava saldırılarıyla başlayan harekatın 3. gününde toplam 15 nokta örgütten kurtarılmış oldu. TSK ve harekata destek veren Özgür Suriye Ordusu güçleri, dün de Afrin'in kuzey, kuzeybatı ve batı yönlerinden ilerleyerek Raco ve Bülbül beldelerine bağlı Şenkal, Kurni, Bali, Edamanlı köyü ile Kita, Kordo ve Bibno çiftlikleri, Suriye Tel Tepesi ile 240. Tepe isimli noktaları ve iki tepeyi daha ele geçirmişti.
(Suriye'nin Afrin kentine yönelik başlatılan Zeytin Dalı operasyonunun en önemli noktalarından olan Azez'de, ÖSO güçleri cephede nöbet tutuyor ve PYD/PKK'lı teröristlerin saldırılarını engelleyip ileri harekat için TSK'nın işaretini bekliyor)
16.33: 'Zeytin Dalı Harekatı' kapsamında Azez'deki Burseya Dağı'nda Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile PKK/KCK/PYD-YPG'li arasında dün akşam saatlerinden itibaren çatışmaların yaşandığı belirtildi. Azez'deki Burseya Dağı'nda Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile PKK/KCK/PYD-YPG'li dün akşam saatlerinde başlayan çatışmaların devam ediyor. ÖSO mensupları tarafından Burseya Dağı'nda terör örgütü PKK/KCK/PYD-YPG'ye çok sayıda örgütsel doküman ele geçirildi. Görüntülerde ayrıca Burseya Dağında bulunan PKK/KCK/PYD-YPG'li teröristin etkisiz hale getirilme anları da yer alıyor.
CEYLANPINAR'A ATEŞ AÇAN TERÖRİST ÖLDÜRÜLDÜ
16.29: Ceylanpınar'a ateş açan terörist öldürüldü! Suriye'nin Rasulayn kentinde, sınır hattına yakın noktada bulunan ve çatısında terör örgütünü temsil eden bez parçası dalgalanan binadaki keskin nişancı teröristin açtığı ateşle, görevli Türk askerinin yaralanmasının ardından sınır hattına çok sayıda güvenlik görevlisi sevk edildi. Özel harekat ekiplerinin de aralarında bulunduğu güvenlik güçleri, zırhlı aracın üzerindeki uçaksavarla binayı ateş altına aldı. Ekiplerin ateş altına aldığı binadaki terörist öldürülerek etkisiz hale getirildi.
ÇATIŞMANIN SESLERİ KİLİS'TEN DUYULUYOR
16.36: Afrin harekatında Gülbaba bölgesindeki Dırmık dağı eteklerinde çatışmalar yoğunlaştı. Bölgedeki ait Bali ve Üçevler Köyü çevresinde yoğunlaşan çatışmanın sesleri, Kilis'in sınır köylerinde de duyuluyor. Türk Silahlı Kuvvetlerinin ÖSO askerleri ile birlikte Afrin'e yönelik başlattığı Zeytin Dalı operasyonun üçüncü gününde ise Gülbaba mevkisindeki Dırmık Dağı eteğindeki Bali ve Üçevler Köyü çatışmalar şiddetlendi. Havan ve uzun namlulu silahlarla yapılan ve saatlerce süren çatışma yoğun bir şekilde sürüyor. Bölgedeki çatışma sesleri ve yükselen dumanlar, Kilis'in sınır köylerinde de duyulup, izleniyor. Öte yandan, Türkiye tarafından örülen beton duvar, çatışma bölgesine yakın bir yerden kapı açılarak, sınırda bekleyen ÖSO askerleri çatışma bölgesine sevk edildi.
16.06: Dışişleri Bakanlığı kaynakları, terör örgütlerine yönelik harekatın Afrin ile sınırlı kalacağına dair Rusya'ya taahhüt verildiği iddiasını yalanladı.
16.05: ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson, "Türkiye'nin meşru güvenlik endişelerini gidermeyi hedefliyoruz" dedi.
15.32: Sahadaki AA muhabirleri, Harekat'ın 3. gününde TSK'nın Afrin'in doğusundaki Azez'den de operasyon başlattığını, kara unsurlarının hedef topraklara girdiğini bildirdi. AA, Azez'den giren kara birliklerinin fotoğraflarını yayınladı.
15.27: Suriye'nin PYD terör örgütünün kontrolündeki Resulayn kentinden Şanlıurfa'nın Ceylanpınar ilçesine taciz ateşi açıldı. Açılan ateşe sınır birlikleri anında karşılık verdi.
PYD/PKK MEVZİLERİ TOPÇU ATIŞLARI İLE VURULUYOR
15.22: Zeytin Dalı Harekatı kapsamında Hatay'da konuşlandırılan çok sayıda tank ve zırhlı araç, Suriye sınırına gönderildi. Hudut güvenliği ve bölgede istikrarı sağlamak amacıyla Suriye'nin kuzeybatısında yer alan Afrin bölgesinde, PYD/PKK ve DEAŞ'a mensup teröristleri etkisiz hale getirmek, dost ve kardeş bölge halkını bunların baskı ve zulmünden kurtarmak üzere başlatılan harekat kapsamında çeşitli birliklerden sınıra askeri sevkiyat sürüyor. Takviye olarak gönderilen çok sayıda zırhlı personel taşıyıcılar ve tanklar, Hatay'ın Hassa ilçesindeki sınır birliklerine hareket etti. Vatandaşlar sevkiyat sırasında askerlere sevgi gösterisinde bulundu. Bu arada, TSK'ya bağlı sınır birlikleri de sabahın erken saatlerinden itibaren Afrin'deki PYD/PKK mevzilerini topçu atışlarıyla vurmayı sürdürdü.
15.07: DHA'nın haberine göre, Kilis'te Ekrem Çetin Mahallesinde bulunan İl Sağlık Müdürlüğü yakınına 1 roket düştü.
15.03: İngiltere Başbakanlığı: Türkiye'nin kendi sınırlarının güvenliği konusundaki meşru çıkarını tanıyoruz"
14.56: Terör örgütü PYD/PKK, Afrin'deki DEAŞ'lı esirleri TSK ve ÖSO'ya karşı savaşmaları şartıyla serbest bıraktı.
TSK YENİ CEPHE AÇTI... AFRİN ADIM ADIM TEMİZLENİYOR
14.04: Sahadaki AA muhabirleri, Harekat'ın 3. gününde TSK'nın Afrin'in doğusundaki Azez'den de operasyon başlattığını, kara unsurlarının hedef topraklara girdiğini bildirdi. Operasyonda çok sayıda ÖSO unsuru da yer alıyor. Bu arada TSK'ya ait savaş uçakları, Afrin için fiziki korunma sağlayan stratejik önemdeki Burseya Dağı'nda yuvalanan terör hedeflerini vurdu. Terör örgütü, Burseya Dağı'nın hem Kilis il merkezi hem de muhaliflerin kontrolündeki Azez'e bakan konumu sayesinde bu bölgelerdeki sivilleri havan, top ve füze saldırılarıyla hedef alıyor. Burseya'nın teröristlerden temizlenmesiyle Türkiye sınır hattı ile birlikte Azez ve çevresindeki Suriyeli sivillerin güvenliğine yönelik tehditler azalmış olacak. Bu arada, sınır hattındaki TSK birlikleri de Cinderis beledesinde Celeme, Hemidiyye, Haclar, Freriye ve Tel sellür köylerindeki PYD/PKK mevzilerini topçu atışına tutuyor.
YPG'NİN ÇAĞRISI AFRİN HALKINDA KARŞILIK BULMUYOR
13.54: Zeytin Dalı Harekatı devam ederken Afrin'de terör örgütü YPG, halkı hopörlerle kendilerine destek olmaları çağrısında bulunuyor. Terör örgütünün çağrısına halkın destek olmadığı görüldü. Milli İstihbarat Teşkilatı, Zeytin Dalı Harekatında, Afrin merkez ve çevresinden anlık bilgi ve görüntü akışının sağlanması çalışmalarında TSK ile eşgüdüm halinde hareket ediyor. TSK'ya vurulacak hedeflerin belirlenmesi, güncellenmesi ve takibi konusunda destek sağlayan MİT, terör örgütünün haberleşme ağını da dinleyerek hedefleri tespit etmekte. Öte yandan, terör örgütü YPG, Afrin'de hoparlörle halka direniş çağrısında buluyor. Belediyelerin düzenlediği protesto etkinliklerine halkın katılımı çağrısında bulunan terör örgütü YPG'nin çağrısı halktan karşılık bulmuyor.
13.50: Hatay'ın Hassa ilçesinin sınıra sıfır noktasına tank ve ağır zırhlı araçlarla yığınak yapan TSK'nın kara birlikleri, saat 13.00 sıralarında son hazırlıklarını tamamladı. Askerler araçlarına binerken, tanklar da çalıştırıldı. Eller tetikte bekleyen askerlerin büyük bir bölümü saat 13.40'da Türkiye ile Suriye sınırına çekilen duvardan açılan bölümünden Suriye'ye geçiş yaptı. ÖSO birlikleri de kollarındaki sarı bantlarla yaya olarak tanklarla birlikte Suriye'ye geçti.
"TÜRKİYE İLE TEMAS HALİNDEYİZ"
13.40: Kremlin Sözcüsü Dimitry Peskov, Zeytin Dalı operasyonuna ilişkin "Rusya'nın operasyonu çok yakından takip ettiği belirtildi. Ayrıca sözcü Fransa'nın BMGK çağrısına da yanıt vererek, "Tek taraflı ve çifte standarttır. Suriye'deki diğer olayları görmezden gelip, Afrin'i ön plana çıkarıyorlar. Türkiye ile temas halindeyiz" ifadelerine yer verdi.
12.50: Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov yaptığı açıklamada, "ABD, Suriye'deki farklı dinamikleri ya kavrayamıyor, ya da kasıtlı olarak durumu kışkırtıcı adımlar atıyor" dedi.
12.45: İstanbul'da yaşayan sivil toplum kuruluşu üyesi bir grup Doğu Türkistanlı, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) Afrin'e düzenlediği Zeytin Dalı Harekatı'na destek amacıyla gönüllü askerlik müracaatında bulundu. Ellerinde Doğu Türkistan ve Türk bayrakları ile Zeytin Dalı Harekatı'na destek amaçlı pankartlar taşıyan grup, Zeytinburnu 15 Temmuz Meydanı'na geldi. Mehter marşları çalan ve sık sık "Her şey vatan için" ve "Vatan sana canım feda" sloganları atan gruba Doğu Türkistanlı kadın ve çocuklar da destek verdi. Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği Genel Başkanı Hidayet Oğuzhan, burada yaptığı açıklamada, Doğu Türkistan halkının vatansızlığın ne olduğunu bildiğini ifade ederek, vatan bildikleri Türkiye'ye destek vermek istediklerini söyledi. Oğuzhan, bu amaçla askerlik şubesine giderek TSK'nın Afrin'e düzenlediği Zeytin Dalı Harekatı'na gönüllü asker olarak katılmak için dilekçe vereceklerini söyledi. Askerlik şubesine giderek dilekçelerini veren grup daha sonra dağıldı.
12.15: Havalanan Türk savaş uçakları, Raco bölgesine hava harekâtı düzenliyor.
12.03: Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), Zeytin Dalı Harekatı'nda Türk Silahlı Kuvvetleri'ne (TSK) hedef belirleme ve Özgür Suriye Ordusu'nun (ÖSO) yönlendirilmesi konularında destek sağlıyor. Zeytin Dalı Harekatı'nın ilk gününde Afrin'in Raco ve Bülbül beldelerine bağlı Şenkal, Kurni, Bali, Edamanlı köyü ile Kita, Kordo ve Bibno çiftlikleri, Suriye Tel Tepesi ile 240. Tepe isimli noktaları ve iki tepeyi daha ele geçirmişti. Böylece harekatın ilk gününde Afrin'in kuzey, kuzeybatı ve batı yönlerinden girilmiş oldu. Zeytin Dalı Harekatı'nın kara unsurlarının Afrin'e yeni saldırılarla farklı yönlerden de girerek gelişmesi bekleniyor.
ZEYTİN DALI HAREKATININ İLK 48 SAATİNDE 7,5 KİLOMETRE
11.57: Dün bazı köyleri ele geçirdiğini duyuran Özgür Suriye Ordusu bölgede ilerleyişini sürdürüyor. İhlas Haber Ajansı, Türk ordusunun Afrin'e yönelik başlattığı Zeytin Dalı Harekatı'nda ilk 48 saatinde 7.5 kilometre içeri girildiğini duyurdu. Kırıkhan-Hassa hattının karşısındaki Afrin'e bağlı Raco, Şedia ve Surki bölgelerinde teröristlerle çatışmalar yaşandı. Terör örgütünün kontrolünde bulunan 21 nokta kullanılamaz hale getirildi. Terör örgütü tarafından yollara döşenen 17 bombalı tuzak etkisiz hale getirildi. TSK ve ÖSO, ilk iki gününde 3 koldan girdiği Afrin'in PYD-YPG'nin elinde bulunan 11 köyünü fazla bir direniş görmeden kontrol altına aldı. Bu köylerde bulunan bazı teröristleri sağ olarak ele geçirildi. Afrin'in içine doğru 7.5 kilometre girildi. Tük Silahlı Kuvvetleri ve Özgür Suriye Ordusu, Azez-Gülbaba hattında yer alan Afrin'in Raco, Bülbül kasabalarına bağlı Şenkal, Kurni, Bali, Edamanlı köyü, Kita, Kordo ve Bibno mezralarını ve bölgedeki dört tepeyi ele geçirdi. Kurni köyüne giren bir ÖSO askeri köyü ele geçirdiğini ve ilerlemeye devam ettiklerini söyledi. Köylülerle görüşme yapan ÖSO askeri "Bizim düşmanımız Kürtler değil PKK. Düşmanımız bir. Biz sizi kurtarmaya geldik" diye konuştu. Köylüler ÖSO askerlerine teşekkür ederek, durumlarından memnun olduklarını söyledi.
11.45: YPG'den Rusya'ya sert eleştiri... YPG Komutanı Sipan Hemo, Rusya'yı "Kürtleri ihanet etmekle" suçladı. Rudaw'a göre, Londra merkezli Şark el Awsat gazetesine konuşan Sipan Hemo, "Rusya, Türkiye'nin Afrin'e girmesine izin vererek, Rojava Kürtlerine ihanet etti" ifadelerini kullandı. Hemo, "Şam hükümeti ile görüşmelerde Rusya'nın aracılığına ihtiyacımız yok. Direkt iletişimimiz var. Şam hükümeti bize her türlü destek sözü verdi ancak Rusların buna izin vermediğini söylüyorlar" dedi.
SAKIZ KARAKOLU'NDAN TANK ATIŞI
11.33: Türk Silahlı Kuvvetlerince, Suriye'nin Afrin bölgesinde PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ'a mensup teröristleri etkisiz hale getirmek üzere başlattığı "Zeytin Dalı Harekatı"nın 3. gününde Hatay'ın Hassa ilçesi Yarım Aktepe mevkisinde sınırın sıfır noktasında bulunan Sakız Karakolundan bazı tankların atış yaptığı duyuldu. Öte yandan, Yarım Aktepe mevkiinde ise Türk askerleri ve Özgür Suriye Ordusu'na bağlı askerler olası bir takviye için hazır bekletiliyor.

(Hatay'ın Hassa ilçesinde Türk askerinin hazırlıkları devam ediyor. Kolunda sarı bant olan ÖSO askerleri bölgede bulunuyor.)
11.24: 'Zeytin Dalı Harekatı'nda 3'üncü gün... Kara operasyonu sürüyor! Gece boyunca, Hatay ve Kilis sınırından Afrin'e doğru top atışları yapılırken, Azez bölgesinde ise Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile teröristler arasında çatışma çıktığı bildirildi. El Bab'da şehit düşen 72 askeri temsil eden, Türk Hava Kuvvetleri'ne ait 72 savaş uçağının 20 Ocak Cumartesi günü saat 17.00'de, Afrin'deki mevzileri bombalamasıyla başlayan 'Zeytin Dalı Harekatı'nda 3'üncü güne girildi. İlk gün hava operasyonuyla belirlenen mevziler imha edilirken, TSK birlikleri, dün saat 11.05'te, Kilis'in Gülbaba mevkisinden kara birlikleriyle Suriye'ye girdi. Hem havadan hem de karadan ÖSO güçleriyle birlikte Afrin'in 5 kilometre içine kadar giren birlikler, 11 köyü PYD-YPG/PKK'dan aldı.
DHA, Türk jetlerinin 45 hedefi vurduğu Afrin operasyonunun 3'üncü günününde, Azez bölgesinde de teröristlerle ÖSO güçleri arasında sert çatışmaların yaşandığını bildirdi. Gece boyunca, Kilis ve Hatay sınırlarından topçu atışıyla destek verilen operasyona katılacak Türk askerleri ile ÖSO güçlerinin Hassa ilçesinin sınırına sıfır noktasındaki hareketliliği de sabah saatlerinde devam etti. Tankların bakımını ve ikmalini yapan özel tankçı birlikleri, sabah hazırlıklarını sürdürdü. Çok sayıda 'M60T' tankı, art arda sıralandı. Bölgede, ayrıca kollarında sarı bant olan ÖSO'ya bağlı birlikler de bulunuyor.
11.20: Türk Silahlı Kuvvetlerince (TSK) başlatılan Zeytin Dalı Harekatı kapsamında Suriye'deki terör hedeflerine yönelik operasyonların sürdüğü bölgeye Kilis'ten top atışları yapılıyor. Özgür Suriye Ordusu'nun da katıldığı harekatın üçüncü gününde Afrin'deki hedeflere ilerleyen birliklere top atışlarıyla destek veriliyor. Sınırda konuşlu TSK'ya bağlı birliklerce terör örgütü PYD/PKK'nın işgal ettiği alanlara yönelik zaman zaman yoğunlaşan atışlar, Kilis kent merkezinin yanı sıra Hatay hudut hattındaki bazı köylerden de duyuluyor. Bu arada, sınırdaki birliklere de ara ara askeri araç takviyesi yapılıyor.
11.10: Afrin Harekatı'nda üçüncü gününde NATO Genel Sekreter Yardımcısı Rose Gottemoeller Ankara'ya geldi.
11.05: İçişleri Bakanlığından, Zeytin Dalı Harekatı'na yönelik sosyal medyadan terör propagandası yapan 24 şüphelinin gözaltına alındığı bildirildi.
10.39: YPG'liler tarafından düzenlenen saldırıda doçka mermisi bazı evlerin kapılarına isabet etti. Kilis'in Cilolar köyüne YPG'liler tarafından düzenlenen saldırıda doçka mermisi bazı evlerin kapılarına isabet etti.
10.20: Rusya: Siviller, Afrin'den ayrılıyor… Sputnik'in haberine göre, Rusya'nın Suriye'deki ateşkesi izleme merkezinden yapılan açıklamada, sivillerin Zeytin Dalı Harekatı'nın başladığı Afrin'den ayrıldığı belirtildi. Açıklamaya göre, son 24 saatte binden fazla kadın ve çocuk bölgeden ayrılırken görüldü. Rusya'nın Suriye'deki ateşkesi izleme merkezinden Russia Today'e (RT) ulaşan açıklamada "Siviller Afrin'deki askeri harekat bölgelerinden ayrılıp Tel Acar'a doğru gidiyor. Bir kısmı orada kalıyor bir kısmı da Halep'e ilerliyor. Son 24 saatte Tel Rifat gerilimi azaltma bölgesindeki askeri polis kontrol noktasından binden fazla kadın ve çocuk geçti" ifadeleri kullanıldı. Açıklamada Halep'ten Tel Rifat'a en yakın zamanda 20 ton insani yardımın götürülmesinin planlandığı da aktarıldı.
10.10: Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından terör örgütü PKK/PYD ve DEAŞ unsurlarına yönelik Suriye'nin Afrin bölgesinde yürütülen Zeytin Dalı Harekatı'na ilişkin sosyal medyada terör propagandası içeren paylaşımlar yaptığı tespit edilen 57 kişi hakkında resen soruşturma başlatıldı. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamada, Türkiye sınırları ve bölgede güvenliği sağlamak amacıyla PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ mensubu teröristleri etkisiz hale getirmek üzere Türk Silahlı Kuvvetleri'nce Zeytin Dalı Harekatı'nın başlatıldığı hatırlatıldı. Açıklamada, harekatın başlatıldığı 20 Ocak'tan itibaren Twitter adlı sosyal paylaşım sitesinde Türk Ceza Kanunu'nun 125/3-a, 216/1, 299 ve 301. maddeleri ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7/2. maddesinde tanımlanan "kamu görevlisine hakaret", "halkı kin ve düşmanlığa tahrik, "Cumhurbaşkanına hakaret", "Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve Devletin askeri teşkilatını alenen aşağılama" ve "terör örgütü propagandası yapma" suçlarının unsurlarını oluşturan yazılar yayınladıkları belirlenen 57 ayrı kişi tespit edildiği belirtildi. Bu kişiler hakkında Türk Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesi uyarınca yasal gereği yapılmak üzere resen soruşturma başlatıldığı aktarılan açıklamada, suç teşkil eden eylemlere ilişkin araştırmaların devam ettiği kaydedildi.

(Hatay'da terör örgütü PYD/PKK işgali altındaki Afrin sınırına kurulan, modern elektronik algılayıcı cihazların yer aldığı "Kayı sınır güvenlik sisteminin" ilk bölümü faaliyete geçti. Suriye sınırında yasa dışı geçişlerin önlenmesi amacıyla yapılan modüler duvar çalışmalarında sona yaklaşılırken, güvenlik güçleri hudut bölgesinde 24 saat devriye görevi yürütüyor. Fotoğrafta İdlib kırsalındaki Atme kasabası görülüyor.)
10.06: Zeytin Dalı Harekatı kapsamında bombardımana katılan uçakların havalandığı İncirlik, güne sessiz başladı. Herhangi bir uçak hareketliliği olmayan üste F-16 uçaklarının bulunduğu hangara dev Türk bayrağı asıldı.Afrin'e yönelik Zeytin Dalı Harekatı kapsamında İncirlik'ten kalkıp bombardımana katılacak uçakların ne zaman hareket edeceği belli değil. Ayrıca 2 F-16'nın hangardan çıktığı ve kalkış için kontrollerinin yapıldığı görüldü.
09.38: Türk Silahlı Kuvvetlerince (TSK) başlatılan Zeytin Dalı Harekatı kapsamında Suriye'deki terör hedeflerine yönelik operasyonların sürdüğü bölgeye Kilis'ten top atışları yapılıyor. Özgür Suriye Ordusu'nun da katıldığı harekatın üçüncü gününde Afrin'deki hedeflere ilerleyen birliklere top atışlarıyla destek veriliyor. Sınırda konuşlu TSK'ya bağlı birliklerce terör örgütü PYD/PKK'nın işgal ettiği alanlara yönelik zaman zaman yoğunlaşan atışlar, Kilis kent merkezinin yanı sıra Hatay hudut hattındaki bazı köylerden de duyuluyor. Bu arada, sınırdaki birliklere de ara ara askeri araç takviyesi yapılıyor.
MATTİS: TÜRKİYE BİZİ UYARDI
09.30: Hatay'ın Hassa ilçesinde köylüler, Afrin sınırının sıfır noktasında tanklar ve obüslerle nöbet tutan askerler için bu sabah kurban kesti. İhlas Haber Ajansı, köylülerin kesilen kurbanın kanını askerlerin alnına sürdüğünü, askerlerin de köylülerin ellerini öptüğünü aktarıyor. Zeytin Dalı harekatının üçüncü gününde ABD'den gelen son açıklama ise şöyle oldu. ABD Savunma Bakanı Mattis, "Türkiye hava saldırısı yapmadan önce bizi uyardı" dedi.
ABD medyasında yer alan haberlere göre Mattis, Güneydoğu Asya'ya giderken uçakta gazetecilere Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Suriye'nin kuzeybatısında Afrin bölgesinde YPG/PKK ve DEAŞ'a mensup teröristleri etkisiz hale getirmek üzere başlattığı operasyona ilişkin açıklama yaptı. Türkiye'nin önemli bir NATO müttefiki olduğunu vurgulayan Mattis, "Türkiye'nin meşru güvenlik endişeleri var." diye konuştu. Saldırı öncesinde Türkiye'nin ABD'yi uyardığını kaydeden Mattis, "Türkiye açık sözlüydü. Hava saldırısını yapmadan önce bunu yapacaklarına dair bizi uyardılar." ifadesini kullandı. Ayrıca Mattis, TSK'nin Afrin'de düzenlediği operasyon nedeniyle bölgede bulunan ABD askerlerinin risk altında olmadığını belirtti.
ZIRHLI ARAÇLAR, ÖZEL KUVVETLER VE PİYADE GÜÇLERİ İLERLİYOR
Genelkurmay Başkanlığından yapılan açıklamada, "Zeytin Dalı Harekatı planlandığı şekilde devam etmekte olup, kara harekatı başlamıştır." denildi. Açıklamada, "Zeytin Dalı Harekatı'nın planlama ve icrasında sadece teröristler ve bunlara ait barınak, sığınak, mevzi, silah, araç ve gereçler hedef alınmakta olup, sivil/masum kişilerin zarar görmemesi için her türlü dikkat ve hassasiyet gösterilmektedir." ifadelerine yer verildi.
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Mehmetçiğin desteklediği Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) terör örgütü PYD/PKK'nın işgalindeki Afrin'e 4 koldan ilerlemeye başladı. Batıda Hatay, doğuda Azez, kuzeyde Kilis ve güneyde İdlib'de bulunan Türk üsleri üzerinden tanklar desteğiyle Suriye topraklarına giren Mehmetçik ve ÖSO mensupları, şehirdeki teröristlerin Afrin'in kuzeyinde bulunan dağlara yaslanıp kendisine avantaj sağlamasına izin vermedi.
İşte operasyonla ilgili detaylar:
5 KM KAT İÇERİ GİRDİLER... Bordo bereliler ve ÖSO savaşçıları abluka altına alınan Afrin merkeze doğru ağır silahlarla birlikte yol aldı. TSK'ya ait zırhlı araçlar, özel kuvvetler, piyade güçleri ve ÖSO savaşçıları, Afrin topraklarında dün 14.00 itibariyle 5 kilometre kat etti.
JETLER DE VURUYOR... Afrin topraklarına giren savaşçılarla teröristler arasında sıcak çatışmalar yaşandı. Kara operasyonu sürerken Türk jetleri de terör hedeflerini vurdu. Dün bölgeden yoğun duman yükselirken şiddetli patlama sesleri duyuldu.
11 NOKTA ELE GEÇİRİLDİ... TSK ve ÖSO birlikleri Afrin'de PKK/PYD işgalindeki 9'u köy 11 noktayı ele geçirerek güvenli ilerleme alanları oluşturdu. İl kurtarılan köy olan Şengal'de ise ÖSO mensubu Süleyman El Hacı, PYD'li teröristlerin kurşunlarıyla şehit oldu.
153 HEDEF VURULDU... TSK, terör örgütleri PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ tarafından kullanılan sığınak, barınak, mühimmat deposu gibi 153 hedefin ateş altına alındığını açıkladı.
ÇÖZÜLME BAŞLADI... Türk jetlerinin Afrin'i vurmasının hemen ardından biri çocuk 3 PYD/YPG'lı Mare Meclisi'ne gelerek teslim oldu. Demokratik Suriye Güçleri içindeki büyük gruplardan Ceyş'ül Suvar'ın taraf değiştirerek Türkiye destekli güçlere dahil olduğu da öğrenildi.
KOMANDO VE TANK SEVKIYATI... Hatay'ın Hassa ilçesine çok sayıda tank, zırhlı personel taşıyıcı, sağlık ekibi ve otobüslerle komando sevk edildi. Fırat Kalkanı Harekâtı bölgesinden çekilen tank, Fırtına obüsü ve topçu bataryalarının da bulunduğu toplam 150 araçlık konvoy da önceki akşam Afrin'e gitti.
SİVİL HASSASİYETİ... TSK'nın Zeytin Dalı Harekatına destek veren ÖSO'nun Afrinli komutanı Ebu Meryem, sivilleri değil, terör örgütü PYD/ PKK'yı hedef aldıklarını söyledi. Meryem, "Halkımız sakin olsun. Sivil insanlar vatandaşlarımızdır" diye konuştu.
AKAR: İNANCIMIZ TAM... Genelkurmay Başkanı Orgenaral Hulisi Akar, Genelkurmay Harekat Merkezi'nde dün açıklamada bulundu. Akar, "Harekâtın planlama ve icrasında sadece ama sadece teröristler ve bunlara ait barınak, sığınak, bina, silah, araç gereç vesaire hedef alınacak. Sivil ve masum kişilerin zarar görmemesi için de her türlü hassasiyet gösterilecektir. Bu görevden de alnınızın akıyla çıkacağınıza inancımız tamdır" dedi.
KOMUTANLAR SINIRDA... Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ve kuvvet komutanları sınıra giderek harekâta katılan birliklerde denetleme ve incelemelerde bulundu. Akar, operasyonun Suriye'nin toprak bütünlüğüne saygılı olarak icra edildiğini söyledi.
'DÜNYADA ANCAK 5 ÜLKE YAPABİLİR'
Güvenlik politikaları uzmanı Mete Yarar, harekâtta kullanılan 72 uçağa dikkat çekerek "Yakın dönemde bu kadar çok uçağın katıldığı bir operasyon yok. 72 uçağı kaldıracaksınız, havada tutacaksınız, herhangi bir saldırı olabileceği ihtimaline karşı da uyanık olacaksınız. Sırada dahilinde bütün hedefleri tek tek vuracaksınız ve vurulan hedeflerin kıymetlendirmesini yapacaksınız. Havada 72 uçağı idare etmek bir maharet ister. Dünyada bu operasyonu yapabilecek ülke sayısı 5'i geçmez. 4 bin kilometrekarelik bir alan, havada bu kadar hızlı yer değiştirebilen uçaklar için bir futbol sahasında herkesin tıka basa durması gibidir" dedi.
TSK dün 32 uçakla 45 hedefin imha edildiğini açıkladı. Toplam 4 köy teröristlerden temizlendi. Sınırı geçen ÖSO güçleri de köylerde PKK/ YPG'ye ait fotoğraf ve flamaları ateşe verdi.
(Türkiye tarafından eğitilen 7 bin ÖSO savaşçısı, teröristlerin araya sızmasını önlemek için kollarına sarı bant taktı)
Uğur YILDIRIM-İbrahim GÜNEŞ-Yaser ÇAPAROĞLU-Hüseyin KAÇAR
AFRİN HAREKATINDA İKİNCİ GÜN...
HARİTA DEĞİŞMEYE BAŞLADI
Afrin'e Zeytin Dalı harekâtının üçüncü gününde Türkiye 11 köyü PYD-YPG'li teröristlerden geri aldı, sınırdaki harita değişmeye başladı. TSK destekli ÖSO kuvvetleri söz konusu köylerde teröristlerin döşediği mayınları temizliyor.
PYD- YPG-PKK HEDEFLERİ İMHA EDİLDİ
Zeytin Dali operasyonun ikinci gününde Afrin'e kuzeyden giren TSK öncülüğündeki ÖSO savscilari, geceyi teröristlerden temizlenen daglarda geçirdi. Zeytin dali operasyonunu 3. gününde bölgede çatışmalar devam ederken TSK, obüs ve topçuları terör hedeflerine bomba yağdırdı. Kilis'e roketlerin atıldığı Azez-Afrin sınırında bulunan Bursaya Dağı ve Reyhanli'ya roketlerin atıldığı Cinderes bölgesindeki PYD-YPG-PKK hedefleri imha edildi.
TSK'nın, hudut güvenliği ve bölgede istikrarı sağlamak amacıyla Afrin'de başlattığı Zeytin Dalı Harekatı'nın ikinci gününde Türk savaş uçakları hedefleri vururken, TSK kara kuvvetleri unsurları da ÖSO ile birlikte Afrin'deki noktalara ilerliyor. Genelkurmay Başkanlığından yapılan açıklamada, "Zeytin Dalı Harekatı planlandığı şekilde devam etmekte olup, kara harekatı başlamıştır." denildi. Açıklamada, "Zeytin Dalı Harekatı'nın planlama ve icrasında sadece teröristler ve bunlara ait barınak, sığınak, mevzi, silah, araç ve gereçler hedef alınmakta olup, sivil/masum kişilerin zarar görmemesi için her türlü dikkat ve hassasiyet gösterilmektedir." ifadelerine yer verildi.
45 HEDEF DAHA İMHA EDİLDİ
Genelkurmay Başkanlığınca, Zeytin Dalı Harekatı kapsamında terör örgütüne ait sığınak, barınak, mühimmat deposu ve silah mevzisinden oluşan 45 hedefin daha Hava Kuvvetleri Komutanlığına bağlı uçaklar tarafından imha edildiği bildirildi. Genelkurmay Başkanlığının internet sitesinden yapılan açıklamada, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından hudutlarda, bölgede güvenlik ve istikrarı sağlamak, Afrin bölgesinde, PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ üyesi teröristleri etkisiz hale getirmek, dost ve kardeş bölge halkını terör örgütü üyelerinin baskı ve zulmünden kurtarmak için dün, saat 17.00'de "Zeytin Dalı Harekatı"nın başlatıldığı hatırlatıldı.
ÖSO AFRİN'DE KARADAN KAPSAMLI OPERASYONLARA BAŞLADI
Sahadaki AA muhabirlerinin bildirdiğine göre, Zeytin Dalı Harekatı kapsamında Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) destek veren Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) birlikleri, Afrin topraklarına girerek içerde ilerlemeye başladı.
GECE BOYU ÇOK SAYIDA OBÜS VE TOP ATIŞI YAPILDI
Öte yandan, Hatay'daki sınır birliklerinden Afrin'deki PYD/PKK hedeflerine yönelik gece boyu çok sayıda obüs ve top atışı yapıldı. Bölgedeki patlama sesleri, sınır mahallelerinden de duyuldu.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, AFRİN OPERASYONUNU BÖYLE İLAN ETTİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Kütahya İl Kongresi'nde yaptığı konuşmada, "Suriye'de kendilerince bir oyun kurgulayanlar, terör örgütünün adını değiştirerek kurnazlık yaptıklarını sanıyorlar. Bizim gözümüzde adı ne olursa olsun teröristlerden müteşekkil her türlü organizasyonun adı terör örgütüdür. Yok Suriye Demokratik Güçleri'ymiş, yok sınır ordusuymuş, yok sınır muhafızlarıymış, yok iç güvenlik oluşumuymuş, siz kimi kandırıyorsunuz ya. Bu örgütün adı PKK'dır, bu örgütün adı PYD'dir, bu örgütün adı YPG'dir. Afrin operasyonuna ilişkin ise şunları kaydetti: Afrin operasyonu sahada fiilen başlamıştır. Bunu Münbiç takip edecek" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yaptığı bu açıklamanın ardından bölgeden son dakika haberleri art arda gelmeye başladı. Türk Silahlı Kuvvetleri, "Afrin'deki terör örgütü PYD/PKK mensuplarına yönelik "Zeytin Dalı Harekatı" adıyla saat 17.00'den itibaren harekata başladı" açıklaması yaptı.
GÖZLEM NOKTALARI VURULDU
İdlib'deki AA muhabirlerinin bildirdiğine göre, Türk savaş uçakları, Afrin'in Türkiye sınırı hattındaki Cinderis beldesine bağlı Celeme, Himdiye, Haclar, Freriye ve Tel Sellür köylerindeki PYD/PKK'ya ait gözlem noktaları ve hedeflerini bombaladı.

10 Ekim 2017 Salı

Türk askerine sınırda destek yürüyüşü.

SADECE HAKİKAT VE GERÇEKLER

İdlib'deki çatışmasızlık bölgesine yönelik intikal kapsamında askeri hareketliliğin yaşandığı Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde Suriye sınırındaki mahallede vatandaşlar askere destek için yürüyüş düzenledi.
Yürüş sırasında mahalleden geçen askerlere sevgi gösterisinde bulunuldu.

İdlib'deki çatışmasızlık bölgesine yönelik intikal kapsamında askeri hareketliliğin yaşandığı Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde sınırda yer alan Oğulpınar Mahallesi'nde vatandaşlar Türk Silahlı Kuvvetlerine destek yürüyüşü yaptı.

Türk askerine sınırda destek yürüyüşüTürk askerine sınırda destek yürüyüşü

Suriye sınırındaki mahallede yaşayanlar ellerinde Türk bayrakları ve pankartlarla mahalle meydanında toplandı.
Türk askerine sınırda destek yürüyüşü

Aralarında çocukların da bulunduğu vatandaşlar, "Her Türk asker doğar", "En büyük asker bizim asker", "Vatan sana canım feda" sloganları atarak yürüşe geçti.
Türk askerine sınırda destek yürüyüşü
Grup, yürüyüş sırasında köy sokaklarından geçen askeri araçları selamlarken, askerler de Türk bayrağı taşıyan bir çocuğu araca alarak bir süre sevdi.
Türk askerine sınırda destek yürüyüşü
Güvenlik güçleri kendilerine hediye edilen Türk bayrağını öperek teslim aldı.

Yürüyerek sınırdaki Oğulpınar Karakolu yakınlarına gelen grubu askerler karşıladı. Grup, bir süre burada slogan attıktan sonra mahalleye döndü..
İntikalin sadece Türkiye'yi değil tüm Müslüman dünyasını ilgilendirdiğini ifade eden Şanverdi, "Müslüman ülkeler yeter artık yattığınız. Oluk oluk kan akıyor. Bu Müslümanlara sahip çıkmazsanız kim çıkacak? Bu mazlumların Türkiye'den başka sadece Allah'ları var. İnşallah o herkese yeter." diye konuştu..
Gösteriye çocuklarıyla katılan Hasan Şanverdi, Türk Silahlı Kuvvetlerinin hep yanında olduklarını göstermek için yürüyüş yaptıklarını söyledi..

Yürüyüşe katılanlardan Mehmet Şanverdi de Türk askerinin İdlib'e intikalini desteklediklerini ifade ederek, "İnşallah oradaki zulüm biter ve buradaki mazlum Suriyeliler vatanlarına geri dönerler." dedi..

22 Ocak 2018 Pazartesi

ÖSO, Hem Afrin'de Hem De Münbiç'te YPG'li Teröristlerle Çatışıyor

Zeytin Dalı'nda 3. Gün! ÖSO, Hem Afrin'de Hem De Münbiç'te YPG'li Teröristlerle Çatışıyor

Afrin operasyonunun üçüncü gününde, terör hattını koparmak isteyen ÖSO güçleri hem Afrin kırsalında hem de doğudaki Münbiç'te, YPG'li teröristlerle çatışıyor.



Zeytin Dalı Harekâtı'nın üçüncü gününde, Türkiye 11 köyü YPG'li teröristlerden geri aldı, sınırdaki harita değişmeye başladı. TSK destekli ÖSO kuvvetleri, söz konusu köylerde teröristlerin döşediği mayınları temizliyor. Savaş uçakları, gece saatlerinde Reyhanlı'ya roketlerin atıldığı Cinderes bölgesini bombardımana tuttu. Kara birlikleri de terör hattını yarmak için YPG'lilerle sıcak çatışmaya girdi. Sınırda konuşlu askerler ise, bu sabah YPG'nin terör mevzilerine top atışları yaptı. İşte operasyonla ilgili detaylar:
YPG MEVZİLERİ ATEŞ ALTINDA
Azez'de yaklaşık 1 saat önce ÖSO ile YPG arasında çatışma çıktı. ÖSO gruplarından Ceyşul Şimal'dan alınan bilgilere göre, ÖSO'ya bağlı bazı gruplar Bursayye cephesinde harekete geçti.
Zeytin Dalı Harekatı kapsamında ÖSO (Özgür Suriye Ordusu) güçleri, Suriye'nin Azez- Afrin sınırı çevresinde bulunan YPG mevzilerini ateş altına aldı.
MÜNBİÇ'TE DE OPERASYON YAPIYOR
Cephede yer alan Özgür Suriye Ordusu (ÖSO), Afrin'in yanı sıra Münbiç kırsalında da operasyon yapıyor. Türkiye'nin Fırat Kalkanı Harekâtı ile teröristlerden temizlediği Azez'in hem doğusundaki Münbiç'ten hem de batısındaki Afrin'den silah sesleri duyuluyor.
ÖSO, GECEYİ DAĞLARDA UYUYARAK GEÇİRDİ
Türkiye'nin terör örgütü PKK/KCK/PYD-YPG'ye Afrin'de gerçekleştirdiği 'Zeytin Dalı Harekatın'nda karadan ilerleyişini sürdüren ÖSO üyeleri çatışmaların ardından geceyi dağlarda uyuyarak geçirdi.



HARİTA DEĞİŞMEYE BAŞLADI

Afrin'e Zeytin Dalı harekâtının üçüncü gününde Türkiye 11 köyü PYD-YPG'li teröristlerden geri aldı, sınırdaki harita değişmeye başladı. TSK destekli ÖSO kuvvetleri söz konusu köylerde teröristlerin döşediği mayınları temizliyor.
PYD HEDEFLERİ İMHA EDİLDİ
Zeytin Dali operasyonun ikinci gününde Afrin'e kuzeyden giren TSK öncülüğündeki ÖSO savscilari, geceyi teröristlerden temizlenen daglarda geçirdi. Zeytin dali operasyonunu 3. gününde bölgede çatışmalar devam ederken TSK, obüs ve topçuları terör hedeflerine bomba yağdırdı. Kilis'e roketlerin atıldığı Azez-Afrin sınırında bulunan Bursaya Dağı ve Reyhanli'ya roketlerin atıldığı Cinderes bölgesindeki PYD-YPG-PKK hedefleri imha edildi.



OPERASYONUN İKİNCİ GÜNÜNDE KARA HAREKATI BAŞLADI
Operasyonun ikinci gününde "kara harekatı" başladı, savaş uçakları Afrin'de terör örgütü PKK-PYD-YPG ve DAEŞ'e yönelik hedefleri ikinci günde de vurmaya devam etti.
TSK DUYURDU: 32 UÇAKLA 45 HEDEF VURULDU
Diyarbakır 8. Ana Jet Üs Komutanlığı ve Adana İncirlik'te uçak hareketliliği vardı, Genelkurmay, 32 uçakla 45 hedefin vurulduğunu duyurdu.
KARA HAREKATI GÜLBABA'DAN BAŞLADI
Açıklamadan kısa süre sonra, saaat 11.05'te, kara birlikleri tank ve zırhlı araçlar, sınırdan hareket etti.
Afrin'e geçişlerin büyük bölümü, Kilis'e bağlı Gülbaba köyünden oldu.



ÖSO'YA TÜRK ASKERİ VE TANKLARI DESTEK VERDİ
Özgür Suriye Ordusu güçleri, Afrin içinde ilerlemeye başladı, Türk askerleri, zırhlı araç ve tanklarla ÖSO güçlerine destek verdi. Kara harekatının başlamasıyla bölgedeki çatışmalar da şiddetlendi.
Kara birlikleri ilerlerken, sınırdaki obüs ve toplar da belirtilen hedefleri vurmaya devam etti.
ORG. AKAR, KUVVET KOMUTANLARIYLA HATAY'A GİTTİ
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ve Kuvvet Komutanları Hatay'a gitti. Komuta kademesi, Zeytin Dalı Harekatı'na katılan birliklerde denetleme ve inceleme yaptı.
Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, Milli İstihbarat Teşkilatı da harekata elektronik ve teknik istihbarat sağlıyor, Afrin kent merkezinden alınan anlık bilgi ve görüntüler, Türk Silahlı Kuvvetleri ile eşgüdümlü olarak, ÖSO birliklerinin koordinasyonunda kullanılıyor.



ROKET ATAR VE FIRTINA OBÜSLERİ TERÖR HEDEFLERİNİ VURDU
Genelkurmay'ın yaptığı açıklamalarda, teröristler ve bunlara ait hedeflerin vurulduğu, sivil kişilerin zarar görmemesi için her türlü dikkatin gösterildiği bir kez daha vurgulandı.
Açıklamanın ardından Hatay Hassa sınırında çok namlulu roket atar ve fırtına obüsleri ile Afrin'deki terör hedeflerine atış yapıldı. ayrıca Azez-Afrin sınırındaki PKK-PYD-YPG ve DAEŞ'e yönelik hedefler de vuruldu.
11 NOKTA ELE GEÇİRİLDİ
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Zeytin Dalı Harekatı'nda terör örgütü PYD/PKK işgalindeki Afrin'de 11 noktayı ele geçirerek güvenli ilerleme hatları oluşturdu.
TSK ve harekata destek veren Özgür Suriye Ordusu güçleri, sabah saatlerinde başlayan kara harekatında Afrin'in Raco ve Bülbül beldelerine bağlı Şenkal, Kurni, Bali, Edamanlı köyü ile Kita, Kordo ve Bibno çiftlikleri, Suriye Tel Tepesi ile 240. Tepe isimli noktaları ve iki tepeyi daha ele geçirdi.
Böylece harekatın ilk gününde Afrin'in kuzey, kuzeybatı ve batı yönlerinden girilmiş oldu.



ÖSO'DAN KÖYLÜLERE ÇAĞRI: SİZ BİZİM AİLEMİZSİNİZ
ÖSO unsurları Afrin'de ilerledikleri bir bölgede bazı köylülerle bir araya gelerek güvenliklerinin sağlanacağı konusunda güvence verdi.
Muhalifler köylülere harekatın amacının bölgeyi terör örgütü işgalinden kurtarmak olduğunu anlattı. ÖSO tarafından paylaşılan bir videoda, komutanın köylülere, "Siz bizim dostumuz, bizim ailemizsiniz. Buraya, size uygulanan zulme son vermek için geldik. (PYD/PKK) Onlar bizim ortak düşmanımız" dediği görüldü.
CİDDİ BİR DİRENİŞLE KARŞILAŞILMADI
TSK ve ÖSO unsurları ilerledikleri ilk noktalarda ciddi bir direnişle karşılaşmadı. Muhalifler, Raco'nun köylerinde bazı terör örgütü mensuplarını sağ ele geçirdi.
TSK uçakları da gün boyu terör örgütü mevzilerini vurdu. Cinderis beldesine bağlı Celeme, Himdiye, Haclar, Freriye ve Tel sellür köylerinde örgüte ait hedeflerin bombalandığı görüldü.



PYD, SİVİLLERİ HEDEF ALDI: 2 KİŞİ ÖLDÜ
PYD/PKK'nın Tel Rıfat ilçesine bağlı Malikkiye'deki terör yuvaları da Türk jetlerinin ve topçusunun hedefi oldu.
Terör örgütü ise sivilleri doğrudan hedef almaya devam ederek Afrin'den Azez ilçesinin Kelcibrin beldesine saldırdı. Saldırıda 2 sivil hayatını kaybetti.
Öte yandan Afrin'in doğu hattındaki Azez ilçesinde ÖSO güçlerinin yoğun hazırlıklar içinde olduğu görüldü.
Zeytin Dalı Harekatı'nın kara unsurlarının Afrin'e yeni saldırılarla farklı yönlerden de girerek gelişmesi bekleniyor.
TÜRKİYE'NİN MEŞRU MÜDAFAA HAKKI
Genelkurmay Başkanlığının açıklamasında, harekatın Türkiye'nin uluslararası hukuktan kaynaklanan hakları, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin terörle mücadeleye yönelik kararları ve Birleşmiş Milletler sözleşmesinde yer alan meşru müdafaa hakkı çerçevesinde, Suriye'nin toprak bütünlüğüne saygılı olarak icra edildiği bilgisine yer verilmişti. Açıklamada, yalnızca teröristlere ait noktaların hedef alındığı, sivillere zarar gelmemesi için her türlü hassasiyetin gösterildiği vurgulanmıştı.



SAVAŞ UÇAKLARI HAVADAN VURUYOR
Türk savaş uçakları da hedefleri vurmaya devam ediyor. Hatay semalarında sesleri duyulan Türk savaş uçakları sabah saatlerinde Afrin'deki terör hedeflerini vurdu. Bölgeden yükselen yoğun dumanlar sınır mahallelerinden de görülürken, şiddetli patlama sesleri de duyuldu.
"SİVİLLER KALKAN OLMAYA ZORLANIYOR"
Askeri kaynaklar, harekatın Suriye'nin toprak bütünlüğüne saygılı olarak sürdüğünü belirtti. Kaynaklara göre ana hedeflerden biri de DAEŞ'in temizlenmesi. Sivillerin kalkan olmaya zorlandığı da belirtildi.
Dışişleri Bakanlığı kaynakları, Suriye'ye komşu ülkelere bilgilendirme yapılacağını duyurdu.



SEVKİYAT DEVAM EDİYOR
Harekat kapsamında çeşitli birliklerden Kilis'e tank ve zırhlı personel taşıyıcı sevkiyatı devam ediyor.
Kilis-İslahiye-Hatay hudut hattı istikametine yönlendirilen ve çoğunluğu tanklardan oluşan askeri araçlar, sınırda belirlenen bölgelere konuşlandırıldı. Tankların namluları ise Suriye'ye çevrildi.
Hatay'daki sınır birliklerinden Afrin'deki PYD/PKK hedeflerine yönelik gece boyu çok sayıda obüs ve top atışı yapıldı. Bölgedeki patlama sesleri, sınır mahallelerinden de duyuldu.
AFRİN NEDEN ÖNEMLİ?
Afrin, Esad rejiminin Temmuz 2012'de çatışmaksızın PYD/PKK'ya devretmesiyle, örgütün iç savaş boyunca en fazla yuvalandığı alanlardan oldu. Coğrafi yükseltileri nedeniyle Kilis'in merkezi ve Hatay'ın önemli bölümü Afrin'deki örgütün ateş menzilinde kalıyor. Örgüt uzun yıllardır Amanos Dağları'nı Suriye'den Türkiye'ye sızmak için kullanıyor. PYD/PKK, Suriye'nin kuzeybatısından Akdeniz'e çıkmak için de Afrin'e bel bağlıyor. Terör örgütü, Afrin üzerinden Fırat Kalkanı ve İdlib çatışmasızlık bölgesini de tehdit ediyor. Suriye topraklarının dörtte biri, Türkiye-Suriye sınırının da yüzde 65'i örgütün işgali altında bulunuyor.

29 Kasım 2017 Çarşamba

BAHÇELİ'DEN ABD VE CHP'YE SERT MESAJ

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ABD'deki Sarraf davasıyla ilgili ''Türkiye'ye tezgah kurulmakta, Türk ekonomisinin çökertilmesi hedef alınmaktadır. Dava, Türkiye'de siyasi sonuçlar doğurmak amacıyla saptırılmakta ve yönlendirilmektedir" dedi.

Bahçeli, "CHP, başkalarının dümeninden tutunup akıl tutulması yaşayabilir. İftira siyasetinden medet umabilir. Türkiye'yi yabancı ülkelere sürekli şikayet edebilir, etmiştir de. Bize düşen, bunların foyasını meydana çıkarmaktır. Bu müflis CHP kafasına soruyorum: Oğlan babadan görür at oynatmasını, kız anadan görür sofra donatmasını, peki siz kimden gördünüz böylesi çürük ve çorak siyaseti" açıklaması yaptı.
Partisinin grup toplantısında konuşan Bahçeli, Türkiye ve dünya gündemiyle ilgili önemli açıklamalar yaptı.

'' ÜLKÜCÜ TÜRK GENÇLİĞİ KININDAN ÇIKMIŞ KILIÇ GİBİ PARLAMIŞTIR''
Sözlerine, ''Geçtiğimiz hafta sonu başkent Ankara görkemli ve göğüs kabartıcı bir toplantıya ev sahipliği yapmıştır. "Doğumunun 100.Yılında Başbuğ Alparslan Türkeş Türk Gençlik Kurultayı" muazzam bir katılımla, coşkulu bir atmosfer altında gerçekleşmiştir. Yüzbinler Ankara'ya akmıştır'' diyerek başlayan Bahçeli,''Türk Gençliği adeta kükremiş; dosta güven, düşmana korku salmıştır. Oluşan heyecan dalgası ümitlerimizi kamçılamıştır.
Dimdik duruş sergileyen Ülkücü Türk Gençliği şevkimizi kabartmıştır.
Gururla hatırlatırım ki;
Merhum Ord.Prof.Dr. Fuat Köprülü, Atatürk'e; 1924'de kurulan Türkiyat Enstitüsü'nün ambleminin nasıl olması gerektiğini sorduğunda şu cevabı almıştı: "Fuat Bey, karlı Tanrı Dağları'nın önünde elinde meşale tutan bir Bozkurt olsun, bu meşale genç Türkiye Cumhuriyeti'nin ilminin ifadesi olsun. Ergenekon'dan çıkmamızda kılavuz olan Bozkurt, Türklüğün Anadolu topraklarındaki yeni devletinin kuruluşunu ifade etsin." 
Merhum Başbuğumuz da; "Ergenekon seddinden geçerken önümüzde bir Bozkurt vardı. Türklük için en güzeli ne pahasına olursa olsun elde etmek mücadelesinde binlerce Bozkurt olarak yürümekteyiz. Yarın ise hür ve mesut ufuklara milyonlarca Bozkurt olarak koşacağız." öngörüsüyle umut saçmıştı.
Allah aratmasın, eksiklerini göstermesin, bugün milyonlar kutlu mücadelemizin destekçileri, canlı tanıklarıdır.
İşte o Bozkurt ruh, işte o Bozkurt şuur Ankara'ya damga vurmuş, nitekim akan suları durdurmuş, tehditlere sur çekmiştir.
Bozkurtların ölümüne umut bağlayanlar, Bozkurtların dirilişiyle şaşkına dönmüşler, küçük dillerini yutmuşlardır.
Ülkücü Türk Gençliği kınından çıkmış kılıç gibi parlamıştır.
Yayından fırlamış ok gibi göz kamaştırmıştır'' açıklaması yaptı.

''TÜRKEŞ BEY'İN EMANETLERİ ÇOK ŞÜKÜR EHİL VE EMİN ELLERDEDİR''
Bahçeli, şunları söyledi: ''Partimizin kurucu Genel Başkanı Merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey'in doğumunun 100.yılında Türk ve Türkiye sevdasıyla kavrulan yiğit yürekler güçlü bir iradenin ilan ve ifadesini haykırmışlardır.
Türkeş Bey'in emanetleri çok şükür ehil ve emin ellerdedir.
Hedefleri hedefimiz, fikirleri fikrimiz, hayatı ise fani ömrümüzün kıvanç kaynağıdır.
Bizzat demişti ki: "Türk milliyetçiliği, Türk milletinin kendi varlığını, meşru savunma isteğinden, meşru savunma duygusundan doğmuş bir şuur ve duygudur."
Ardından da şunları dile getirmişti: "Türkçülük, milliyetçilik anlayışımız manevi şuurlanmaya dayanır. Bu temel üzerinde Türklük şuuruna erişmiş, samimi olarak ben Türküm diyen herkes Türk'tür." 
Özellikle "mezhepçiliğe, coğrafyacılığa, laboratuvar ırkçılığına inanmadığımızı" söyleyen O'ydu.
"Başka milletleri küçük gören, dünya barışını tehlikeye sokan antropolojik ırkçılık Türk milliyetçiliğinin dışındadır" diyen O'ydu.
"Milliyetçilik anlayışımızın maneviyatçı, akılcı, demokratik ve çağdaş" olduğuna vurgu yapan da O'ydu. 
"Yeni bir Türk mucizesi doğmalıdır. Doğacaktır. Belki yarın, belki yarından da yakın." müjdesini veren de O'ndan başkası değildi.
Merhum Türkeş Bey'in ifade ettiği üzere, Türklük bugün de eski dünyanın belkemiğini teşkil eden bölgede, milletlerarası hayat ve siyasetin en haraketli kuşağındadır.
Son yüz yıl içinde uğranılan felaketler, geçirilen ciddi mücadeleler milletimizin büyük hayat ve hâkimiyet gücünü kıramamıştır.
Milliyetçi Hareket'in insan sevgisine dayandığı,
Demokrasiye inandığı,
İnsanlığa düşman, insanlığı bölücü her sistem ve ideolojiye karşı olduğu da Merhum Türkeş Bey'in net görüşleri arasındadır.
Milliyetçiliğimizin amacı, bütün vatandaşlarımızı hiçbir ayrım yapmaksızın; din, mezhep ve ırk farkı gözetmeksizin kucaklamak, sevmek ve insanca yaşama şartlarına kavuşturmaktır.
Yine Başbuğumuzun tespitiyle söyleyecek olursak, "Milliyetçiliğin karşısına çıkmak, kale kapılarını düşmana açmak demektir."

''MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ AKIN AKIN GELİYOR''
Milliyetçiliği kim öcü gösteriyorsa, milliyetçiliği kim ötekileştirip öğütmek için uğraşıyorsa, biliniz ki; keçeden topuz, ipten üzengi, tahtadan kılıç yapmakla oyalanan ucuz ve ucube şahsiyetlerdir.
Ankara'da yapılan muhteşem toplantımızı görmek istemeyen, görülmemesi için olan biten tüm imkanlarıyla direnen ne kadar yazar, çizer, medya kuruluşu varsa, kalemizi içten yıkmak için pusuya yatmış işbirlikçilerdir.
Ne kadar görmeseler de, Milliyetçi Hareket Partisi akın akın geliyor.
Ne kadar ihmal ve inkar etseler de Türk milleti sevdalılarına sahip çıkıyor.
Bunlar için milliyetçilik korku, MHP ise hasımdır.
Malumlarınız olacağı üzere, bittiğimizi söylüyorlardı.
Eridiğimizi ileri sürüyorlardı.
Baraj altı polemikleriyle vakit harcıyorlardı.
Taban kaymasından, çatı çökmesinden, gövdenin yarılmasından bahsedenler de keçeyi suya atmış çıkan yerlerini taşlamakla zaman geçiriyorlardı.
Birbirlerinin tavuğuna kış demeyen güruh, Bozkurt'un ürkeceğini ahmakça, aptalca, küstahça ima ve iddia ediyordu.
Ne oldu, Allah bağışlasın, Ülkücü Türk Gençliği alayını zelzele gibi titretti, iftiralarını devirdi, hepsini çılgına çevirdi. 
Anca beraberiz, kanca beraberiz diyen Milliyetçi-Ülkücü irade, nemelazımcılığa kapılmadan, kara propagandaya aldırmadan; eyyamcıları, entrikacıları, erdemsiz niyetleri, ihanete yakasını kaptırmış tüm bereketsizleri hallaç pamuğu gibi savurdu.
Türk Gençliği gidene ağam gelene paşam demeyecektir.
Ve bizim gözümüz gibi sakınacağımız bir gençliğimiz vardır, onlar Türk istikbalinin güvencesidirler.
Bazılarının öylesine çirkin ithamları vardı ki, arpaya katsanız at yemeyecek, kepeğe katsanız it yemeyecektir. 
Elbette bunlar ağızlarının payını da tam olarak almışlardır.
İyisini kötüsünü bilmeyiz, orasını burasını anlamayız, şuna buna kafa yormayız; gerçekten de 26 Kasım Pazar günü Ankara'da mahşeri bir kalabalık davasını tıpkı bir bayrak gibi yüceltmiştir.
Türk milliyetçilerinin haklı ve meşru mücadelesi göz doldurmuş, gönüllere girmiştir.
Paslı kulaklar varsın duymasın.
Sisli gözler varsın görmesin.
Mühürlü kalpler varsın idrak etmesin.
Milliyetçi-Ülkücü Hareket günden güne büyüyerek, devamlı gücüne güç katarak, dünüyle kucaklaşıp geleceğe yürümektedir.
Kıskananlar varmış, bunlar boşuna heves etmesinler, kirli yüzlerini rüyada görsek hayra yormayız.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk demişti ki: "Ben Erzurum'dan İzmir'e sağ elimde tabanca, sol elimde sehpa, öyle geldim."
Biz de bir elimizde al bayrak, diğer elimizde üç hilalli sancak, yüreğimizde vatan ve millet sevgisi, aklımızda büyük ve müreffeh bir Türkiye özlemiyle durmayacağız, durdurmaya kalkışanları da Allah'ın izniyle mağlup edeceğiz.
Bazları da var ki, tıpkı karabatak gibi, bir görünüp bir kayboluyorlar.
Tıpkı karaçalı gibi, ara bozmak, araya girmek, gıybet yapmak, onu bunu çekiştirmek, dedikodu çarkını çevirmek için zannederseniz özel görevli gibi çalışıyorlar.
Bir kısım siyasi mevta ve marazi tipin MHP'nin milliyetçilik anlayışına itirazları varmış.
Bunlar gelsinler de dertlerini külahıma anlatsınlar.
Bunların ipiyle suya inilmez, sularına pirinç haşlanmaz.
Her seferinde uyarıyor, her defasında akıllarını başlarını almalarını söylüyoruz; ne çare, bana mısın demiyorlar. 
Niye rahatsızlar, çünkü köksüzlüğün pençesindeler.
Niye rahatsızlar, çünkü kimliksizliğin esiri olmuşlar.
Niye rahatsızlar, çünkü Türk'e düşman kesilmişler.
Allah yazdıysa bozsun, Türkiye işgal edilse ilk sevinecek bunlardır.
Allah korusun, Türk milleti bölünüp parçalansa havalara uçacak, sevinç naraları atacak bu çukur şahsiyetlerdir.
Birlik ve beraberlik yara almış olsa, emperyalizm hakimiyet kursa, milli ve yerli ne varsa tökezleyip yere düşse, önce bu kripto ve karanlık niyetler alkışlayacaktır.
PKK'ya evet diyenler, İmralı canisine hürmet edenler, FETÖ'yle aynı çuvala girenler elbette bize itiraz edecekler, ilkesiz ve ikiyüzlü tavırlarıyla rezilliklerinin altında ezileceklerdir.
Unutmayınız ki, ikiyüzlünün dilinde aldatıcı tat, kalbinde kahredici fesat gizlidir.

''BİZİM PENSİLVANYA YETİŞTİRMELERİNDEN, FETÖ'CÜ YURTSUZLARDAN DUYACAĞIMIZ BİR ŞEY YOKTUR''
MHP'nin milliyetçiliğini kabullenemeyenlere, yaşlı gözleriyle kum torbasına dönenlere tavsiyem, önce edep, önce ahlak, önce adamlık, önce insanlık öğrenin.
Bizim milliyetçiliğimizin kaynağı millet sevgisi, tarihimizin mirası, kimliğimizin unvanı, düşmanların ezeli korkusudur.
Bir gün Camide safa girip, diğer gün kilisede mum yakanlar bizi anlayamaz.
Akıl dağıtılırken değirmene karpuz öğütmeye gidenler bizi algılayamaz.
Takdir edersiniz ki, zihin fukara oldu mu, akıl ukala olurmuş.
Dengesi kaybolanların, korkuyla ürperenlerin, kaygıyla yaşayanların dili laçkaya dönermiş.
Bizim Pensilvanya yetiştirmelerinden, FETÖ'cü yurtsuzlardan duyacağımız bir şey yoktur.
Bizim Türk düşmanlarına bekçilik yapanların, hıyanete yakasını kaptırmışların, haçlıların sözcülüğüne soyunanların oyunlarını Allah'ın izniyle bozacağımız günler de çok yakındır.
Türk milliyetçiliğine itiraz edenler, hakaret ve hıyanetten geçinenler; unutmayınız ki, ya Kandil, ya Pensilvanya, ya da İmralı'ya köle olmuş yıkım, yabancı ve yozlaşma hayranlarıdır.
Elbette hiçbir parti, hiçbir siyasi gelenek tıpatıp birbirine benzemek zorunda değildir. Kaldı ki bu doğru da değildir.
Her partinin, her fikrin, her siyasi düşüncenin kendine özgü bir alanı, nevi-i şahsına münhasır bir çizgisi vardır ve olmalıdır.
Ancak vatan savunmasında, millet mücadelesinde, milli olmak konusunda payda ortak, zemin aynı, şuur birdir. Ve şu anda bu durum hamd olsun Türkiye'de vasat bulmuştur.
FETÖ'nün yörüngesinde kiriştek gibi dönen çürümüşlerin beyhude gayretleri çelik bir halat gibi sağlam olan 7 Ağustos Yeni Kapı ruhunu, 16 Nisan Halkoylaması şuurunu kıramayacaktır.
Sözlerimin bu aşamasında; "Doğumunun 100.Yılında Başbuğ Alparslan Türkeş Türk Gençlik Kurultayı"na katılan tüm kardeşlerimi, emek veren dava arkadaşlarımı içtenlikle tebrik ediyor, hepsiyle övünüyorum.
Merhum liderimize ve aziz şehitlerimize Allah'tan rahmet niyaz ediyorum.

''CAMİYE SALDIRI, İSLAM'A SAVAŞTIR''
Geçtiğimiz Cuma Günü, yani 24 Kasım'da, son yılların en dehşet verici katliamı Mısır'da yaşanmıştır.
Mısır'ın El Ariş kentinin batısındaki El Ravda Camiinde, Cuma Namazı esnasında hunhar bir terör saldırısı düzenlenmiştir.
27'si çocuk olmak üzere tam 305 kişi hayatını kaybetmiş, 120'yi aşkın kişi de yaralanmıştır.
Bu tablo korkunç bir terör eylemidir.
Olan biten alçaklık şiddetli bir insanlık suçudur.
Sayıları 25 ila 30 arasında değişen teröristler bombalarla, otomatik silahlarla insanların üstüne ölüm saçmışlardır.
Mısır halkına bir kez daha başsağlığı dileklerimi iletiyorum.
Ve bahse konu insanlık dışı eylemi şiddetle lanetliyorum.
Camiye saldırı, İslam'a savaştır.
Camiye bomba, mazlumlara kurşun en ağır suç ve günahtır.
Bu kanlı saldırıyı IŞİD'in yaptığı dile getirilmiştir.
Hangi vicdan sahibi bu saldırıyı onaylayabilir?
Hangi insaf sahibi bu vahşiliği görmezden gelebilir?
IŞİD'li canilerin sakal bırakması boşunadır.
Bu alçak teröristlerin İslam'la en ufak bir bağ ve bağlantısı dahi yoktur.
Bunlar İblis'in Ortadoğu merkezli garnizonudur.
Bunlar Müslüman görünümlü müşrik, insan görünümlü canavarlardır.
IŞİD'in ve bu terör örgütünün Mısır kolu olan Ensar Beyt el-Makdis'in gözünü kan bürümüştür.
Türkiye, dost ve kardeş Mısır halkının acılarını paylaşmak amacıyla 27 Kasım 2017'de, yani dün, tüm yurtta ve dış temsilciliklerde bir günlük yas ilan etmiştir.
Bu siyasi tasarruf yerinde ve isabetlidir.
Bu karar, terörizme karşı bölgesel nitelikli ortak bir cephenin, ortak bir refleksin tesisinde önemli bir adımdır.
Mısırla tarihsel bağlarımız güçlüdür.
Mısırla kültürel ilişkilerimiz çok eskilere dayanmaktadır.
Bu itibarla, Mısır'daki vahşete haklı olarak en üst seviyeden tepki gösterilmesi makul ve makbul bir hamledir.
İran Cumhurbaşkanı, "IŞİD sona erdi" dese de, bu açıklamanın henüz somut bir delilini Ortadoğu coğrafyasında görmek pek mümkün değildir.
IŞİD, kiralık bir çetedir ve zamanı geldiğinde efendileri tarafından tasfiye edilecek, kenara alınacaktır.
Katıksız bir İslam düşmanıdır, kaskatı kesilmiş insanlık katilidir.
Zehirde şifa, zalimde vefa, zulümde sefa aranmayacak, aransa da bulunamayacaktır.
IŞİD, diğer terör örgütleri gibi barbardır, gaddardır, canidir, vandaldır.
FETÖ, IŞİD'in kılık-kıyafet değiştirmiş hali, farklı şekil ve kalıplara girmiş tali koludur.
İki terör örgütü arasında azımsanmayacak benzerlikler vardır ve ortadadır.
IŞİD'i kurup kudurtan çevrelerle, FETÖ'yü besleyip büyüten çevreler bir ve aynıdır.

''BUNLARIN HEPSİ AYNI TORNADAN ÇIKMIŞLARDIR''
Her IŞİD'çi aynı zamanda FETÖ'cü, her FETÖ'cü aynı zamanda IŞİD'li, PKK'lı, YPG'li, kısaca özetlersek gedikli ve tek dişi kalmış Türk ve Türkiye düşmanlarıdır.
Bunların hepsi aynı tornadan çıkmışlardır.
Bunların hepsi terörizmin yeni nesil katil örgütü ve küresel cinayet yapılanması tarafından tasarlanmış yeni sürüm taşeronlarıdır.
Ne acıklı bir manzaradır ki, İslam ülkeleri adeta ambar dibi deşiyorlar.
Adeta asılmaya gidene can sipariş ediyorlar.
Bugünkü şartlarda, IŞİD'in neden olduğu devasa yıkım üzerine konuşan, çare arayan, kaygı duyan kaç ülke vardır?
IŞİD'in İslam'a verdiği hasarları, İslam'ın saygınlığında açtığı derin yaraları, Ortadoğu'da neden olduğu geniş yarıkları mesele eden, kafa yoran samimi ve sorumlu alimler, din ve devlet adamları ne yapıyor, neden geride duruyorlar?
Nedir onları korkutan?
Nedir onları atalete, acziyete, akamete iten sebepler?
Ne şiş yansın ne kebap aymazlığıyla nereye kadar bitaraf kalacaklar?
"Kazan kazana kara demiş, tavanın da aklı gülmekten gitmiş", diyen birileri çıkar diye mi endişe duyuyorlar?
Bu şuursuzluk, bu duyarsızlık, bu omurgasızlık olur şey değildir.
Neresinden baksak hezimettir.
Neresinden tutsak elimizde kalmaktadır.
Tutarsızlık diz boyudur.
Komşu coğrafyalarda tedirginlik had safhada, dağınıklık doruktadır.
Koskoca İslam ülkelerinin istikrarsızlık ve iradesizlik selinin önünde kuru kütük gibi sürüklenmesi hayra alamet görülemeyecektir.
Her insaf ve ihlas sahibi insan, kendi kendine ne günlere kaldık diyerek, ahlaki itirazını yüksek sesle dillendirmektedir.
IŞİD'li teröristler, ABD'nin himaye ve gözetimi altında Rakka'dan kamyon kasalarında güvenle çıkabiliyor.
Suriye Demokratik Güçleri isimli paravan terör karteli ise buna mihmandarlık yapıp çevre güvenliğini sağlıyor.
Tam bir kepazelik karşımızdadır.
Tahliyesi an be an kameralara yansıyan teröristlerin bir bölümünün Suriye'nin farklı noktalarına dağıldığı, bir bölümünün de Türkiye'ye geldiği iddia edilmektedir.
Bu teröristlerin Türkiye'de ne yapacakları, hangi hain ve kanlı saldırıların hazırlığı içinde oldukları şu aşamada belirsizliğini korumaktadır.
Küresel güçler, bir yandan PKK-PYD-YPG'yi silahlandırırken, diğer yandan IŞİD ve tek yumurta ikizi FETÖ'yü üzerimize kışkırtmaktadır. 
Nasıl bir oyun sahnededir? 
Nasıl bir karanlık senaryo devrededir?
Ve bu oyun, bu senaryo İslam ülkeleri tarafından hangi bahaneyle, hangi gerekçeyle sineye çekilmekte, görmezden gelinmektedir?
Varsayalım çekmediler, diyelim görmezden gelmediler, o zaman sonuç nedir, sorunların çözülmesi için alınmış mesafeler nerededir?
IŞİD, FETÖ, PKK-PYD ile aynı karede, aynı kümede, aynı şer planın gündüz şapkalı, gece külahlı parçalarıdır.
Hakikaten de, aşağı koysak pas, yukarı koysak is olacaktır.
Karşımızda ölümü gösterip Türkiye'yi ve bölge ülkelerini sıtmaya razı etmeye çalışan iğrenç bir tertip vardır.
ABD Başkanı, IŞİD'i Obama kurdu demişti.
Hatta IŞİD'in Obama'yı onurlandırdığını söylemişti.

''İHANET FOLLUĞUNUN KURUTULMASI, BATILI ÜLKELERİN KATİL DUBLÖRLERİNİ KULLANMAKTAN VAZGEÇMELERİ KAÇINILMAZ BİR İHTİYAÇTIR''
Şu gerçeği bilmek lazımdır ki, hiçbir terör örgütü, dış desteksiz yaşayamayacak, takviye ve tahkimat görmeden var olamayacaktır.
ABD'nin terör örgütlerinden elini derhal çekmesi tarihi ve insani kapsamda bir mecburiyettir.
İhanet folluğunun kurutulması, batılı ülkelerin katil dublörlerini kullanmaktan vazgeçmeleri kaçınılmaz bir ihtiyaçtır.
Tarih bir milletin kanını, hakkını, varlığını hiçbir zaman inkar etmemiş, etmeyecektir.
Türk milleti varlığının bedelini ödemiş, sırasını savmıştır.
Helal ve tertemiz kanlarını döke döke bu toprakları yurt yapmıştır. Ve konu kapanmıştır.
Hangi terör örgütü olursa olsun, bunlar kimlere sırtlarını dayarsa dayasın, haçlı hayalleri kimlerin aklını başından alıp gözünü karartırsa karartsın, vatan Türk'tür, millet Türk'tür, Türkiye Cumhuriyeti bir karış toprağından, tek bir insanından vazgeçmeyecek, ihaneti zilletiyle birlikte boğacaktır.
Türk milleti yek vücuttur, milli ve manevi yadigarlarına son neferine kadar sahip çıkacaktır.
Milliyetçi Hareket Partisi olarak hasım ve hıyanet odaklarını uyarıyor ve hepsine açıkça sesleniyoruz ki: "Türk'üz ve düşmanız size, kalsak da bir kişi."

SOÇİ ZİRVESİ
İran Cumhurbaşkanı Ruhani, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Putin, ülkemizi temsilen de Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan 22 Kasım 2017'de Rusya'nın Soçi şehrinde bir araya gelmişlerdir.
Türkiye Cumhurbaşkanıyla Rusya Devlet Başkanı bu yıl içinde 8 defa görüşmüşlerdir.
Soçi zirvesinde, üç ülke, Suriye'de istikrar ve barışın tesis edilmesi maksadıyla aktif işbirliğinin sürdürülmesiyle ilgili kararlılıklarını teyit etmişlerdir.
Suriye'deki ateşkes rejiminin muhafaza ve tahkim edilmesi konusunda garantör ülkeler şu ana kadar kazasız belasız ve eşgüdüm halinde çalışmışlardır.
Bu durum bölgesel huzurun temin faaliyeti adına ümit ve memnuniyet vericidir. 
Türkiye, İran ve Rusya'nın; IŞİD, Nusra Cephesi ve BM Güvenlik Konseyi tarafından tanımlanan diğer tüm terör örgütlerinin tam anlamıyla yenilgiye uğratılmasına yönelik işbirliğini sürdürecek olmaları önemli bir kazanımdır.
Ülkemizin de içinde yer aldığı Astana Süreci, Suriye'de istikrar ve barışı sağlamada kayda değer bir imkândır.
Üç ülke Suriye'de yerleşik ve köklü ihtilaflara siyasi çözüm bulma konusunda mutabık kalmışlardır.
Bu anlamlı bir gelişmedir.
Ayrıca, Suriye'nin egemenliğine, bağımsızlığına, birliğine ve toprak bütünlüğüne hiçbir surette halel getirilmeyeceğinin vurgulanması bize göre çok yerinde, çok değerlidir.
Üç ülke, yakın bir zamanda, yine Soçi'de, Suriye hükümet temsilcilerini, bu ülkenin bağımsızlığına, birliğine ve toprak bütünlüğüne bağlı olan muhalefet unsurlarını Suriye Ulusal Diyalog Kongresi'ne yapıcı şekilde katılım sağlamaya çağırmışlardır.
Ve de kongre katılımcılarının üç ülkenin aralarında yapacakları istişarelerle belirleneceği anlaşılmaktadır.
Şu kadar ki, PYD'nin sözü edilen Kongreye katılıp katılmayacağı belirsizliğini muhafaza etmektedir.
Türkiye buna karşı, Rusya ise maalesef razıdır.
Anlaşılan üstesinden henüz gelinememiş bu anlaşmazlık nedeniyle Suriye Ulusal Diyalog Kongresi'nin Şubat ayına ertelendiği dün itibariyle belli olmuştur.

''PYD DEMEK PKK DEMEKTİR''
Eğer PYD'nin, Soçi'de taraf veya muhatap olarak bahsi geçen kongreye katılımı halinde Suriye'nin toprak bütünlüğünden, bağımsızlığından ve egemenlik haklarından bahsetmek en nazik ifadeyle anlam ve muhtevasını kaybedecektir.
PYD demek PKK demektir.
PKK demek düşman demek, terör demek, bebeklere kurşun sıkan, masumlara bomba fırlatan, hainliği meslek edinmiş şerefsizlik demektir.
Değerlendirmemiz odur ki, Türkiye Soçi ruhuna, zirve ortağı ülkelere saygılıdır.
Soçi'den çıkacak sonuç sadece Suriye'yi bağlamayacak, Türkiye ve bölge ülkelerini de birinci dereceden etkileyecektir.
Özellikle Rusya'nın PYD'yle arasına mesafe koyması, PKK'ya kategorik tepki göstermesi temennimiz, isteğimiz ve arzumuzdur.
''ÇOĞU NATO ÜYESİ OLAN ÜLKELER TÜRKİYE'YE PKK-YPG ÜZERİNDEN CEPHE AÇMIŞLARDIR''
Soçi'de süreç bu şekilde işliyorken, Türkiye ile ABD arasında verimli geçtiği söylenen bir telefon diplomasisi yaşanmıştır.
Geçtiğimiz Cuma günü, ABD Başkanı Trump, Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan'ı telefonla aramıştır.
ABD Başkanı telefon trafiğinden önce, Ortadoğu'da şahsına miras kalan karmaşık duruma barış getirmek için Cumhurbaşkanıyla konuşacağını duyurmuştu.
Sanki nedamet getirir gibi değerlendirme yaparak, Ortadoğu'da kaybedilen hayatlardan ve 6 trilyon dolara mal olan bir hatanın varlığından memnuniyetsiz olduğunu sosyal medya vasıtasıyla ima ve adeta ilan etmişti.
En azından bu sözleri gecikmiş bir vicdan muhasebesi şeklinde yorumladığımızı söylemek isterim.
Açılan yaranın deşilmesi doğaldır ki, kimseye bir fayda sağlayamayacaktır.
Biz her zaman dostlukla gelene hoş geldin, düşmanlıkla gelene ise hoşt demekten gocunmaz, vazgeçmeyiz.
Sayın Erdoğan, Trump ile yaptığı telefon görüşmesinin verimli geçtiğini açıklamıştır.
Ülkemiz Dışişleri Bakanı da, "ABD'nin artık YPG'ye silah vermeyeceğini" duyurmuştur.
Bunun ne kadar inandırıcı, ne kadar gerçekçi bir karar ve irade olduğunu zaman gösterecektir.
ABD'nin geçmiş uygulamalarına, geçmişteki sözlerine baktığımızda ister istemez kafalardaki soru işaretleri artmaktadır.
Geride kalan yıllarda, PKK'nın Fırat'ın doğusuna çekileceğini söylemiş, fos çıkmıştı.
YPG'ye verilen silahların seri numaralarının Türkiye'yle paylaşılacağını vaat etmiş, bu da asılsız çıkmıştı.
ABD, Türkiye'yle teröre karşı anlık istihbarat paylaşımı yapacaktı, şu gafilliğe bakınız ki, terör örgütleriyle paydaş oldu, sürekli paslaştı.
Beyaz Saray yönetimi bugüne kadar PYD-YPG'ye 3 binin üzerinde tırla silah gönderdi.
Bunlar arasında zırhlı araçlar, tahrip gücü yüksek silahlar, tank ve helikopterlere karşı kullanılan füzelerin varlığı bilinen gerçeklerdendir.
Hafif ve ağır makineli tüfekler, gece görüş dürbünleri, kızılötesi lazer aydınlatıcı dürbünler ABD'nin PKK'ya kirli ikramlarından bazıları olarak da milli hafızalardadır.
Şunun gayet açık seçik farkındayız ki, ABD'nin hava, eğitim ve silah desteği olmadan PKK-PYD terör örgütlerinin sınırlarımızın hemen dibinde tutunmaları imkansızdır.
Bu nedenle, YPG'ye silah yok sözünün sahadaki yansımalarının ne olacağı, ne kadar uygulanıp uygulanmayacağı kuşku verici bir belirsizliktir.
Sadece ABD değil, IŞİD'le mücadeleye destek veren çok uluslu koalisyona üye 20'ye yakın ülkenin YPG'ye silah verdiği gizlenemeyecek boyuttadır.
Ve bu yürek yaralayıcı gerçek medyaya yansımıştır.
Yani, çoğu NATO üyesi olan ülkeler Türkiye'ye PKK-YPG üzerinden cephe açmışlardır.
NATO'nun Norveç ve Kanada komplosu, anlayacağınız boşuna icra edilmemiş, rastgele uygulamaya konulmamıştır.
Türkiye'nin cenderede olduğu su götürmez bir hakikattir.
Milli bekamız çok yönlü tehdit altındadır.
Terör örgütleri Türkiye'ye karşı koz olarak kullanılmaktadır.
ABD ise bu karanlığın göbeğindedir. 
Ve bu karanlıktan geri adım atma teşebbüs ve eğilimi ise ihtiyatla karşıladığımız, iyimser olmak için çabaladığımız, iyi niyetle bakmak istediğimiz bir halin özetidir.
Türkiye'nin müttefikleriyle hukukunu düzeltme arayışı bir gelişmedir.
Ama bu gelişme tabiatıyla tek taraflı olamayacaktır.
Herkese düşen sorumluluklar vardır.
NATO'nun gizli gündemi değişmeden, ABD'nin ve diğer müttefik görünümlü ülkelerin mevcut şüpheli pozisyonları düzelmeden Türkiye'nin tehdit algılamalarında azalma, kabul edeceğiniz üzere, beklenemeyecektir.

''TÜRKİYE'YE TEZGÂH KURULUYOR''
Şu sıralarda ABD'de süren bir yargı süreci vardır.
Aynı zamanda Türk vatandaşı olan İran kökenli karanlık bir şahıs üzerinden adeta Türkiye yargılanmak, sanık sandalyesine oturtulmak, sorguya çekilmek istenmektedir.
Bilinmesini isterim ki, buna hiçbir ülkenin, hiçbir gücün hakkı yoktur.
Amerika'daki dava, yargı yetkisi bakımından hukuki olmaktan çıkmış, siyasallaşmıştır.
Sanığı, tanığı, itirafçısı, jürisi, bilirkişisi, savcısı ve yargıcıyla Türkiye'yi hedef alan bir komplo senaryosu sahneye konulmuştur.
FETÖ'cü hainler, Türkiye'ye husumet duyan lobiler ve bütün melanet odaklar bu senaryoya dahil olmuşlardır.
Şu hususları bütün açıklığıyla baştan ortaya koymak isterim ki;
Zarrab denilen şarlatan, ABD'nin kendi kanunlarına göre bir suç işlediyse, yargılansın ve hakettiği cezaya çarptırılsın.
Buna kim itiraz edebilir, bundan kim rahatsız olabilir?
Türkiye'de, Türk topraklarında işlenen bir suç varsa, bunun hesabının sorulacağı yer de Amerika mahkemeleri değil, Türk yargısıdır.
Bu kirli şahıs, bu suçlar için Türkiye'ye iade edilmeli, ABD bu konuda elindeki bilgi ve belgeleri Türkiye'ye vermelidir. 
Ve de Türkiye'de yargılanmalı, en ağır şekilde cezalandırılmalı, cezasını çektikten sonra da Türk vatandaşlığından çıkarılmalıdır.
Evrensel kabul gören hukukun temel normları ve gerekleri bunlardır.
ABD'deki yargılama sürecinde bunlar görmezden gelinmekte ve sözde hukuk kılıfı içinde;
Türkiye'ye tezgâh kurulmakta,
Türk ekonomisinin çökertilmesi hedef alınmakta,
Dava Türkiye'de siyasi sonuçlar doğurmak amacıyla saptırılmakta ve yönlendirilmektedir.
Türkiye'deki bazı çevrelerin; bu senaryoyu alkışlamaları, buna ümit bağlamaları, kendileri açısından bir züldür, bir zillettir.
Sadece iktidara muhalif odakların değil, yandaş görünen bazı çevrelerin,  her vesileyle gazete sütunlarında ve televizyon ekranlarında FETÖ konusunda günah çıkarmaya çalışanların da ellerini ovuşturduklarını ibretle görüyoruz.
Zarrab davasından siyasi ikmal malzemesi çıkarmaya çalışmak, sinsi hesaplarla bu davaya bel bağlamak, vatanseverlikle de, dürüst ve namuslu siyaset anlayışıyla da bağdaşmayacaktır.
Bizim şahıslarla ilgili bir meselemiz ve telaşımız yoktur.
Hiç kimsenin de avukatı değiliz.
Biz; Türkiye'nin onuru ve haysiyetinin, milli çıkarlarının ve milli bekasının peşindeyiz.
Türkiye ahlaksızca yargılanırsa, milli onurumuz yara alırsa, Türk bankacılık sistemi ve ekonomi ağır bir hasara uğrarsa, siyaset kurumumuz Amerikalı bir yargıcın elinde oyuncak olursa, bundan kim yarar görecek, kim kazançlı çıkacaktır?

''SİYASET MERTÇE YAPILIR, TÜRK AHLAK VE TÖRESİNE GÖRE YAPILIR, ADAM GİBİ YAPILIR''
Topyekûn bir millet olarak altında kalacağımız böyle bir depremden, kim siyasi rant devşirecek, kim siyasi zafer kazanacaktır?
Siyaset mertçe yapılır, Türk ahlak ve töresine göre yapılır, adam gibi yapılır.
Türkiye'nin haysiyeti üzerinden siyaset olmaz.
Türk töresinde, Türklüğün geleneğinde pusu kültürüne yer yoktur.
FETÖ hıyaneti yeni melanetler peşinde koşarken, Türkiye'yi nasıl vururum hesapları yaparken, bu alçakların değirmenine su taşımak neyle izah edilecektir?
Siyasi hesaplar uğruna Türkiye'yi sırtından hançerlemek ihanetin daniskasıdır.
Bizim bu konudaki hassasiyetimiz, tepkimiz ve öfkemiz bunadır.
Rıza Zarrap'ın yargılanması ancak ve ancak tarafsız ve objektif Türk mahkemelerinde sağlanmalıdır.
Bu kaçakçının, bu sicili kabarık şahsın işlediği hangi suç varsa hukuki çevre ve sınırlar bellidir, bu da Türkiye Cumhuriyeti'dir.
ABD, Türkiye'nin itibarıyla, iradesiyle, saygınlığıyla, siyasi ve ekonomik haklarıyla oynamayı, bunları zedelemeyi nasıl ve hangi hakla planlamaktadır?
Zarrap kimdir ki, Türkiye'ye aba altından sopa gösterilmektedir?
Bizim ABD'nin yargı sisteminden alacağımız, duyacağımız, öğreneceğimiz hiçbir şey yoktur.
Yabancı bir ülkenin ağzına bakarak, bize ne düşer diyerek siyaset yapmak da bizim şerefli mazimizde olmayan, görülmeyen, duyulmayan, bundan sonra da duyulmayacak bir ilkesizlik ve ahlaki düşkünlüktür.
Milliyetçi Hareket Partisi, Türkiye Cumhuriyeti'nin ABD'de sorgulanmasına, gıyaben ve kasten mahkemeye çıkarılmasına şiddetle karşıdır, karşı çıkacaktır.
Şunu herkes çok iyi bilsin ki;
Eğer onurumuza ve haysiyetimize sahip çıkmazsak,
Bağımsızlığımızı ve egemenliğimizi korumazsak,
Siyaset kurumumuzu başkalarının tanzim etmesine ses çıkarmazsak,
Türkiye'yi bekleyen mukadder akıbet, dış güçlerin fiilen mandası altına girmek olacaktır.
Böyle bir zilleti, Türk milleti ve Türk milliyetçileri asla kabul etmez, buna heveslenenlerden de bunun hesabını mutlaka sorar.
Bu bakımdan, Türkiye'yi hedef alan komplo, kumpas ve suikastlar karşısında milli bir duruş sergilemek, herkes için ahlaki ve vicdani bir zorunluluktur, vatanseverliğin asgari bir icabıdır.
Hangi bağımsızlık vardır ki, yabancıların öğütleriyle, yabancıların planlarıyla yükselebilsin? Tarih böyle bir olay kaydetmemiştir, kaydetmeyecektir.
Türkiye Cumhuriyeti tam bağımsızdır, böyle de kalacaktır.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk demişti ki; "Türkiye hiçbir milleti taklit etmeyecektir. Türkiye ne Amerikanlaşacak, ne de Batılılaşacaktır. O sadece özleşecektir."

CHP'YE ELEŞTİRİ
Biz de diyoruz ki, özümüz neyse, kökümüz neyi gerektiriyorsa, milli vicdanımız neyi emrediyorsa onu yapacağız, onunla bir ve bütün olacağız.
CHP başkalarının dümeninden tutunup akıl tutulması yaşayabilir. 
İftira siyasetinden medet umabilir. 
Türkiye'yi yabancı ülkelere sürekli şikayet edebilir, etmiştir de.
Bize düşen, bunların foyasını meydana çıkarmaktır.
Bu müflis CHP kafasına soruyorum;
Oğlan babadan görür at oynatmasını, kız anadan görür sofra donatmasını, peki siz kimden gördünüz böylesi çürük ve çorak siyaseti.
Türkiye muhaliflerinin ekmeğine yağ sürüyor, emellerine hizmet ediyorsunuz.
Hadi bizden utanmıyorsunuz; bari Atatürk'ten utanın, milletten utanın, ceddimizden utanın, bu da olmadı, hiç olmazsa Allah'tan utanın, Allah'tan korkun.
Türk milleti, bir yese de bin şükreder.
Sussa da unutmaz, sessiz kalsa da ehl-i salibin elinden tutanları, sözcülüğüne heves edenleri asla ama asla aklından çıkarmaz ve affetmez.
Türk milleti yenilmez, teslim olmaz, tehditlere boyun bükmez.
Diyordu ki Aziz Atatürk: "Türk yenildi derlerse inanmayınız, yenilen kumandandır", ben de ekliyorum, bunu da asla unutmayın.

BÜTÇE GÖRÜŞMELERİ
2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Tasarısı ile 2016 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanun Tasarısının Plan ve Bütçe Komisyonundaki görüşmeleri tamamlanmıştır.
Bu kapsamda Komisyon aşamasında canla başla çalışan, partimizin görüş ve yaklaşımlarını takdir edilecek seviyede temsil eden milletvekili arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.
Şimdi sırayı Genel Kurul safhası almıştır.
11 Aralık'tan itibaren yine milletvekili arkadaşlarım görüşülecek 2018 Bütçe ve 2016 Kesin Hesap Kanun Tasarılarıyla ilgili düşünce, eleştiri, tespit ve temennilerimizi üstün bir mücadele azmiyle, hazırlıklı ve etkili bir üslup, temiz bir dille TBMM'de isabetle paylaşacaklardır.''
google-site-verification: google2afd6f3c8ec4d6d7.html