ABD öncülüğündeki Koalisyon, Suriye’nin kuzeyinde en büyük bileşenini terör örgütü PKK’nın kolu PYD’nin silahlı kanadı YPG’nin oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri (SDG) unsurlarından ‘sınır gücü’ kurma sürecinin başlatıldığını açıkladı. Bu yeni silahlı oluşuma ‘Sınır Güvenlik Gücü’ (BSF) adı verildi. Söz konusu güç Türkiye ve Irak sınırı boyunca konuşlandırılacak. Yeni sınır gücü kuzeyde Türkiye sınırında, güneydoğuda Irak sınırında, ABD’nin desteklediği SDG ile Rusya’nın desteklediği Esad rejimi arasındaki hattı oluşturan Fırat Nehri Vadisi boyunca görev yapacak. Koalisyon Sözcüsü Ryan Dillon sınır gücü içindeki Kürtlerin daha çok kuzeyde Türkiye sınırında, Arapların ise Fırat Nehri Vadisi civarında ve güneyde konuşlanacağını söyledi. Gelişmeler üzerine Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun salı günü Kanada’da ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson ile planlanan görüşmesi kritik önem kazandı. Ankara’nın Trump yönetimine son uyarılarını Çavuşoğlu iletecek.
KRİZ GÜNBEGÜN TIRMANDI
Geçen hafta ilk olarak Suudi medyasında ABD’nin SDG kontrolündeki bölgeyi diplomatik olarak tanıma yönünde adımlara hazırlandığı iddiası ortaya atıldı. Ardından ABD’nin YPG/PYD güçleriyle Suriye’nin kuzeyinde bir sınır ordusu kurduğuna ilişkin iddialar üzerine ABD’nin Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Philip Kosnett Türk Dışişleri’ne çağrılarak haberlerden duyulan rahatsızlık iletildi. Ertesi gün Suriye dosyasından sorumlu ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı vekili David Satterfield, Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu’ndaki oturumda ülkesinin neden Suriye’den çıkmayacağına açıklık getirirken temel sebepleri şöyle sıraladı; ortağımız SDG’yi korumak ve o bölgede tüm Suriye’ye model olacak yeni bir siyasi yapının kurulmasına yardımcı olmak. Bütün bunların üzerine Anadolu Ajansı’nın Kamışlı’dan geçtiği haberle öğrendik ki ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan bir heyet kuzey Suriye’ye yaptığı ziyarette YPG komutanlarıyla da görüştü. Yeni sınır gücü kuzeyde Türkiye sınırında, güneydoğuda Irak sınırında, ABD’nin desteklediği SDG ile Rusya’nın desteklediği Esad rejimi arasındaki hattı oluşturan Fırat Nehri Vadisi boyunca görev yapacak.
ERDOĞAN’IN "AFRİN’E GİRERİZ" AÇIKLAMASININ HEMEN ERTESİNDE GELDİ
Ankara’nın gelişmelere yönelik tepkisi Cumartesi günü Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından güçlü uyarılarla dile getirildi. Erdoğan’ın TSK’nın Afrin’e girmeye hazırlandığı ima eden açıklamalarının ardından akşam saatlerinde ajanslar Türkiye sınırından Afrin’deki PYD mevziilerine top atışı yapıldığını geçmeye başladı. Sabahında ise ABD öncülüğündeki koalisyon ‘The Defense Post’taki sınır gücü haberini doğrulayan bir açıklama yaptı.
Koalisyonun Bağdat’taki Sözcüsü Ryan Dillon, e-postayla Hürriyet’e gönderdiği açıklamada Suriye’de kurmakta oldukları ‘Sınır Güvenlik Gücü’nün (BSF) 30 bin kişilik bir silahlı güç olarak örgütlenmesinin planlandığını bildirdi.
15 BİN SDG’Lİ SINIR GÜCÜNE GEÇECEK
Komutası Suriye Demokratik Güçleri’nin altında olacak bu kuvvetin 15 bini halihazırda DEAŞ’la mücadele misyonunu tamamlamak üzere olan deneyimli SDG’li silahlı unsurlardan oluşuyor. Kalanı ise eğitim için toplanıyor. 230 kişinin eğitimine başlanmış durumda.
![]() |
| Yeni ‘ordu’nun eğitim fotoğrafları Twitter’da paylaşıldı. |
TÜRKİYE SINIRINA KÜRTLER FIRAT VADİSİNE ARAPLAR
Ryan Dillon, yeni sınır gücü içindeki Kürt-Arap dengesinin ne şekilde olacağına ise şu sözlerle açıklık getirdi; “Bu kişilerin yaşadıkları bölgelerde hizmet etmesi sağlamaya çalışıyoruz. Dolayısıyla bu gücün etnik kompozisyonu hizmet ettikleri alanlarla bağlı olacak. Suriye’nin kuzeyinde Kürtler daha fazla hizmet edecek. Fırat Nehir Vadisi boyunca uzanan bölgeler ve güneyde Irak ile sınır boyunca ise Araplar daha fazla görev yapacak”. Ancak Dilllon, 30 bin kişinin ne kadarının Kürt ne kadarının Arap olacağına ilişkin soruyu yanıtlamadı.
YİNE BİR KRİZ YİNE FEDERAL TATİL
Türkiye’nin sınır ordusuna yönelik ilk resmi tepkisi hızla Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın tarafından dile getirildi. Türkiye’nin Washington Büyükelçiliği’nin de hafta başından itibaren ABD makamlarına çeşitli girişimlerde bulunmasını bekleyebiliriz. Tesadüf o ki aynı vize krizinde olduğu gibi sınır gücü açıklaması bir Pazar günü geldi ve bu Pazartesi de yine bir federal tatil (Martin Luther King Günü).
TİLLERSON’A SON UYARILAR SALI KANADA’DA
En kritik görüşme ise salı günü (yarın) Kanada Vancouver’da Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ile ABD’li mevkidaşı Rex Tillerson arasında olacak. İki bakanın Kore Yarımadası’nda güvenlik konulu toplantıda marjında yapacakları ikili görüşme son kriz öncesinde planlandı ancak gelişmelerle birlikte farklı bir önem kazandı. Ankara’nın görüşmeye ültimatom niteliğinde son uyarılarla gitmesi muhtemel. ABD'nin YPG kararına uzmanlar ne diyor? ABD liderliğinde koalisyonun Suriye'de terör örgütü YPG öncülüğünde kurulan SDG komutası altında 30 bin kişilik bir sınır koruma gücü kurmak için çalıştığını açıklaması gündeme bomba gibi düştü.
Peki uzmanlar ne diyor?
hurriyet.com.tr'ye konuşan emekli büyükelçi Uluç Özülker, Türkiye sınırında oluşturulacak Sınır Koruma Gücü'yle ABD'nin Suriye ve Irak'ta kalıcı olduğunu ilan ettiğini söylüyor. Özülker, "Suriye'nin kuzeyinde 40 bin milis, paramiliter güçlerin de hesaba katılmasıyla 70 bin kişi olduğu söyleniyor. ABD bunları düzenli orduya çevirmek istemektedir.ABD Savunma Bakanlığı'nın bir mensubu kısa süre önce ABD'nin Suriye ve Irak'tan çekilmek gibi bir niyeti olmadığını söylemişti. Bu karar, Suriye ve Irak'ta ABD'nin kalıcı olacağının ilan edilmesidir.
Ancak ABD bu konuda bize ikircikli davranıyor" yorumunda bulundu.
Özülker, Rusya'nın İdlib'de oluşturulan çatışmasızlık bölgesindeki Esad rejimi saldırılarına sessiz kaldığını çünkü Esad'ı müzakere masasına daha güçlü taşımak istediğini söylerken, ABD'nin Kürtleri müzakere masasına taşımanın yollarını aradığını aktardı.
Türkiye, İran ve Rusya'nın anlaşmaya vardığı çatışmasızlık durumunda İdlib'in içindeki gözetimin Türkiye'ye, dışındaki gözetimin ise Rusya'ya bırakıldığını söyleyen Özülker, Rusya'nın Afrin'deki YPG varlığı konusunda sorunun asıl kaynağı olduğunu söyledi. (İlker SEZER - hurriyet.com.tr) NTV canlı yayına katılan uzmanlar ise şu görüşleri dile getirdi:
ABDULLAH AĞAR (Güvenlik uzmanı) ABD böyle davranarak bir müttefikini kaybetme konusunda bir hamle yapmış durumda. Hem YPG’yi hem Türkiye’yi idare ederim düşüncesinde olabilir. Çok sıkıntılı bir fotoğraf var coğrafya açısından. Afrin veya olası diğer bölgelerde yapılacak harekatlar kendilerine özgü karakterler taşıyacak.
BORA BAYRAKTAR (Kültür Üniversitesi Öğretim Üyesi) Rusya’nın tavrı burada önemli. Eğer bir denge, güç paylaşımı değerlendirmesi yapılmadıysa Rusya’nın sıcak bakacağı düşünülmemeli. Rusya’nın tavrı etkili ve belirleyici olacak. Ciddi bir kriz kapıda gibi görülüyor. Türkiye bunu kolay kolay kabul edecek diye düşünmemek lazım. Afrin’de yapılacak operasyon başarılı olursa Fırat’ın doğusunda da bir takım operasyonlar söz konusu olabilir. Ama 5-10 yıllık bir çatışma ortamında sürüklenilmesi tehlikesi de söz konusu olabilir. BURHANETTİN DURAN - (SETA genel koordinatörü) ABD’nin YPG’ye desteği yeni bir aşamaya geçiyor. Bunun da Türkiye’nin terör koridoru olarak gördüğü bölgeyi bir devlete çevirmeye çalıştığını görüyoruz. Bugünlerde Afrin operasyonu konuşulurken ABD’nin bu ileri kararı almış olması yeni krizleri bekleme ihtimali yaratıyor.



